Vakıflar Kanununa dayalı tapu iptal-tescil davasında ölü olduğu tespit edilen malikler hakkında verilen gaiplik kararının düzeltilerek taşınmazın vakıf adına tescilinin onanması.
Özet: 5737 sayılı Vakıflar Kanununun 17. maddesine dayanarak vakıf şerhli bir taşınmazın maliklerinin gaipliği ile tapu iptal ve tescili talebiyle açılan davada, ilk derece ve istinaf mahkemeleri maliklerin gaipliğine ve taşınmazın vakıf adına tesciline karar vermişken; Yargıtay, kayıt maliklerinin nüfus ve tapu kayıtlarında ölü olarak belirtilmesi nedeniyle haklarında gaiplik kararı verilemeyeceğini, ancak 5737 sayılı Kanun şartları oluştuğundan tapu iptal ve tescil kararının yerinde olduğunu belirterek, yalnızca gaiplik hükmünü kaldırıp kararı düzelterek onamıştır.

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Bandırma 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -KARAR-Dava, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 17. maddesine dayalı gaiplik ve tapu iptal-tescil istemine ilişkindir. Davacı; dava konusu 4 86... parsel sayılı taşınmazın 1/2 payının ... oğlu ...ve 1/2 payının da ... kızı ... adına kayıtlı olduğunu, taşınmazın tamamı üzerinde ... Vakfı şerhi bulunduğunu, Bandırma Sulh Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile taşınmaz maliklerine ve mirasçılarına ulaşılamadığından bahisle kayyım tayin edildiğini ileri sürerek 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 17. maddesi gereğince ... oğlu ...ve ... kızı ...'in gaipliğine, tapu kaydının iptali ile taşınmazın ... Vakfı adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı; kayıtlara işlenen vakfın icareteynli ve mukataalı vakıflardan olup olmadığının araştırılması gerektiğini, ayrıca yasal hasım olan kayyım aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine karar verilmemesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmaz üzerinde ... vakfından icareli olduğuna ilişkin kaydın bulunduğu, gaip olduğu iddia edilen şahsa veya mirasçılarına ulaşmak amacıyla yaptırılan emniyet araştırmasında, hakkında bilgi alınamadığı gibi tanıyan ve bilen çıkmadığının tespit edildiği, gaiplikle ilgili ilanların sonuçsuz kaldığı, 5737 sayılı Kanun'un 17. maddesi koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, her ne kadar İlk Derece Mahkemesinin karar başlığında davalı bölümünde "hasımsız" yazılmış ise de dava dilekçesinde davanın ... Mal Müdürlüğü olan kayyıma yöneltilerek açıldığı, kayyım huzuru ile yargılama yapıldığı, taraf teşkilinin sağlanmış olduğu ve infazda tereddüt bulunmadığı, ayrıca davalı Kayyımın harçtan muaf olmadığı, aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilebileceği gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dava konusu ... Vakfından olan taşınmaz maliklerinin mirasçı bırakmadan öldükleri tespit edilerek 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 17. maddesi şartları oluştuğundan tapu iptali ve tescile karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gözetildiğinde, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Ancak, gaiplik kararı verilebilecek kişiler sağ olup olmadığı bilinmeyen kişiler olup ölü olduğu tespit edilenler hakkında gaiplik kararı verilemeyeceği açıktır. O halde, dava konusu taşınmazın ½ paydaşı ... oğlu ...’in nüfus kaydına göre 10.02.1931 tarihinde öldüğü, zaten tapu kayında “ölüdür” şerhi de bulunduğu, diğer ½ pay sahibi ... kızı ...’in ise nüfus kaydına göre 09.01.1944 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, kayıt maliklerinin gaipliğine karar verilmesi doğru değildir.Ne var ki, anılan husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddine, kamu düzeni yönünden yapılan temyiz incelemesi sonunda, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm kısmının 1. bendinde yer alan “Balıkesir İli, Bandırma İlçesi, ... Mahallesinde bulunan 486 ada, 10 parsel sayılı 127, 93... yüzölçümlü taşınmazın maliki olan ... oğlu ...ile ... kızı ...'in GAİPLİĞİNE” cümlesinin hükümden çıkarılması suretiyle 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.