Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin, trafik kazasından doğan ölüm ve cismani zarar tazminatı istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, 03/03/2020 tarihinde bir trafik kazasında davalının ters yöne girerek çarptığı yaya davacının ağır yaralanması, yoğun bakımda kalması ve yüzünde kalıcı yara izi oluşması nedeniyle yaşadığı maddi ve manevi zararların tazmini talebiyle açtığı davaya ilişkin istinaf incelemesini konu almaktadır; davacı, kazada tam kusurlu olduğunu iddia ettiği sürücü, araç sahibi murisin mirasçıları ve sigorta şirketinden tazminat talep ederken, sigorta şirketi ise öncelikle kanuni başvuru şartının yerine getirilmediğini, sorumluluğunun sigortalının kusur oranı ve poliçe limitleriyle sınırlı olduğunu, bazı tazminat kalemlerinin kapsam dışı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

T.C.
ERZURUMBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ████████ KARAR NO : ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2024 (Karar)NUMARASI : ████████ Esas, ████████ KararDAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)KARAR TARİHİ : █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2020 tarihinde, ... semtinde bulunan ... Anadolu Lisesinin karşısında bulunan bir caddede meydana gelen yaralamalı trafik kazasında, davalı ...'in sevk ve idaresinde bulunan ve davalı ...'in aynı zamanda murisi olan ( babası) ...'in maliki olduğu ... plakalı aracı ile müvekkiline çarptığını, meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin çeşitli bölgelerinden yaralandığını, kazaya karışan araç davalı ... şirketi tarafından sigortalandığını, kaza mahalline gelen trafik polisi ekibi tarafından tutulan Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre davalı ...'in tali kusurlu bulunduğunu, davalı ...'in ters yöne girmek sureti ile davacı müvekkiline çarptığını davalı ...'in tam ve asli kusurlu olduğunu, davacı müvekkilinin yaya olduğunu ve hiçbir kusuru olmadığını, trafik tespit tutanağının hatalı olduğunu, araç maliki ...'in olaydan sonra █████/2020 tarihinde hayatını kaybettiğini, mirasçılarına karşı iş bu davanın açıldığını, müvekkilinin, meydana gelen trafik kazası neticesinde, 3 gün... Üniversitesi hastanesinde yoğun bakımda yatmak zorunda kaldığını, davacı müvekkilinin kaza neticesinde sağ kaşında oluşan sabit eser olduğunu, müvekkilinin genç bir kız olduğunu, yüzündeki yaradan derinden etkilendiğini ve davacıda ciddi travmaya neden olduğunu, davalı sürücü ve işleten kazadan sonra davacı müvekkili ve ailesi ile hiçbir şekilde irtibat kurmadığını, geçmiş olsun dilek ve temennisinde dahi bulunmadığını, müvekkilinin yaşadığı maddi ve manevi zararın bir nebze olsun karşılanabilmesi için dava açılması zorunluluğu hasıl olduğunu beyanla müvekkilinin halen öğrenci olduğunu hiçbir maddi geliri olmadığını bu nedenle adli yardım talebinin kabulü ile fazlaya ilişkin dava talep hakkı saklı kalması kaydıyla ile şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın tüm davalılardan, 80.000 TL manevi tazminatın ...dışındaki tüm davalılardan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; KTK 97 uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evrakları ile müracaat edilmediğini, başvuru dilekçesinde bahsi geçen 03.03.2020 tarihli kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın müvekkili şirkete 08.03.2019-2020 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçede teminat limiti kişi başı 360.000 TL olduğunu, sigorta şirketi, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, dosyada kusur tespiti yapılması gerektiğini, müvekkili şirketinin sorumluluğunun, sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olabileceğini, Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. ve 85. maddelerine göre trafik sigortaları, işletenlere düşen sorumlulukları karşılamak üzere yapılacağını, sigortalı aracın sürücüsünün kusuru yoksa, işletene düşen bir sorumluluk da olmayacağını, dosyada kusur tespiti yapılması amacıyla dosyanın Adli Tıp Kurumu'na sevkini talep ettiklerini, bir an için dahi kabul anlamına gelmemekle birlikte eğer herhangi bir tazminat sorumlulu doğacak ise, yapılacak olan bilirkişi incelemesi, 15.8.2007 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanmış olan Aktüerler Yönetmeliği uyarınca aktüer sıfatına sahip bilirkişilerce azami poliçe limitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi gideri tazminatı poliçe kapsamında olmadığını, bu nedenlerle davanın dava şartı eksikliği nedeniyle reddine, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı ve tedavi gideri talebinin ZMMS poliçesi teminatı kapsamında olmaması nedeniyle reddine, dosyada kusur ve maluliyet tespiti yapılmasına, tazminat sorumluluğunun doğması durumunda hesaplamaların hazine müsteşarlığına kayıtlı uzman bilirkişilerce, TRH 2010 mortalite tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılmasına, faize hükmedilmemesine, aleyhlerine yargılama ücreti ve vekalet ücretine hüküm kurulmamasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece yapılan yargılama sonunda 19.12.2024 tarihli hükümle; "...03.03.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacı tarafından işbu maddi ve manevi tazminat talepli davanın ikame edildiği, kazaya karışan ... plakalı aracı kullanan kişinin davalı ... olduğu, araç malikinin ise ...'in babası ... olduğu, araç malikinin kazadan sonra vefat etmesi nedeniyle yasal mirasçılarının dava edildiği, yasal mirasçılardan davalı ... tarafından mirasın reddedildiğinin davalılar vekilince belirtildiği ve buna dair mahkeme kararının da dosyamıza sunulduğu, bu nedenle davalı ... yönünden dosyada tefrik kararı verildiği ve adı geçen davalı yönünden tefrik edilen dosyada değerlendirme yapıldığından işbu dosyada ... yönünden karar verilmediği, yargılama devam ederken maddi tazminat yönünden davacı vekilinin davalı ... şirketi ile anlaştıklarını ve bu nedenle maddi tazminat taleplerinden feragat ettiklerini beyan ettiği, davacı vekilinin sunmuş olduğu vekaletnamede feragat hususunda yetkisinin bulunduğunun anlaşıldığı, açıklanan nedenlerle maddi tazminat talebi yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerektiği, manevi tazminat talebi yönünden ise davacının meydana gelen kaza nedeniyle yarlanmasına dair yukarıda kısaca yer verilen... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının █████/2023 tarihli raporunda davacıda kalıcı bir maluliyet olmadığı, sürekli bakıcı hizmeti ihtiyacı bulunmadığı, geçici iş göremezlik nedeniyle 30 gün iş göremeyeceği ve geçici bakıcı hizmetine 15 gün ihtiyacı olduğu hususlarının belirtildiği ve ayrıca davacının baş dönmesi şikayetine ilişkin objektif bir değerlendirme yapılabilmesi için Video Nistagmografi cihazına ihtiyaç duyulduğunun belirtildiği, bunun üzerine mahkememiz tarafından çeşitli hastanelere müzekkereler yazıldığı ve fakat anılan tıbbi cihazın bulunmadığına dair cevaplar verildiği, akabinde davacı vekili tarafından duruşmada verilen beyanda, söz konusu cihaz ile ilgili yaptıkları araştırmada bu cihazın ülkemizde olmadığını öğrendiklerini ve mevcut haliyle dosyada karar verilmesini talep ettiklerini belirttikleri, her ne kadar davacının baş dönmesi şikayetine ilişkin anılan cihazın bulunmaması nedeniyle rapor düzenlenememiş ise de, davacı hakkında yukarıda belirtilen muayene raporu doğrultusunda mahkememizce manevi tazminatı hususunda karar vermek gerektiği ve dosyada mevcut tıbbi evrak kapsamında mahkememizce değerlendirme yapıldığı, ayrıca yukarıda yer verilen kusur raporunda davacının gerçekleşen kazada %80 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, davanın açılış tarihi olan 2021 yılı itibariyle davacının 80.000,00 TL tutarında manevi tazminat talep ettiği, her ne kadar davacının kusur oranı %80 olarak tespit edilmiş ise de, manevi tazminat miktarı yönünden değerlendirme yapılırken 2021 yılından bu yana ülkemizdeki ekonomik gelişmeler de göz önüne alınarak talep edilen miktarın günümüz ekonomik koşullarında değerlendirilmesi gerektiği düşüncesi de göz önüne alınarak 50.000,00 TL tutarında bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği..." gerekçesiyle "...1-Davacının maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine, 2-Davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile;50.000,00 TL'nin █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı gerçek şahıslardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine,..." şeklinde karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; manevi tazminat yönünden verilen kısmen ret kararının doğru olmadığını, hem uzun yargılama süresi hem de hüküm altına alınan bedelin davacı müvekkilinin manevi zararlarını karşılamaktan çok uzak olduğunu, davacı müvekkilinin genç bir kız olup dosya içinde olan adli tıp raporundan da anlaşılacağı üzere kaş bölgesinde sabit eser kaldığını, müvekkilinde oluşan bu kayba rağmen verilen manevi tazminatın hakkaniyete uygun olmadığını belirterek kararın kaldırılması ile manevi tazminat yönünden tam kabulüne karar verilmesi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:Dava; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınmış, diğer davalıların işleteni (araç maliki muristen ötürü) ve davalı ...'in aynı zamanda sürücüsü konumunda olduğu ... plaka sayılı aracın trafikte yaya konumunda olan davacıya çarpması neticesinde davacıda oluşan cismani zarara dayalı 6098 sayılı TBK 54 ve 56. maddeleri uyarınca açılan maddi manevi tazminat davasıdır. İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı vekili tarafından reddolunan maevi tazminat yönünden kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme sonucunda;Dosyadaki belgeler, kararın dayandığı deliller, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; toplanan deliller ve dosya muhteviyatıyla uyumlu görülen kusur tespitine yönelik ATK Trafik İhtisas Dairesi raporunun hükme esas alınmasında, davacıya ait hastane tedavi evrakları, epikriz ve anemnez raporları dahilinde yaşanan hadisenin ağırlığı itibariyle davacı yararına yazılı miktardaki manevi tazminata hükmedilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiş olup ilk derece mahkemesi kararında, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/(1)-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-İlk derece mahkemesinin hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Başvuru sırasında peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan taraflarca bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi/ikmaline ilişkin işlemlerin mahal mahkemesince yerine getirilmesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.