Milli Savunma Üniversitesi sivil öğretim görevlisinin sözleşme yenilenmemesi işleminin iptali ile özlük ve parasal haklarının tazmini talebinin Danıştay tarafından onanması kararı.
Özet: Milli Savunma Üniversitesinde sivil personel olarak görev yapan davacının sözleşmesinin, somut bir başarısızlık veya yetersizlik tespiti olmadan ve sadece dekanın sübjektif menfi yorumuna dayanarak yenilenmemesi işleminin hukuka aykırı olduğu, idarenin takdir yetkisini hizmet gereklerine uygun kullanmadığı gerekçesiyle iptali ile davacının yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesine yönelik ilk derece ve bölge idare mahkemesi kararlarının hukuka uygun olduğu değerlendirilmiş; davalı idarenin temyiz itirazları reddedilerek, söz konusu kararların Danıştay Sekizinci Daire tarafından oyçokluğuyla onanmasına kesin olarak hükmedilmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No : █████████Karar No : █████████ TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ...VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Milli Savunma Üniversitesi'nde ... olarak görev yapan davacı tarafından; görev süresinin dolduğundan bahisle sözleşmesinin uzatılmayarak yeniden atanmamasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı tüm özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tazmini istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idare bünyesinde sivil ... olarak görev yapmaktayken yönetmelik hükümleri gereği görev süresi uzatılmayan davacı hakkında herhangi bir soruşturma veya disiplin cezasının mevcut olmadığı, görevinde başarısız veya yetersiz olduğuna dair bir tespitin de bulunmadığı, davalı idare tarafından davacının görev süresinin uzatılmamasına ilişkin olarak herhangi bir somut gerekçenin de ortaya konulamadığı hususları dikkate alındığında, yalnızca dekan tarafından yapılan ve herhangi bir suretle somut olarak dayanağı ortaya konulamayan subjektif menfi yoruma istinaden işlem tesis edilmesi karşısında, davalı idarenin takdir yetkisinin hizmet gereklerine uygun olarak kullanmadığı ve bu nedenle dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem hukuka aykırı olduğundan işlem nedeniyle yoksun kalınan tüm özlük ve parasal haklarının haklarının da davanın açıldığı █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Milli Savunma Üniversitesi Akademik Personelin Seçimi, Atanması, Görevleri ve Görevde Yükseltilmesi Yönetmeliğinin 11. maddesinin 9. fıkrası uyarınca tesis edildiği, iki yıllık sürenin sonunda davacının görev süresinin kendiliğinden sona erdiği, sürenin sonunda yeniden atama yapma zorunluluğunun bulunmadığı, kararın emsal yargı kararlarına aykırılık teşkil ettiği, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca harçtan muaf olmalarına rağmen içinde yargılama giderlerinin de bulunduğu harçların taraflarına yüklenmesinin de hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle,1. Temyiz isteminin reddine,2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,5. Kesin olarak, █████/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY :(X)- İdareye; sözleşmeli personel çalıştırıp çalıştırmama veya sözleşmesi sona eren bir personelin sözleşmesini yenileyip yenilememe konusunda takdir hakkı tanındığında tartışma bulunmamakta, takdir hakkının kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılacağı hususu ise yargısal içtihatlarla istikrarlı şekilde gözetilmektedir. Kimi hukuk yazınında ve yargı kararlarında; idarenin sözleşme yenilememe yönünde tesis ettiği işlemler ile devam eden bir sözleşmenin feshine yönelik işlemler arasındaki nitelik farkı gözetilmeksizin, sözleşme yenilememe işlemlerinde de idarenin kullandığı takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanıldığının, idarece ispat edilmesi yani somut delillerle ortaya konulması gerektiği ifade edilmektedir. Oysa, devam eden bir sözleşmenin feshi işleminde idarenin, feshin haklılığını ispat etmek diğer bir anlatımla sözleşmenin niçin feshedildiğini somut gerekçelerle ortaya koymak zorunluluğu bulunmasına karşın, süresi bitmiş bir sözleşmenin yenilenmemesi konusunda idareye ispat külfeti yüklemek yani sözleşmenin niçin yenilenmediğinin somut gerekçelerle ortaya konulmasını beklemek ya da mahkeme kararlarıyla idareyi sözleşme yenilemeye zorlamak, kanun koyucunun idareye tanıdığı takdir yetkisini büsbütün ortadan kaldırma, her nasılsa bir defa sözleşme imzalayan bir kişinin disipliner sonuç doğuran bir eylemde bulunmadığı ve bu eylemin soruşturma raporuyla tespit edilmediği sürece sözleşmesinin yargı kararıyla mütemadiyen yenilenmesini sağlama sonucunu doğuracaktır. Öte yandan sözleşme ilişkisinin başlangıcında ilgililer tarafından sözleşmenin süreli olduğu ve sürenin bitiminde kendiliğinden ortadan kalkacağı bilinmekte olup, sözleşmesinin devamı konusunda haklı bir beklenti oluştuğundan da söz edilemez. Yapılan açıklamalar çerçevesinde, davacının süresi biten sözleşmesinin uzatılmaması şeklinde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görmediğimden aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılamıyorum. Dava konusu işlemin hukuka uygun olması nedeniyle davacının parasal hak kayıplarının ödenmesi isteminin de reddi gerektiği açıktır.