Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali davasında, tarafların karşılıklı alacak iddiaları ve defter kayıtlarının uyumsuzluğu üzerine bilirkişi incelemesi sonucu verilen karar.
Özet: Bu itirazın iptali davasında davacı, ticari ilişkiden doğan ödenmemiş bir faturadan kaynaklanan icra takibine yapılan itirazın kaldırılmasını ve takibin devamını talep ederken, davalı, ihtilaflı faturanın kendi başlattığı bir icra takibi kapsamında davacının mevcut borcuna mahsuben teslim edilen ürünler için kesildiğini, bu borcun daha önce tahsil edildiğini ve dolayısıyla herhangi bir borcu olmadığını iddia etmiştir; bilirkişi incelemesi sonucunda ise tarafların ticari defterlerindeki alacak-borç kayıtlarının birbiriyle uyumsuz olduğu tespit edilmiştir.

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ███████
TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye YetkiliANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ███████HAKİM :....KATİP :....DAVACI : ....VEKİLİ : Av. ....DAVALI : ....VEKİLİ : Av. ....DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2023KARAR TARİHİ : █████/2025YAZIM TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında süregelen ticari ilişki bulunduğunu, davanın ticari ilişkiye istinaden düzenlenmiş faturadan kaynaklandığını, bu kapsamda müvekkili tarafından davalı şirket adına düzenlenmiş olan 24.09.2022 tarih ve ... nolu irsaliyeli faturaya itiraz olmamış ancak faturanın ödenmemiş olduğunu, müvekkili şirket tarafından alacağına kavuşmak maksadıyla .... E sayılı dosyası ile takip başlatmış olduğunu, ancak davalının takibe itirazı nedeniyle takibin durmuş olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamamış olduğunu, davanın kabulüne, takip dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20'den az olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı şirket arasında 2021 yılı 12. Ayından itibaren ticari ilişki başlamış olduğunu, müvekkili şirket tarafından 03.12.2021 tarihinde 500.000 TL, 13.12.2021 tarihinde 8.000,00 TL ve 75.000,00 TL davacı şirkete ödeme yapılmış olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle 01.04.2022 tarihinde açık hesap bakiyesi olarak müvekkilinin 456.572,28 TL alacaklı olduğunu, davacı tarafın yapılan anlaşmanın geçersiz olduğunu, güncel piyasa şartlarına göre ürünlerin faturalandırılacağını belirtmesi üzerine müvekkilinin bu şartlarda çalışmayacağını bildirmiş olduğunu, bakiye 456.572,28 TL bakiyenin iadesinin talep edilmiş olduğunu, müvekkilinin bakiye alacağının iade edilmemesi üzerine noterlikçe düzenlenen ihtarname keşide edilmiş olmasına rağmen, bakiye alacağın ödenmemesi üzerine müvekkili tarafından .... E sayılı dosyası ile takip başlatılmış, takibin kesinleşmesini müteakiben davacı şirkete haciz tatbik edilmiş olduğunu, müvekkili tarafından başlatılan takip konusunda davacı ile müvekkili arasında bir anlaşma sağlanmış ve takip konusu alacağın müvekkili tarafından tahsilinin gerçekleşmiş olduğunu, bu tarihten sonra taraflar arasında herhangi bir ticari işlem gerçekleşmemiş olduğunu, müvekkili tarafından başlatılan takibin tasfiyesine yönelik protokol kapsamında verilen ürünler için düzenlenmiş ... nolu faturanın müvekkili şirket tarafından ticari defterlerine işlenmiş olduğunu, düzenlenme tarihinden 10 ay sonra bu faturanın bedeli ödenmediğinden bahisle davacının takip başlatmış olduğunu, müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmaması nedeniyle takibe itiraz edilmiş olduğunu, davacı tarafın borcuna mahsuben teslim ettiği ürünlerin faturasına dayanarak icra takibi başlatmış olduğunu, fatura konusu ürünlere değil davacının faturadan doğan bir alacağının olmadığı itirazında bulunduklarını, fatura konusu ürünlerin müvekkili şirketin alacağına karşılık teslim edilen ürünler olduğunu, davanın reddine, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, .... E sayılı dosyasının celbine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER:-.... esas sayılı dosyası,-Taraf ticari defter ve kayıtları,-Bilirkişi raporu:█████/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı ve davalı şirketlerin 2021-2022 yıllarında Türk Ticaret Kanunu ve Vergi Usul Kanunu, Vergi Usul Kanunu Uygulama Genel Tebliğlerinde belirlenen usul ve kayıt sistemine uygun olarak yasal defter ve kayıtlarını tutmuş olduğu, ticari defterlerin tasdik işlemlerinin yasa, usul ve esaslara uygun olduğu, Taraflar arasında cereyan etmiş olan ticari münasebete ilişkin olarak davacı taraf ticari defterlerinde yapmış oldukları tespit neticesinde oluşturdukları hesap ekstresinin gösterildiği, davacı şirkete ait ticari defter kayıtlarına göre, 31.12.2022 ve 12.07.2023 takip tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten 85.516,68 TL alacaklı olduğu, taraflar arasında cereyan etmiş olan ticari münasebete ilişkin olarak davalı taraf ticari defterlerinde yapmış oldukları tespit neticesinde oluşturdukları hesap ekstrelerinin gösterildiği, davalı şirkete ait ticari defter kayıtlarına göre, 31.12.2022 ve 12.07.2023 takip tarihi itibariyle; davacı şirketin davalı şirketten herhangi bir alacağı bulunmadığı, bu haliyle tarafların ticari defter kayıtlarının birbiriyle uyumlu olmadığı, ancak davacı tarafından davalı şirket aleyhine .... E sayılı dosyası ile takip başlatılmış olan takibe konu 24.09.2022 tarih ve ... nolu, 85.040,83 TL bedelli fatura her iki tarafın ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu, davacı tarafından düzenlenen faturalar bakımından uyumsuzluk bulunmadığını, tarafların ticari defter kayıtlarındaki uyumsuzluk; davalı şirket tarafından davacı şirkete ciro edilmek suretiyle verilen 60.000,00 TL bedelli çek ile, davalı şirketin 30.10.2022 tarih ve ... yevmiye ile ticari defterinde “İlgisi Kalmayan Hesabın Kapatılması” açıklamasıyla yapılan 25.040,81 TL tutarlı muhasebe kaydından kaynaklanmakta olduğu, davacının takibe konu ettiği fatura miktarı ile, davalı tarafından ciro edilmek suretiyle teslim edilen çek ve yapılan fiktif muhasebe kaydı rakamlarının toplamının aynı olması karşısında, davalı tarafından ciro edilmek suretiyle davacı şirkete teslim edilen çek bedeli olarak; davacı hesabına borç kaydedilen 60.000,00 TL'nin varlığının kabul edilmesi halinde, davacının davalı şirketten (85.040,83-60.000) = 25.040,83 TL alacaklı olacağı, davacı hesabına borç kaydedilen 60.000,00 TL'nin varlığının kabul edilmemesi halinde, davacının davalı şirketten (85.040,83 TL alacaklı olacağı, davacı taraf ticari defter kayıtlarında 22.09.2022 tarih itibariyle, davalı şirketin davacı şirketten 457.454,09 TL alacaklı olduğu, buna karşılık davacı tarafından 22.09.2022 ve 23.09.2022 tarihlerinde düzenlenen iki adet faturalar toplamının (155.077,02 + 302.377,05) = 457.454,07 TL olması ile davacının açık hesap borcunu ödemiş olduğu anlaşılmakla beraber, davalı tarafından anlaşma suretiyle kapatılan .... nolu takip dosyasında kaç lira üzerinden anlaşıldığı bilinemediğinden, 24.09.2022 tarihli ve dava konusu faturanın anlaşma kapsamında olup olmadığı hususunun Mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:Dava, taraflar arasındaki mal alımına ilişkin düzenlenen faturaların ödenmemesi sebebiyle davacı tarafından alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı, davalı tarafından ise kötü niyet tazminatı talebine ilişkindir.Hemen belirtmek gerekir ki, ....'nun 27.06.2003 tarih ve ..... sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir alacak için fatura düzenlenmiş olması, alacağın varlığını ispata yeterli bulunmayıp, fatura, tek başına akdi ilişkinin kanıtı niteliğinde bulunmamaktadır buna göre davacı taraf, kural olarak akdi ilişkinin varlığını, malın teslim edildiğini veya bedelin ödendiğini, davalı taraf ise bedelin ödendiğini veya malın teslim edildiğini kanıtlama mükellefiyeti altındadır.Taraflara HMK'nın 222. maddesi kapsamında ticari defterin ibrazı için usulüne uygun olarak ibraz emri gönderilmiş, taraflarca ticari defterler ibraz edilmiş, bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmıştır.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 190. maddesinin 1. fıkrasında yukarıdaki düzenlemeye paralel olarak ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olacağı belirtilmiştir. Davacı, davalı ile aralarında mal alımına ilişkin sözleşme bulunduğunu hizmetin verildiğini ancak alacağını tahsil edememesi nedeniyle başlattığı icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiştir. Dosya arasına alınan fatura ve kayıtlar ile tarafların ticari defterlerinden davacının edimin ifa ettiği kabul edilmiştir. Taraf ticari defterlerindeki kayıtların incelenmesi sonucu bilirkişi raporu tanzim edildiği, taraf ticari defterleri arasında iki husus hariç uyum bulunduğu, farklılık teşkil eden iki hususun davacıya 60.000,00 TL bedelli çek ile ödeme yapılması ve davalı defterlerinden 25.040,81 TL'lik borcun ilgisi kalmayan hesabın kapatılması açıklaması ile silinmiş olmasından kaynaklandığı, her iki işlemle ilgili yapılan incelemede davalının davacıya ödeme olarak defterlerine kaydettiği çekin dava dışı bankadan istenen kayıtlarından çekin davacı ile ilgisinin bulunmadığı, üçüncü kişi tarafından ibraz ve tahsil edildiği görülmüştür. Bu haliyle davalının ticari defterlerinde borçlu olmadığı görülmekteyse de düzeltilen kayıtlar neticesinde davacıya toplam 85.040,81 TL borçlu olduğu kabul edilmiştir. Davalı, her ne kadar davacının ürünleri borcuna karşılık teslim ettiğini iddia etmişse de TMK 6 uyarınca ispata yarar delilleri dosyaya sunmadığı görülmüştür.Hal böyle olunca: Davacının davalı ticari defter ve kayıtlarına delil olarak dayandığı tarafların uyumlu defter ve kayıtlarına göre HMK 222. madde hükmü de nazara alındığında, davacının davalı firmadan 85.040,81 TL alacağı bulunduğu, anlaşılmakla davanın kabulüne, alacak likit olmakla %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davanın KABULÜNE,.... esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptaline, takibin aynı şartlarda devamına,Hükmedilen 85.040,83 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Bu karar nedeniyle alınması gerekli 5.809,14 TL harçtan peşin alınan 1.027,09 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.782,05 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 3.120,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,Davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 3.981,34 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, Dair, Davacı Vekili Av. ...., Davalı Vekili Av. ....'in (e-duruşma) yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde.... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025Katip .... ¸e-imzalıdır. Hakim .... ¸e-imzalıdır.