Ticari satım kaynaklı itirazın iptali davasında, ürün teslimatı ve alacağın bilirkişi raporuyla sabitlenmesi üzerine mahkemece yapılan tespitler.
Özet: Ticari satıştan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davasında, davacı, teslim edilen ürünlerin bedeli olan faturaların ödenmemesi üzerine başlattığı takibe davalının haksız itiraz ettiğini, bu nedenle itirazın iptalini ve icra inkar tazminatı talep ederken; davalı, mal teslimatının ve borcun ispatlanamadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporu sonucunda, icra takibine konu faturalardaki ürünlerin sevk irsaliyeleriyle davalıya teslim edildiği ve davalının 114.413,98 TL tutarında asıl alacak borcu bulunduğu tespit edilmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026YAZIM TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Küçükçekmece İcra Müdürlüğü’ nün ...... E. sayılı dosyası kapsamında tebliğ edilen ödeme emrine karşı süresi içerisinde yapılan itiraz üzerine İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, söz konusu karar ve borçlu tarafın itiraz dilekçesi tebliğ edilmiş olup; dava ön şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, davalı ve vekiliyle yapılan görüşmeler sonucu arabuluculuk faaliyetleri anlaşamama olarak sonuçlanmış olup; süresi çerisinde işbu davayı ikame etme zorunluluğu hasıl olduğunu, davalı tarafın İcra Müdürlüğüne yapmış olduğu itiraz haksız ve kötü niyetli olduğunu, şöyle ki davalıya ürünlere ait faturalar , sevk irsaliyeleri, siparişin verildiğine ve teslim edildiğine dair mailler gösterildiğini ve ürünlerin teslim edildiğini, müvekkilinin ürünlerin teslimini zamanında ve eksiksiz biçimde gerçekleştirmesine rağmen; davalı yan tarafından ödemenin gerçekleştirilmediğini, fatura içeriğine davalı tarafından itiraz edilmediğini fakat ödeme işlemi de süresi içerisinde davalı tarafından yapılmadığını, davalı taraf tüm ihtarlara rağmen borcunu ödememiş olduğundan dolayı kendisi hakkında Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ..... E. sayılı dosyası kapsamında takibe geçilmiş olup; davalı tarafından ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, ilaveten, takip konusu meblağ davalı tarafça gayet iyi bir şekilde bilinmekte olup, aynı zamanda likid bir alacak olduğunu,açıklanan ve re’ sen dikkate alınacak tüm nedenlerle, davanın kabulüne, İtirazın iptali ile Küçükçekmece İcra Müdürlüğü ...... E. Sayılı icra dosyasında takibin devamına, davalının itirazında kötüniyetli olması, takibin durmasına sebebiyet vermesi nedeni ile likit alacağın %20'sinde aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.Davalı cevap dilekçesinde; davalı uzun yıllardır tekstil işi ile uğraştığını, davacının iddialarının gerçeği ispatlamadığını, davacı davalıya düzenlemiş olduğu fatura içeriğinde yer alan malların davalıya teslim edildiğini ispat etme yükü altında olduğunu, dosya kapsamında sunulan mail yazışmaları malların davalıya teslim edildiğini ispat etmediğini, faturaların tek başına alacağın varlığını kanıtlamadığını, davacı tarafından satın alınan ürünlerin davalıya teslim edildiği iddia edilse de, davalıya bir hizmet verilmediğini belirterek davalı vekili davanın reddi ile davacının icra takibinin konusu olan meblağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.ARAŞTIRMA;1-Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla dosyamız arasına alınmıştır. 2-Küçükköy Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davacı tarafın 2024 yılı Haziran - Temmuz aylarına ait Ba-Bs formları getirtilmiştir.3-İkitelli Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davalı tarafın 2024 yılı Haziran - Temmuz aylarına ait Ba-Bs formları getirtilmiştir.Mahkememizce SMMM bilirkişisinden rapor aldırılmıştır.30.01.2026 Tarihli Bilirkişi Raporunda;a. 2024 yılında, Davacı tarafından, Davalı şirkete yapılan satışlara ilişkin düzenlenen faturalar kapsamında, Davalı şirket aleyhine yapılan toplam 341.152,56-TL borçlandırmaya karşılık, aynı dönemde DAVALIDAN toplam 76.940,08-TL tahsilat kaydı yapıldığı, b. Davalı aleyhine yapılan 341.152,56-TL borçlandırmadan, Davalı lehine yapılan tahsilat kaydı tutarı 76.940,08-TL’nin mahsubu ile DAVALININ █████/2024 TARİHİ İTİBARİYLE bakiye 64.212,48-TL borçlu olduğunun kayıt altına alındığı, c. DAVACI ŞİRKETİN muhasebe kayıtlarında, İcra Takip Tarihi itibariyle 264.212,48-TL alacaklı olunduğu görüldüğü halde, DAVACI tarafından, fatura bazında icra takibi yapılmış olduğu, d. Dava konusu fatura içerikleri ürün teslimatlarının ekli irsaliye içerikleri ile Davalı şirkete yapılmış olduğu, tespit edilmiştir. e. İcra Takibine konu, fatura alacağında, █████/2024, █████/2024, █████/2024 ve █████/2024 tarihli faturalar toplamı olarak 40.071,04-TL ile █████/2024 tarihli 3.392,00-TL, █████/2024 tarihli 3.520,00-TL ve █████/2024 tarihli 67.230,00-TL tutarlı faturalar toplamı 114.213,04-TL icra takibine konu asıl alacak olarak alınmışsa da asıl alacağın gerçek toplamı, 114.413,98-TL tespit edilmiştir. f. Asıl alacağa konu faturaların, 40.071,04-TL tutarlı olanı üzerinden fatura bakiyesine, █████/2024 tarihinde yapılan 23.000,00-TL tahsilata kadar işleyen faizi ile buradan takip tarihine kadar işleyen faizi 7.377,46-TL’dir. g. █████/2024 tarihli, 3.392,00-TL tutarlı faturaya, hiç tahsilat yapılmamış olup, bu fatura için icra takip tarihine kadar hesaplanması gereken işlemiş faizi 530,82-TL’dir. h. █████/2024 tarihli, 3.520,00-TL tutarlı faturaya, hiç tahsilat yapılmamış olup, bu fatura için icra takip tarihine kadar hesaplanması gereken işlemiş faizi 499,94-TL’dir. ı. █████/2024 tarihli, 67.230,00-TL tutarlı faturaya, hiç tahsilat yapılmamış olup, bu fatura için icra takip tarihine kadar hesaplanması gereken işlemiş faizi 9.371,68’dir. • DAVACININ, DAVALIDAN, Takip tarihi itibariyle; -█████/2024 tarihinde Davalıdan yapılan 23.000,00-TL’lik tahsilat nedeni takibe konu asıl alacak 91.413,98-TL’dir. o 91.413,98-TL asıl alacak o +17.779,90-TL işlemiş faizi olmak üzere 109.193,88-TL alacaklı olduğu tespiti ve hesaplaması yapılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;İşbu dava, Küçükçekmece ..... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...... Esas, ..... Karar sayılı gönderme kararı ile Mahkememize gelmiştir.Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ile davacının icra inkar tazminatı, davalının kötü niyet tazminatı istemlerine ilişkindir.Tarafların üzerinde anlaşamadıkları konuların; davacının icra takibindeki tutar kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine itirazının haksız olup olmadığı, haksız ise icra inkar tazminatı koşullarının bulunup bulunmadığı, davacının davalıya karşı icra takibi başlatmasında kötü niyetli olup olmadığı, kötü niyet tazminatı koşullarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır.Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine toplam 131.992,94-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "fatura alacağı" olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür. Davacının iş bu itirazın iptali davasını takibe konu ettiği, 114.213,04-TL asıl alacak miktarı üzerinden açtığı anlaşılmıştır. 2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. ███████-1634 Esas - ████████ Karar sayılı ilamı).Somut olayda davacı tarafın iddiası davalı ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında, takibe konu ettiği fatura bedellerinin ödenmediği hususlarına dayanmaktadır. Bu kapsamda davacı tarafın sözleşme ve ticari ilişki kapsamında faturalara konu mal veya hizmeti davalı yana eksiksiz ve ayıpsız teslim/ifa edildiğini ispat külfeti bulunmaktadır.Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir.Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin █████/2018 tarih █████████E. █████████K. sayılı ilamı). Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.).Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2015 tarih █████████ Esas ██████████ Karar sayılı ilamı). Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları incelenerek uyuşmazlık hususunda bilirkişi raporu düzenlenmesi dosya SMMM bilirkişiye verilmiş, bilirkişi yukarıda özetine yer verilen █████/2026 tarihli raporunu dosyaya sunmuştur. Mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. Mahkememizce davalı tarafa ticari defterlerini ibraz etmek üzere usulüne uygun bildirim yapılmasına rağmen davalı tarafın ticari defter ve belgelerini incelemeye esas olmak üzere mahkemeye ibraz etmediği görülmüştür.Somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerinde alacak kalemlerinin bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına veya fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır.Ancak, Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş ise de usulüne uygun ihtarata rağmen davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmektedir. Taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin kayıtları usulüne uygun olduğundan davacı lehine delil vasfı taşıdığı, davacı tarafından dava ve takip konusu edilen fatura alacaklarının davacı tarafın ticari defterlerinde yer aldığı anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, davacının ticari defter kayıtlarına göre icra takip tarihi itibariyle davalıdan 264.212,48-TL alacaklı göründüğü, ancak, davacının takibe konu faturalar kapsamında alacak talebinde bulunduğu, takibe konu edilen faturaların toplam tutarının 114.413,98-TL olduğu, ancak, takip tarihinden sonra █████/2024 tarihinde davalının 23.000,00-TL ödeme yaptığı, buna göre davacının takibe konu faturalar kapsamında kalan alacak tutarının 91.413.98-TL olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca, bilirkişi raporunda da yer verildiği üzere davacı tarafın alacağını oluşturan tüm faturaların, BA-BS bildirimleri ile karşılıklı olarak vergi dairesine bildirildiği tespit edilmiştir. Takibe ve davaya konu faturaların davalının bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş olması nazara alındığında, fatura içeriği malların veya hizmetin davalıya teslim edildiğinin ve davalı yanın sözleşme kapsamında bu teslime bir itirazının bulunmadığının kabulü gerekmektedir. (Yargıtay 19. HD' nin ██████████ E., █████████ K. ve ██████████-15110 E.K. sayılı kararları da bu yöndedir.)Sonuç olarak, davacının davalıdan 91.413.98-TL alacaklı olduğu, davacının ticari defter kayıtları, davalının defterlerini ibrazdan kaçınmış olması ve tarafların karşılıklı BA-BS bildirimleri ile ispatlanmıştır. Bu nedenle, davanın kısmen kabulü ile takibin bu miktar üzerinden devamına karar vermek gerekmiştir. Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekirBuna göre, davalı borçlu tarafından fatura ve ticari defter kayıtları ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Davalı, kötü niyet tazminatı talep etmiş ise de, reddedilen kısmın, davalının takip tarihinden sonra yaptığı ödemenin mahsup edilmesinden kaynaklandığı, kötü niyet tazminatı şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla, reddedilen kısım yönünden davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;1-Davanın KISMEN KABULÜNE,Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 91.413,98-TL+ınarak davacıya verilmesine,3-Şartları oluşmadığından reddedilen kısım yönünden davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, 4-Alınması gereken 6.244,49-TL harçtan, peşin alınan 1.290,52-TL peşin harcın indirilmesi ile kalan 4.953,97-TL eksik harcın, davalıdan alınması ile Hazine'ye gelin kaydına,5-Davacı tarafından yatırılan 1.290,52-TL peşin harç ve 615,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.905,92-TL'nin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 8.105,00-TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre hesaplanan 6.487,24-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geriye kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca arabulucuk ücreti olan 4.600,00-TL'nin kabul ret oranına göre 918,16-TL'sinin davacıdan, geriye kalan 3.681,84-TL'sinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,9-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine,Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip...... e-imzalıdır Hakim .... e-imzalıdır