Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ticari nitelikteki sosyal medya yönetimi hizmet sözleşmesinden kaynaklanan ödenmeyen alacaklara ilişkin itirazın iptali davası.
Özet: Davacı şirket, davalıya 2025 yılı Haziran-Ağustos ayları için sosyal medya yönetimi hizmeti verdiğini ve söz konusu döneme ait fatura bedellerinin ödenmediğini iddia ederek, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur; davalı ise 2025 yılı için yazılı sözleşme olmadığını, hizmet ilişkisini feshettiğini, fesih bildiriminden sonra hizmet sunulmadığını, davacının tek taraflı fatura kesmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, hizmet ifasına dair somut delil sunulmadığını ve alacağın likit olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ███████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2026KARAR TARİHİ : █████/2026K. YAZIM TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; davalı ve icra takibinin borçlusu şirket ...’nin, müvekkili şirketten “Sosyal Medya Yönetimi” hususunda hizmet almak için ilk olarak 2024 yılında anlaştığını, 2024 yılına ilişkin sözleşmenin sona ermesi ve 2025 yılında da hizmet ilişkisinin devam edeceğine yönelik olarak tarafların arasında geçen öneri ve kabule ilişkin elektronik posta silsilesinden de görüleceği üzere hizmet ilişkisinin devam edeceğinin kararlaştırıldığını, aralarındaki güven ilişkisine dayanarak 2025 yılı için yazılı bir sözleşmeye dahi ihtiyaç duyulmadığını, taraflar arasında yapılan anlaşmaya istinaden müvekkili şirketin davalı şirkete 2025 yılı için Ocak ayından itibaren hizmet verdiğini, müvekkili şirket tarafından 2025 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan ve Mayıs aylarına ilişkin fatura edilen hizmet bedellerinin davalı tarafından ödendiğini, böylelikle hizmet sözleşmesinin devamlılığının da ortaya konulduğunu, 2025 yılı Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında hizmet bedeline ilişkin kesilen ve davalı şirkete gönderilen fatura bedellerinin ödemesinin gerçekleştirilmediğini, sağladığı hizmetin bedelini alamayan müvekkili şirketin usul ve yasaya uygun olarak Bakırköy ....İcra Dairesi’nde davalı şirketin borçlusu olduğu bir icra takibi başlattığını, icra takibinin borçlusu davalı şirketin bu borca ilişkin itirazlarını sunduğunu ve icra dairesinin takibin durdurulmasına karar verdiğini, takip konusu meblağın davalı tarafça gayet iyi bir şekilde bilindiğini, aynı zamanda likid bir alacak olduğunu, davalarının kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, tarafların şirket olmasından mütevellit müvekkili şirketin alacaklarına ticari faiz işletilerek asıl alacak ve faizlerinin tahsiline, davalı ...’nin piyasada bilinen ödeme güçlüğü ve hakkında bulunan birden fazla icra takibinin borçlusu durumda olması sebebiyle davalı şirketin banka hesapları, taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki alacakları üzerine, teminat mukabilinde (veya teminatsız) ihtiyati haciz konulmasına, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; davacı tarafın 2025 yılı için yazılı sözleşme yapılmadığını kabul ettiğini, mail yazışmalarına dayanılarak süresiz ve belirsiz bir sözleşme varmış gibi iddiada bulunulmasının hukuken kabul edilemeyeceğini, taraflarınca hizmet ilişkisinin sona erdirildiğinin açıkça bildirildiğini, fesih bildirimi sonrasında hizmet sunulmadığını, sosyal medya yönetimi kapsamında herhangi bir içerik üretimi, paylaşım, reklam yönetimi veya raporlamanın taraflarına teslim edilmediğini, davacının, fesih bildirimine rağmen tek taraflı olarak fatura kesmeye devam etmesinin, dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığını, davacı tarafın; Haziran, Temmuz, Ağustos aylarına ilişkin somut hizmet ifasına dair hiçbir teknik veri, paylaşım raporu, erişim çıktısı, reklam panel kayıtları, performans raporu veya teslim belgesi sunmadığını, dijital reklam ve sosyal medya yönetimi gibi ölçülebilir ve raporlanabilir bir hizmet alanında, hizmet ifası objektif verilerle kolayca ispatlanabilir nitelikte olduğunu, hizmetin ifa edilmediğini, ortada ifa edilmiş bir hizmet yoksa, faturaya itiraz edilmemiş olması borcu kabul anlamına gelmeyeceğini, itirazın iptali davasının, takip hukukuna özgü sınırlı bir inceleme olmayıp, genel hükümlere tabi bir eda davası olduğunu, bu davada Mahkemenin, alacağın varlığını ve miktarını maddi hukuk hükümleri çerçevesinde yeniden ve tam olarak incelediğini, davalı borçlunun, icra dosyasında ileri sürdüğü itiraz sebepleri ile bağlı olmadığını, yargılama aşamasında borca ilişkin yeni vakıa, itiraz ve defileri ileri sürebileceğini, itirazın iptali davasının, salt icra itirazının denetimi niteliğinde olmayıp, alacağın varlığının genel hükümler uyarınca ispatını gerektiren bağımsız bir alacak davası olduğunu, hizmetin hiç ifa edilmemiş olması, sözleşmenin feshedilmiş bulunması, faturaların tek taraflı düzenlenmiş olması ve alacağın likit nitelik taşımaması yönündeki tüm savunmalarını ileri sürme haklarının saklı olduğunu, takip konusu alacağın çekişmeli olduğunu, hizmet ifasının tartışmalı olduğunu, likit olmadığını, bu nedenle davacının icra inkâr tazminatı talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, itirazlarının kötü niyetli değil, tamamen haklı olduğunu, alacağın çekişmeli ve yargılamaya muhtaç olduğunu, bu nedenle ihtiyati haciz şartları oluşmadığını savunmuştur.Dava, İİK 67 md ne dayalı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.Tarafların ticaret sicili kayıtları, takip konusu borcun dayanağını oluşturan cari hesap ekstreleri vs deliller celp edilmiş, takip/ve dava konusu alacağın varlığı ve alacak miktarının tespiti hususunda tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. SMMM Bilirkişi ...tarafından davacı tarafın ticari defterleri ve dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen ve itibara layık bulunan █████/2026 tarihli rapora göre ; '' Davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı (2025 yılı Ocak – Mart dönemlerine ilişkin e-defter ve berat dosyalarının yüklenme süresi içinde yüklenmediği ve inceleme günü envanter defteri görülemediğinden) bu defterlerin birbirini teyit ettiğini söylemenin mümkün olmadığı, delil kabiliyetlerinin Sayın Mahkemenin takdirlerinde olduğu, davalı tarafça dosyaya 2025 yılı Ocak - Haziran dönemlerine ilişkin ticari defter (yevmiye defteri) beratları haricinde 2025 yılı Ocak - Haziran dönemlerine ilişkin defter-i kebir beratları, e-defterler (yevmiye defteri ve defter-i kebir) ve 2025 yılına ilişkin envanter defteri sunulmamış olduğundan, davalı taraf ticari defterleri üzerinde davaya konu ihtilafa yönelik olarak bir inceleme gerçekleştirilemediği, davalı tarafça dosyaya sunulan 2025 yılı Ocak – Haziran dönemlerine ilişkin yevmiye defteri beratları haricinde, davalı tarafın 2025 yılı Ocak – Haziran dönemlerine ilişkin defter-i kebir davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı (2025 yılı Ocak – Mart dönemlerine ilişkin e-defter ve berat dosyalarının yüklenme süresi içinde yüklenmediği ve inceleme günü envanter defteri görülemediğinden) bu defterlerin birbirini teyit ettiğini söylemenin mümkün olmadığı, delil kabiliyetlerinin mahkemenin takdirlerinde olduğu, davalı tarafça dosyaya 2025 yılı Ocak – Haziran dönemlerine ilişkin ticari defter (yevmiye defteri) beratları haricinde 2025 yılı Ocak - Haziran dönemlerine ilişkin defter-i kebir beratları, e-defterler (yevmiye defteri ve defter-i kebir) ve 2025 yılına ilişkin envanter defteri sunulmamış olduğundan, davalı taraf ticari defterleri üzerinde davaya konu ihtilafa yönelik olarak bir inceleme gerçekleştirilemediği, davalı tarafça dosyaya sunulan 2025 yılı Ocak – Haziran dönemlerine ilişkin yevmiye defteri beratları haricinde, davalı tarafın 2025 yılı Ocak – Haziran dönemlerine ilişkin defter-i kebir davacının icra takibinde davalıdan işlemiş faiz isteminin mutlak olarak mahkemenin takdirinde olduğu, bununla birlikte davacının davalıdan işlemiş faiz istemi açısından hesaplama yapılarak mahkemenin takdirine sunulması gerektiği, mahkemece davalının temerrüde düştüğünün kabulü halinde davaya esas takip talebinde faiz başlangıç tarihinin gösterilmediği, davacının takip talebiyle bağlı olduğu gözetilmek suretiyle davacı tarafından sınırlı tutulan tarih aralığı itibarıyla talep edilen işlemiş faiz miktarı hesaplanamadığı, nihai takdir ve değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu, taraflar arasında Türk Ticaret Kanunu 1530 maddesinin uygulanmasını gerektirir mal ve hizmet tedarik ilişkisinin bulunup bulunmadığı, dava konusu alacağın süreklilik arz eden tedarik sözleşme ilişkisi niteliğinde olup olmadığı hususunun mutlak olarak mahkemenin takdirlerinde olduğu, davaya esas takip talebinde faiz istemi gözetilerek, mahkemece alacağın kabulü halinde davacının faizi ile birlikte takibin devamı talebinin mutlak olarak mahkemenin takdirlerinde olduğu'' hususu belirtilmiştir.Dosya ve Tüm Deliller Birlikte Değerlendirildiğinde;Davacı tarafından davalı tarafa sosyal medya yönetimi hususunda verilen hizmet ilişkisinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali talep edilmiştir.Davalı tarafça, davacı ile olan sözleşmenin feshedildiği ve takip konusu fatura dönemlerine ilişkin hizmet alınmadığı beyan edilmiş ise de; davacı tarafça taraflar arasında 2024 yılına ilişkin hizmet sözleşmesi sunulması, davacı tarafça dosyaya sunulan mail yazışmalarında 2025 yılında sözleşmenin devam edeceğine ilişkin yazışmalar olması, tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesinde taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi olmadığının ve açık cari hesap şeklinde çalıştıklarının tespiti, davacı tarafından takibe konu edilen 102.600,00 TL'lik 3 adet faturanın davacı kayıtlarında olduğunun anlaşılması, davacı tarafından düzenlenen söz konusu faturaların davalıya tebliğ edildiğinin ve davalı tarafça yasal sürede itiraz edildiğine dair herhangi bir belge sunulmaması, davalı tarafın 2025 yılı Ocak-Haziran dönemine ilişkin defter-i kebir beratları, e-defterler ve envanter defterini sunmaktan kaçınmış olması birlikte değerlendirildiğinde davacının davalıya düzenlediği takip konusu 3 faturadan dolayı alacaklı olduğunu ispat ettiği kabul edilmiş, davalının takip öncesi temerrüde düşürüldüğüne dair delil sunulmaması nedeniyle fatura miktarları yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, kalan miktar yönünden davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE,Davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazının 307.800,00 TL alacak yönünden iptaline, takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte TAKİBİN DEVAMINA,Toplam alacağın % 20'si üzerinden hesap edilen 61.560,00 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,2- Harçlar Kanunu gereğince tahsili gereken 21.025,81 TL karar ve ilam harcının mahkeme veznesine yatırılan 6.122,29 TL peşin/nispi harcının mahsubu sonucu bakiye 14.903,52 TL karar harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, Davacı tarafından yatırılan 732,00 TL başvuru harcı + 6.122,29 TL peşin nispi harç + 104,00 TL vekalet harcından ibaret toplam 6.958,29 TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,3-a.) Davacı tarafından sarf olunan (10.000,00 TL bilirkişi ücreti + 90,00 TL posta/tebligat/ müzekkereden ibaret) 10.090,00 TL yargılama giderinin kabul/red oranına göre 6.760,30 TL'sinin davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,b.) Davalı tarafça sarf olunan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar tesisine yer olmadığına, c.) Sarf olunmayan gider/delil avansının karar kesinleştikten sonra ilgilisine iadesine,4-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13 ncü fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan 4.600,00 TL arabulucuk ücretinden davanın kabul ve red oranına göre hesap edilen 3.082,00 TL'sinin davalıdan, 1.518,00 TL'sinin ise davacıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,5-a.) Kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine hüküm altına alınan dava değerine göre yürürlükte bulunan Av. Kan. ve AAÜT gereğince takdir olunan 49.248,00 TL vekalet ücretinin dava- lıdan tahsil edilerek davacı tarafa ödenmesine,b.) Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine red olunan dava değerine göre yürürlükte bulunan Av. Kan. ve AAÜT gereğince takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı tarafa ödenmesine dair,Davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı 5235 Sayılı Kanun'un geçici 2. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların ... tarih ve ... sayılı Resmi Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 341 ila 360. md hükümleri gereğince mahkememize veya aynı sıfatta başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026 10:36:58Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır