İş kazası sonucu %18.2 sürekli iş göremezliği tespit edilen işçinin maddi ve manevi tazminat davasında zamanaşımı ve %60 işveren kusuruyla ilgili ilk derece mahkemesi kararı.
Özet: 03.02.2018 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu %18,2 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının açtığı maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesi, maluliyet oranının kesinleştiği tarihi başlangıç kabul ederek zamanaşımı itirazını reddetmiş; yapılan bilirkişi incelemeleri neticesinde davalı işvereni %60, davacıyı ise %40 oranında kusurlu bulmuş ve Türk Borçlar Kanunu hükümleri çerçevesinde tazminat taleplerinin değerlendirilmesine karar vermiştir.

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Bolvadin 1. Asliye Hukuk (İş) MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı Şirket vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sigortalının 03.02.2018 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının açılan davada istenilen tazminat taleplerinin haksız ve yersiz olduğunu, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, dava konusu olayda davacının kusurlu olduğunu, müvekkilinin bir kusurunun olmadığını, davacının müvekkili iş yerinde gramajlama işçisi olarak çalıştığını, █████/2018 günü üretim devam ederken davacının dalgınlığı ve aceleciliği nedeniyle elini gramajlama makinesinin içine soktuğunu ve kazanın meydana gelerek davacının yaralandığını, akabinde davacının şirket yetkililerince ... Hastanesi'ne götürüldüğünü, iş yerinde işçilere gerekli güvenlik eğitimlerinin verildiğini ve iş güvenliği tedbirlerinin olduğunu, davacının kaza tarihinden sonra 2,5 yıl daha müvekkiline ait iş yerinde çalışarak aynı işi yapmaya devam ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile" Somut olayda, ... Kurulu'nun █████/2021 tarihli kararıyla davacının sürekli iş göremezlik derecesi %18,2 olarak saptanmıştır. Sonrasında, yapılan itiraz üzerine ... Kurulunun █████/20 22... /6409 sayılı raporuyla davacının sürekli iş göremezlik derecesinin %18,2 olduğunun tespit edildiği, YSK raporuna itiraz üzerine Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun █████/2023 tarihli maluliyet raporunda davacının maluliyet oranının %18,2 olarak tespit edildiği, ATK tarafından █████/2023 tarihli raporda davacının maluliyet oranının %18,2 olarak tespit edildiği anlaşılmakla davacının maluliyet oranının %18,2 olarak kesinleştiği, geçirdiği iş kazası nedeniyle davacıda oluşan sürekli iş göremezlik derecesinin belirlenmesine ilişkin prosedür tamamlanmadan, davacının, zararının unsurlarını tam olarak öğrenebildiğinden söz etmenin mümkün olmadığı, Adli Tıp Kurumu tarafından sürekli iş göremezlik oranının belirlendiği ve raporunun düzenlendiği tarihin █████/2023 olduğu, dolayısıyla gerek dava dilekçesi gerek ıslah dilekçesi ile tahsili istenen maddi tazminat talepleri gerekse manevi tazminat talepleri dava zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmıştır.( Yargıtay 10. HD. █████████ E. █████████ K. sayılı ilamı)Dosyaya getirtilen iş kazası tahkikat evrakları, sigortalının şahsi dosyaları, tanık beyanları, yapılan keşif ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirkete ait iş yerinde çalışırken █████/2018 tarihinde iş kazası geçirdiği, davacının █████/2018 tarihininde geçirmiş olduğu kaza ile ilgili... Kurulunun █████/2021 tarihli kararı ile davacının maluliyet oranının %18,2 olduğunun belirlendiği, █████/2022 tarih ve █████████ sayılı ... raporunda davacının %18,2 oranında maluliyetinin olduğunun belirlendiği, mahkememizce aldırılan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. İhtisas Kurulunun █████/2023 tarihli maluliyet raporunda; davacının %18,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının, geçici iş göremezlik süresinin olay tarihinden █████/2018 tarihine kadar geçen süre olduğunun, geçici iş göremezlik süresinde on gün süreyle başkasının yardımına ihtiyaç duyabileceğinin rapor edildiği anlaşılmıştır. Söz konusu olayda tarafların kusur durumlarının tespiti amacıyla mahkememizce iş sağlığı ve güvenliği uzmanından aldırılan █████/2021 havale tarihli bilirkişi raporunda, davalı... Limited Şirketinin ve davacının meydana gelen kazada kusurlu olduklarının rapor edildiği, tarafların itirazı üzerine üçlü heyetten aldırılan █████/2021 tarihli heyet kusur raporunda; davalı ... Ltd. Şti.'nin iş kazası olayında %60 oranında, davacı ...'in %40 oranında sorumlu olduğunun bildirildiği, alınan kusur raporları arasında çelişki bulunması nedeniyle yeniden üçlü heyetten aldırılan █████/2022 tarihli kusur raporunda; meydana gelen iş kazası nedeniyle davalı ... Ltd. Şti.'nin %60 oranında, davacı ...'in %40 oranında sorumlu olduğunun bildirildiği, alınan raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, █████/2022 tarihli kusur raporunun somut olayın şekline ve dosya kapsamına uygun olduğu ve tespit edilen kusur dağılımının hükme esas alınması gerektiği kanaatine ulaşılmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 55. maddesinde, “Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez.”hükmüne yer verilmiştir. Kurumca bağlanan gelirlerin peşin sermaye değerinin ve geçici işgöremezlik ödeneklerinin hesaplanan zarardan indirilmesi, kurumun rücu hakkının korunması ve mükerrer ödemeyi önleme ilkesine dayandığından, kamu düzenine ilişkin olarak kabul edilmelidir. Kaldı ki, 6098 sayılı Kanun'un 55. maddesi de emredici bir hükme yer verdiğinden gerçekleştiği tarihe bakılmaksızın tüm fiil ve işlemlere uygulanmalıdır. Bu ilkeler doğrultusunda, ... tarafından bağlanan gelirlerin ilk peşin değerinin (ve geçici işgöremezlik ödeneği miktarının) rücu edilebilecek kısmının hesaplanarak, bilirkişi raporunda belirlenen zarar tutarından indirilmesi gerekir(Yargıtay 21. HD' nin █████/2012 tarih, ██████████ E. ve ██████████ K. sayılı kararı). Davacının maddi zararının hesaplattırılması amacıyla tespit edilen %18,2 oranındaki iş göremezlik derecesi esas alınarak tanzim edilen █████/2024 tarihli hesap raporunda, davalı şirketin sorumlu olduğu % 60 oranındaki kusuru karşılığı, geçici iş göremezlik, kalıcı iş göremezlik, geçici bakıcı gideri ve tedavi giderinin hesaplandığı, ... tarafından davacıya iş göremezlik geliri bağlandığı, tespit edilen kusurlu kalıcı iş göremezlik değerinden TBK'nın 55. maddesi uyarınca davacıya bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin davalı işverenin doğrudan kusuru oranında düşülerek tazminat hesabından indirildiği, yine ... tarafından davacıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği miktarlarının rücu edilebilecek kısmının hesaplanan geçici iş göremezlik tazminatından indirildiği anlaşılmış, bilirkişi raporunun dosya kapsamı ile uygun ve hükme esas alınabilir mahiyette olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Diğer yandan davacı yanın manevi tazminat istemine ilişkin olarak yapılan değerlendirme sonucunda ise; iş kazası tarihi, oluş şekli, davalı işverenin somut uyuşmazlıkta sorumlu olduğu % 60 kusur oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacının yaşı ve %18,2 olarak belirlenen iş göremezlik oranı, manevi tazminatın zenginleşme aracı olamaması, 26.06.19 66... /7-7 sayılı İçtihatı Birleştirme kararının içeriği ve öngördüğü koşulların olayda gerçekleşme biçimi, hak ve nesafet kurallarına göre takdir olunan 15.000,00 TL manevi tazminatın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran miktarda olduğu" gerekçesiyle;" 1-) Davacının maddi tazminat isteminin kabulü ile 955.355,68 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 03.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-) Davacının manevi tazminat isteminin kabulü ile 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 03.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine " şeklinde karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, kamu düzenine aykırı bir hususun tespit edilmemiş olmasına, hükme dayanak teşkil eden bilirkişi kusur raporunun maddi olgular, olay ve sigortalıya ilişkin veriler ile iş güvenliği mevzuatına uygun olmasına, olayın oluş şekli, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, ülkenin ekonomik koşulları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur oranları, davacının uğramış olduğu maluliyetin oranı, olayın yarattığı vehamet ve manevi tutarın tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiğine ilişkin Yargıtay içtihatları dikkate alınarak hüküm altına alınan manevi tazminatın dosya kapsamına uygun olmasına, hesaplamaya esas alınan ücret ve sürekli iş göremezlik oranının dosya kapsamına uygun olmasına göre Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle; davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353-(1) b) 1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;a. Dosya kapsamında alınan tüm kusur raporlarının çelişkili olduğunu, hükme esas alınan son raporda da işbu çelişkilerin giderilmediğini, olayda tek kusurlunun davacı olduğunu, davacının ağır kusuru nedeniyle illiyet bağının kesildiğini,b.Hükme esas alınan maluliyet raporunun usul ve yasaya aykırı düzenlendiğini,c. Aktüerya raporunun hatalı olduğunu, PMF 1931 Tablosu yerine TRH2010 tablosu esas alınarak davacının muhtemel yaşam süresinin belirlenmesinın hatalı olduğunu, işleyecek pasif dönem hesabı yönünden 2022 ve sonrası dönem için vergi istisnası dahil net asgari ücret dikkate alınarak hesaplama yapıldığını, ücretin hatalı tespit edildiğini,d.Davacının dava dilekçesindeki açıklamalarından maddi tazminat talebinin, açıkça geçici ve sürekli iş göremezliğe ilişkin olduğunun anlaşıldığı, buna rağmen davacının, beyan dilekçesi ile geçici ve sürekli iş göremezlik talebinin yanına tedavi giderini de eklediğini,e.Hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğunu,f.Davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.1.Manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;a.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.b.6100 sayılı HMK nın 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.c.Dosya içeriğine göre, temyize getirilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.2.Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1.Manevi tazminata yönelik temyiz dilekçelerinin miktardan REDDİNE,2.Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.