Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası, davalının kusuru nedeniyle ödenen demuraj bedelinin tahsili talebine ilişkindir.
Özet: Bu ticari alacak davasında davacı, davalının liman hizmetlerindeki kusuru nedeniyle ithal ettiği ürünlerin limandan geç çıkması sonucu ödemek zorunda kaldığı demuraj bedellerinin tazminini talep etmektedir; davalı ise, hizmetlerini eksiksiz yerine getirdiğini, gecikmenin gümrük işlemleri veya resmi makamların tasarrufunda olan diğer nedenlerden kaynaklandığını, konteynere gümrük memuru tarafından bloke konulmasının süreci uzattığını ve kendi kusuru bulunmadığını savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : █████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
YAZIM TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı, ..... Mah. ..... Sok. ..... Ap. No:2/2 Bağcılar / İSTANBUL adresinde ticari işlerini yürüttüğünü, yurt dışından ürünler getirerek sattığını, davalı ise liman/antrepo hizmeti verdiğini, davalının işi gereğince limana gelen ürünler gümrük işlemlerinin yapılması adına davalı vinçleri ile davalı antreposuna indirildiğini, antrepoya gelen ürünler ise gümrük işlemleri yapıldıktan sonra limandan çıkartıldığını, davacı tarafından getirilen malların bu işlemlerden geçirilmesi adına davalı ile çalışılmış ancak davalının kusuru sebebi ile davacı malları limana geç indirildiğini ve bu sebeple davalı lojistik firmasına demuraj bedeli ödemek zorunda bırakıldığını, . davalının kusuru sebebi ile müvekkil tarafından ödenen demuraj bedelinin davalıdan tahsili gerektiğini, davalının kusuru sebebi ile gecikme yaşandığını, davalı şirket tarafından bildirilen mail adresine iletilen maillere dönüş yapılmadığını, arabuluculuk görüşmesinden sonuç alınamadığını belirterek davacı vekili davanın kabulü ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; uyuşmazlık konusu emtianın konteyner ile Tamatave, Madagaskar'dan Ambarlı, İstanbul, Türkiye'ye deniz yoluyla taşınması sebebiyle; gerek deniz yolu taşımasına konu olması, gerekse konteyner taşımacılığında emtianın konteynere yüklenmesi ve istifi/konteyner içi emniyetinin sağlanması, konteynerın yüke ve yola elverişliliği ile emtianın gemiden tahliyesi ile konteynerden boşaltılması ve taşımaya ilişkin konşimentonun ve Deniz Ticaretine müteallik hükümlerin irdelenmesi gerektiği ve esasa önemli surette tesir edecek mahiyette olmakla, uyuşmazlık konusu edimlerin deniz taşımacılığına özgü edimler olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilemeyeceğinden kısmi dava olarak değerlendirilmesi gerektiğini, davacı davasını, kısmi tazminat taleplerine istinaden şimdilik 10.-USD 428,30.-TL olarak ikame ettiğini, davacının iddia ve talebinin geciken 23 gün için doğan ve kendisi tarafından ödenerek faturası Mahkemeye sunulduğu beyan edilen 3.500.-USD demurrage bedeline ilişkin zarar iddiası olduğunun görüldüğünü, davacı tarafından tazmini talep edilen demurrage ücreti belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini, zaman aşımı itirazında bulunduklarını, davalı şirket liman işletmecisi olarak vermiş olduğu liman hizmetleri kapsamında, davacıya ait emtianın depolama ve terminal hizmetlerini zamanında, eksiksiz ve tam olarak ifa ettiğini, bu hizmetlerden doğan alacağını davacıdan tahsil ettiğini, davalı liman işletmesine gelen ithalat yüklerinin terminal hizmetleri aşamasında ne zaman işlem göreceği ve limandan tahliyesi, Ambarlı Gümrük Müdürlüğü'nün eşyanın muayene, tartım ve tespit vb. İşlemleri nedeni ile münhasıran davalının inisiyatif ve tasarrufunda olmadığını, müvekkili tarafından verilen hizmette farklı uygulamalara yer verilmesi veya bir yükün fazladan limanda bekletilmesinin söz konusu olamayacağını, gümrük süreci kapsamındaki işlemlerin resmi makamlarla olan süreçleri (beyanname, muayene, tespit, x-ray, kapı çıkış onayı vs.) mesai saatleri haricinde ve çalışma günleri dışında yapılamadığını, müvekkili liman işletmesinin karar ve inisiyatifinde olmadığını, işbu davaya konu yükün tahliye ve gümrük işlemleri sırasında, gümrük muayene memuru tarafından yapılan tam tespit işleminde konteynere bloke konulması nedeni ile resmi işlemler uzadığını, davaya konu olayda davalı şirket üstlenmiş olduğu liman hizmetleri kapsamında, davacıya ait emtianın liman ardiyesinden alıcı davacıya teslimini gereği gibi yerine getirdiğini belirterek davalı vekili davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını istemiştir.
ARAŞTIRMA;
1-Davacı ve davalı şirketlerin https://mersis.ticaret.gov.tr adresinden firma detay bilgileri çıkartılarak dosya arasına alınmıştır.
2-Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden, davalı tarafın 2024 yılına ait Ba-Bs formları getirtilmiştir.
3-Kocasinan Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden, davacı tarafın 2024 yılına ait Ba-Bs formları getirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, davalının kusuru nedeniyle demuraj bedeli ödendiği iddiası ile ödenen demuraj bedelinin davalıdan tahsili talebine ilişkindir.
6100 sayılı HMK. 114-(1)-c) maddesi uyarınca; görev mahkemeye ilişkin olumlu dava şartıdır. HMK. 1 maddesi uyarınca; mahkemelerin görevi ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Mahkeme tarafından dava şartlarının bulunup bulunmadığı, davanın her aşamasında re'sen araştırılır. Dava şartının bulunmaması halinde, HMK.'nın 115/2. maddesi uyarınca; davanın usulden reddine, karar verilir.
Ticari davalar TTK. 4. maddesinde; mutlak ve nispi ticari dava olarak düzenlenmiştir. Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan uyuşmazlıklarda ise; nispi ticari dava sözkoınusu olup, ticaret mahkemesi görev alanı içinde kalacaktır.
TTK.'nın 5. maddesine göre; Asliye Ticaret Mahkemeleri, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ile özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere bakmakla görevlidir.
TTK’nun 5. Kitap bölümünde ‘Deniz Ticareti’ başlığı altında yapılan düzenlemelere ilişkin davalar ise Denizcilik İhtisas Mahkemesinin görev alanına girmektedir. TTK 5. Maddesinde, deniz ticaretine ve deniz sigortasına ilişkin hukuk davalarına ilişkin olarak asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçının münhasıran HSYK tarafından görevlendirilebileceği belirtilmiş ve HSYK nın █████/2014 tarihli kararıyla bu davalara bakma görevi İstanbul 17.Asliye Ticaret Mahkemelerine verilmiştir.
Davaya konu uyuşmazlığın; deniz taşımacılığına ilişkin demuraj ücretinden kaynaklandığı, iş bu davaya deniz ticareti hükümlerinin uygulanması gerektiği, dava konusu uyuşmazlığın Deniz Ticaret Hukukuna göre Özel İhtisas Mahkemesi olan Ticaret Mahkemesinin Deniz İhtisas Dairesinde çözümlenmesi gerektiğinden usul ekonomisi ilkesi gözetilerek tensiben davanın usulden reddi ile dosyasının görevli İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi Denizcilik İhtisas Mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Görev yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle açılmış olan davanın USULDEN REDDİNE, MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,
Görevli mahkemenin İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZ TİCARETİ) OLDUĞUNA,
2-Karar kesinleştikten sonra iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZ TİCARETİ) gönderilmesine,
3-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususlarının görevli Mahkemece değerlendirilmesine,
4-HMK'nın 20/1. maddesi gereğince süresinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse davanın açılmamış sayılması yönünde karar verilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ......
e-imzalıdır
Hakim.....
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!