Matbaa sektöründeki ticari satıştan doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın, bilirkişi raporuyla borcun sabitlenmesi üzerine iptal edildiği karar.
Özet: Davacı şirket, matbaa sektöründe ürettiği ve davalıya teslim ettiği ürünlerin fatura bedelinin ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ederken; davalı ise malların konsinye bırakıldığını, gerçek bir satış olmadığını, bir kısmının kusurlu olduğunu savunarak davanın reddini ve davacı aleyhine tazminat talep etmiştir; mahkemece alınan bilirkişi raporunda, tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun olduğu ve davalının, kayıtlarındaki küçük bir hata düzeltildiğinde, davacıya talep edilen meblağı borçlu olduğu tespit edilmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026YAZIM TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin, kurulduğu günden bu yana uzun yıllardır matbaa sektöründe, müşterilerinin özel taleplerine uygun ve talepleri doğrultusunda ürünlerin üretimini yapmakta ve taleplere göre müşterilerine satış yaptığını, yurt içinde ve yurt dışında bulunan sayısız markaya hizmet veren müvekkili şirketin, davalı şirketin talepleri uyarınca da üretime başlamış ve talep etmiş oldukları ürünleri üreterek davalıya teslim ettiğini ancak ne yazık ki davalı tarafça yapılan iş ve teslim edilen mallar karşılığında kesilen fatura bedelinin ödenmediğini, defaatle görüşmelere rağmen ödeme taleplerine karşılık verilmediğini ve icra takibi yapma zarureti doğduğunu, müvekkilininin, davalı taraftan alacağının tahsili için, davalı aleyhine Küçükçekmece İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasından ödenmemiş olan fatura alacakları için ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafından haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli bir şekilde icra takibine itiraz edildiğini, tüm bu nedenlerden ötürü; davaya konu icra takibiyle tahsili istenen işbu borcun likit olduğunu, bu nedenle davalı taraf aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, izah edilen nedenler ve res'en göz önüne alınacak hususlar gereğince; dava dilekçesinin kabulüne, davalı borçlunun Küçükçekmece İcra Dairesi .... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline ve takibin kaldığı yerden devamına, davalı borçlunun haksız ve kötüniyetle takibe itiraz etmesi nedeniyle takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu mallar streç film ve banttan ibraz olduğunu, mallar parçalı şekilde paketli halde olduğunu, malların müvekkili tarafından gerçekte satın alınmadığını, davacı yanın ricası üzerine davalı firmaya konsinye olarak bırakıldığını, aralarında yapılan anlaşma uyarınca satıldıkça parası davacı yana gönderileceğini, davacı taraf muhasebesel sorunlar yaşamamak için mezkur malları davalıya teslim ettiğini, davalı taraf bu nedenle faturaya itiraz etme zarureti duymadığını, davacının bahsettiği ödemelerin iddialarını ispat niteliğinde olduğunu, ödemelerin gerçekte nakden dahi yapılmadığını, davacı, davalının bazı mallarından satın alma yaptığını, bu malların bedeli de konsinye olarak bırakılan malların bedelinden mahsup edildiğini, devamında ise malların bir kısmında kusur olduğu anlaşıldığını ve bu durum davacıya bildirildiğini, davalı firma yetkilileri malı davacıya göndermek istese de her seferinde malın iadesinin davacı tarafından ertelendiğini, daha sonra davacı yan beyan değiştirerek sanki malı davalıya firmaya gerçekte satmış ve parasını alamamış gibi malın bedelini talep ederek icra takibi başlattığını belirterek davalı vekili davanın reddini, davacının yapmış olduğu kötü niyetli icra takibi uyarınca %20'den az olmamak üzere haksız icra tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini istemiştir.ARAŞTIRMA;1-Küçükçekmece İcra Dairesi'nin .... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla dosya arasına alınmıştır.2-İkitelli Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden, davalı tarafın 2025 yılı Ocak ayına ait Ba-Bs formları getirilmiştir.3-İkitelli Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden, davacı tarafın 2025 yılı Ocak ayına ait Ba-Bs formları getirilmiştir.4-Mahkememizce SMMM bilirkişisinden rapor aldırılmıştır.18.02.2026 Tarihli Bilirkişi Raporunda; 1-)Davacının ve Davalının 2024 ve 2025 yıllarına ait Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, 2-)Davacı yanın incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan █████/2025 tarihi itibariyle, davacının davalıdan 236.902,39 TL Alacaklı oldukları, 3-)Davalı yanın incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan █████/2025 tarihi itibariyle, davalının davacıya 236.901,67 TL Borçlu oldukları, 4-)Taraflar arasında (236.902,39 TL-236.901,67 TL) 0,72 Kuruş farkı dışında fark olmadığı, bu farkın davalı tarafından davacı yana düzenlenmiş 30.10.2024 tarihli 107.467,80 TL Tutarlı ... Numaralı Satış Faturasının davalı yan tarafından şehven 0,72 TL eksik 107.467,08 TL olarak kayıt edilmiş olmasından kaynaklanmış olduğu, davalı tarafından kuruş farkının düzeltilmesi sonrasında davalının davacı yana 236.902,39 TL Borçlu olacağı değerlendirilmiş olduğu,5-)Davalı tarafından Davacı yana Satışa ilişkin 2024 ve 2025 yıllarında KDV Dahil toplam tutarı 488.555,88 TL olan 18 Adet E-Fatura düzenlenmiş olduğu, işbu faturaların içerdiği ürünlerin, TERMAL RULO, BOBİN KAĞIT ürünleri olduğu, Davacı tarafından, Davalı yana 2024 ve 2025 yıllarında KDV Dahil toplam tutarı 326.850,97 TL olan 6 Adet E-Fatura düzenlenmiş olduğu, işbu faturaların içerdiği ürünlerin, TERMAL RULO, BOBİN KAĞIT ürünleri olduğu, KOLİ BANTI, STRETCH, YER İŞARETLEME BANTI, TAMİR BANTI, FİLMİK BANT,OTO CAM BANTI, KÖPÜK BANT, MASKELEME BANTI ürünleri olduğu, Davacı tarafından davalı yana 2024 yılında Toplam Tutarı 330.209,08 TL olan Kredi Kart Ödemesi ve 9.822,22 TL Banka ödemesi olmak üzere toplam olarak 340.031 TL Ödeme yapılmış olduğu, dava dışı firmalar ile ilgili davalı yanı borçlandırarak toplam tutarı 58.576,00 TL olan Virman yapılmış olduğu, Davacının Davalıdan kalan alacak tutarının, (326.850,97 TL+340.031 TL+58.576,00 TL-488.555,88 TL) 236.902,09 TL olduğu tespit edilmiş olduğu, 6-)Davacı alacağının, icra takibine konu edilen 13.01.2025 Tarihli toplam tutarı 286.491,-TL olan ... numaralı E-Faturadan kalan 226.672,17 TL’nin ve 13.01.2025 Tarihli ... numaralı 10.230, TL Tutarlı E-Fatura olmak üzere toplam 236.902,39 TL’nin davalı tarafından ödenmemiş olmasından kaynaklanmış olduğu tespit edilmiş olduğu, 2025 yılı karşılaştırmalı BA BS Bildirimlerinde tarafların BA BS Bildirimlerinde fark olmadığı, 7-)Taraflar arasında düzenlenip imzalanmış sözleşmeye ve davalı tarafı temerrüde düşürecek ihtarnameye dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, 8-)Davacı yan lehine karar alınması durumunda, Davacı yan’ın, icra takip tarihi olan █████/2025 tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek, değişen oranlarda yıllık TTK.1530. Madde Temerrüt Faizi talep edebileceğine ilişkin Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, Sonuç ve kanaatine varılmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;İşbu dava, Küçükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı gönderme kararı ile Mahkememize gelmiştir.Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ile davacının icra inkar tazminatı, davalının kötü niyet tazminatı istemlerine ilişkindir.Tarafların üzerinde anlaşamadıkları konuların; davacının icra takibindeki tutar kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine itirazının haksız olup olmadığı, haksız ise icra inkar tazminatı koşullarının bulunup bulunmadığı, davacının davalıya karşı icra takibi başlatmasında kötü niyetli olup olmadığı, kötü niyet tazminatı koşullarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 236.902,39-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "faturaya dayalı cari alacak" olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür.2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. ███████-1634 Esas - ████████ Karar sayılı ilamı).Somut olayda davacı tarafın iddiası davalı ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen fatura bedellerinin bir kısmının ödenmediği hususuna dayanmakta iken, davalı taraf davacı ile aralarındaki ticari ilişkiyi inkar etmemekle birlikte malların davalıya konsiye olarak bırakıldığını, gerçek bir satıl olmadığını, malların bir kısmında kusur olduğunu ileri sürmüştür. Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir.Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin █████/2018 tarih █████████E. █████████K. sayılı ilamı). Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.).Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2015 tarih █████████ Esas ██████████ Karar sayılı ilamı). Mahkememiz dosyası tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesi amacıyla SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi yukarıda özetine yer verilen 18.02.2026 tarihli raporunu dosyaya sunmuştur. Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, Mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerin usulüne uygun tutulup takibe konu alacak kalemlerinin de bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına ve fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır.Ancak, Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş, her iki tarafça ticari defterler ibraz edilmiş ve ticari defter kayıtları incelenmiştir.Yukarıda ayrıntılarına yer verilen bilirkişi raporuyla sabit olduğu üzere, taraflarca ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğruladığı görülmüştür. Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3. Maddesi uyarınca ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekmektedir. Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davacının incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan █████/2025 tarihi itibariyle, davacının davalıdan 236.902,39 TL alacaklı oldukları, davalının incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan █████/2025 tarihi itibariyle, davalının davacıya 236.901,67-TL borçlu oldukları, taraflar arasında (236.902,39 TL-236.901,67 TL) 0,72 kuruş farkı dışında fark olmadığı, bu farkın davalı tarafından davacı yana düzenlenmiş 30.10.2024 tarihli 107.467,80-TL tutarlı ... Numaralı Satış Faturasının davalı tarafından sehven 0,72 TL eksik 107.467,08 TL olarak kayıt edilmiş olmasından kaynaklanmış olduğu, davalı tarafından kuruş farkının düzeltilmesi sonrasında davalının davacı yana 236.902,39-TL borçlu olduğu, davacı alacağının, icra takibine konu edilen 13.01.2025 tarihli toplam tutarı 286.491,00-TL olan .... numaralı E-Faturadan kalan 226.672,17-TL ve 13.01.2025 tarihli ... numaralı 10.230,00-TL tutarlı E-Fatura olmak üzere toplam 236.902,39-TL’nin davalı tarafından ödenmemiş olmasından kaynaklanmış olduğu, 2025 yılı karşılaştırmalı BA BS Bildirimlerinde tarafların BA BS Bildirimlerinde fark olmadığı, bilirkişi raporuyla da sabit olduğu üzere davacı ve davalı tarafın ticari defter kayıtlarının takip tarihi itibariyle birbirini doğruladığı anlaşılmıştır. Buna göre, dava konusu alacağın, her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, her iki tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesine göre taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin kayıtları usulüne uygun olduğundan davacı lehine delil vasfı taşıdığı görülmektedir. Yapılan açıklamalar doğrultusunda davacı şirket ile davalı şirketi arasında ticari ilişkinin var olduğu, davacı tarafın davalı ile aralarındaki fatura içeriği edimlerini yerine getirdiği, davalıya yansıtılan bedellerin usulüne uygun olduğu hususlarının, davacı tarafça, ticari defter kayıtlarıyla ispat edildiği, buna karşılık olarak davalı tarafın takibe konu cari hesap ve fatura borcunu ödediğini yazılı belge ile ispat edemediği, ticari defterin kesin delillerden olduğu ve ticari defter kayıtlarının aksinin ancak, aynı derecede ispat gücüne sahip kesin delillerle ispat edilebileceği, davacının davalıdan 236.902,39-TL alacaklı olduğunun, tarafların birbiriyle uyumlu ticari defter kayıtları, BA-BS bildirimleri ile ispatlandığı, davalının bunun aksini ispat eden bir delil sunmadığı ve savunmalarını ispat edemediği anlaşılmakla, davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.Buna göre davalı borçlu tarafından ticari defter kayıtlarıyla sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜNE,Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın iptali ile, takibin 236.902,09-TL asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmek suretiyle DEVAMINA,2-Kabul edilen asıl alacağın %20'si tutarında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Alınması gereken 16.182,78-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 4.045,71-TL peşin harcının indirilmesi ile kalan 12.137,07-TL eksik harcın davalıdan alınması ile Hazine'ye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan 4.045,71-TL peşin harç ve 615,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 4.661,11-TL harcın davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan 8.270,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,6-Arabuluculuk ücreti 4.600,00-TL'nin davalıdan alınması ile Hazine'ye gelir kaydına,7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,8-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin (e-duruşma) yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır