Yargıtay tarafından incelenen meslek hastalığına yakalanan işçinin kazanç kaybı ve tedavi masraflarının tahsili davasında işverenin kusur ve maluliyet oranının değerlendirilmesi.
Özet: Sunulan hukuki metin, sağlıksız çalışma koşulları sebebiyle meslek hastalığına yakalanan bir çalışanın, işverenden kazanç kaybı ve tedavi masrafları karşılığı maddi tazminat talebini içeren davayı özetlemektedir. İlk derece mahkemesi, kesinleşen yargı kararlarıyla tespit edilen meslek hastalığı ve %34 maluliyet oranı dikkate alınarak, işvereni %50 kusurlu bularak davacıya 1.013.470,80 TL maddi tazminat ödenmesine karar vermiş; Bölge Adliye Mahkemesi bu kararı onamıştır. Davacı taraf, bilirkişi raporunda işverenin kusur oranının (%50) yetersiz olduğu ve önemli delillerin göz ardı edildiği gerekçesiyle kararı temyiz etmiştir.
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İliç Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı işveren şirket bünyesinde çalışmakta iken sağlıksız çalışma koşulları sebebiyle meslek hastalığına yakalandığını, ... tarafından davacının meslek hastalığının ve maluliyet oranının tespit edildiğini, davacının sürekli tedavi gördüğünü, ilaç kullandığını belirterek müvekkilinin meslek hastalığından kaynaklanan kazanç kaybı ve tedavi masraflarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin uzun süredir faaliyet gösterdiğini, çalışanların iş sağlığını ve güvenliğini sağlamak için gerekli her türlü önlemi aldığını, davacının en az toza maruz kalınabilecek yerlerde çalıştığını, meslek hastalığının kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davacının hastalığının mesleki olmadığı ve YSK raporunun iptali istemli açtıkları davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; Ankara 17. İş Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davalı ... şirketi tarafından SGK ve işçiye karşı açıldığının, meslek hastalığının tespiti ve maluliyet oranının belirlenmesine ilişkin dava olduğunun, bu davada yargılama neticesinde, işçinin hastalığının meslek hastalığı olduğunun, maluliyet oranının ise %34 olduğunun tespit edildiği, Ankara 17. İş Mahkemesinin ████████ E., ███████ K. sayılı dosyasının, öncelikle ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 22.09.20 22... /4 21... /1396 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddi devamında Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 27.12.20 22... /133 97... /16697 Karar sayılı ilamı ile hükmün onanmasıyla 27.12.2022 tarihinde kesinleştiği, sigortalı ...'in astım hastalığının meydana gelmesinde; işverenin %50 kusurlu olduğunun, 1.013.470,80 TL tazminat talep edebileceğinin hesaplandığı, bilirkişi raporunda hesaplama yapılırken TRH 2010 tablosunun maluliyet - iş kazası kaynaklı maddi tazminat davalarında bakiye ömür kıstası esas alındığı, davacının 01.03.1985 doğumlu olduğu, Kurum tarafından meslek hastalığına girdiği kabul edilen 24.03.2017 tarihinde 30... günlük olduğu, TRH 2010 yaşam tablosuna göre bakiye ömrünün 44... ay 14 gün olduğu, 07.09.2061 yılına kadar yaşayabileceği, 60 yaş hitamı 28.02.2045 tarihi ile pasif döneme gireceği belirlenerek hesaplama yapıldığının görüldüğü gerekçesiyle;
"1-Davanın kabulü ile davacının meslek hastalığı sonucu oluşan % 34 oranındaki maluliyeti nedeniyle 1.013.470,80-TL maddi tazminatın, maluliyetin tespit tarihi olan 24.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," şeklinde karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre ve özellikle davacının hastalığının mesleki olduğunun ve meslekte kazanma gücü kayıp oranının Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmesi, kusur yönünden hükme esas alınan bilirkişi raporunun oluşa uygun olması işçinin kendinden kaynaklanan bünyesel faktörler ve müterafık kusurunun değerlendirilmiş olup tazminat miktarlarının tayininde hata olmaması karşısında Mahkemenin kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davacı ve davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353-(1) b) 1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Mahkemece işverenin % 50 kusurlu kabul eden raporu hükme esas aldığını, bilirkişi heyetinin yeterli uzmanlığa sahip olmadığını, bu husustaki itirazlarının Mahkemece kabul edilmediğini, raporda kesin delil ve takdiri delil ayrımının yapılmadığını, sadece kusur durumunun yorumlandığını, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığının 25.06.2015 tarihli tutanağının kesin delil niteliğinde olduğunu, bu tutanak ile yapılan tespitlerin bilirkişi raporunda değerlendirmeye alınmadığını, delillerin takdirinin hukukçu olmayan bilirkişiye bırakıldığından delil ayrımı yapılmaksızın hatalı kusur raporuna göre karar verildiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, daha önce alınan raporda işçinin % 100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, raporlar arasında çelişki olduğunu, keşif ile tespit edilen hususlara rağmen müvekkiline atfedilen kusur oranının hukuka aykırı olduğunu, raporlar arasında çelişki giderilmeksizin karar verilemeyeceğini, rapora karşı itirazlarının yanıtsız bırakıldığını, çalışanlara verdiği iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerini ve periyodik kontrolleri her yıl yineleyen, verdiği eğitimler sonrasında çalışanları sınava tabi tutan, saha içinde ve dışında düzenli olarak gaz ve toz denetimi yaptıran müvekkilinin mevzuata aykırı herhangi bir davranışı, dolayısıyla da kusuru bulunmadığını, davacının daha önce tersanede çalıştığını belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, meslek hastalığı nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi tazminat istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden ilgililerine yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!