Ticari satımdan kaynaklanan cari hesap alacağına dayalı icra takibine vaki itirazın iptali davasında, bilirkişi raporuyla davacının 346.119,97 TL alacağının ispatlanarak davalının mesnetsiz itirazının reddine yönelik yargılama süreci.
Özet: Davacı şirketin, davalının ticari satımdan kaynaklanan cari hesap alacağına ilişkin başlattığı icra takibine yaptığı itirazın iptali istemiyle açtığı davada, davalının cevap dilekçesi sunmaması ve bilirkişi raporunun davacı defterlerindeki 346.119,97 TL alacağı teyit etmesi, davalının defterlerini ibraz etmemesi ile ödenmemiş e-faturalara itiraz etmediğini ortaya koyması üzerine, davalının itirazının haksız olduğu ve icra takibinin faiz ve ferileriyle devam etmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026YAZIM TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin alacağının tahsili amacıyla taraflarınca İstanbul ...... İcra Müdürlüğü ..... E. sayılı dosyası üzerinden ..... Turistik Hizmetler Araç Kiralama Otelcilik Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi hakkında cari hesaptan kaynaklanan alacak sebebiyle ilamsız icra takibi başlatılmış, Davalı borçlu, borçlu olmadığını iddia ederek borca ve yetkiye itiraz etmiş ve takibin durdurmuş olduğunu, yetki itirazı neticesinde dosya yetkili icra dairesine taşınmış ve takibe Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü ..... E. Dosyası üzerinden devam edilmiş olduğu, arabuluculuk sürecinde taraflar arasında anlaşma sağlanamamış ve davacı yanın haksız ve mesnetsiz itirazının iptali amacıyla işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu belirterek davacı vekili davanın kabulünü, davalının haksız ve mesnetsiz itirazlarının 346.120,00 TL üzerinden iptaline ve takibin takip tarihi itibariyle işleyecek faiz, vekalet ücreti ve tüm ferileri ile birlikte devamını, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.CEVAP: Davalı taraf usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.ARAŞTIRMA;1-Bakırköy ...... İcra Dairesi'nin ...... Esas sayılı dosyası UYAP aracılığıyla getirilmiştir.2-Maslak Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden, davalı tarafın 2021, 2022, 2023 ve 2024 yıllarına ait Ba-Bs formları getirilmiştir.3-Atışalanı Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden, davalı tarafın 2021, 2022, 2023 ve 2024 yıllarına ait Ba-Bs formları getirilmiştir. 4-Sarıyer Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden, davacı tarafın 2021, 2022, 2023 ve 2024 yıllarına ait Ba-Bs formları getirilmiştir. 5-Bakırköy Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden, davacı tarafın 2021, 2022, 2023 ve 2024 yıllarına ait Ba-Bs formları getirilmiştir. Mahkememizce SMMM bilirkişisinden rapor aldırılmıştır. 25.03.2026 Tarihli Bilirkişi Raporunda;1-)Davacının 2024 yılına ait Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, 2025 yılına ait Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmamış olduğu,2-)Davalı yana ait Ticari defterlerin inceleme için sunulmamış olduğu,3-)Davacı yanın incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan █████/2025 tarihi itibariyle, davacının davalıdan 346.119,97 TL Alacaklı oldukları,4-)Davacı tarafından davalı yana 2024 ve 2025 yılında KDV Dahil Toplam Tutarı 3.393.854,97-TL olan 31 Adet E-Fatura düzenlenmiş olduğu,Davalı tarafından Davacı yana 2024 yılında toplam tutarı 2.533.835,00 TL ve 2025 yılında toplam tutarı 513.900,00 TL olan Banka EFT ve POS Ödemeleri olmak üzere kümülatif olarak 3.047.735,00 TL Banka EFT ve POS Ödemeleri yapılmış olduğu,Davacının kalan alacağının (3.393.854,97 TL-3.047.735,00 TL) 346.119,97 TL olduğu,5-)İlk ödeme ilk faturaya saydırılmış olduğunda, Davacının kalan alacağının TABLO.3te görüldüğü üzere davacı tarafından davalı yana 2025 yılında düzenlenmiş toplam tutarı 346.119,97 TL olan 12 Adet Temel E-Faturanın davalı tarafından ödenmemiş olmasından kaynaklanmış olduğu, işbu faturaların Temel E-Faturalar olduğu, Temel E-Faturalara ancak karşı tarafa iade faturası düzenlenerek veya Noter Kanalı ile veya İadeli Taahhütlü veya KEP üzerinden itiraz edilebileceği, ancak dosya içeriğinde davalı tarafından davacı yana işbu faturalara itiraz niteliğinde bir belgeye rastlanmamış olduğu,Davalı yanın bağlı olduğu Vergi Dairesi tarafından Sayın Mahkemeye gönderilmiş cevap yazı ekleri olan karşılaştırmalı BA BS Bildirimlerine göre, tarafların BA BS Bildirimleri arasında fark olmadığı, Davacı tarafından davalı yana düzenlenmiş tüm faturaların davacı BS Davalı BA bildirimlerinde olduğu, davalı tarafından davacı yana düzenlenmiş İADE veya satış fatura bildirimi olmadığı, 6-)Davacı yan lehine karar alınması durumunda, Davacı yan’ın, icra takip tarihi █████/2025 tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek değişen oranlarda yıllık Reeskont Avans faizi talep edebileceğine ilişkin Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, Sonuç ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Dava, açık cari hesaba dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ile davacının icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.Tarafların üzerinde anlaşamadıkları konuların; davacının icra takibindeki tutar kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine itirazının haksız olup olmadığı, haksız ise icra inkar tazminatı koşullarının bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır. Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır.Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 346.120,00-TL asıl alacak, 12.953,25-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 359.073,25-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "cari hesap alacağı" olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür. Davacının iş bu itirazın iptali davasını takibe konu ettiği, 346.120,00-TL asıl alacak miktarı üzerinden açtığı anlaşılmıştır. 2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. ███████-1634 Esas - ████████ Karar sayılı ilamı).Somut olayda davacı tarafın iddiası davalı ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında açık hesap ilişkisi bulunduğu ve borcun ödenmediği hususlarına dayanmaktadır. Bu kapsamda davacı tarafın sözleşme ve ticari ilişki kapsamında faturalara konu mal veya hizmeti davalı yana eksiksiz ve ayıpsız teslim/ifa edildiğini ispat külfeti bulunmaktadır.Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir.Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin █████/2018 tarih █████████E. █████████K. sayılı ilamı). Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.).Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2015 tarih █████████ Esas ██████████ Karar sayılı ilamı). Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları incelenerek uyuşmazlık hususunda bilirkişi raporu düzenlenmesi dosya SMMM bilirkişiye verilmiş, bilirkişi yukarıda özetine yer verilen █████/2026 tarihli raporunu dosyaya sunmuştur. Mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. Mahkememizce davalı tarafa ticari defterlerini ibraz etmek üzere usulüne uygun bildirim yapılmasına rağmen davalı tarafın ticari defter ve belgelerini incelemeye esas olmak üzere mahkemeye ibraz etmediği görülmüştür.Somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerinde alacak kalemlerinin bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına veya fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır.Ancak, Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş ise de usulüne uygun ihtarata rağmen davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmektedir. Taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin kayıtları usulüne uygun olduğundan davacı lehine delil vasfı taşıdığı, davacı tarafından dava ve takip konusu edilen fatura alacaklarının davacı tarafın ticari defterlerinde yer aldığı anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, davacının ticari defter kayıtlarına göre icra takip tarihi itibariyle davalıdan 346.119,97-TL alacaklı olduğu, davacı tarafından davalıya 2024 ve 2025 yılında KDV Dahil Toplam Tutarı 3.393.854,97-TL olan 31 Adet E-Fatura düzenlenmiş olduğu, davalı tarafından davacıya 2024 yılında toplam tutarı 2.533.835,00 TL ve 2025 yılında toplam tutarı 513.900,00 TL olan Banka EFT ve POS Ödemeleri olmak üzere kümülatif olarak 3.047.735,00 TL Banka EFT ve POS Ödemeleri yapılmış olduğu, davacının kalan alacağının (3.393.854,97 TL-3.047.735,00 TL) 346.119,97 TL olduğu, ilk ödeme ilk faturaya saydırıldığında, davacının kalan alacağının, davacı tarafından davalıya 2025 yılında düzenlenmiş toplam tutarı 346.119,97 TL olan 12 Adet Temel E-Faturanın davalı tarafından ödenmemiş olmasından kaynaklandığı, işbu faturaların Temel E-Faturalar olduğu, Temel E-Faturalara ancak karşı tarafa iade faturası düzenlenerek veya Noter Kanalı ile veya İadeli Taahhütlü veya KEP üzerinden itiraz edilebileceği, ancak dosya içeriğinde davalı tarafından davacı yana işbu faturalara itiraz niteliğinde bir belgeye rastlanmadığı, davalının bağlı olduğu Vergi Dairesi tarafından gönderilen karşılaştırmalı BA BS bildirimlerine göre, tarafların BA BS Bildirimleri arasında fark olmadığı, davacı tarafından davalı yana düzenlenmiş tüm faturaların, davacı BS Davalı BA bildirimlerinde olduğu, davalı tarafından davacıya düzenlenmiş İADE veya satış fatura bildirimi olmadığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporunda da yer verildiği üzere davacı tarafın alacağını oluşturan tüm faturaların, BA-BS bildirimleri ile karşılıklı olarak vergi dairesine bildirildiği tespit edilmiştir. Takibe ve davaya konu faturanın davalının bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş olması nazara alındığında, fatura içeriği malların veya hizmetin davalıya teslim edildiğinin ve davalı yanın sözleşme kapsamında bu teslime bir itirazının bulunmadığının kabulü gerekmektedir. (Yargıtay 19. HD' nin ██████████ E., █████████ K. ve ██████████-15110 E.K. sayılı kararları da bu yöndedir.)Sonuç olarak, davacının davalıdan 346.119,97-TL alacaklı olduğu, davacının ticari defter kayıtları, davalının defterlerini ibrazdan kaçınmış olması ve tarafların karşılıklı BA-BS bildirimleri ile ispatlanmıştır. Bu nedenle, davanın kısmen kabulü ile takibin bu miktar üzerinden devamına karar vermek gerekmiştir. Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.Buna göre, davalı borçlu tarafından fatura ve ticari defter kayıtları ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;1-Davanın KISMEN KABULÜNE,Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 346.119,97-TL asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmek suretiyle DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Kabul edilen asıl alacağın %20'si tutarında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 23.643,46-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 4.453,10-TL peşin harcının indirilmesi ile kalan 19.190,36-TL eksik harcın davalıdan alınması ile Hazine'ye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan 4.453,10-TL peşin harç ve 615,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 5.068,50-TL harcın davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan 8.575,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,6-Arabuluculuk ücreti 4.600,00-TL'nin davalıdan alınması ile Hazine'ye gelir kaydına,7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 55.379,20-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine,Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026Katip ...... e-imzalıdır Hakim ..... e-imzalıdır