İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin Ankara gemisi yangınında zayi olan emtia zararı nedeniyle sigorta şirketinin taşıyan ve P&I kulübüne açtığı rücu davası istinaf kararı.
Özet: İstanbuldan İtalyaya sefer yapan "UND ..." isimli gemide 2008 yılında çıkan yangın sonucu sigortalı emtiaların zayi olması üzerine, sigortalıya ödenen 52.097,00 Euro tazminatı ödeyen sigorta şirketinin, taşıyan şirket (UN RO RO), kara taşımacısı ve geminin kulüp sigortacısından rücuan tahsilini talep ettiği bir tazminat davasını ele almaktadır; davalı taşıyan, yangının kendi kusurundan kaynaklanmadığını, sorumluluğunun uluslararası konvansiyonlar ve konişmento şartları uyarınca sınırlı olduğunu ileri sürerken, kulüp sigortacısı ise pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddini savunmaktadır.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: █████████ Esas
KARAR NO : █████████ Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
NUMARASI : ████████ Esas- ████████ Karar
TARİH: █████/2025
DAVA:Tazminat
KARAR TARİHİ: █████/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı .... A.Ş.'ye ait muhtelif emtianın nakliyesi sırasındaki rizikolara karşı sigortası ... numaralı sigorta poliçesi ile müvekkili şirket tarafından temin edildiğini, sigortalı emtiaların 2 nolu davalı tarafından düzenlenmiş olan ... Sözleşmesi kapsamında kararlaştırılan araçlara yüklendiğini, yine bu araçlarda İstanbul'dan ... Limanı'na gitmek üzere ... gemisine bindiğini, ... gemisinin 06.02.2008 tarihinde yanması neticesinde emtianın zayi olduğunu, hasar nedeniyle müvekkili şirket tarafından sigortalıya toplam 52.097,00 Euro sigorta tazminatı ödendiğini, işbu ödeme ile sigortalısının haklarına akdi ve kanuni halef olan müvekkil şirketçe 1 ve 2 nolu davalılara taşımayı üstlenmiş olmaları ve 3 nolu davalıya da gemi sigortacısı olarak teminat vermiş olması nedeniyle rücu davası açılması zorunlu olduğunu belirterek 52.097,00 Euro sigorta tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Un Ro Ro vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu zararın gemide çıkan yangın sonucu meydana geldiğini, söz kosunu yangının başladığı ana güvertede tamamı yanabilir obje ihtiya eden akülü-dizel yakıtlı yaklaşık 60 tır ve kamyon bulunduğunu, bu tır ve kamyonlardan başka ana güvertede yangına neden olabilecek bir tutuşturma kaynağının bulunmadığını, taşıyanın şahsi kusurundan kaynaklanmayan yangından ileri gelen zararlardan mutlak surette sorumsuz olduğunu, dava konusu olayda yangın müvekkili donatanın adamları ve gemi adamlarının bir kusur yada ihmalinden kaynaklanmadığı gibi yangının çıkmasında müvekkili donatanın herhangi bir şahsi kusuru da bulunmadığını, söz konusu yangının ... gemisinde buluna yük ve yüklerden kaynaklandığını, müvekkiline ait geminin tamamı yanarak zayi olduğunu, müvekkili donatanın dava konusu zarardan sorumlu tutulabileceği bir an için ihtimal dahilisinde görülse bile bu durumda müvekkili donatanın yük zararının tazmin borcu hakkında 1976 Londra Konvansiyonunun uygulanması gerektiğini, 1976 Londra Konvansinou 6. Maddesinin 1.paragrafına göre toplam hesap biriminin 3.907.800 olduğunu ve toplam 7.331.423,58 YTL müvekkilinin borcu olduğun 1976 Londra Konvansiyonu'nun 2.maddesi uyarınca dava konusu yükün zararından kaynaklanan tazminat alacağı dahil gemide bulunan yüklerin yanarak zayi olmasından kaynaklanan tüm tazminat alacaklarının sınırlamaya tabi olduğunu, taşıma konusu konişmentonun arka yüzünde yer alan 19.madde de parça başında sorumluluk kuralı gereğince ünite veya birim başına taşıyanın sorumluluğunun 100.000,00 TL olarak sınırlandırıldığını, davacının talep ve faiz miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu zarardan müvekkilinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin ...'ın koruma ve tazmin sigortacısı olup, üyesi donatanların sorumluluklarını sigorta ettiğini, kulüp sigortacısı aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi █████/2025 tarih ve ████████ Esas- ████████ Karar sayılı kararında;
"Dava; ... isimli ... gemisinin 202 adet tır ve römork yüklü olarak Pendik/İstanbul Limanından İtalya/Triesta Limanına gitmek üzere sefer yaptığı sırada Hırvatistan açıklarında gemide çıkan yangında davacı şirketin sigortalısına ait emtiaların yanarak zayi olması nedeniyle ortaya çıkan zararın rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili nakliyat emtia sigorta poliçesi kapsamında sigortalı .... A.Ş.ye ait muhtelif emtianın nakliyesi sırasındaki rizikolara karşı sigortası ... numaralı sigorta poliçesi ile müvekkili şirket tarafından temin edildiğini, sigortalı emtiaların █████/2008 tarihinde meydana gelen yangın rizikosu neticesinde zayii olduğunu beyanla sigortalıya ödenen hasar tazminatının davalı taşıyan, kara taşımacısı ve kulüp sigortacısından rücuan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
... isimli ... gemisinde ortaya çıkan yangın hadisesinde zarar gören araç sahipleri/ yük ilgilileri ve sigorta şirketleri tarafından davalı gemi donatanına karşı mahkememizde çok sayıda davalar açılmış olup, bu dosyalardan 2008 /151 Esas sayılı dosya pilot dosya olarak seçilerek, diğer dosyalarda ve eldeki dosyada ████████ Esas sayılı dosyanın sonucunun beklenilmesine karar verilmiştir.
Bekletici mesele yapılan dosyanın Denizcilik İhtisas Mahkemesinde aldığı ilk Esas numarası ████████ olup, bu esas üzerinden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 18.07.2011 tarihli 1.bozma ilamı ile davacının bilirkişi raporuna yaptığı itirazların karşılanması konusunda yeniden rapor alınması gerektiğinden bahisle hüküm bozulmuş, bozmadan sonra İstanbul(Kapatılan) 51.Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esasını alan dosyada yapılan yargılama sonucunda █████/2013 tarihli karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İş bu kararın Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin █████/2015 tarihli 2. bozma ilamıyla bozulmasının ardından ███████ Esas üzerinden Direnme kararı verilerek dosya Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25.10.2018 tarihli, ███████-624 Esas ve █████████ Karar sayılı oy çokluğu kararı ile;"... bilirkişi raporları arasındaki geminin teknik donanımının yolculuğun başında denize ve yola elverişli olup olmadığı hususundaki çelişkinin yeniden bilirkişi raporu alınması suretiyle giderilmesi ile davalı taşıyan-donatanın gemi adamlarının kusurlarından dolayı sorumlu olup olamayacağının da yukarıda ispat yüküne ilişkin belirtilen ilkeler gözetilmek suretiyle yeniden değerlendirilmesi ile direnme kararının bu değişik gerekçe ile bozulması gerektiği kurul çoğunluğu tarafından kabul edilmiştir." gerekçesi ile yeniden bilirkişi raporu alınması gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bu aşamadan sonra ████████ Esas üzerinden yapılan yargılama neticesinde, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında işaret edilen hususlarda bilirkişi raporu alındıktan sonra █████/2021 tarihli karar ile; "... gemisinin ISM yöneticisi olan şirket hukuki açıdan taşıyanın yardımcısı konumunda olduğundan bu şirketin geminin yola elverişsizliğine neden olan kusurlu davranışının davalı taşıyanın kişisel kusuru sayılması gerektiği, saptanan elverişsizlik hali ile yangın olayı ile davacının ortaya çıkan zararı arasında illiyet bağının bulunduğundan yangında zayi olan davacıya ait 11 adet araç ile ilgili zararından davalı donatanın eTTK m.1019 ve 1062.gereğince sorumlu olduğu, kar kaybı zararının ispatlanamadığı" gerekçesi ile davanın Kısmen Kabulüne karar verilmiştir.
İş bu karar davalı vekili vekili tarafından temyiz edildiğinden dosya yeniden Yargıtay'a gönderilmiştir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin █████/2023 tarihli, █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı ilamı ile; "... iddia, savunma, bilirkişi raporları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı uyarınca dava konusu geminin yapısı, teknik donanımı, yangın algılama ve söndürme donanımı bakımından ulusal ve uluslararası normlara uygun olduğu, gemi adamlarının gemide çıkabilecek yangın konusunda eğitildikleri, tatbikatlarını yaptıkları, bu konuda gerekli ve yeterli belgelere sahip oldukları, yangın olayının denizde karşılaşılabilecek en tehlikeli olay olarak kabul edilmesi gerektiği, gemi personelinin yangının çok hızlı ve kısa bir süre içerisinde yayılması ve büyümesi sonucu yangına müdahalede yetersiz kalmasının can korkusu ve panik duygusu gibi tamamen insani sebeplerle geliştiği, bu durumun geminin yolculuğun başında yola elverişsizliği sonucunu doğurmayacağı ayrıca aynı yangın olayı nedeniyle yanan treylerle ilgili olarak görülüp sonuçlandırılan ve davalıyı sorumlu tutan ... Eyalet Mahkemesinin (2.Ticaret Mahkemesi) ve temyizi inceleyen Münih Eyalet Yüksek Mahkemesinin kararına karşı karar düzeltme istemini inceleyen Federal Eyalet Mahkemesinin 15.12.2011 tarih IZR █████ sayılı kararında da dava konusu gemide çıkan yangın riskinin, sadece açık denizdeki bir geminin başına gelebilecek bir riske dönüştüğü, taşıyıcının mallarda yangın sebebiyle meydana gelen zarar ve ziyadan, kendi kastı ve ihmali yoksa sorumlu olmayacağı, davalı taşıyıcının kasıt veya ihmali ile ilgili maddi delil bulunmadığı, bu sebeple taşıyıcının sorumluluktan kurtulabildiği, davalının karar düzeltme talebinin kabulü ile davanın tamamen reddedilmesi gerektiği sonucuna varıldığı da değerlendirildiğinde bir bütün olarak davalının meydana gelen zarardan sorumlu olmadığına karar vermek gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği" gerekçesi ile hüküm davalı yararına bozulmuştur. Dosya Yargıtay'dan döndükten sonra Mahkememizin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamı ile Yargıtay Bozma İlamına uyularak, Bozma ilamında açıklanan gerekçelerle sonuç olarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bu açıklamalara göre bekletici mesele yapılan dosyada Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin █████/2023 tarihli, █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı ilamı ile ... gemisinde çıkan yangın olayında gemi donatanının sorumlu olmadığına karar verilmiş olduğu, dava konusu yangın olayının meydana gelmesinde kara taşımacısının kusurunun bulunduğunun davacı tarafça iddia ve ispat olunamadığı, bu durumda sorumluluğunun ... Konvansiyonunun 2. Maddesine göre taşıyan bakımından uygulanan hükümlere göre tespit edileceği, dosya kapsamı ve anılan Yargıtay ilamına göre davalı donatanın sorumluluğunun bulunmadığı tespit edilmiş olduğundan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir..."gerekçesi ile,
''1-Davanın REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı ...ŞTİ vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davalılar ... ve ... vekili tarafından karara karşı istinaf başvurusunda bulunulduğu, istinaf maktu başvuru ve karar harcının ve istinaf gider avansının yatırılmaması sebebiyle Mahkemece muhtıra düzenlenerek davalılar vekiline tebliğ edildiği, davalılar vekili tarafından harcın ve istinaf gider avansının yatırılmaması üzerine Mahkemece █████/2026 tarihli ek karar ile HMK.nun 344.maddesi gereğince istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilerek kararın davalılar vekiline tebliğ edildiği, davalılar vekili tarafından ek karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmaması üzerine ek kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı ...ŞTİ vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme yargılaması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na uygun yürütülmediğini hukuki dinlenilme ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, yerel mahkeme dosyasında █████/2016 tarihli celsede İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ███████ E. Sayılı dosyasının neticesinin beklenilmesine karar verildiğini ve beklenen dosya kesinleştikten sonra duruşma günü tayin edilerek tahkikat aşamasına geçilmesine karar verildiğini, bu surette dosya duruşmadan çekildiğini, 2016'dan bu yana dosya herhangi bir işlem görmediğini, akabinde dosyadan yapılan ilk usuli işlem █████/2025 tarihli ara karar ile yeni duruşma günü belirlenerek tarafına tebliğ edilmesi olduğunu, bekletici mesele yapılan dosyada verilen kararın kesinleşmesinin beklenilmediğini, bu dosyada alınan bilirkişi raporlarının, gerekçeli kararının ve Yargıtay kararlarının kendilerine tebliğ edilmediğini, beyanda bulunmaları için hak tanınmadığını ve bilirkişi raporlarına itiraz edilmesi halinde itirazları hakkında rapor alınmadığını, adil yargılanma ve hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, bekletici mesele yapılan dosyada alınan raporlarda dahi davalıların kusuru tespit edilmesine ve zarardan sorumlu olmalarına rağmen aksi yönde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava; davacının sigortalısına ait emtianın davalı taşıyana ait gemi ile nakliyesi esnasında gemide çıkan █████/2008 tarihli yangın sonucu tamamen zayi olması nedeniyle zararın davalı donatan, gemi sigortacı ve davalı kara taşıyıcısından rücuen tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucu davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf sebebi olarak bekletici mesele yapılan dosyada alınan bilirkişi raporlarında da tespit edildiği üzere davalıların dava konusu emtianın zayi olmasından dolayı kusurlu ve sorumlu olmasına rağmen Mahkemece aksinin kabulü ve bekletici mesele yapılan dosyanın kesinleşmesinin beklenmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bekletici mesele yapılan dosyada alınan bilirkişi raporlarının kendilerine tebliğ edilmediğini ve itiraz haklarının kullandırılmadığını, itiraz etmeleri halinde itirazlarının değerlendirilmediğini, adil yargılama haklarının ihlal edildiğini, iş bu dosyanın taraflarının tamamının bekletici mesele yapılan dosyada taraf olmamaları sebebiyle söz konusu ilamın bu dosya açısından emsal olmadığını ileri sürmüştür. Bu uyuşmazlıklar hakkında bekletici mesele yapılan dosyada teknik bilirkişilerden oluşan birden fazla heyetten rapor alınmış olduğu ve geminin ulusal ve uluslararası normlara göre yüke, denize ve yola elverişli olduğu, gemi adamlarının yangın konusunda eğitilmiş oldukarı, gerekli tatbikatların yapılmış olduğu, yangının denizde meydana gelebilecek en tehlikeli olay kabul edilmesi gerektiği, gemi adamlarının yangının çok hızlı ve kısa bir süre içerisinde yayılması ve büyümesi karşısında, can korkusu ve panik gibi insani sebeplerle yangına müdahalede yetersiz kalmalarının, geminin başlangıçta yola elverişli olmadığını kabule yeterli olmayacağı, davalı donatanın bu nedenle yangın nedeniyle meydana gelen zararlardan bir bütün halinde sorumlu olmadığı hususlarının Yargıtay denetiminden geçen mahkeme ilamı ile tespit edilmiş olduğu ve söz konusu kararın kesin delil niteliğinde olduğu gerekçesiyle donatan aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi, yine yükün hasarlanmasına denizde meydana gelen yangın olayının neden olduğu ve hasarın meydana gelişinde kara taşıyıcısının kusurunun bulunduğunun davacı tarafından iddia ve ispat olunamadığı gerekçesiyle ... Konvansiyonu'nun 2/1 fıkrası da nazara alınarak bu davalı yönünden de davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olduğu, dava konusu zarar iddiasının aynı olaydan kaynaklanması ve donatanın kusurunun bulunmadığının tespit edilmesi sebebiyle söz konusu kararın iş bu dosya açısından kesin delil niteliğinde olduğu, kesin delil bulunması karşısında yeniden rapor alınmasının sonuca etkisinin bulunmadığı, Mahkemece davacının taraf olmadığı dosyadaki bilirkişi raporlarının davacıya tebliğ zorunluluğunun bulunmadığı gibi bekletici mesele yapılan dosyanın dosya kapsamına dahil edilmesi, davacı vekilinin yargılama aşamasında bu dosyadan alınan raporlara ilişkin beyanda bulunması ve ayrıca beyanda bulunması için süre verilmesi sebebiyle adil yargılama hakkının ihlal edildiğinden söz edilemeyeceği anlaşılmakla, davacı vekilinin aksi istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde avansı yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!