Muris muvazaasına dayalı bedel istemli davada, mirasçıların paylarına isabet eden değerlerin istinaf kesinlik sınırını aştığı durumlarda bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu esastan incelemesi gereği.
Özet: Yüksek Mahkeme, muris muvazaasına dayalı bedel talepli davada, ilk derece mahkemesinin ret kararının ardından bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu miktar itibarıyla kesinlik sınırı altında kaldığı gerekçesiyle esasa girmeden reddetmesini hatalı bulmuştur; zira hukuki düzenlemeler ve içtihatlar gereği, mirasçıların ihtiyarî dava arkadaşlığı bulunan muris muvazaası davalarında her bir mirasçının payına düşen bedelin istinaf kesinlik sınırı için ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği ve somut olayda bu payların kanunî sınırın üzerinde olduğu tespit edildiğinden, dosyanın esastan incelenmek üzere bölge adliye mahkemesine geri gönderilmesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Çardak Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ███████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi karar asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -K A R A R-Asıl ve birleştirilen dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı bedel istemine ilişkindir.Asıl ve birleştirilen davada davacılar, muris ...’nın maliki olduğu 1 93... parsel sayılı taşınmazı mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olarak davalı torunu ...’a temlik ettiğini, onun da dava dışı ... ’e devrettiğini ileri sürerek mahrum kaldığı payın tespit edilecek güncel değerinin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.Davalı; murisin borçları nedeniyle paraya ihtiyacı olduğu ve taşınmazı satmaya karar verdiğini, bedeli elden ödeyerek taşınmazı satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiş, karara karşı asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; karar miktar itibariyle kesin olduğundan 6100 sayılı HMK'nın 341/2, 3 46... /1 maddeleri uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.Miktar veya değeri istinaf kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. maddesi uyarınca istinaf edilemez. İstinafa konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 352/1-b hükmü uyarınca istinaf dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Bununla birlikte, 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile; 12.01.2011 tarihli 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ek 1. maddesinin 2. fıkrası "(2) 2 00... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341, 3 62... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir. Öte yandan; muris muvazaası hukuki nedenine dayalı olarak pay oranında açılan tapu iptali ve tescil davalarında, tarafların kendi arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayıp ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan, dava değerinin davayı açan mirasçı veya mirasçıların her birinin payına isabet eden değer olacağı kuşkusuzdur. Ayrıca, davalar birleştirilse de bağımsız dava olma özelliklerini korumaktadırlar.Somut olayda; dava konusu 1 93... parsel sayılı taşınmazın keşfen dava tarihi itibariyle tespit edilen değeri 217.185,55 TL olup asıl davada davacı ...’in 1/8 miras payına 27.148,19 TL ve birleştirilen davada davacı ...’ın 1/8 miras payına 27.148,19 TL isabet ettiği, belirlenen değerlerin asıl ve birleştirilen dava tarihi itibariyle (2022) istinaf sınırı olan 8.000,00 TL'nin üzerinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Hâl böyle olunca; Bölge Adliye Mahkemesince asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan incelenmesi gerekirken istinaf başvurunun değerden reddine karar verilmesi isabetsizdir.Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazlarının açıklanan nedenden ötürü kabulü ile, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.