İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde, haksız eylemden kaynaklanan bedeni zarar nedeniyle sigorta şirketinin icra takibine yaptığı itirazın iptali davası.
Özet: Bu dava, davacının kullandığı aracın sebep olduğu kazada yaralanan kişiye mahkeme kararıyla hükmedilen maddi ve manevi tazminat bedelinin tahsili için sigorta şirketi aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açılmıştır; davacı, kesinleşen yargı kararı sonrası sigorta şirketinin takibi durduran itirazının kaldırılmasını ve icra inkar tazminatı ödenmesini isterken, davalı ise davanın zamanaşımı, aktif husumet yokluğu, usule uygun başvuru eksikliği, manevi tazminatın teminat dışı kalması ve kusur itirazları gibi nedenlerle reddini savunmaktadır.

T.C.
İSTANBUL2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin kullanımındaki ... plakalı aracın sebep olduğu 10.10.2009 tarihli kazada dava dışı ... isimli kişinin yaralandığını ve malul kaldığını, kazaya sebebiyet veren aracın ... numaralı zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçesi ile 29.09.2009 - 29.09.2010 tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, poliçe ile sigortalı aracın üçüncü şahıslara vereceği bedeni zararlar için şahıs başına 150.000,00-TL ve kaza başına 750.000,00-TL teminat verildiğini, kazada yaralanan kişinin maluliyetten kaynaklanan zararının tazmini için ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasıyla müvekkilinin sürücü, araç maliki ve davalı sigorta şirketi aleyhine tazminat davası açıldığını, bu dosyada yapılan yargılama neticesinde mağdur ... lehine 64.637,71-TL maddi tazminata ve 10.000,00-TL manevi tazminata hükmedildiğini, mağdur ... tarafından ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas,... Karar sayılı ve 29.03.2022 tarihli ilamına dayalı olarak ... 16. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, davalının borçlu olmadığı yönündeki haksız itirazı sebebiyle takibin durduğunu, davalının ... 13. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin devamına, davalının asıl alacağın % 20 'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, Mahkeme masrafları ile ücret-i vekâletin davalı taraf uhdesine tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kabul anlamına gelmemek kaydıyla poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalılarının kusuru oranında olmak üzere bedeni zararlar için kişi başına 150.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, öncelikli olarak zamanaşımı sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, itirazın iptali davasının 1 yıllık süresi içerisinde açılmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, söz konusu uyuşmazlık kapsamında sigortalının ...olduğunu, rücuen tazmin talebinin ... tarafından gerçekleştirildiğini, müvekkili şirketten rücuen tazmin talebinin sadece sigortalı tarafından ileri sürülebilir olduğunu, emsal yargı kararları doğrultusunda davacı sıfatı (aktif husumet) yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini, müvekkili şirketin sigortalı araç sürücüsüne/işletenine rücu hakkı olduğu takdirde alacaklı-borçlu sıfatları birleşeceğinden Mahkememiz tarafından sigortalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana geldiği esnada alkol ve/veya uyuşturucu madde etkisi altında olup olmadığının ve geçerli sürücü belgesinin bulunup bulunmadığı hususunun araştırılmasına karar verildiğini, başvurucu usulüne uygun rapor ile sigorta şirketine başvuru yapmamış olduğunu, eksik başvuru söz konusu olduğunu, öncelikle usulden red gerektiğini, yönetmeliğe uygun tanzim edilmeyen sağlık kurulu raporuyla sigorta şirketine yapılan başvuru tamamlanamaz dava şartı olduğunu, davanın usulden reddi gerektiğini, davaya ilişkin sakatlık bildirir maluliyet raporunun sunulmasını, eksiklik giderilmeden yargılamaya devam edilmesi eksik inceleme sebebiyle bozma sebebi olarak görüldüğünü, davacı maluliyet oran bildirir raporu sigorta kuruluşuna ibraz etmediği gibi huzurdaki davaya ilişkin delillerinde de yer vermediğini, bu sebeple davanın usulden reddi gerektiğini, uzlaşma ve feragat hususunun açıklığa kavuşması ve kusur hususunda farklı bir tespit için kazaya ilişkin soruşturma dosyası evraklarının tam olarak ibraz edilmediğini, uzlaşma belgesinin varlığı halinden davanın reddi gerektiğini, sigortalı araç yönünden kusur durumunun ispat edilmesi gerektiğini, talepte yer verilen kusur oranına itiraz ettiklerini, bu yönde uzman bilirkişi eliyle rapor düzenlenmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte tazminata hükmedilmesi halinde tazminat tutarına uygulanacak faiz ve faiz başlangıç tarihi ile vekalet ücret, zamanaşımı, geçici iş görmezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri talebi konularına ilişkin açıklamalarının değerlendirilmesi gerektiğini, manevi tazminat taleplerinin Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi teminatı dışında olduğunu, bu talepleri yönünden davanın reddi gerektiğini, davacı kurum tarafından müvekkili aleyhine icra inkâr tazminatı talep edilmesinin haksız olduğunu, öncelikle davacı tarafın davaya konu belgeleri iyi niyet kuralları çerçevesinde eksiksiz olarak sunmamış ise TMK m. 6. "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür" ve haksız fiilden kaynaklı zararlara ilişkin olarak TBK m. 50 "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükümleri doğrultusunda, yargılamaya ilişkin HMK m.119 Dava dilekçesinin içeriği başlıklı, "f) İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği" hususunun dilekçe ve ekinde zorunlu gösterilmesi gerektiğinden bu hususta yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde, tamamlatılmasına muvafakatlerinin olmadığını belirtmek kaydıyla davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini, HMK 119/ğ hükmü kapsamında "Açık bir şekilde talep sonucu" gösterilmemişse davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verilmesi, tamamlanmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini, davacının, huzurdaki davayı açmadan önce, sigorta kuruluşuna yapmış olduğu başvurunun eksik olması, sigorta kuruluşuna usulüne uygun başvuru zorunluluğu dava şartının Sig.K. ve KTK ile özel kanunla düzenlenmiş olması sebebiyle, HMK m.114/2 “Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır” hükmü kapsamında bu husus tamamlanabilir dava şartı olmadığından, davanın öncelikle dava şartı eksiliğinden usulden reddine karar verilmesini, maluliyet raporuna ilişkin itirazlarının giderilmesi kapsamında usulüne uygun rapor alınması için davacının mevzuatta belirtilen şartlara haiz sağlık kuruluna sevkini, davanın esasa girilmesi halinde kabul anlamına gelmemekle, esas yönünden savunmalarımız kapsamında dosyanın esastan reddine karar verilmesini, aksi yönde kanaat halinde yine savunmaları kapsamında ve resen tespit edilecek müterafik kusur indirimlerinin uygulanarak, yargılama esnasında davacının, yolcu olduğu ve taşımanın maddi ve/veya manevi karşılık kapsamında yapılmamış olduğu hususunun sonradan anlaşılması halinde şartları varsa TBK mad. 50 vd. kapsamında hatır indirimi uygulanmasını, ödeme tutarı, anılan indirimler yapılıp tazminat tutarı belirlendikten sonra kalan bakiyeden güncellenerek düşülmesine, ayrıca "fazlaya dair haklar saklı tutularak" açılan davalar, kısmi dava sayılacağından, bu durumda taleple bağlı kalınması gerektiğini belirterek ıslah edilen kısım açısından muvafakatimiz olmadığını belirterek, bu kısım üzerinden davanın reddine karar verilmesini, diğer yandan uzlaşma tutanağının varlığı araştırılarak, ilgili ceza dosyasının akıbeti sorulmalı, bu hususta soruşturma sonucu gösterir evrak tamamlatılmadan karar verilmemesi gerektiğini, yargılama esnasında davaya konu trafik kazası karayolunda gerçekleşmemiş olması durumu, sunulacak belgeler ile anlaşılacak olur ise bu hususun sigorta kuruluşu açısından teminat harici olması sebebiyle davanın reddine karar verilmesini, geçici taleplerin sağlık gideri kapsamında SGK’ya devri sebebiyle teminat dışı olması ve davacı tarafından ispat edilememesi durumunda reddine karar verilmesini, her durumda zamanaşımı itirazlarımızın gerek dava gerekse ıslah tarihi itibariyle esas alınarak hüküm kurulmasını, her halde kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan genel şartlar kapsamında zararın ıskontolu (1,8 teknik faizli) hesaplanmasını, faiz tür, başlangıç tarihe ilişkin açıklamalarının değerlendirilerek, davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, talep etmiştir.Toplanan Deliller:... 13. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının UYAP kayıtları, ...16. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı takip dosyasının UYAP kayıtları, ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dava dosyasının UYAP kayıtları, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:Dava, 10.10.2009 tarihli trafik kazasına ilişkin dava dışı ...'a ödenen bedelin ve ferilerinin diğer müteselsil sorumlu olan davalı sigorta şirketinden rücuen tahsili amacıyla yürütülen ... 13.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için:1-İlamsız takip yapılmış olması,2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması,4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir.Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.Somut olayda, ... 13.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının tetkikinde; alacaklı davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 13.09.2024 tarihinde, 187.145,66-TL asıl alacak ve 41.469,00-TL işlemiş faiz toplamı olan 228.614,66-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının "... 16. İcra Müdürlüğünün █████████ esas sayılı dosyasına ödenen tazminattan kaynaklı rücu alacağı" şeklinde gösterildiği, ödeme emrinin borçluya 18.09.2024 tarihinde tebliği üzerine yasal süresinde olan 17.09.2024 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca, fer'ilerine itiraz edildiği, itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği, öyleyse eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde olan 11.12.2025 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.Öncelikle belirtmek gerekir ki, davalı tarafından yasal süresi içerisinde sunulan cevap dilekçesi ile zamanaşımı def'inin ileri sürüldüğü, 6098 sayılı TBK'nın 73.maddesinde, " Rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar." düzenlemesinin yer aldığı, davacı tarafından 16.09.2022 tarihinde rücu istemine konu ödemenin yapıldığı, 13.09.2022 tarihinde iki yıllık zamanaşımı süresi içinde icra takibinin başlatıldığı, her icra işlemiyle zamanaşımının kesildiği, son icra işleminin 19.09.2024 tarihinde yapıldığı ve 11.12.2025 tarihinde işbu davanın açıldığı anlaşıldığından davalı tarafından ileri sürülen zamanaşımı def'inin reddine karar verilerek yargılamaya devam edilmiştir....3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve ...Karar sayılı dosyasında, dava dışı ... tarafından davacı, davalı ve sigortalı ... aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat istemli davada, "64.637,71-TL sürekli iş göremezliğe ilişkin maddi tazminatın davalı sigortadan █████/2010 tarihinde, diğer davalılardan kaza tarihi olan █████/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsil tekekkür olmamak üzere müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının geçici iş göremezlik, bakıcı ve tedavi giderleri ve ekonomik geleceğin sarsılmasına ilişkin ve fazlaya dair maddi tazminat istemlerinin reddine, 10.000-TL manevi tazminatın davalı .... ve ...'den tahsili ile davacıya verilmesine," dair karar verildiği, ilgili dosya davacısı tarafından...16.İcra Müdürlüğü'nün...sayılı icra takip dosyası ile ilamlı icra takibi başlatıldığı, takip konusu borcun davacı tarafından 19.09.2022 tarihinde ödendiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek ilk derece mahkemesi kararının 03.06.2025 günü kesinleştiği, bu nedenle davacı tarafından davalı ile müşterek müteselsil sorumluluk söz konusu olduğundan ödenen bedelin rücuen tahsili istemiyle dava konusu ... 13.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığı görülmüştür.6098 sayılı TBK'nın 168.maddesinde “Diğerlerine rücu hakkına sahip olan borçlulardan her biri, ifa ettiği miktar oranında alacaklının haklarına halef olur.” denildiği, 6098 sayılı TBK'nın 167.maddesinde “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar.” düzenlemesinin yer aldığı, eşit oranda sorumluluktan söz edebilmek için, borçlular arasındaki iç ilişkide farklı bir paylaşımın kararlaştırılmamış olması gerektiği, müteselsil borçluların iç ilişkide borç yüklerini sözleşme serbestisi içerisinde belirleyebildikleri ve bunlara ek olarak kaza tarihindeki poliçenin dikkate alınması gerektiği, davacı tarafından... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas...Karar sayılı kararı dikkate alınarak ödeme yapıldığı, bu itibarla maddi tazminat yönünden davacının davalı sigorta şirketi ve sigortalı ...ile müşterek ve müteselsil sorumluluğu olduğundan ve aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumlu olduklarından, davalının kapak hesabı gereği maddi tazminat yönünden ödenen bedelin 1/3ü oranında sorumluluğu bulunduğu kanaatine varılmıştır.Taraf iddia ve savunmalarına, sigorta poliçesine, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına, BA/BS formlarına ve bilirkişi raporuna göre, ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve... Karar sayılı dosyasına,... 16.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra takip dosyasına, ... 13.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına, yasal düzenlemelere ve tüm dosya kapsamına göre, sigorta poliçesinin tarafı olmayan davacı üçüncü kişi tarafından ödeme yapılarak haklara halefiyet söz konusu olduğundan davalının aktif husumetinin bulunduğu, davalının sigorta poliçesine göre ödenen bedelin 1/3ünden sorumluluğunun olduğu, yasal faizin ödeme tarihinden takip tarihine dek hesaplanması neticesinde 14.486,14-TL olduğu, asıl alacak tutarının ise 69.680,00-TL olması gerektiği değerlendirilerek davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.Tüm bunlarla birlikte takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeye borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, ... Esas, ... Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2006 tarih ... Esas, ...Karar sayılı kararı). Davacının talebine konu olan likit (belirlenebilir) olup ödenen bedel mahkeme kararıyla sabit olduğundan ve deliller araştırıldığından icra inkar tazminatı talebinin kabulüne ve davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle;Davanın KISMEN KABULÜ ile,1-Davacı tarafından davalı aleyhine yürütülen ... 13.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 69.680,00-TL asıl alacak ve 14.486,14-TL işlemiş faiz toplamı olan 85.166,14-TL üzerinden aynı koşullar altında DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin reddine,2-İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (85.166,14-TL) üzerinden % 20 oranında hesaplanan 17.033,23-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilmesi gereken dava değeri üzerinden (85.166,14-TL) alınması gereken 5.817,70-TL harçtan peşin yatırılan 2.761,10-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.056,60-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafından dava açılırken peşin yatırılan 2.761,10-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan 87,90-TL posta ve tebligat giderinin davanın kabul ve red oranları dikkate alınarak hesaplanan 32,75-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan 55,15-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,7-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Davalı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,9-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, a)Davanın kabul oranına isabet eden 1.713,64-TL'sinin davalıdan,b)Davanın red oranına isabet eden 2.886,36-TL'sinin davacıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına, 10-6100 sayılı HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde kullanılmayarak artan bakiye gider avansının ilgilisine iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır