Uyuşturucu madde ticareti suçundan istinafın reddi kararının temyizinde, sanığa gerekçeli temyiz dilekçesi sunma zorunluluğu ile ilgili usulü bildirim eksikliği nedeniyle dosyanın iadesi.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen karara karşı sanık tarafından sunulan temyiz dilekçesinin hükmün neden dolayı bozulması gerektiğini gösteren bir sebep içermemesi ancak Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli kararında veya tebligatında temyiz başvurusunda sebep gösterme zorunluluğu ile aksi takdirde talebin reddedileceğine dair açık bir uyarı (ihtarat) bulunmaması nedeniyle, sanığa gerekçeli temyiz dilekçesi sunulmaması halinde temyiz talebinin reddedileceğine ilişkin ihtaratlı tebligatın yapılması ve buna ilişkin evrakın dava dosyasına konulması, sanığın süresi içerisinde gerekçeli olarak hükmü temyiz etmesi halinde temyiz dilekçesi ve buna ilişkin düzenlenecek olan ek tebliğname ile birlikte, gerekçeli temyiz isteminde bulunulmaması halinde ise mevcut haliyle incelenmek üzere dosyanın yeniden ilgili mahkemesine gönderilmesi kararlaştırılmıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : █████████ Esas, █████████ KararSUÇ : Uyuşturucu madde ticaretiHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 01.09.2025 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön önceleme neticesinde gereği düşünüldü:Anayasanın 40/2. maddesi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 34/2. maddesi ve 232/6. maddesi gereğince, kararlar ve hükümlere karşı başvurulabilecek kanun yolları, süreleri, sürelerin ne zaman başlayacağı, başvuru mercii, şekli ve sonuçlarının, kuşkuya yer vermeyecek şekilde ilgililere açıkça bildirilmesi gerekmekte, 5271 sayılı Kanun'un 294/1. maddesinde de “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.” şeklinde düzenleme yer almaktadır. Sanığın, tutuklu bulunduğu cezaevinde 16.09.2025 tarihinde kendisine tebliğ edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı kanuni süresi içinde 18.09.2025 tarihinde vermiş olduğu temyiz dilekçesinin, hükmün hukuki yönüne ilişkin bir sebep içermediği anlaşılmış ise de, Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli kararın son bölümünde veya gerekçeli karar tebliğine ilişkin tutanakta, temyiz başvurusunda hükmün neden dolayı bozulmasının istendiğine dair temyiz sebebi gösterilmesinin zorunlu olduğuna, gösterilmemesi halinde ise temyiz isteminin reddedileceğine dair bildirim içeren ihtaratın yer almadığının anlaşılması karşısında; sanığa, gerekçeli temyiz dilekçesi sunulmadığı takdirde temyiz talebinin reddedileceğine ilişkin ihtaratlı tebligatın yapılarak buna ilişkin evrakın dava dosyasına konulması, sanığın süresi içerisinde gerekçeli olarak hükmü temyiz etmesi halinde temyiz dilekçesi ve buna ilişkin düzenlenecek olan ek Tebliğname ile birlikte, gerekçeli temyiz isteminde bulunulmaması halinde ise mevcut haliyle incelenmek üzere yeniden Dairemize gönderilmesi kaydıyla, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy birliğiyle, 16.02.2026 tarihinde karar verildi.