Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde, ticari satımdan doğan 2.7 milyon USD alacak için açılan itirazın iptali davasında mutabakat geçerliliği ve kötü niyet iddiaları.
Özet: Davacı tarafın, uzun süredir devam eden ticari ilişkiden doğan ve mutabakat mektuplarıyla teyit edildiğini iddia ettiği 2.756.134,63 USD tutarındaki alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının haksız itiraz etmesi üzerine açılan bu itirazın iptali davasında, davacı itirazın iptalini ve ihtiyati haczi talep ederken; davalı ise mutabakat metinlerinin baskı altında imzalandığını, hukuki bağlayıcılığı olmadığını, borcun miktarının tartışmalı olduğunu ve davacının aynı alacak için sürekli takip başlatarak kötü niyetli davrandığını ileri sürerek davanın reddini istemektedir.

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firma ile davalı arasında yaklaşık 15 yıldır süregelen ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin ana faaliyet konusunun triko, konfeksiyon, kumaş ve iplik ticareti, ithalat ve ihracat olduğunu, bu ticari ilişkinin 2010 yılından bu yana devam ettiği hususunun ödeme dekontları, faturalar ve hesap hareketlerinden anlaşıldığını, davalı firma yetkililerinin, müvekkiline olan 2.756.134,63 USD borçlarını mutabakat mektubu ile imza altına aldığını, borç miktarında taraflar arasında uzlaşı sağlandığını, davalının, önceki süreçte aleyhine başlatılan Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü ..... Esas sayılı dosyaya itiraz etmediğini, borcu ikrar eden protokol imzaladığını, ancak akabinde TİK m. 45 gereği usule ilişkin iptal davası açtığını, sonrasında açılan menfi tespit davasında ise borcu inkar yoluna gittiğini, borçlunun, borcun bir kısmını ipotekle teminat altına aldığını bu hususta Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü .... Esas sayılı dosya açıldığını, ayrıca borcun miktarı İstanbul Anadolu ..... Asliye Ticaret Mahkemesi ..... E. sayılı dosyada kesinleşmiş olmasına rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu dosyada davalının kendi açtığı menfi tespit davasında dahi müvekkilinin ana para alacağını 2.756.134,63 USD olarak kabul ettiğini, buna rağmen borçlu tarafın 2016 yılından bu yana hiçbir ödeme yapmadığını, sadece borcun yaklaşık %2'sine denk gelen küçük bir ödeme gerçekleştirdiğini, müvekkilinin, alacağının ipotekle karşılanmayan kısmı için Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü ..... Esas sayılı dosya üzerinden 26.07.2024 tarihinde icra takibi başlattığını, ancak davalı tarafın 31.07.2024 tarihinde haksız itiraz ettiğini beyanla kısmi dava olarak şimdilik 840.000- USD üzerinden: davalıya ait taşınmazlar üzerine teminatsız olarak ihtiyaten haczine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise teminatlı olarak ihtiyati hacze karar verilmesini, Bakırköy ...... İcra Dairesi ..... Esas Sayılı dosyasına yapılan İtirazın iptaline karar verilmesini, %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderinin davalıya yükletilmesini karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın dayanağı olarak sunduğu mutabakat metinleri, icra ve haciz baskısı altında, taraflar arasındaki sözlü görüşmeler sonucunda imzalanmış belgeler olduğunu, müvekkillerinin yalnızca borç ödeme niyetini gösterdiğini, bu metinlerin hukuken bağlayıcı bir mutabakat niteliği bulunmadığını, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü ...... Esas dosyasında 10.08.2022 tarihinde yapılan fiili haciz sonrasında imzalanan belgede açıkça “taraflar arasında imzalanmış bir ödeme planı yoktur, borç ödeme mutabakatı sona ermiştir” ibaresinin yer aldığını, bu durumun, 09.07.2019 ve 14.03.2022 tarihli protokol ve mutabakat belgelerinin geçersizliğinin taraf vekillerince kabul edildiğini gösterdiğini, davalı tarafça Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi ..... D. İş ve ...... Karar sayılı dosyasına sunulan dava dilekçesi ve ekindeki Özel Amaçlı YMM Raporunda, davacının talebinin kendi beyanları doğrultusunda 1.271.048,21 USD ve 3.593.050,59-TL olduğu görüldüğünü, bu beyan, HMK 188. madde anlamında mahkeme içi ikrar niteliğinde olduğunu ve artık çekişmeli bir vakıa olmaktan çıktığını, davacının dayandığı mutabakat metinleri ise yalnızca mahkeme dışı beyan olduğunu, HMK kapsamında ikrar sayılmadığını, dolayısıyla bu belgelerin, davacının iddia ettiği şekilde kesinlik arz etmediğini, davacının alacaklı olduğunu ileri sürdüğü miktarın, zaten Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü ..... E. sayılı dosyası ile ipotek teminatı altında güvence altına alındığını, davacının sürekli ihtiyati haciz talepleri üzerine tarafça İstanbul Anadolu ..... Asliye Ticaret Mahkemesi ..... Esas dosyası ile menfi tespit davası açıldığını, bu davanın hukuka aykırı olarak reddedilmişse de dosya halen istinaf aşamasında olduğunu, söz konusu kararda borcun miktarına dair herhangi bir hüküm bulunmadığından karar likit bir alacak içermediğini, kesinlik olsaydı, davacı tarafın ilamsız takip yerine ilamlı takip yoluna başvurması gerektiğini, davacı tarafın aynı alacak için defalarca icra takibi başlattığını, ihtiyati haciz kararları aldığını ve dava açtığını, bu durumun davacının kötü niyetli olduğunu açıkça gösterdiğini, beyanla öncelikle 6100 sayılı HMK md 114/-i-h gereği dava şartı eksikliğinden dolayı davanın usulden reddini, esas hakkında açıklamaları karşısında haksız açılmış davanın esastan reddini, aynı alacak için defalarca icra takibi ve dava açmış kötüniyetli alacaklının aleyhine % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı, davalı ile 2010 yılından beri devam eden ticari ilişkilerinin olduğunu, davalının cari hesap borcu bulunduğunu, davalı ile hesap mutabakatı yapıldığını ve davalının 2.756.134,63-USD bakiye borcunun bulunduğunun imza altına alındığını, takipten sonra da borcu ikrar eden bir protokol yapıldığını, yapılan çok az miktardaki ödeme düşülerek davaya konu icra takibinin açıldığını, takibe yapılan itirazın haksız olduğunu beyanla itirazın iptalini istemiştir.Davalı ise, davacı ile █████/2022 tarihli mutabakat metninin imzalandığını, ancak Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyası kapsamında █████/2022 tarihli fiili haciz sırasında bir kısım ödeme yapıldığını ve taraflar arasındaki borç ödeme mutabakatının sona erdiği ibaresine yer verildiğini, ayrıca icra hukuk mahkemesine şikayetleri ile anılan takibin iptal edildiğini, davacının aynı alacak için Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... Esas sayılı dosyası ile doğrudan iflas isteminde bulunduğunu ve bu nedenle derdestlik itirazında bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkememizce toplanan deliller ve belgeler ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, resen seçilen SMMM ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişilerin oluşturduğu bilirkişi kurulundan rapor aldırılmıştır. Dosyaya sunulan █████/2025 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle; davacının ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğunu, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 9.469.842,61-TL alacağının bulunduğu, davalı şirketin incelemeye katılmadığı, taraflar arasındaki █████/2022 tarihinde protokol akdedildiği, protokol'ün 1. Maddesinde; “İşbu protokol bir tarafta borçlu .... Triko Tesktil San ve Tic. Ltd. Şti. - 388 021 03 20 ile alacaklı ..... TEKSTİL İTH. İHR. A.Ş. arasında 09.07.2019 tarihinde taraflar arasında mutabık kalınmış olan 2.756.134,63 $ ( iki milyon yedi yüz elli altı bin yüz otuz dört dolar, altmış üç sent Amerikan dolarının) ödenmesi hususunda anlaşılarak imza edilmiştir.” denildiği, mezkur protokolün taraflar arasında yapılan Cari Hesap Mutabakatı kapsamında akdedildiği, mutabakat mektubu incelendiğinde; ilgili mutabakat mektubunun 08.07.2019 tarihinde düzenlendiği, alacak bakiyesinin 2.756.134,63 USD olduğu, davalı şirket tarafından 09.07.2019 tarihinde “kayıtlarımızda 08.07.2019 tarihi itibariyle 2.756. 134,63 USD bulunmaktadır” beyanının bildirildiği ve davalı şirketin mutabakat mektubu ile borcu kabul ettiği, taraflar arasında akdedilen protokol sonrası davalı şirket tarafından davacı şirkete 150.798,49 USD (3.100.000,00 TL) çek ile ödeme yaptığı ve davacı şirketin çekleri tahsil ettiği tespit edildiği, tahsil edilen çekler sonrası protokol kapsamı borcun 2.605.336,14 USD'ye (2.756.134,63 USD protokol kapsamı borç - 150.798,49 USD çek ödemesi) düştüğü, 09.07.2019 tarihli 2.756.134,63 USD bedelli hesap mutabakatı bulunduğu, yine taraflar arasındaki 14.03.2022 tarihli protokolde borcun 2.756.134,63 USD olarak tespit edildiği, ödeme vadelerinin ise 2022 yılı Temmuz Ayında taraflarca karşılıklı olarak belirleneceğinin kararlaştırıldığı, bu durumda, dosya içerisinde taraflar arasında düzenlenen bir vadeye ya da davacı tarafından davalıya gönderilmiş ihtara rastlanılmadığından davacının davalıdan takip tarihi itibarıyla, 2.605.336,14 USD alacaklı olacağı, bununla beraber Mahkemece 09.07.2019 hesap mutabakatından itibaren ilgili alacağa faiz tatbik edileceğinin kabulü halinde ise, davacının davalıdan takip tarihi itibarıyla 2.756.134,63 USD asıl alacak, 207.865,12 USD faiz olmak üzere toplam 2.963.999,75 USD alacaklı olacağının kabulü gerekeceği görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.Taraf vekillerinin itirazları doğrultusunda dosyanın aynı bilirkişi heyetine tevdi ile ek rapor hazırlanmasına karar verilmiş olup, dosyaya sunulan █████/2026 tarihli ek raporda ise; kök rapordaki görüş ve kanaatlerinin değişmediğinin bildirildiği görülmüştür.Tüm bu açıklamalar ışığında; taraflar arasında 2010 yılında başlayan ticari ilişki bulunduğu, mahkememizce bilirkişi aracılığıyla incelenen davacı defterinin usulüne uygun olarak tutulduğunun anlaşıldığı, davalının incelemeye defter sunmadığı, davacı defterleri uyarınca takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 2.605.336,14-USD alacaklı olduğu, taraflar arasındaki █████/2019 tarihli mutabakat mektubu uyarınca davacının alacak bakiyesinin 2.756.134,63-USD olduğunun borçlu imzası ile kabul edildiği, bu borcun ödenmesi amacıyla tarafların █████/2022 tarihli protokolü imzaladıkları, bu protokolün imzasından sonra davalı tarafından davacıya 3.100.000,00-TL (150.798,49-USD) tutarlı çekle ödeme yapıldığı, bu tahsilat sonrasında davalının davacıya bakiye borcunun 2.605.336,14-USD olduğu anlaşıldığından, davanın belirlenen bu asıl alacak miktarı üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında düzenlenen bir vadeye veya davacı tarafından gönderilmiş bir ihtara rastlanılmadığından temerrütün takip tarihi itibariyle oluşacağı anlaşılmıştır. Her ne kadar bilirkişi raporunda "█████/2019 tarihli hesap mutabakatından itibaren faiz talep edilebileceğinin kabul edilmesi" ihtimaline göre işlemiş faiz hesabı yapıldığı görülmüş ise de; █████/2019 tarihli hesap mutabakatında borç miktarının 2.756.134,63-USD olduğunun belirtildiği, █████/2022 tarihli protokolde ise borç miktarı olarak aynı miktarın ödenmesinin kararlaştırıldığı dikkate alındığında tarafların iradesinin döviz cinsinden kararlaştırılan ve mutabık kalınan ana para borcunun ödenmesine yönelik olduğu, faiz istemine yer verilmediği anlaşıldığından, bilirkişi raporundaki bu seçenek dikkate alınmayarak davacının işlemiş faiz istemi reddedilmiştir. Davacı tarafından davalı aleyhine aynı ticari ilişki kapsamındaki alacağın tahsili amacıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığı, ayrıca Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyası ile doğrudan iflas davası açtığı görülmüş ise de; iflas davasının niteliğinin ve sonuçlarının farklı olması nedeniyle davalının derdestlik itirazı yerinde görülmemiş, davacının farklı takip yollarıyla alacağın tahsilini talep etme hakkı bulunduğundan tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla işbu davaya konu takibin açılmasında usule aykırılığın bulunmadığı anlaşıldığından, hükümde tahsilde tekerrür olmamak üzere ibaresine yer verilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere;1- (TAHSİLDE TEKERRÜR OLMAMAK ÜZERE) Davanın kısmen kabulü ile, Davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile takibin toplam 2.605.336,14-USD üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4-A maddesine göre faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine,2-Alacak likit olduğundan kabul edilen alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,3-Davanın reddedilen kısmı için şartları bulunmadığından davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, 4-Alınması gereken 6.064.309,59-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 427,60-TL peşin harç ve 1.474.481,42-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.474.909,02-TL harcın indirilmesi ile geriye kalan 4.589.400,57-TL eksik harcın davalıdan alınması ile Hazine'ye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı ve 1.474.481,42-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.475.336,62-TL harcın davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 40.680,00-TL yargılama giderinin davanın kabul oranı da dikkate alınarak 35.757,45-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kalan kısmın kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret oranı gözetilerek (%87,90 / %12,10) taraflardan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 1.943.763,08-TL vekalet ücretinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca ret edilen tutar üzerinden hesaplanan 1.092.641,72-TL vekalet ücretinin davacıdan alınması ile davalıya verilmesine,10-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine, Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2026Başkan ..... e-imzalıdır. Üye ..... e-imzalıdır. Üye .....Katip .... e-imzalıdır.