Kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasında, zilyetlik ve eski tapu kayıtları iddialarının reddi ile ilgili yerel mahkeme kararının Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Bu hukuki evrak, kadastro öncesi nedenlere ve uzun süreli zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir; davacı ve asli müdahillerin eski tapu kayıtları ve miras yoluyla taşınmaz üzerindeki iddiaları, yerel mahkemece zilyetlik şartlarının oluşmaması ve tapuların yerine uymaması gerekçeleriyle iki kez reddedilmiş, ilk red kararı Yargıtay tarafından eksik inceleme nedeniyle bozulmuş olsa da, yerel mahkemenin bozma kararına uyarak verdiği ikinci red kararının Yargıtayca usul ve yasaya uygun bulunarak onanmasıyla uyuşmazlık çözüme kavuşmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ███████ E., ███████ K.Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı; dava konusu 1 22... parsel sayılı taşınmazın 40 yılı aşkın zamandır zilyedi olduğunu, kadastro çalışmalarında Köy Tüzel Kişiliği adına tespit edildiğini, taşınmazda davalı veya 3. kişilerin hakkı bulunmadığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tescile karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında murisi ...’ın dava dışı mirasçıları davacı vekiline vekalet vermiş, ..., ..., ... aynı taşınmaza ilişkin tapu kaydı ve irsen intikale dayalı olarak asli müdahale talebinde bulunmuşlardır.Davalılar, davaya cevap vermemiştir.Göle Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.11.2015 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; davacı taraf her ne kadar zilyetlik sebebine dayanmış ise de keşif mahallinde eski tapu kaydı ibraz edilerek eski tapu kaydı ile beraber zilyetlik sebebine dayandığı, dava konusu edilen 1 22... parsel sayılı taşınmazın uzun yıllar hiç kimsenin kullanımında bulunmadığından zilyetlikle edinilmesi şartlarının oluşmadığı, davacı ve asli müdahil ...’ın dayandığı 02.04.19 40... cilt, 72 sahife, 1 sıra numaralı tapu kayıt maliklerinin ... hissedarları (... oğlu ..., karısı ..., kızı ..., oğlu ...) olduğu, davacı ve asli müdahil ...’ın taşınmaz üzerinde zilyetliklerinin bulunmadığı gibi taşınmazların rızai taksim ile kendilerine intikal ettiğini ispat edemedikleri, davanın tereke adına açılmadığı, asli müdahiller ... ve ...’in 07.11.1939 tarih ve sıra: 27, cilt:10, sayfa:106’da kayıtlı eski tapu kaydına dayandıkları, eski tapu kayıt malikinin ... oğlu ..., karısı ..., oğlu ..., yeğeni ..., ..., ..., ..., kızı ... oğlu ... olduğu, asli müdahale dilekçesinin keşiften sonra verildiği, asli müdahillerin ancak davayı bulundukları noktadan takip edebilecekleri, yapılan keşifte dava konusu taşınmazın boş olduğu ve zilyetlik ile iktisap şartlarının oluşmadığı, yeniden keşif yapılarak tapu kaydı uygulansa dahi asli müdahillerin tapu kaydının iptali ile adlarına tescil talep ettikleri, davanın tereke adına açılmadığı bu haliyle eski tapu kayıt maliklerinin mirasçılarının davaya olurlarının sağlanması ya da terekeye temsilci atanmasının asli müdahale dilekçesindeki talepler itibariyle bir anlam taşımayacağı, asli müdahillerin taşınmazların kendilerine rızai taksim ile intikal ettiğini de ispat edemedikleri gerekçesiyle davacı ve asli müdahillerin davasının reddine karar verilmiştir.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve asli müdahil ...’in temyiz isteminde bulunması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 26.09.2019 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararıyla; davacı ... 02.04.1940 tarih ve 1 sıra nolu iskan tapusundan gelen miras payına dayanarak taşınmazın tamamının adına tescilini talep ettiği, yargılama sırasında diğer mirasçıların davaya muvafakatlarının sağlandığı, müdahil davacı ...'ın ise tapu kaydına dayanarak davaya katıldığı, davacı ve asli müdahil tarafından sunulan tapu kayıtları ve beyanlarından taşınmazın murislerine ait olduğunun öne sürüldüğü anlaşıldığı halde, hangi nedenle adlarına tescil istediklerinin açıklattırılmadığı, davacı ve asli müdahil tarafından sunulan tapu kayıtlarının yöntemine uygun şekilde uygulanmadığı, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verildiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma öncesi verilen kararın asli müdahiller ... ve ... yönünden temyiz edilmediği, haklarında verilen karar kesinleştiğinden yalnızca davacı ve asli müdahil ... yönünden bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde tapu kayıtlarının dava konusu yere uymadığı, mahalli bilirkişi ve tanıkların taşınmazın köylüler tarafından ortak kullanıldığını beyan ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -K A R A R- Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı 462,15 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın Göle Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.