Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, TMSF yönetimindeki şirketin kaybettiği 2.500.000 TLlik çekin iptali ve istirdadı talepli kıymetli evrak davası.
Özet: TMSF tarafından yönetilen davacı şirket, yetkililerinin tutuklandığı dönemde rızası dışında kaybettiğini iddia ettiği 2.500.000 TL bedelli bir çekin kötü niyetli şekilde davalının eline geçtiğini ileri sürerek iadesini talep ederken, davalı çeki düzgün bir ciro silsilesiyle iyi niyetli olarak edindiğini savunmuş ve mahkeme, çekin keşideci ve ciro zincirini detaylandıran bir bilirkişi raporu alarak tarafların iddialarını değerlendirmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımlı))DAVA TARİHİ : █████/2022KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımlı)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin, kayyım atanmış bir şirket ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından yönetildiğini, TMSF'nin atadığı yöneticiler, şirket içi denetimlerde şirket lehine keşide edilmiş 28 adet çekin kayıp olduğunu tespit ettiğini, bunlardan biri olan dava konusu çekin, davalı ..... 'ın elinde bulunduğu anlaşılmış, bu nedenle çekin iadesi ve ödeme yasağı için dava açıldığını, dava konusu çek, müvekkili şirkete ..... tarafından verilen çekler arasında olduğunu, ...... ile davacı şirket arasında uzun süredir devam eden bir ticari ilişki bulunduğunu ve çekin, bu ticari ilişkinin bir karşılığı olarak şirkete verildiğini, çekin şirket yetkililerinin tutuklandığı soruşturma döneminde rıza dışında kaybolduğunu, davacı, çekin kötü niyetli olarak ciro edildiğini ve şirketin bilgisi dışında elden çıktığın, davalı ..... ile şirket arasında bu çeki ciro etmeyi gerektirecek herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, çek, davalıya hiçbir suretle ciro edilmediğini, çekin ciro zincirinde yer alan kişilerin çoğunun birbiriyle soyad benzerliği taşıdığı ve aralarında akrabalık olabileceği düşünüldüğünü, ayrıca çek üzerindeki imzaların birbirinden farklı ve sahte olabileceği değerlendirilmekte, imza incelemesi talep edildiğini, davacı taraf, çekin arka yüzü ile ilgili görüntülerin davalı tarafından sunulmasını, ciro zincirinde yer alan kişilerin de beyanlarının alınmasını istediğini, çekin davalı tarafından tahsil edilmesi durumunda şirketin ciddi zarara uğrayacağı ileri sürülerek, dava süresince ödeme yasağı şeklinde geçici tedbir uygulanması talep edildiğini, davalının kötü niyetli olduğu ve çekin şirketten rıza dışında çıktığını, davanın kabulüne ve çekin davacıya iadesine, ayrıca ödeme yasağı uygulanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir.CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ve tensip zaptının kendisine usulüne uygun tebliğ edilmediğini, davadan 14.04.2023 tarihinde e-Devlet üzerinden haberdar olduğunu, davalı, söz konusu çeki düzgün bir ciro silsilesi ile iyi niyetli olarak iktisap ettiğini, herhangi bir hukuka aykırılık veya kusurunun bulunmadığını, çek sırasıyla .... Ltd. Şti.,.... ve en son davalı ...... tarafından ciro edildiğini, davacı şirketin çek üzerinde herhangi bir imzası veya cirosu bulunmadığını, davacı tarafın sunduğu “tahsilat makbuzu” başlıklı belge, çekin kendilerine teslim edildiğini ispata elverişli bulunmamakta; tek taraflı düzenlenmiş ve her zaman hazırlanabilecek nitelikte olduğunu, davacı tarafın çekin keşidecisine karşı yürütülen ilamsız icra takibinde taraf olmadığı ve dolayısıyla dava konusu çek nedeniyle doğrudan hukuki yararının bulunmadığını, davacının, dava dışı ciranta (......) ile arasındaki ilişkiye dayanan itirazları, 6102 sayılı TTK uyarınca Mevcut hamil olan davalıya karşı ileri süremeyeceği ifade edildiğini beyanla davanın reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, çek istirdadı istemine ilişkindir.Davacı şirkete Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...... Soruşturma sayılı dosyası ile TMSF'nin kayyım olarak atandığı, kayyım tarafından yapılan incelemede davaya konu çekin de dahil olduğu bazı çeklerin kaybolduğunun tespit edildiği, davaya konu çekin iptali için Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyası ile çek iptali davası açıldığı, bu aşamada çekin davalının uhdesinde olduğunun anlaşılması üzerine mahkemece verilen süre içerisinde davacı tarafça işbu çekin istirdadı davası açıldığı anlaşılmıştır.Davalı, çeki iyi niyetle iktisap ettiğini, davacının çekte imzasının dahi bulunmadığını, çekteki ciro silsilesinin düzgün olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.Mahkememize toplanan deliller ve belgeler ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, resen SMMM ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişilerden oluşturulan bilirkişi heyetinden rapor aldırılmıştır. Dosyaya sunulan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dava konusunun, ..... bank ..... Şubesinin 28.07.2022 vade tarihli ..... nolu 2.500.000,00 TL tutarlı çekin iptali ve çekin davacıya iadesi talebinden ibaret olduğu, dava konusu 28.07.2022 vade tarihli E1-5968510 nolu 2.500.000,00 TL tutarlı çekin keşideci ve cirantalarının sırasıyla “..... İnşaat A.Ş. (Keşideci) / ..... İnş. Ltd. Şti. (Lehdar-Ciranta) / ...... (Ciranta) / ..... (Ciranta) / ...... (Davalı)” olduğu, davacı şirketin ilgili çekte cirosunun bulunmadığı, dava konusu çekin davacı şirket ticari defterlerinde 20.05.2022 tarihinde giriş kaydının yapıldığı ancak çek çıkışına ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığı, davacı şirket ticari defterlerinde; çek cirantalarından sadece ..... İnş. Ltd. Şti. ile ticari ilişkisinin bulunduğu, (davacının çeki aldığını ifade ettiği şirketten sonraki ilk ciranta) ..... İnş. Ltd. Şti.'nden sonra çeki cirolayanlar ...... (davalı) ile ticari ilişkisinin bulunmadığı, feri mühadil olan dava dışı ...... İnş. Ltd. Şti.'nin sunmuş olduğu dilekçesinde dava konusu çek de dahil bir kısım ödemeleri davacıya ödemiş olduğunu beyan ettiği, dosyaya bu ödemelere ilişkin (dava konusu çek de dahil olmak üzere) tahsilat makbuzlarını sunduğunun görüldüğü, sunulan makbuzların davacının ticari defterleri ile uyumlu olduğu, bunun yanı sıra dava konusu çekin ciro silsilesine göre kendisinden sonraki ilk ciranta ...... da dahil ciranta silsilesindeki kişiler ile ticari ilişkisinin bulunmadığını beyan ettiği, niza konusu kambiyo evrakının emre yazılı çek olduğu, düzenleyenin dava dışı ..... İnşaat, lehdarının ise ...... İnşaat olduğu, lehdarın çeki beyaz ciro ile ciroladığı, niteliği itibarıyla ilgili cironun temlik - devir cirosu mahiyetinde olacağı, davacının cira silsilesinde yer almadığı bununla beraber davacı ve dava dışı lehdarın ticari defterlerine bakıldığında ilgili çekin defterlerde kayıtlı olduğu, bu kapsamda, kambiyo evrakı lehdarın beyaz cirosundan sonra davacı zilyetliğindeyken zayi olması halinde davacının meşru hamil sıfatına binaen iade davası açabileceği, mevcut durumda, Mahkemece kambiyo evrakının aslının sunulmasına karar verilmesine rağmen TTK 764. Madde uyarınca verilen süre içinde sunulmaması, ya da sunulmakla birlikte davalının, kambiyo evrakının davacının rızası dışında elinden çıktığını bilmesi veya bilebilecek durumda olduğuna kanaat edilmesi halinde, davacının davalıdan çekin iadesi talebinde bulunabileceği, Mahkemenin, davalının, kambiyo evrakının davacının rızası dışında elinden çıktığını bilmediği veya bilebilecek durumda olmadığına kanaat edilmesi halinde ise, davacının davalıdan çekin iadesi talebinde bulunamayacağı görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.Tüm bu açıklamalar ışığında; davacının davaya konu █████/2022 keşide tarihli ve 2.500.000,00-TL tutarlı çekin rızası dışında elinden çıktığını (kaybolduğunu) iddia ederek öncelikle Bakırköy ....... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas sayılı dosyası ile çek iptali davası açtığı, yargılama sırasında çekin davalı uhdesinde olduğunun anlaşılması üzerine davacıya verilen süre içerisinde çekin istirdadı istemiyle işbu davanın açıldığı, davalının çekin iyi niyetli iktisap ettiğini, çekteki ciro silsilesinin düzgün olduğunu ve çekte davacının imzasının dahi bulunmadığını savunarak davanın reddini istediği görülmüştür. İncelenen davacı defterleri uyarınca dava konusu çekin giriş kaydının bulunduğu, davacının çekte ciro silsilesinde yer almadığı, ancak çekin davacı ve dava dışı (Feri müdahil) lehtar defterlerinde kayıtlı olduğu, bu nedenle davacının meşru hamil sıfatına dayalı olarak işbu davayı açabileceği anlaşılmıştır.Somut olayda uyuşmazlık çekin son hamili durumundaki davalının "Çekin davacının rızası dışında elinden çıktığını bilip bilmediği ve/veya bilebilecek durumda olup olmadığı" noktalarındadır. Davacı tarafından bildirilen Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...... Soruşturma sayılı dosyasının şikayet dilekçesinde hırsızlık ve muhafaza görevini kötüye kullanmak suçundan dolayı davacı tarafından suç duyurusunda bulunulduğu, şüphelinin faili meçhul olarak gösterildiği, suça konu eylemin ise ...... ve Plakalı iki aracın kaybolması olarak gösterildiği anlaşıldığından, soruşturma dosyasının doğrudan davamızı aydınlatacak nitelikle olmaması nedeniyle usul ekonomisi gözetilerek soruşturmanın sonucu bekletici mesele yapılmamıştır.Davacı vekili, müvekkiline dava dışı lehtar tarafından verilen çekin ciro edilmeden kaybedildiğini, bu nedenle çekin iptali için dava açıldığını, ancak çekin davalı uhdesinde olduğunun beyan edilmesi üzerine mahkemece verilen süre içinde işbu çekin istirdadı davasının açıldığını beyanla; davalının çekin haksız olarak bulundurduğunu beyanla çekin istirdadını istemektedir. Davalı vekili ise, dava konusu çeki kesintisiz ve usulüne uygun ciro silsilesi ile iktisap ettiklerini, müvekkilinin iyi niyetli hamil olduğunu, davacının çekte imzasının bulunmadığını ve kambiyo hukuku bakımından hak sahipliğini ispat edemediğini savunarak davanın reddini istemiştir. Uyuşmazlık, görünüşte düzgün ciro silsilesine sahip çekin, çekte imzası bulunmayan ve çeki lehtardan aldığını iddia eden davacı tarafından son hamil olan davalıdan istirdadının mümkün olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Dosya kapsamı, taraf beyanları, dava konusu çek sureti ve ticari defter kayıtları birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu çekin lehtardan sonra iki ciranta tarafından ciro edildiği ve davalının son hamil olduğu, çek üzerindeki ciro silsilesinin şeklen - görünüşte düzgün ve kesintisiz olduğu, davacının çek üzerinde herhangi bir cirosunun veya imzasının bulunmadığı, davacı ile dava dışı (Feri müdahil) lehtar arasında çekin devri konusunda ticari defter kayıtlarının bulunduğu, ancak bu kayıtların üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilecek kambiyo hukuku kapsamında yeterliliğinin bulunmadığı, TTK uyarınca ciro silsilesi düzgün olan çeklerde son hamilin yetkili hamil sayılacağı ve iyi niyetli olduğunun karini olarak kabul edildiği, bu durumda çekin önceki zilyedinden rızası dışında çıkmış olması tek başına çekin istirdadı için yeterli olmayıp son hamilin kötü niyetli olduğunun veya iktisapta ağır kusurunun davacı tarafından ispat edilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Somut olayda davacı davalının çeki kötü niyetle iktisap ettiğine ya da çeki devralırken ağır kusurlu davrandığına ilişkin somut ve inandırıcı herhangi bir delil sunamamıştır. Öte yandan ciro silsilesinin düzgün olması karşısında davalının çeki kimden ve neye karşılık aldığı hususunu ispat yükümlülüğü de bulunmamaktadır. Davacı tarafından "Kötü niyet iddiası" güçlü emarelerle ortaya konulamadığından, bu yönde davalıya ispat yükü yüklenmesi de mümkün olmadığından, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davacı şirkete TMSF kayyımlığı atandığından, harç konusunda değerlendirme yapılmasına YER OLMADIĞINA, 3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,4-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle AÜTT uyarınca 367.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendini vekil ile temsil ettiren davalıya VERİLMESİNE,5-Kullanılamayan gider avansının karar kesinleşmesine müteakip talep halinde yatırana İADESİNE, Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026Başkan .....e-imzalıdır Üye .....e-imzalıdır Üye.....e-imzalıdır Katip ....e-imzalıdır