Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin, Bankanın Yöneticilerine Yönelik Usulsüz Kredi Kullandırma Kaynaklı Maddi Tazminat Talepli Davasına Dair Gerekçeli Kararı.
Özet: Bir banka, yöneticisi olan davalıların, bankacılık mevzuatına ve özen borcuna aykırı şekilde bir şirkete usulsüz ve yetersiz teminatlarla kredi kullandırarak 844 milyar TLnin üzerinde zarara uğrattığı iddiasıyla maddi tazminat talep etmektedir; davalılar ise davanın zamanaşımına uğradığını, işlemlerin hukuka uygun olduğunu, ibra edildiklerini ve iddia edilen zarardan sorumlu olmadıklarını ileri sürerek davanın reddini savunmaktadır.

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ███████ Esas - ███████
TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye YetkiliANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : ███████ EsasKARAR NO : ███████BAŞKAN :....ÜYE : ....ÜYE :....KATİP : ....DAVACI : .... VEKİLLERİ : Av. .... Av. ....DAVALILAR : 1- ... - .... 2- ... - .... 3- ... - ....VEKİLİ : Av. .... : 4- ... - VEKİLİ : Av. .... : 5- ... -....VEKİLİ : Av. .... : 6- ...VEKİLLERİ : Av. .... 7- ... - ....TEREKE TEMSİLCİSİ: Av. ... : 8- ... - .... DAVA : Maddi TazminatDAVA TARİHİ : █████/2003KARAR TARİHİ : █████/2025YAZIM TARİHİ : █████/2025 DAVA :Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalıların ... San. Tic.Ltd.Şti firmasına usulsüz kredi kullandırılmak suretiyle banka zararına sebebiyet verdiklerini; kullandırılan kredinin, █████/1997/8, █████/███████ yönetim kurulu kararları ile toplam 3.500.000.USD olduğunu, ... Şubesinin olumsuz istihbarat raporu ekinde belgeler ile birlikte genel müdürlüğe gönderilmiş, ... " açılan krediye karşılık gerçek ticari muameleden doğan senetlerin teminata ve çeklerin tahsile alınması, şirket ortakları ... ve ...'ın kefaletlerinin alınması, ayrıca ekspertiz değeri toplamı 183.000.000.000 TL olan gayrımenkul üzerine kredinin % 200 fazlası ile Bankamız lehine 1. derecede ipotek tesis olunması koşulu ile " teklif edilen kredi aynen onaylandığı, bu onay üzerine döviz ve iki adet akreditif açıldığını, 32 adet çekin teslim alınıp, taşınmazlar üzerinde ekspertiz değerinin altı katı tutarında 1 ve 2. Derecede ipotekler tesis edildiğini, tahsis edilen ithalat kredisi karşılığı kullandırılan akreditif bedelleri tahsil edilemeyip, diğer kredilerde riskli hale gelince tasfiye olunacak alacaklar hesabına aktarılıp, icra takipleri başlatıldığını, kredinin bankacılık mevzuatı ilke ve genelgelerine aykırı kullandırıldığını, alınan teminatların yetersiz olduğunu, mali sorumluluktan kurtaran beraat kararı olmadığını, TTK 320 ve TTK 336 gereğince yönetim kurulunun özen borcu ve sorumluluğunun bulunduğunu; bankanın zararının bulunduğunu; tahsil için bankaya verilen çeklerin karşılıksız çıktığını, başka bir bankadan alınan teminat mektubu nedeni ile ipoteklerin kaldırıldığını, firmanın ödeme planına sadık kalmaması nedeni ile teminat mektubunun paraya çevrilip firma borcundan düşüldüğünü, başlatılan icra takibi sonucu asıl borçlu ve kefillerin mal varlıklarının olmadığının ortaya çıktığını, bu nedenlerle, tahsil kabiliyeti bulunmayan 844.542.000.000 TL olarak tasfiye olunacak alacaklar hesabına atılan alacağın █████/1997 tarihinden temerrüt faiziyle davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini, talep ve dava edilmiştir.YANIT :Davalı ..., ..., ... , ... , ... vekilleri; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkillerinin hukuka aykırı eylemlerinin bulunmadığını ve ibra edildiğini, kredinin açılmasının bankacılık mevzuatına ve uygulamalara uygun olduğunu, kredi tahsis kararında usulsüzlük bulunmadığını, istihbarat raporunun olumsuz olmadığını, alınan teminatların yeterli olduğunu; bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.Davalı ... vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, dava açmakta hukuki yarar bulunmadığını, dava konusu kredilerin yönetim kurulunun kararını gerektiren, ...şubenin yetkilerini aşan kredilen olduğunu, kusurun bulunmadığını, bu sebeple davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.Davalı ... vekili; Kendisi şube görevlisi olup kredinin ... tarafından ve kendi yetkileri kapsamında kullandırıldığını, olumlu görüş bildirmiş olmalarının kredi tahsisi için belirleyici olmadığını, teminatların şubelerinin teklifi üzerine alındığını, piyasa koşullarındaki anormal değişiklikler nedeni ile miktarların bu kadar büyüdüğünü, kendilerine yüklenmesi mümkün olan bir neden bulunmadığını belirtip, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davalı ... vekili; talebin zaman aşımına uğradığını, kredinin ... tarafından yetkileri kapsamında usulüne uygun olarak kullandırıldığını, iç soruşturma yapılıp sorumlu olduklarının da belirlenmediğini, henüz yasal takip yolları kullanıldığı için zararın varlığının da tartışmalı olduğunu belirtip, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLER :Krediye esas sözleşme, ve eki belgeler, Göreve ilişkin yazılar,Banka ile yapılan yazışmalar, istihbarat raporu, yönetim kurulu kararı, ilgili tüm bilgi ve belgeler, .... E. sayılı dava dosyası,Bilirkişi kök ve ek raporları,Tüm dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE ;Dava, davacı bankanın yöneticileri olan davalıların dava dışı firmaya usulsüz kredi kullandırmak suretiyle bankaya zarara uğrattıkları iddiası üzerine açılan yöneticilerin sorumluluğuna ilişkin tazminat davasıdır.Davacı banka vekili, dava dışı şirkete usulsüz kredi kullandırıldığını ileri sürerek TTK 320 ve 336 maddeleri gereğince davalıların sorumlu olduklarını ileri sürerek 844.542.000.000 eski TL tazminatın faiziyle tahsilini dava etmiştir. Davalılar, kredinin verilmesinde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını, yeterli teminat alındığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Uyuşmazlığa dava tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümleri uygulanmalıdır.Davanın hukukî dayanağı şöyledir: Genel olarak yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu, 6762 sayılı TTK.320 ve TTK.336,maddelerine göre belirlenir. İdari Meclis üyelerinin şirket işlerinde gösterecekleri dikkat ve basiret hakkında 818 sayılı Borçlar Kanunu 528 maddesi 2.fıkrası hükmü tatbik olunur(TTK madde 320). Şirket işlerini ücretle idare eden şerik tıpkı bir vekil gibi mesul olur.(818 sayılı Borçlar Kanunu madde 528/2.). Banka Yönetim Kurulu Üyeleri ile Banka arasında bir vekalet akdi ilişkisi bulunduğundan üyeler bankaya karşı vekil gibi sorumludurlar.Davalılar, zamanaşımı def'inde bulunmuşlardır. Öncelikle zamanaşımı def’inin yerinde olup olmadığı değerlendirilmelidir. Dava tarihi itibariyle uyuşmazlık mülga 6762 sayılı TTK hükümlerine tâbidir.Yasal dayanak;Mülga 6762 sayılı TTK'nın 309'uncu maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir:Mesul olan kimselere karşı tazminat istemek hakkı davacının zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde zararı doğuran fiilin vukuu tarihinden itibaren beş yıl geçmekle müruruzamana uğrar. Şu kadar ki; bu fiil cezayı müstelzim olup Ceza Kanununa göre müddeti daha uzun müruruzamana tabi bulunuyorsa tazminat davasına da o müruruzaman tatbik olunur.Dava konusu edilen eylemler yönünden ceza davasının bulunduğu ve yargılama sırasında sonlandığı, dava tarihi itibariyle alacağın semeresiz kaldığına ilişkin bilgi ve belgelenin de bulunmadığı anlaşılmakla, koşulları bulunmayan zamanaşımı def'i reddedilmiştir. Davalılarca ileri sürülen husumet itirazları yerinde değildir. Davalılar, banka çalışanları olup itiraz dayanaksız kalmıştır.Uyuşmazlık, dava dışı firmaya kullandırılan kredinin usulsüz olup olmadığı, zarar doğup doğmadığı, banka çalışanlarının kusurlarının olup olmadığı ile davacı bankanın talepte haklı olduğu tutar olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.Dikkat edildiğinde, davacı banka, esas itibariyle dava dışı firmaya açılan kredinin: istihbarat raporunun olumsuz olduğu, yeterli teminat alınmadığı ve dolayısıyla hukuka aykırı kredi kullandırıldığı savlarına dayandırmaktadır.Bu iddiaların değerlendirilmesi teknik bilgi gerektirmesi sebebiyle banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişiler ..., ... ve ...''ın hazırladıkları █████/2007 tarihli raporda özetle; banka hesaplarının ibra edildiğini, bankalardan kredi kullandırılmasının nedeninin firma özkaynaklarının yetersiz olması olduğunu, bu durumda kredi açılmasının yüzde yüz garanti sağlanmasına değil firma yapısına, yatırımlara ve gelecekteki başarılarına itibar edilmesine bağlı olacağını; banka organlarının hazırlanan önerilere istinaden takdir haklarını kullanarak kredi açılmasına karar verdiklerini; davalılara atfedilecek bir sorumluluk bulunmadığını, belirtmişlerdir. Bu rapora davacı tarafından itiraz edilmiştir. Bu nedenle ikinci kez rapor alınması gerekmiştir.İtirazlar ve mahkememizin talebi üzerine İkinci bilirkişiler kurulu ....'ün █████/2020 tarihli raporlarında önceki raporları da irdeleyerek; kullandırılan ilk kredi nedeni ile ... şubesi müdürü ...'ün ve şube görevlilerinin kredinin teklifinde usulsüzlükleri olmadığı, ikinci kredi ile ilgili olarak, kredinin banka iç uygulamaları ve mevzuata uygun şekilde yeterli teminat alınarak kullandırıldığı, davalı yönetim kurulu üyelerinin sorumluluklarını doğuracak hal olmadığı şeklinde görüş bildirilmiştir. Somut olayda; dava dışı firmaya açılan kredi ile ilgili olarak istihbarat raporunun alınmış olduğu, şube teklifinde bir usulsüzlük olmadığı, kredinin miktarı itibariyle yönetim kurulunun görevinde olduğu, yönetim kurulundan gizlenen yahut eksik araştırılan husus bulunmadığının, kredinin yeterli teminata bağlanarak kullandırılmış olduğu hususları bilirkişilerin dosyaya, bilgi ve belgelere dayanak tespitlerinden anlaşılmış, kredinin hukuka aykırı kredi kullandırıldığı kanıtlanamadığı için davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.Gerekçesiyle █████/2020 tarihinde mahkememizce verilen kararın davacı vekili tarafından süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine,....., sayılı █████/2023 tarihli ilamı ile mahkememiz kararı;"Dava, davacı bankanın eski yönetim kurulu üyeleri ve denetçileri olan davalıların dava dışı şirkete usulsüz kredi vererek davacı bankayı zarara uğrattıkları iddiasıyla dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 320, 341. ve BK'nın 528. Maddelerine dayalı olarak banka denetçileri tarafından açılan sorumluluk davası kapsamında tazminat istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Bilindiği üzere Türk Medeni Kanunu'nun 612. maddesinde belirtildiği üzere en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Tasfiye memuru atamasından yaptırıldıktan sonra, davanın tasfiye memuruna yöneltilerek devam ettirilmesi zorunlu hale gelir. Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olduğundan bu husus görevi gereği mahkemede ve istinafa başvurulması halinde Bölge Adliye Mahkemesi'nce de kendiliğinden gözetilir. .... sayılı kararında da açıklanan bu ilkelere değinilmiştir.Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; Dava dosyası davacı banka vekilinin istinafı üzerine Dairemize gönderildikten sonra davalı ... mirasçıları ..., ... ve ... vekili Av. ... tarafından sunulan 24.04.2023 tarihli dilekçe ile muris ...'un 24.08.2020 tarihinde vefat ettiği, yasal mirasçılarının ..., ... ve ... olduğu, adı geçen mirasçılar tarafından murisin mirasının reddi istemiyle açılan davada 14.12.2020 tarihinde kesinleşen .... Mahkemesi'nin 08.10.2020 tarihli ve ....sayılı kararıyla davanın kabulü ile mirasın reddinin tesciline karar verildiği, .... tereke sayılı dosyasında murisin terekesinin tasfiyesi için tereke temsilcisi olarak Av. ...'ün atandığı bildirilerek, anılan mahkemenin kesinleşen mirasın reddinin tescili kararının bir örneği ile murisin terekesine tereke temsilcisi atandığına dair tereke dava dosyasına ait duruşma tutanağının bir örneği sunulmuştur. Bu durumda mahkemece, davalı ...'un ilk derece mahkemesinde açılan davadan sonra, hüküm verilmeden önce öldüğü ve en yakın mirasçıları olan ....'un tamamı tarafından .... Hukuk Mahkemesi'nin 14.12.2020 tarihinde kesinleşen ....Esas sayılı dava dosyasında miras reddolunduğuna ve mirasın iflas hükümlerine göre tasfiyesi için anılan mahkemenin ... tereke sayılı dosyasında derdest davada atanan tasfiye memuru Av. ...'e dava yöneltilip, bu suretle taraf teşkili tamamlandıktan sonra yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması gerekir.Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin bu aşamada esasa yönelik öteki istinaf sebepleri incelenmeksizin HMK'nın 355. Maddesindeki kamu düzenine aykırılık gözetilerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK'nın 353/1-a-4. maddesi gereğince taraf teşkili için kaldırılarak dava dosyasında Dairemiz kararına uygun biçimde yeniden karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir."Gerekçesiyle mahkememiz kararı kaldırılmıştır.Dosyanın mahkememize intikali sonrasında, yeniden duruşma günü verilerek taraflara usulünce tebligat yapılmak suretiyle taraf teşkili tamamlanmış, kaldırma kararının gerekçesine göre yine davalılardan ...'un .... tereke sayılı dosyasında, tasfiye memuru olarak atanan Av. ...'e usulünce tebligat yapılmak suretiyle müteveffa ... yönünden taraf teşkili tamamlanmış,Davalılardan ...'in ise █████/2023 tarihinde temin olunan nüfus kaydına göre hayatını yitirdiği anlaşılmakla, mirasçılarını davaya dahil yönünden gerekli işlemleri yapmak üzere davacı vekiline mehil verilmiş, Davacı vekilince karar oturumunda, daha önce vermiş olduğu █████/2024 tarihli dilekçede de belirttiği üzere davalı müteveffa ... mirasçısı ...'e tebligat yapılmadan mevcut dosya durumuna göre karar verilmesini talep ettiklerini ifade etmiştir.Davalılardan ... dava derdest iken █████/2023 tarihinde ölümü sonrasında davacı tarafça mirasçısı ...'e tebligat yapılmadan mevcut dosya içeriğine göre karar verilmesi talep edilmiş olmakla, ... aleyhine açılan davada, mirasçısı davaya dahil edilmediği ve edilmeyeceği de ifade edildiği için davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş,Diğer davalılar aleyhine açılan davanın ise; yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere ...., sayılı █████/2023 tarihli önceki kaldırma kararı, taraf teşkiline yönelik olarak usule ilişkin olup, usulü işlemler tamamlanmış olmakla, kaldırma kararı öncesinde verilen kararın gerekçesinde belirtilen nedenlere olarak davanın reddi cihetine gidilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;1-... aleyhine açılan davada, HMK m.115/2 uyarınca, davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine,2-Diğer davalılar aleyhine açılan davada,Davanın reddine,3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince,Alınması gereken 615,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, kendini vekil ile temsil eden davalılar yararına hesaplanan 36.669,92 TL nispî vekâlet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine,6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığına,7-HMK m.333/1 uyarınca harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair, Davacı Vekili Av. ...., davalılardan ... vekili Av. ..., Davalılardan ..., ... ve ... Vekili Av. .... 'in(e-duruşma) yüzlerinekarşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025Başkan .... ¸e-imzalıdır.Üye .... ¸e-imzalıdır.Üye .... ¸e-imzalıdır.Katip ....¸e-imzalıdır.