İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, icra takibine itirazın iptali davasında ilk derece mahkemesi kararına yapılan istinaf başvurusunu süre aşımı nedeniyle usulden reddetmiştir.
Özet: Reklam ve ilan hizmeti bedeli alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin bir davalı hakkındaki davanın reddine, diğer davalı hakkındaki davanın kabulü ile itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmetmesi üzerine, davalıların karara karşı yasal süresi geçtikten sonra istinaf başvurusunda bulunmaları nedeniyle, istinaf mahkemesi tarafından başvurunun süre yönünden usulden reddine karar verilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:████████ Esas
KARAR NO:████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:█████/2026
NUMARASI:████████ Esas, ████████ Karar
DAVANIN KONUSU:İTİRAZIN İPTALİ
KARAR TARİHİ:█████/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar ile "..." unvanlı işletmenin reklam ve ilanlarının müvekkilinin sahibi olduğu ... internet portalında yayınlanması konusunda sözleşme akdedildiğini, sözleşmenin davalı ... tarafından imzalandığını, sözleşme kapsamında bakiye ödemenin yapılmaması üzerine İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra dosyası üzerinden başlatılan takibin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar davaya cevap vermemiştir.İlk derece mahkemesince; davacı ile davalı ... arasında, davalı ...'e ait ... unvanlı işletmenin ... internet portalında tanıtım ve reklamının yapılması noktasında sözleşme imzalandığı, sözleşmeyi imzalayan ...'in yetkisiz temsilci konumunda bulunduğu, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre 37.374,93 TL alacağının bulunduğu, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı ... tarafından BA formları ile ilgili vergi dairesine beyan edildiği, alacağın likit olduğu gerekçelerine istinaden davalı ...'e karşı açılan davanın reddine; davalı ...'e karşı açılan davanın kabulü ile, davalının icra takibine yönelik itirazının iptali ile takibin devamına ve alacağın %20'si oranında hesap ve takdir edilen 7.474,99 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verilmiştir.Davalılar tarafından sunulan istinaf dilekçesinde; davalı ... yönünden davanın reddine; davalı ... yönünden kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi istenerek ilk derece mahkemesi kararının bu yönlerden kaldırılması talep edilmiş olup dosya istinaf incelemesi yapmak üzere Dairemize gelmiştir.Dava, sözleşme kapsamında bakiye hizmet bedeli alacağının tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. İşin esasından önce istinaf başvurusunun yasal süresinde yapılıp yapılmadığının incelenmesi gerekmiştir.6100 sayılı HMK'nun 345. maddesi "İstinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır. Bu süre, ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar. İstinaf yoluna başvuru süresine ilişkin özel kanun hükümleri saklıdır. istinaf yoluna başvuru süresinin iki hafta olduğu Bu süre, ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar. İstinaf yoluna başvuru süresine ilişkin özel kanun hükümleri saklıdır." hükmünü; Kanunun 346. Maddesi ise "İstinaf dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir ve 344 üncü maddeye göre yatırılan giderden karşılanmak suretiyle ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder." hükmünü içermektedir. Aynı Kanunun 352. maddesinde, Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince dosya üzerinde yapılacak ön inceleme sonunda bu maddede yer alan durumlardan birinin tespiti hâlinde öncelikle gerekli kararın verileceği düzenlenmiş olup bu durumlardan birisi, başvurunun süresi içinde yapılmaması olarak gösterilmiştir. Öte yandan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliğinin "kanun yoluna başvuru işlemleri" başlıklı 48. maddesinin 4. fıkrasında "Kanun yolu başvurusu, kanun yolu dilekçesinin kaydedildiği tarihte yapılmış sayılır." düzenlemesi mevcuttur.Somut olayda, dosya kapsamına göre, mahkemenin gerekçeli kararının davalıların her birine █████/2026 tarihinde tebliğ edildiği, karara karşı en geç █████/2026 tarihine kadar (bu tarih dahil) istinaf kanun yoluna başvurulması gerektiği, oysa ön bürodan sunulan istinaf başvuru dilekçesinin █████/2026 tarihinde teslim edildiğinin anlaşılmasına göre yasal süresi geçtikten sonra istinaf talebinde bulunulduğu nazara alındığında istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 345/1 ve 352/1-c maddeleri gereğince süre yönünden usulden reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalıların istinaf kanun yoluna başvuru talebinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 345/1 ve 352/1-c maddeleri gereğince süre yönünden USULDEN REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanuna bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı davalılar tarafından ayrı ayrı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinden yapılan ön inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 345/1 ve 352/1-c maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.21.05.2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!