İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin trafik kazası kaynaklı cismani zarar, kalıcı maluliyet, kazanç kaybı ve araç hasarı talepleriyle açılan maddi ve manevi tazminat davasının istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir trafik kazası sonucu yaralanan davacı, kasko sigortacısı ve araç sahibinin geçici/kalıcı iş göremezlik, kazanç kaybı, tedavi masrafları ve araç hasarı gibi maddi zararlar ile kendisi ve ailesi için talep ettiği manevi tazminatlar için karşı taraf sürücüsü, işleteni, sigorta şirketi ve bir şirkete karşı açtığı, plakası tespit edilemeyen araç iddiasıyla Güvence Hesabının da davalı olduğu, davalıların ise zamanaşımı, poliçe limitleri, kusursuzluk ve usul eksiklikleri gibi çeşitli savunmalar ileri sürdüğü, birleştirilen dosyalarla görülen kapsamlı bir tazminat davasının istinaf incelemesini konu edinmektedir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: █████████
KARAR NO : █████████
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: █████/2024
NUMARASI : ███████ Esas - ████████ Karar
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ: █████/2013
KARAR TARİHİ: █████/2024
MAHKEMEMİZ DOSYASI İLE BİRLEŞEN İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET
MAHKEMESİNİN ████████ ESAS SAYILI DOSYASINDA;
DAVA : (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: █████/2019
KARAR TARİHİ: █████/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23.08.2011 tarihinde ... plakalı araç ile seyir halindeyken ... plakalı araç ile kazaya karıştığını, davacı ...Ltd.Şti.'nin kasko sigortacısı... A.Ş, sigortalısının hasarı tazmin ettikten sonra tarafına ve diğer davacı araç maliki ...'a rücu talebiyle Küçükçekmece 4.İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı dosyası ile 73.305.03 TL'lık takip yaptığını, davalının sebep olduğu kaza neticesinde uzunca bir süre raporlu olduğundan çalışamadığını ve kazanç kaybına uğradığını, hastaneye gidiş gelişlerinde ticari taksi kullanmak zorunda kaldığını, 1969 doğumlu 41 yaşında iken geçirdiği bu trafik kazası neticesinde çalışma gücümdeki azalma, efor kaybı söz konusu olduğunu belirterek şimdilik fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 2.000 TL, ameliyat ve sonrasında muayene ve pansuman, fizik teda in sürekli hastaneye yol masrafı, hastane ücreti ve fizik tedavi ücretlerini masraflarına yönelik fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdili 2.000 TL, ... plakalı aracın pert olması nedeniyle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 3.000 TL tazminatın, davacının çektiği acı ve ızdırabın bir nebze olsun dindirilebilmesi için 50.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek, davacı eşi ... lehine 15.000 TL, davacı oğlu... lehine 7.500TL davacı anne ... lehine 5.000TL davacı baba ...lehine 5,000TL manevi tazminatın davalılar sürücü ve işletenden müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; aynı trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle sol kalça eklem imdeki kısıtlılıktan doğan kalıcı maluliyetinin tespit edilmesi için Üniversite Hastanelerinden ya da Adli Tıp Kurumundan kalıcı maluliyete dair rapor aldırılması gerektiğini, geçirdiği ameliyat ve sonrasında muayene ve pansuman,fizik tedavi için sürekli hastaneye gidip gelmek zorunda kalındığını belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik belirsiz alacak olarak geçici işgöremezlik, kalıcı işgöremezlik ve tedavi gideri olarak 10.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davanın İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ███████ E.sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl dosyada davalı Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde ... ile sigortalı olduğunu, müvekkil şirketin sorumluluğunun şahıs başına azami poliçe teminat limiti 200.000 TL olduğunu, mahrum kalınan kar nedeni ile insanların çalışamaması sebebiyle elde edilemeyen gelirler teminat harici olup, dolaylı zararların trafik sigortacısından talep edilemeyeceğini, tedavi giderlerine ilişkin taleplerin SGK tarafından karşılanacağını, davanın reddine temerrüte düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkil şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesine, aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl dosyada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımında reddi gerektiğini, ... dışındaki davalılar bakımından husumetten usulden reddine, kusuru bulunmamasından ötürü tüm davalılar bakımından esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl dosyada davalı ...Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikli olarak müvekkil ...Ltd. Şti.'nin söz konusu kazanın kendisine yöneltilebilecek herhangi bir kusuru bulunmadığı, ihtiyati tedbirin kaldırılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Birleşen dosyada davalı ... Hesabı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava açmadan önce gerekli belgelerle müvekkil kuruma başvuru şartı yerine getirilmeden açılan davanın usulden reddi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, davacı yanın tahsilini talep ettiği miktarın açıklattırılması gerektiğini, vekil eden kuruma sorumluluk yüklenebilmesi için kazaya karıştığı iddia olunan plakası tespit edilemeyen üçüncü motorlu aracın varlığı olaya dahli somut deliller ile ispat edilmesi gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğu olay tarihinde plakası tespit edilemeyen motorlu araca atfedilen kusur oranı ve kaza tarihindeki teminat limiti ile sınırlı olduğunu, dava dilekçesinde talep edilen geçici iş göremezlik, kazanç kaybı, tedavi, yol, yemek, refakatçi ve sair tedaviye bağlı ek giderler hakkındaki talebin reddi gerektiğini, zira, bu telplerin muhatabı vekil eden kurum ... Hesabı olmadığını, davanın açılmasına sebep olmayan vekil edenin temerrüdü söz konusu olmadığından faizin başlangıç tarihi ve türü dahi kabul edilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Asıl davada davacının davasının ayrı ayrı reddine;
B)Birleşen davada davacının davasının kısmen kabulüne;
200.000,00 TL kalıcı ve geçici maluliyetten kaynaklanan tazminatın teminat limiti ile sınırlı kalmak kaydıyla dava tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Hesabından alınarak davacıya verilmesine, tedavi giderine ilişkin maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile;
5.795,77 TL nin dava tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacılar vekili ile davalı ... Hesabı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hatalı ve eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporlarını esas alarak, davalı sürücü ...'ın kusursuz olduğunu, dolayısıyla diğer davalıların da kusursuz olduğunu, maluliyete ilişkin oranların hatalı ve eksik hesaplandığı, aktüer hesap raporunun hatalı olduğunu, kazanç durumunun eksik hesaplandığını, manevi tazminat taleplerin tümünün reddine karar verildiğini, alacağına talepleri gibi ticari faiz değil de yasal faiz işletilmesine karar verilmesine dair asıl davanın reddi ve birleşen davada kısmen kabul kararı, usul ve yasaya aykırı olup istinaf incelemesi yoluyla kaldırılması gerektiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Davalı ... Hesabı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan birleşen dava öncesi kuruma usulüne uygun başvuru yapılmadığını, dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, iddia edilen olay tarihi gözetildiğinde KTK hükümleri gereğince dava ve ıslah tarihi itibariyle talep zamanaşımına uğradığını, kazaya plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın sebep olduğu hususu ile söz konusu araç varsa ... (trafik) sigorta poliçesi düzenlenmesi zorunlu araçlardan olduğu ispatlanamadığını, kusur raporu itirazlarını karşılayamadığını, eksik incelemeyle karar verildiğini, davacının maluliyetine ilişkin raporlar arasında çelişki bulunduğunu,19 şubat 2019 tarihli raporda maluliyet oranı %10,2 olduğunu, 03.11.2020 tarihli raporda % 13,3 hesaplandığını, çelişki giderilmeden yüksek oran hükme esas alındığını, gerek bu çelişki giderilmeden ve gerekse usulü kazanılmış hak kuralları aksine daha yüksek oranda maluliyet tespiti üzerinden karar verilmesi hatalı olduğunu, hüküm aşamasında ceza dosyasının akıbeti araştırılmalı, varsa çelişkiler giderilmesi gerektiğini, hesap raporuna karşı haklı itirazlarımız da değerlendirme dışı bırakıldığını, ayrıca aktüer hesaplama yapılırken teknik faiz indirimi uygulanması gerektiğini, kazanç kaybı kapsamında olan tedavi gideri teminat dışı olup muhatabı ... Hesabı olmadığını, vekil edenin sorumlu tutulması hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte tek teminat geçerli olduğunu, tek teminat limiti aşılarak karar verildiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Dosya kapsamından 23.08.2011 tarihinde saat 19.20 sıralarında davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile ...üzerinde Edirne istikametinden Ankara istikametine seyir halinde iken olay yerine geldiğinde, sağındaki şeritten seyir yoluna doğru yönelme manevrası yapan kimliği belirsiz sürücü idaresindeki plakası belirsiz araca çarpmamak için, fren ve direksiyon tedbiri aldığı sırada, otomobilinin hakimiyetini kaybedip spin atarak sol bariyerlere doğru döndüğü sırada otomobilin sol yan kısımlarına, sol şerit üzerinden aynı yöne seyir halinde olan davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilinin ön kısmı ile çarpması ile meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı ve bu yaralanması nedeni maddi ile manevi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta davalı tarafça dosyaya sunulan █████/2019 tarihli evraktan anlaşılacağı üzere davacı tarafça yazılı olarak davalı ... Hesabı 'na başvuru yapıldıktan sonra dava açıldığı anlaşıldığından, eksik olduğu belirtilen yönetmelikteki kriterleri sağlayan maluliyet oranını gösterir sağlık kurulu raporunun alınması için geçecek süre nazara alındığında KTK'nın 97. maddesinde öngörülen 15 günlük cevap süresinin makul olmayacak şekilde aşılması sonucu doğacağından başvurunun sonuçsuz kaldığının kabulü gerekir. Ayrıca taraflar arasında zorunlu arabuluculuğa da başvurulduğu ve sonuç alınamamıştır. Bu kapsamda başvuru koşulu yerine getirildiğinin kabulü gerekir.
Birleşen dava da verilen dava dilekçesi ayrıca davalı ... Hesabı'na tebliğ edilmemiş, birleştirme kararı ile birlikte dava dilekçesi █████/2019 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı ... Hesabı █████/2019 tarihinde cevap süresi içerisinde zamanaşımı definde bulunmuştur.
KTK'nın 109/2.maddesine göre "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." Dava konusu kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 89 ve 66 maddelerine göre, ceza dava zamanaşımı 8 yıldır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun18/A.15. maddesine göre "Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez."
Somut uyuşmazlıkta; Kaza █████/2011 tarihinde gerçekleşmiştir. Davacı, birleşen davadan önce █████/2019 tarihinde arabuluculuk başvurusu yapmış olup arabuluculuk son tutanağı █████/2019 tarihinde düzenlenmiş, dava ise █████/2019 tarihinde açılmıştır. arabuluculukta geçen süre de zamanaşımı duracaktır. Birleşen dava durma süresi sonunda ertesi gün açıldığından zamanaşımı süresi geçmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████████ E. - ██████████ K., ██████████ E.- ██████████ K. sayılı kararları).
Dava dilekçesinde HMK'nın 107. maddesi gereği belirsiz alacak davası olarak tazminat talep edilmiştir. Belirsiz alacak davasında zamanaşımı yalnızca dava açılan kısım için değil, tüm dava için kesilir. 6100 sayılı HMK hükümleri gereğince davacının iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın, davanın başında belirtmiş olduğu alacak talebini HMK 107/1. maddesi hükmüne göre bilirkişi raporu ile tam ve kesin olarak belirlendiği anda arttırması mümkündür. HMK'nın 107/2. maddesi gereğince yapılacak bu artırım bir ıslah olmadığı gibi bu artırım nedeniyle zamanaşımının da gerçekleştiğinden söz edilemeyecektir.
Aynı kaza nedeniyle ceza soruşturmasının yürütüldüğü Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı'na sunulan 06.06.2013 tarihli kusur raporuna göre, davalı sürücü ...'ın kusursuz, davacı sürücü ...'nin kusursuz, plakası belirsiz araç sürücünün asli derecede etken olduğu belirtilmiştir.
ATK Trafik İhtisas Dairesinin █████/2020 tarihli kusur raporuna göre; "kaza tespit tutanağından kaza yerinin meskun mahal, yolun bölünmüş yol, zeminin asfalt kaplama, yol yüzeyinin kuru, vaktin gündüz, havanın açık, yolun eğimsiz düz, yol genişliğinin 20 m olduğu, yol üzerinde ... plakalı otomobile ait 5 m fren izinin olduğu, ....Dosya tümüyle incelendi. Trafik kazası tespit tutanağı ATK İstanbul Trafik İhtisas Dairesi Raporu, davacı ifadesi, davalı ifadesi, tanıkların beyanları, kaza mahallini gösterir fotoğrafları içeren CD, mevcut diğer veriler ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak kazanın yukarıda "Olay" bölümünde anlatılan şekilde meydana geldiği anlaşılmış,aşağıdaki kanaate varılmıştır.
Mevcut verilere göre; Davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile seyri sırasında kısa mesafen seyir yoluna doğru yönelme manevrası yapan kimliği belirsiz sürücü idaresindeki araca çarpmamak için fren yapması sonucu gerçekleşen olayda atfı kabil kusuru bulunmamaktadır. Davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile seyri sırasında önünde aynı yöne seyir halinde iken spin atan ... sürücü idaresindeki otomobile çarptığı olayda atfı kabil kusuru bulunmamaktadır. Kimliği belirsiz sürücü sevk ve idaresindeki araç ile mahal şartlarını dikkate alarak müteyakkız bir şekilde seyretmesi, şerit değiştirmeden önce araçların seyir durumlarını yeteri kadar kontrol etmesi gerekirken bu hususlara riayet etmeyerek kontrolsüz ve dikkatsiz bir şekilde ... sürücünün seyir yoluna doğru kısa mesafeden şerit değiştirme manevrası yapıp ... sürücünün seyir durumunu etkilediği ve sebep olduğu olayda asli etkendir." tespit edilerek bildirilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan kusur raporu ile ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporlarının birbiriyle örtüştüğü, kaza tespit tutanağı ve olayın oluşuna uygun düştüğü, davalı sürücü ...'a yüklenecek bir kusur bulunmadığı, kontrolsüz ve dikkatsiz bir şekilde ... sürücünün seyir yoluna doğru kısa mesafeden şerit değiştirme manevrası yapan kimliği belirsiz sürücünün tam kusurlu olduğu anlaşıldığından kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
Davaya konu trafik kazasında kusurlu aracın işleteni ve araç plakası tespit edilemediğinden ... Hesabı'na karşı açıldığı, dolasıyla kusuru ile davacının yaralanmasına yol açan aracın ticari olup olmadığı belirsiz olduğu anlaşıldığından kabul edilen tazminata yasal faiz işletilmesinde usul ve yasaya aykırılık yoktur.
İlk Derece Mahkemesince maluliyetin belirlenmesi için iki ayrı maluliyet raporu alınmıştır. 2019 tarihli maluliyet raporunda davacının meslek grubu bilinmediğinden grup 1 olarak kabul edilerek maluliyet oranı belirlenmiş; 2020 tarihli maluliyet raporunda ise davacının mesleğinin avukat olduğu kabulü ile maluliyet oranı belirlenmiştir. ... avukat olduğu anlaşıldığından mesleğine göre ve rapor tarihinde ki iyileşme durumunu da gözetilerek kaza tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümleri esas alınarak düzenlenen █████/2020 tarihli maluliyet raporunun hükme esas alınmış olmasında usul ve yasaya uygundur.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin güncel kararları gereğince Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alınarak ... için TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenmesi, % 1,8 teknik faiz uygulanmadan ve işleyecek devre bakımından "progresif rant" formülü kullanılarak tazminat hesaplaması gerektiğinden Mahkemenin hükme esas aldığı hesap raporunda da; TRH-2010 Yaşam Tablosu ve bilinmeyen
dönem için her yıl %10 arttırım ve %10 iskonto yapılmasını öngören “progressif rant” tekniğine
göre yapılan hesaplamadaki raporun hükme esas alınmasında isabetsizlik görülmemiştir.
TBK'nın 54. maddesiyle KTK'nın 98. maddesi birlikte değerlendirildiğinde kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileştirme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici iş göremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçeyle üstlenen sigorta şirketine aittir. Başka bir ifadeyle geçici iş göremezlik zararı bedeni zarar teminatı ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta kapsamında olup, 6111 sayılı yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendirilemez. Bu nedenle tedavi ve bakıcı giderleri zararlarının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından geçici ve kalıcı iş göremezlik zararının ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerektiğinden davalının geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu bulunmadığına ilişkin istinaf talebi yerinde değildir. Ancak İlk Derece Mahkemesince kalıcı ve geçici maluliyeti ve tedavi giderlerine hükmedildiği halde poliçe limitlerinin hükümde açıkça yazılmaması doğru olmadığından hüküm bu yönden düzeltilmiştir. (Yargıtay 4. Hukuk dairesinin ██████████ Esas - ██████████ karar sayılı kararı)
Bu nedenle; davalı ... Hesabı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
I- Davalı ... Hesabı vekilinin istinaf başvurusunun reddine,
Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA,
Buna göre:
1-A)Asıl davada davacıların davasının ayrı ayrı REDDİNE;
B)Birleşen davada davacının davasının KISMEN KABULÜNE; 200.000,00 TL kalıcı ve geçici maluliyetten kaynaklanan tazminatın (sakatlanma ve ölüm teminat limiti 200.000 TL ile sınırlı kalmak kaydıyla) karşılanmak üzere dava tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Hesabından alınarak davacıya verilmesine,
Tedavi giderine ilişkin maddi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ İLE; 5.795,77 TL'nin dava tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ( tedavi giderleri teminat limiti 200.000 TL ile sınırlı kalmak kaydıyla) davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Asıl dava nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 427,60 TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin ve tamamlama ile alınan 1.562,60.TL harctan mahsubu ile artan 1.135,00 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya verilmesine,
3-Asıl dava nedeniyle reddedilen maddi tazminat talebi yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 20.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacılardan alınarak, davalılara verilmesine,
4-Asıl davada ... ... yönünden reddedilen manevi tazminat talebi yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin bu davacıdan alınarak davalılardan ... ve ...Ltd.Şti'ye verilmesine,
5-Asıl dava nedeniyle ... ... yönünden reddedilen manevi tazminat talebi yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap olunan 15.000,00 TL vekalet ücretinin bu davacıdan alınarak davalılardan ... ve ...Ltd.Şti'ye verilmesine,
6-Asıl dava nedeniyle ...... yönünden reddedilen manevi tazminat talebi yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap olunan 7.500,00 TL vekalet ücretinin bu davacıdan alınarak davalılardan ... ve ...Ltd.Şti'ye verilmesine,
7-Asıl dava nedeniyle ... ... yönünden reddedilen manevi tazminat talebi yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap olunan 5.000,00 TL vekalet ücretinin bu davacıdan alınarak davalılardan ... ve ...Ltd.Şti'ye verilmesine,
8-Asıl dava nedeniyle davacı ... yönünden reddedilen manevi tazminat talebi yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap olunan 5.000,00 TL vekalet ücretinin bu davacıdan alınarak davalılardan ... ve ...Ltd.Şti'ye verilmesine,
9-Birleşen dava nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 14.057,90 TL nispi karar harcından, peşin ve tamamlama ile alınan toplam 2.228,61TL harcının mahsubu ile geri kalan 11.929,29 TL harcın davalı ... Hesabından tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
10-Birleşen dava nedeniyle kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap olunan 32.869,36 TL nispi vekalet ücretinin davalı ... Hesabı'ndan alınarak davacıya verilmesine,
11-Birleşen dava nedeniyle reddedilen maddi tazminat talebi yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap olunan 68.118,72.TL nispi vekalet ücretinin birleşen davacıdan alarak, birleşen davada davalı ... Hesabı'na verilmesine,
12-Birleşen dava nedeniyle birleşen dava davacısı tarafından yapılan dava açılırken yatırılan toplam 2.273,81TL (44,40 TL BHV, 44,40 TL peşin harç, 2.164,21 TL tamamlama harcı) harcın davalı ... Hesabı'ndan alınarak, davacıya verilmesine,
13-Asıl dava yönünden yapılan yargılama giderleri ayrık tutularak, birleşen dava yönünden yargılama aşamasında yapılan toplam 5.052,91TL yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre 1.479,12.TL'sının (3.100,00 TL bilirkişi ücreti, 1.952,91 TL) davalı ... Hesabı'ndan alınarak, davacı ...'ye verilmesine, bakiye kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,
14-Asıl dava nedeniyle davalı ...Ltd.Şti. tarafından yapılan 114,00 TL yargılama giderinin asıl davada davacılardan alınarak, davalı ...Ltd.Şti.'ne verilmesine,
15-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
II-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;
1-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,
2-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 640,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 1.683,10 TL istinaf başvuru harcının davalı ... Hesabı'ndan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 14.485,50 TL harçtan peşin alınan 3.514,15 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.971,35 TL harcın davalı ... Hesabı'ndan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4-Davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!