İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde, Davacının 35.400 TLlik Faturanın 5.400 TL Bakiyesini Talep Ettiği, Davalının İse Tüm Borcun Ödendiğini İddia Ettiği Ticari Satış Kaynaklı İtirazın İptali Davası.
Özet: Bu itirazın iptali davasında davacı, davalının 2023 yılından kalan cari hesap alacağına ilişkin icra takibine yaptığı itirazın iptalini talep ederek, 35.400 TLlik faturadan davalının 30.000 TL ödediğini ve 5.400 TL bakiye borcu bulunduğunu iddia ederken, davalı ise taraflar arasındaki ticari ilişkinin 30.000 TL üzerinden anlaşıldığını, bu bedelin tamamen ödendiğini ve davacının 35.400 TL borç iddiasının ve bakiye alacak talebinin mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜDAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin,----Şirketi aleyhine davaya konu edilen 2023 yılından devir eden cari hesap alacağına istinaden --. İcra Müdürlüğünün --- Sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile takip başlatıldığını, ---. İcra Müdürlüğünün ----- Sayılı dosyası üzerinden devam eden takibe davalı 11.09.2025 tarihinde dilekçe sunarak "belirtilen asıl alacağa, faize, faiz oranına, masraflara, vekalet ücretine, ve her türlü ferilere açık şekilde ayrı ayrı ve bir bütün olarak " itiraz ettiğini, davalı şirketin itirazında haksız olduğunu, davacı şirketin davalı ---- Şirketi arasındaki ticari ilişkiye istinaden 08.06.2023 tarihli ----- numaralı 35.400,00-TL fatura düzenlendiğini, Söz konusu faturaya ilişkin davalı taraf kısmi ödeme yaparak 30.000,00-TL ödemiş, ancak halen daha ödenmemiş olan 5.400,00-TL bakiye miktarlı cari hesap ekstresinin ekte sunulduğunu, davalı borçlu, takibe konu edilen e-faturaya süresi içinde herhangi bir itirazda bulunmadığını ve iade etmediğini, bu nedenle faturanın kesinleşmiş ticari kayıt niteliğinde olduğunu, davalının borcun ödendiğine dair herhangi bir delil sunmaması karşısında alacağın varlığı davacı şirket kayıtları, cari hesap ekstresi ve fatura ile taraf defterleri üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edileceğini,” beyan ederek huzurda görülmekte olan davanın kabulüne, --- İcra Müdürlüğünün ---- Sayılı dosyasına vaki itirazın iptaline (5.400,00-TL asıl alacak açısından), takibin asıl alacağa işleyecek ticari reeskont avans faiz ile birlikte devamına, davalının asıl alacak miktarı üzerinden %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın, dava dilekçesinde her ne kadar taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak davacının 35.400,00 TL tutarında cari hesap alacaklısı olduğunu, bu toplam borca istinaden fatura düzenlendiğini, bu borçtan kaynaklı olarak da 5.400,00 TL bakiye alacağının kaldığını iddia etmiş ise de bu iddialar, ticaretin olağan akışı, taraflar arasındaki gerçek anlaşma şartları ve ödemelere ilişkin kayıtlar ile tamamen çelişmekte olup, gerçeği yansıtmamaktadır. Davacı, anılan meblağın hangi iş kalemlerinden, hangi tarihlerde, hangi sözleşme veya mutabakat çerçevesinde doğduğunu, hangi belgelerle desteklediğini, bu faturanın hangi aşamada müvekkile tebliğ edildiğini ve müvekkilin bu faturaya yönelik itirazlarını hiç dikkate almadan, soyut ve dayanaksız bir alacak tablosu ortaya koymaya çalıştığını, somut olayda, davacı taraf ile müvekkil arasında süreklilik arz eden bir ticari ilişki mevcut olduğunu, taraflar arasında söz konusu uyuşmazlığa konu iş bakımından KDV dâhil 30.000 TL bedel üzerinden mutabakata varıldığını, tarafların irade beyanları bu yönde birleşmiş, işin kapsamı ve edimlerin karşılığı açıkça belirlenmiş, bu bedel dışında müvekkilin davacıya karşı herhangi bir borç altına girmesi yönünde ne yazılı ne de sözlü bir anlaşma söz konusu olmadığını, dolayısıyla davacının, sanki taraflar 35.400,00 TL’lik bir borç üzerinde mutabık kalmış ve bu bedelin yalnızca bir kısmı ödenmiş, bakiye alacak kalmış gibi bir algı yaratmaya dönük beyanları gerçeğe aykırı olduğunu, davalı şirketin, işin ifası karşılığında kararlaştırılan KDV dâhil 30.000 TL tutarındaki bedelin tamamını davacıya ödediğini; bu kapsamda ödeme hareketlerine ilişkin banka dekontları, makbuzlar, ticari kayıtlar ve muhtelif yazışmalar dosyaya ibraz edilmeye hazır olduğunu, davalı şirket tarafından gerçekleştirilen bu ödemeler, hem bankacılık kayıtları hem de taraflar arasındaki yazılı/sözlü mutabakatla uyumlu olup, davacının “ödenmemiş bakiye alacak” iddiasını tümüyle hükümsüz kıldığını, başka bir anlatımla, davacıya karşı ödenmemiş, muaccel veya müeccel hiçbir bakiye borç bulunmamakta; davacı tarafından ileri sürülen meblağ, dayanaksız ve gerçek dışı bir talepten ibaret kaldığını” beyan ederek işbu davanın, haksız, mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun olması karşısında esastan reddine, davacının haksız davası nedeniyle müvekkilin maruz kaldığı yargılama sürecinin olumsuz sonuçlarının giderilmesi amacıyla, yargılama sırasında yapılan ve yapılacak tüm yargılama giderleri ile karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilecek vekâlet ücretinin tamamen davacı taraf üzerine bırakılmasına ve davacıya yükletilmesine, yargılama sırasında mahkemenizce re’sen gözetilecek sair hususlar da dikkate alınmak suretiyle hakkaniyete ve hukuka uygun bir karar ihdasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67. vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir.Davacı, davalı ile aralarındaki ticari ilişki bulunduğunu, ticari ilişki kapsamında davalıya faturanın gönderildiğini, davalının faturaları ödemediğini, fatura alacağı için icra takibine geçildiğini, davalının haksız bir şekilde icra takibine itiraz ettiğini, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, ----. İcra Müdürlüğü’nün -----Esas sayılı İcra Dosyası UYAP üzerinden dosya içerisine alınıp incelenmiş, --- Vergi Dairesinden tarafların BA-BS kayıtları celp edilmiş, ----- Ticaret Odasından tarafların ticari sicil kayıtları dosya arasına alınmış, 11.05.2026 tarihli bilirkişi raporu alınmış, 11.05.2026 tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi tarafından düzenlenen 11.05.2026 tarihli raporunda özetle, "...Davacı şirket tarafından ibraz edilen 2023 yılına ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220-226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı, kayıt nizamı bakımından V.U.K. m. 215-219 hükümleri ile Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğlerine uygun olduğu, Davalı şirket tarafından ibraz edilen 2023 yılına ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220-226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı, kayıt nizamı bakımından V.U.K. m. 215-219 hükümleri ile Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğlerine uygun olduğu, Tarafların ticari defterlerinin birbirini doğruladığı, Tarafların ticari defter kayıtlarına göre, takip tarihi itibariyle, davacı şirketin davalı şirketten KAYDİ olarak 5.400,00 TL ALACAKLI olduğu, İtirazın iptali ile ikame edilmiş davanın kabulü ve talebin haklılığına hükmedilmesi halinde; Davacı şirketin Davalı şirketten takip sonrası talep edebileceği faiz miktarının tutarının infaz aşamasında İcra Dairesi’nce hesap edilebileceği, Davacı şirketin icra inkâr tazminatı taleplerine ilişkin takdirin ise Sn. Mahkeme’ ye ait bulunduğu..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).İspat yüküne ilişkin bu genel kural, itirazın iptali davaları için de geçerlidir. Yani, itirazın iptali davalarında da ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Faturanın delil olarak kullanılabilmesi için taraflar arasında sözleşmenin bulunması gerekir. Fatura sözleşmenin ifası yönelik belge hükmündedir. Sözleşmenin kurulmasına yönelik fatura ispat kulfeti açısından sonuç dogurmaz. Taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunun ispat kulfeti davacı taraftadır. Davacı sözleşmenin bulduğunu ve faturaya konu malın davalıya teslim edildiğini ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında sözleşme iliskisi yoksa fatura ispat külfeti açısından sonuç dogurmaz. Ayrıca faturanın usulüne uygun olarak tebliğ edildiği davacı tarafca ispatlanması gerekir. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları ile BA BS formları üzerinde yapılan bilirkişi heyeti incelemesi sonucunda, davacı ve davalı ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı tarafça talep edilen cari hesap alacağının davacı ve davalı ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğu, davalı tarafça 35.400,00-TL'lik faturaya istinaden 30.000,00-TL'lik ödeme yapıldığı, yapılan ödemenin davacı ve davalı kayıtlarında yer aldığı, davacının bakiye 5.400,00-TL alacağının bulunduğu, davalı tarafça dosyaya konu bakiye borcun sona erdiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve delilin sunulmadığı, davacının dava dilekçesinde sadece asıl alacak yönünden talepte bulunduğu, işlemiş faiz talebinin olmadığı anlaşılmış, davanın kabulüne, davalının----İcra Dairesi'nin ----- esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile 5.400,00-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden takibin devamına karar verilmiştir.İtirazın iptali davalarında davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması şarttır. (---- Dosyaya konu alacağın cari hesap ilişkisi/faturaya dayanması sebebiyle alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından, hükmedilen asıl alacak miktarı (Yargıtay---- HD. 12.10.2020 tarih ----- Karar sayılı ilamı) üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE,-Davalının ---. İcra Dairesi'nin ----- esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile 5.400,00-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden takibin DEVAMINA,2-Hükmedilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Alınması gerekli karar harcı 732,00-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 615,40-TL başvuru harcı, 87,50-TL vekalet harcı, 6.121,00-TL tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.823,90-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,6-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 4.600,00-TL arabuluculuk ücreti davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 5.400,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.