Devam eden hizmet tespit davasının yürütülebilmesi için eksik tasfiyesi nedeniyle sicilden terkin edilen şirketin TTK 547 uyarınca ihyası kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının açtığı hizmet tespit davasının devamı için ticari sicilden terkin edilmiş bir şirketin yeniden tescili (ihyası) talebiyle ilgili olup, mahkeme, şirketin tasfiye işlemlerinin eksik yapıldığını ve davacının devam eden davası nedeniyle bu ihyayı talep etmekte hukuki menfaati bulunduğunu değerlendirerek, tasfiye sürecindeki bu eksikliklerden tasfiye memurunun sorumlu olduğunu belirtmektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ███████ KARAR NO : ████████DAVA : Şirketin İhyası (TTK 547.madde uyarınca)DAVA TARİHİ : █████/2026KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı ..., ---ve S.G.K Başkanlığı aleyhine---- İş Mahkemesi nezdinde ----- Sayılı dosya ile 03.01.2020 tarihinde hizmet tespit davası açtığınıi -----Esas) Ancak ne var ki ---- adlı şirketin dava devam ederken ticaret sicilinden terkin edildiğini yapılan yargılamada sırasında öğrendiğini, İş mahkemesinde açılan davada mahkemece taraflarına işbu ihya davasını açmak için 07.01.2026 tarihindeki muhtıra ile yetki ve bir aylık süre verildiğini, davalarının 03.01.2020 tarihinde açılmış olup, davalı şirket ise bu davayı hükümsüz bırakmak amacıyla 23.01.2020 tarihinde tasfiye kararı aldığını, (03.02.2020 tarih ve --- sayılı . ----. Gazetesi) Hatta bahsi geçen davada davalı ---- vekili cevap dilekçesinde şirketin tasfiye halinde olduğunu bildirmemiş, ancak karar aşamasına gelindiğinde bu itirazı yaptığını, Halbuki ticaret sicil'den anlaşılacağı gibi şirket 20.10.2020 tarihinde sicilden terkin edildiğini, ...nün sicilinde kayıtlı ----- unvanlı şirketin derdest dava dosyası ile ilgili ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olarak yeniden ticaret siciline kayıt ve tesciline (ihyasına), yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... Sicil Müdürlüğünün dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğü, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yapmıştır.Tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket “tasfiye memuru”ndadır.Sayın mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanması zorunlu olduğunu, Müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmamıştır, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... cevap dilekçesinde: Müvekkilinin, tasfiye memuru olarak yasal yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini, derdest hizmet tespit davası, kesinleşmiş bir borç doğurmamakta olduğunu, yargılama giderleri ve vekalet ücreti kusursuz müvekkiline yükletilemeyeceği, ihya kararı verilecekse, sınırlı ihya kararı verilmesi gerektiğini, öncelikle zamanaşımı itirazımızın kabulü ile davanın usulden reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, Şirketin ihyasına karar verilecek olması halinde, ihyanın yalnızca--- İş Mahkemesinin ----. sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere" verilmesine ve müvekkil davanın açılmasına kendi kusuruyla sebebiyet vermediğinden, aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE;Dava, dava dışı şirketin --- İş Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyası için ihyası talebidir.TTK'nın 547. Maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde şirketin yeniden tescilinin istenebileceği düzenlenmiştir.Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına olacaktır.Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp, tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir.Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden gelen müzekkere cevabının incelenmesi sonucu, şirket merkezinin yetki alanlarımız içinde olduğu tespit edilmiştir.Davacının, davaya devam edebilmesi için şirketin ihyası davası açmasında ve tasfiye ve terkinden sonra dava açılması nedeniyle davacı bakımından tasfiyenin usulüne uygun sonlandırıldığının kabul edilemeyeceği ve dava açmakta hukuki yararı olduğu sabittir.Somut Olayda; dava dışı şirketin ---. İş Mahkemesinin --- Esas sayılı dosyası için ihyası talep edilmiştir. Dosya içerisine alınan ---- Ticaret Sicil kayıtları uyarınca dava dışı şirketin genel kurul kararı gereği tasfiye kararının 20.10.2020 tarihinde tescil edildiği ve alacaklılara usulüne uygun olarak ------ Gazetesinde ilanların yapıldığı tespit edilmiştir.Buna göre tasfiye işlemleri eksik yapılmış olup, tasfiye işlemlerinin eksik yapılmasından tasfiye memuru sorumludur.Tasfiye halinde bulunan şirkete dava dilekçesinin tebliğ edilmemiş olması veya şirket kaydı silindikten sonra tebliğ edilmiş olması sonucu değiştirmeyecektir.Dava konusu dosyada; ----. İş Mahkemesinin---- Esas sayılı dosyasında davanın görülebilmesi için davaya konu terkin edilen şirketin ihyası zorunlu bulunmakla davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar vermek gerekmiştir.Davacı tasfiye memuru tasfiye işlemlerini eksik bıraktığından dava açılmasına sebep olmuştur. Bu nedenle yargılama giderlerinden davacı tasfiye memurunun sorumlu tutulması gerekir.Tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan eldeki davada tasfiye sürecinden sorumlu olan tasfiye memurunun HMK'nun 326. maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olup, yasal hasım konumunda olan davalı sicil müdürlüğünün, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu bulunmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamaz.TTK'nun 547.maddesi uyarınca, tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memuru bu ek işlemler sonuçlanıncaya kadar şirketin ticaret siciline yeniden tescilini isteyebilirler. Olayımızda ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşıldığından, talebin kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir. (Benzer nitelikte ----- BAM ---- HD ----HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;1-Açılan davanın TTK 547. Maddesi Uyarınca KABULÜ İLE,---- Ticaret Sicil Müdürülüğünün ---- sicil numaralı tasfiye halinde -----Şirketinin ---- İş Mahkemesinin ------ Esas sayılı dosyası ve muhteviyatı için ihyasına, -Tasfiye memuru olarak davalı ...'nın ATANMASINA,-Karar kesinleştiğinde bir nüshanın ----- Ticaret Sicil Müdürülüğüne gönderilmesine, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 732,00 TL harç başlangıçta peşin olarak yatırıldığı için yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı taraf yararına takdir edilen 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davanın açılmasında davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün kusuru olmadığı ve yasal hasım olduğu anlaşılmakla davalı Tasfiye Memuru ...'dan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından davada yatırılan 732,00 TL peşin harç, 732,00TL başvurma harcı ile yargılama aşamasında müzekkere ve posta gideri olarak sarfedilen 902,90 TL yargılama giderinin davanın açılmasında davalı ... Sicil Müdürlüğünün kusuru olmadığı ve yasal hasım olduğu anlaşılmakla davalı Tasfiye Memuru ... alınarak davacıya verilmesine,5-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,6-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,İlişkin olarak davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.