İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinde Elektrik Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Fazla Tahsilat ve Yetki İtirazı Hakkında İtirazın İptali Davası
Özet: Bu itirazın iptali davası, davacının elektrik aboneliği sözleşmesi kapsamında davalının düşük fiyat vaadine rağmen yüksek bedelle faturalandırma yaptığını iddia ederek başlattığı icra takibine yapılan itirazın giderilmesi talebiyle açılmıştır; davacı, uzman raporuyla 142.042,16 TLlik fazla tahsilatın tespit edildiğini, Mersin icra dairelerinin yetkili olduğunu ve davalının borca ve yetkiye itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatı isterken, davalı iddiaları reddedip İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunu ve faturalandırmanın sözleşmeye uygun yapıldığını savunmaktadır.

T.C.

İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Satımdan - Elektirik Abonelik Sözleşmesinden - Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08.08.2024
KARAR TARİHİ : 22.06.2026
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen ve ... 2.ATM.de açılan, mahkemenin 03.04.2025 tarih ve ... E. ...K.sayılı yetkisizlik kararı ile mahkememize gönderilen İTİRAZIN İPTALİ davasının tevzi sonucunda yukarıdaki esasa kaydedildikten sonra mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı arasında ... tesisat numaralı elektrik aboneliklerine ilişkin abonelik sözleşmesi bulunduğunu, davalı söz konusu abonelik sözleşmesi yapılırken ... Satış Anonim Şirketi'ne göre ortalama birim fiyatının daha altında elektrik sağlama vaadi ile davacı ile abonelik sözleşmesi yaptığını, ancak davalının daha düşükten değil daha yüksek bir bedelden elektrik sağladığını bu nedenle davacının ticari işlerini yürütürken zarara uğradığını, bu nedenle davalı hakkında ... 2.İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile takibin başlatıldığını, davalının takipte yer alan yetkiye ve borca haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz ettiğini, söz konusu itirazın 142.042,16 TL yönünden iptalini ve asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu ve anlaşmanın sağlanılamadığını, yetki itirazının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, iş bu icra takibinde sözleşmenin ifa edildiği yer mahkemesi ve icra dairelerinin yetkili olduğunu, davalının, borca itiraz dilekçesinde ilamsız takiplerde genel yetki kurallarının uygulanması gerektiğini bu nedenle takibin davalının yerleşim yerinde açılması gerektiğinin belirttiğini, ancak işbu davaya konu alacağının abonelik sözleşmesinden kaynaklandığını, HMK madde 10 gereğince sözleşmenin ifa edildiği yer icra daireleri/mahkemelerinin yetkili olduğunu, seçimlik yetki durumlarında da yetkili yeri seçme hakkının alacaklı tarafta olduğunu, davacının sözleşmenin ifa edildiği yer icra daireleri/mahkemelerinde hukuki işlerini idame ettirmeyi tercih ettiğini, sözleşmenin ifa edildiği yer icra daireleri/mahkemelerinin yetkili olduğu hususunun yerleşik yargıtay kararları ile de sabit olduğunun belirtildiğini, iş bu davaya konu icra dosyasında da davalı, davacı ile arasında yer alan abonelik sözleşmelerine ilişkin bir itirazda bulunmadığını, yetkili mahkeme ve icra dairelerinin Mersin icra daireleri olduğunu, bu nedenle davalının yetki itirazının reddinin gerektiğini, davacının davalıdan abonelik ilişkisi çerçevesinde alacağının bulunduğunu, alınan uzman raporunda;... tesisat numaralı ticarethaneye ilişkin elektrik aboneliği bakımından cerean enerji tarafından 22.240,60 TL, ... tesisat numaralı ticarethaneye ilişkin elektrik aboneliği bakımından cerean enerji tarafından 66.873,40.-TL, ... tesisat numaralı ticarethaneye ilişkin elektrik aboneliği bakımından cerean enerji tarafından 23.962,91.-TL, ... tesisat numaralı ticarethaneye ilişkin elektrik aboneliği bakımından cerean enerji tarafından 28.964,42 TL fazla fatura kestiğinin hesaplandığını, alınan raporda davalının davacıdan 142.042,16.-TL fazla bedel tahsil ettiğinin tespit edildiğini, tüm bu nedenlerle davalının yetki itirazının reddini Mersin İcra Dairelerinin yetkili olduğunun tespitini, davanın kabulünü davalının itirazının 142.042,16 TL asıl alacak ve fer'ileri yönünden iptalini, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesinie karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesindeki aleyhe olan hususları kabul etmediğini, usul yönünden itirazlarının bulunduğunu, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, yetkili mahkeme ve icra dairelerinin İstanbul olduğunu, esasa yönelik itirazlarının bulunduğunu, davacı şirket ile davalı şirket arasında 2 farklı adrese ait 5 adet elektrik abonelik sözleşmesinin mevcut olduğunu, davalı şirketin kayıtlarında ... müşteri numarası ile kayıtlı olan davacı şirkete 1.06.2022 tarihinden itibaren kullanılan elektrik karşılığında ilgili abonelik sözleşmesi hükümleri uyarınca faturaların kesildiğini, davacı şirketin sayacı ... Küçük % 15, 24 AY ve SKTT % 15,00 tarifesinden hizmet aldığını ve dönem içerisinde, davacının, aboneliklerinin 31.03.2023 tarihinde talimat sebebi ile sonlandığını ve davalı şirketin portföyünden çıktığını, davacının faturaların fazla bedel ile tahsil edildiği iddiasını kabul etmediğini, müşteriye ilgili sayacın tarifesi dışında fatura düzenlenmediğini, davacı şirketin faturaları ulusal tarife birim fiyatı üzerinden hesaplandığını, davacının dilekçesinde iddia ettiği fazla bedel ile tahsil ettiği iddiasının doğru olmadığını, davalı tarafından abonelik sözleşmesinin hükümle uygun olarak faturalandırıldığını, uzman raporunu kabul etmediğini, itiraz ettiğini, mahkememizce alanında uzman bilirkişilerden rapor alınmasını talep ettiğini, ... tarafından yayınlanan tarife fiyatlarının, yerel olarak görevli tedarik ve dağıtım şirketleri için geçerli fiyatlar olduğunu, davalı şirket açısından bu fiyatları uygulama gibi bir zorunluluk mevcut olmadığını, her özel tedarik şirketinin uygulayacağı elektrik birim fiyatını belirleme hakkının olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; ticari satım (Elektirik Abonelik Sözleşmesi) ilişkisine dayalı olarak sözleşmeye aykırı olarak fazla hesaplanan ve tahsil edilen elektirik tüketim faturalarından kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Davacının ... 2. İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyası ile 14.08.2023 tarihinde, davalı aleyhine, 11 adet fatura nedeniyle fazla tahsil edilen bedeller açıklamasıyla, 309.020,00.-TL asıl alacak, 17.568,82.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 326.588,82.-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalıya 23.08.2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 22.08.2023 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, aynı zamanda davalı şirketin adresinin ... olması nedeniyle İstanbul Anadolu İcra Dairelerinin yetkili olduğunu belirterek yetki itirazında bulunduğu, davacının da 08.08.2024 tarihinde 142.042,16.-TL asıl alacak üzerinden 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır.
Davalı vekili, müvekkilinin adresinin ... olması nedeniyle ... İcra Dairelerinin yetkili olduğunu belirterek Mersin İcra Dairesinin yetkisine itiraz etmiş ise de taraflar arasında imzalanan ve inkar edilmeyen ... nolu "Elektirik Abonelik Sözleşmesi"nin "Diğer Şartlar" bölümünün 8.6. Maddesinde "İşbu Sözleşme Türk Hukuku'na tabi olup, işbu sözleşme tahtında çıkacak tüm uyuşmazlıklarda İstanbul Merkez Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkilidir" şeklinde HMK.nun 17.maddesi gereğince yetki sözleşmesi yapıldığı, tarafların tacir olması nedeniyle yetki sözleşmesinin geçerli olduğu, davalı vekilinin HMK.nun 19/2.maddesi gereğince yetkili mahkemeyi doğru olarak göstermediği, Mersin İcra Dairesinin yetkili hale geldiği anlaşıldığından davalı vekilinin icra dairesinin yetkisine karşı yaptığı itiraz yerinde görülmemiştir.
Taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı tartışma konusu değildir.
Çözümlenmesi gereken sorun, taraflar arasında imzalanan ... nolu "Elektirik Abonelik Sözleşmesi"nden kaynaklanan faturaların sözleşmeye aykırı olarak fazla hesaplama yapılarak fazladan tahsilat yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise davacıya iadesi gereken alacağının miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda;
Taraflar arasında tarihsiz ... müşteri numaralı "Elektrik Abonelik Sözleşmesi" ve eki niteliğindeki "Aboneye Özel Sözleşme Koşulları" imzalandığı hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Aboneye özel koşullar bölümünde Enerji Birim Fiyatı = (... + ...) x (1 + Brüt Kar Marjı) şeklinde kararlaştırılmıştır.
..., .. bünyesinde günlük 24 saat esasına göre oluşan elektrik fiyatlarının ilgili aya ait ortalaması alınarak oluşturulan fiyat (Piyasa Takas Fiyatı), ... ise ... tarafından aylık tahminleri de yayınlanan, Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması'nın piyasaya birim maliyeti olarak yansıyan ilgili aydaki fiyattır.
Dava dilekçesi ekinde sunulan 07.08.2024 tarihli Elektrik-Elektronik Mühendisi ...tarafından düzenlenen uzman raporuna göre; raporun 2.Sayfasında gösterilen tabloda "Aylık Tüketim MWh" ile "Aylık Tüketim x (... + ...) x (1 + % 15 Kâr Marjı)" ve "Ortalama Aktif Enerji Birim Fiyatı (TL/kWh)" aylar itibariyle gösterilerek, altında (birinci paragraf) "Dolayısıyla bu düzenlenen sözleşmeye göre faturaların ve hesaplamaların birbiriyle yaklaşık olarak uyduğu tespit edilmiştir." denildiği, daha sonra ... kararlarına göre ayrı bir inceleme yapıldığı, buna göre yapılan hesaplama sonucunda da 142.042,16.-TL fazla hesaplama yapıldığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Mahkememizce alınan 27.02.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
Elektrik piyasası mevzuatı ile taraflar arasındaki sözleşme hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; sözleşmenin fiyat oluşumunu serbest piyasa koşullarına (... + .. + TİCARİ MARJ) bağladığının anlaşıldığı, sözleşmenin 2.maddesinde ilgili Mevzuat atfı nedeniyle ... kararlarına bağlılık tespit edildiğini, ayrıca, ...'nın 28.02.2022 tarihli ve 10819 sayılı kararı ile getirilen günlük ortalama 30 kWh sınırına dayalı kademeli tarife uygulamasının, aslında görevli tedarik kapsamında uygulanan ulusal tarife sistemine ilişkin olduğu; serbest tüketici sözleşmelerinde ise fiyatın ... verileri üzerinden oluştuğu ve ulusal tarife cetveline birebir sabitlenmediği hususunun da dikkate alınması gerektiği, bu kapsamda, ulusal tarife enerji bedelinin serbest piyasa sözleşmelerine doğrudan ve mutlak bir üst fiyat limiti olarak uygulanıp uygulanamayacağının teknik değil, hukuki nitelikte bir değerlendirme gerektirdiğini, teknik inceleme kapsamında, fiyatlandırmanın sözleşmede öngörülen ... esaslı formüle uygunluğu denetlenebilmekte ise de; ulusal tarife kademeli sisteminin serbest tüketici sözleşmelerine bağlayıcı üst sınır teşkil edip etmediği hususunun kendi uzmanlık alanı dışında kaldığını, sunulan uzman raporunda yapılan hesaplamaların aritmetik olarak kendi içinde tutarlı olduğu, aylık farkların toplanması suretiyle ulaşılan toplam fazla tahsilat tutarının matematiksel açıdan doğru hesaplandığı ancak bu hesaplamanın, ulusal tarife kademeli enerji bedelinin referans alınması varsayımına dayandığı, sonuç olarak; uzman raporunda yer alan tutarların hesap tekniği bakımından doğru olduğu, ancak bu tutarların “fazla tahsilat” olarak nitelendirilmesinin, sözleşmenin serbest tüketim sistemi kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceğine ve ... kararlarının somut sözleşmeye üst fiyat limiti getirip getirmediğine bağlı olduğu, yukarıda belirtildiği gibi bu hususun da hukuki değerlendirme gerektireceği, takip formunda yer alan işlemiş faiz hesaplamalarının, asıl alacak tutarı,% 9 yıllık adi kanuni faiz oranı, faiz başlangıç tarihleri ve 14.08.2023 bitiş tarihi esas alınarak 365 gün üzerinden yapılan yukarıdaki tablo hesaplamaları ile birebir örtüştüğü yönünde görüş bildirilmiştir.
Mahkememizce alınan 22.05.2026 tarihli EK-Bilirkişi raporunda özetle;
Ara kararın üç sorusuna teknik düzeyde net cevap olarak; (1) Davaya konu dört tesisat yönünden faturalandırmanın, sözleşmede yer alan (... + ...)x(...) formülünün üreteceği teorik birim fiyatların üzerinde gerçekleştiği; (2) Sözleşmede belirlenen kurallar ve hesaplama yöntemi yönünden aktif enerji ortalama birim fiyatlarında sistematik üst yönlü sapma bulunduğu ve bu nedenle fazla tahakkuk oluştuğu; (3) Uzman raporundaki sonucun yalnızca ... kararlarına dayanmadığı; hesaplama metodolojisinin esas itibariyle sözleşmesel formüle (...+...)x(...), ... verilerine ve ... verilerine dayandığı, .... ... tarih ve ... sayılı kararındaki kademeli ulusal tarife enerji bedellerinin ise karşılaştırma ve denetim referansı olarak kullanıldığı teknik olarak tespit edilmiştir. Bu kapsamda uzman raporundaki 142.042,16 TL tutarındaki hesap; doğrudan ... tarifesi uygulanarak değil, sözleşmesel formül sonucu oluşan birim fiyatların ... kademeli ulusal tarife referansları ile karşılaştırılması suretiyle oluşturulmuştur. Sayın Mahkemenizin benimseyeceği hukuki yoruma göre seçenekli değerlendirme bakımından; (*) Senaryo A kapsamında; sözleşmenin 2. maddesindeki ilgili mevzuat atfının ... kademeli ulusal tarife enerji bedelini somut sözleşme bakımından üst limit haline getirdiğinin kabulü halinde, uzman raporundaki 142.042,16 TL tutarındaki fazla tahakkuk hesabı aritmetik olarak doğrulanmaktadır. (*) Senaryo B kapsamında; ... ulusal tarife üst limitinin doğrudan bağlayıcı olmadığı, ancak sözleşmedeki (...#...)x(...) formülünün bağlayıcı olduğu kabul edildiğinde; davalı tarafından saatlik ... tüketimleri ile ... saatlik ... verileri esas alınarak oluşturulan faturalandırmanın sözleşmesel formüle uygun olduğu değerlendirilmekte olup, bu kabul halinde fazla tahakkuk hesabı oluşmamaktadır. (*) Senaryo C kapsamında ise; sözleşmenin tamamen serbest piyasa hükümlerine tabi olduğu ve ... ulusal tarifesinin somut sözleşme bakımından bağlayıcı üst limit oluşturmadığının kabulü halinde fazla tahakkuk oluşmadığı değerlendirmesi ortaya çıkmaktadır. Faiz hesabı yönünden kök raporda denetlenen 17.568,82 TL tutarındaki işlemiş faizin; %9 yıllık adi kanuni faiz oranı, faiz başlangıç tarihleri ve 14.08.2023 bitiş tarihi esas alınarak 365 gün üzerinden yapılan hesapla birebir örtüştüğü tespit edilmiş olup, bu tespit ek inceleme bulguları ile değişmemiştir, şeklinde görüş bildirilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelince;
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu faturaların sözleşmeye aykırı olarak yüksek bir tarifeden hesaplanıp hesaplanmadığı, hesaplanmış ise davacının bu faturalardan kaynaklı olarak davalıya ne kadar borçlu olduğu, faturalardan iptali gereken miktar bulunup bulunmadığı hususunda toplanmaktadır.
Mahkememizce alınan EK- bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere davalı şirketin düzenlediği ve davacı tarafından itiraza uğrayan faturaların taraflar arasındaki sözleşme gereğince ve usulüne uygun olarak hesaplandığı, fazla ücret tahakkuk ettirilmediği, bu yönüyle de uzman görüşünün kısmen doğrulandığı açıktır. Bilirkişi raporu ile uzman görüşünün ayrıldığı tek nokta, uzman görüşündeki hesaplamanın ... kararlarına dayanmasından kaynaklanmaktadır. Öyle ise taraflar arasındaki sözleşme kuralları mı esas alınacaktır? Yoksa sözleşme hükümleri ... kararlarına uymadığı için ... kararları (üst limit) mı esas alınladır? sorularının cevaplanması gerekmektedir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun "Tacir Olmanın Hükümleri" başlıklı 18.maddesi gereğince her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir.
Taraflar arasındaki sözleşme tarafların özgür iradeleri ile imzalanmıştır. Fiyatı fazla bulan davacının başka bir tedarikçiden mal/hizmet alma hakkı vardır. Sözleşme imzalanıp mal/hizmet alındıktan sonra fiyatın fahiş olduğu ileri sürülemez. (Emsal: İstanbul BAM 3.HD.nin 10.02.2026 tarih ve ...E....K. - 05.02.2026 tarih ve ... E. ... K. - 23.09.2025 tarih ve ... E. ...K. - 22.04.2025 tarih ve ... E....K. - 22.04.2025 tarih ve ... E. ... K.). Bu nedenle taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre düzenlenen faturalarda bir yanlışlık olmadığı davacı tarafından dosyaya sunulan uzman görüşü ve bilirkişi raporları ile anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın REDDİNE,
1-Alınması gerekli 732,00-TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 792,79-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 60,79-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde DAVACIYA İADESİNE,
2-Davalı vekille temsil olunduğundan yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALIYA VERİLMESİNE,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin KENDİ ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
4-Davalı tarafın sarf ettiği yargılama gideri bulunmadığından BU HUSUSTA DEĞERLENDİRMEYE YER OLMADIĞINA,
5-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davacıdan alınarak 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, KARAR KESİNLEŞTİĞİNDE İLGİLİ TARAFA İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026
KATİP - HAKİM -
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!