İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, eğlence etkinliği bilet satış hizmeti sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmaları.
Özet: Davacı, düzenlediği bir etkinlik için davalı ile anlaştığı bilet satış hizmetleri karşılığında düzenlenen 979.085,40 TL tutarındaki faturanın ödenmemesi üzerine alacağın tahsilini talep ederken; davalı, taraflar arasında geçerli bir sözleşme olmadığını, imzalı bir mutabakat veya ticari ilişki bulunmadığını, iddia edilen hizmetle ilgisinin olmadığını, ayrıca tahkim şartı bulunduğunu ve davanın kısmi olarak açılmasının usule aykırı olduğunu belirterek hem esastan hem de usulden reddini, davacının haksız takip tazminatı ödemesini istemiştir.

T.C.

İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin “...” markasıyla eğlence sektöründe faaliyet gösteren bir firma olduğunu, müvekkili şirket tarafından 3 Ağustos tarihinde ...'ta organize edilen “...” isimli etkinliğin bilet satış prosedürleri için davalı ile anlaşıldığını, maktu sözleşmenin müvekkili tarafından imzalanarak davalı adına görüşmeleri yürüten ... ile 12.07.2024 tarihinde paylaşıldığını, ... tarafından problem olmadığı ve A.Ş. olmaları sebebiyle imza sürecinin uzun sürebileceği bilgisi paylaşıldığından etkinlikle ilgilenmeye devam edildiğini ve 03.08.2024 tarihine kadar bilet satışlarının davalı şirket tarafından gerçekleştirildiğini, ... isimli etkinliğinde müvekkili şirket tarafından sorunsuz bir şekilde organize edildiğini, akabinde davalı tarafından satılan biletlerin bedellerine ilişkin ... numaralı ve 979.085,40-TL bedelli fatura kesilerek davalıya gönderildi faturaya ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi itiraz edilmediğini, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama olarak sonuçlandığını, ... 14.İcra Dairesi'nin ...esas sayılı dosyasıyla başlatılan takibe davalının haksız ve mesnetsiz şekilde itiraz ettiğini, ödenmeyen fatura alacağı uyarınca fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla davalıdan olan alacaklarının şimdilik 25.000,00-TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İşbu dava itirazın iptali davası olup kısmi dava olarak açılması imkanı bulunmadığını, davacı ile müvekkili arasında akdedilen herhangi bir sözleşme bulunmadığını, tarafların birbirlerine karşı herhangi bir edim yükümlülüğü ve taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, davacının delil olarak sunduğu belgenin sözleşme niteliğini haiz olmadığını, zira davalı şirketin imzası bulunmadığını, müvekkili bakımından husumet yokluğu sebebiyle davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkilinin dava dilekçesinde bahsedilen 03.08.2024 tarihinde gerçekleşen “...” isimli organizasyonda davacı ile ilgili hiçbir faaliyeti, hizmeti, bilet satışı ve sair çalışması olmadığını, dava dışı ... Şti. ile genel bir sözleşme yapıldığı ve bu şirkete 1.000.000-TL avans ödemesi yapıldığını, davacının dava dışı şirket ile yapılan sözleşmeyi haberi olmadan devraldığından bahisle müvekkili şirketle iletişime geçtiğini ve fakat sözleşmenin 9/b maddesinin son paragrafı gereği sözleşmeyi temlik edemeyeceğini, alacağın temlikinde borçlunun rızası aramasa da borcun naklinde alacaklının rızasının şart olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının sözleşme olarak sunduğu belgenin diğer hükümler başlığı altındaki 8/6 maddesinde, dava dışı şirketle yapılan sözleşmenin 9/b/son paragrafında tahkim şartı olduğundan davanın usulden reddine, husumet yokluğu sebebiyle usulden reddine, itirazın iptali davasının kısmen açılmasının dava şartı hukuki yarar eksikliği nedeniyle usulden reddine, haksız, dayanaksız ve kötüniyetli açılan davanın esastan reddine, davacının %20'den az olmamak üzere haksız takip tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili █████/2026 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Dosyanın gelmiş olduğu aşama göz önüne alınarak talep sonucunu 954.085,40-TL artırmak suretiyle 979.085,40-TL olarak ıslah ettiklerini, ödenmeyen fatura alacakları uyarınca fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla davalıdan olan alacaklarının şimdilik 979.085,40-TL TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve karşı vekalet ücretinin davalı nezdinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
... 34. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının UYAP kayıtları,
... 14. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının UYAP kayıtları,
Bilirkişi ... ve bilirkişi ... tarafından hazırlanan █████/2025 tarihli bilirkişi heyet raporu,
Bilirkişi ... ve bilirkişi ... tarafından hazırlanan █████/2026 tarihli bilirkişi heyet ek raporu, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, taraflar arasında ... isimli etkinliğin gerçekleştirilmesi ve bilet satışı amacıyla akdedilen "bilet dağıtım tahsilat hizmet sözleşmesi" uyarınca ödenmeyen fatura bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Dava konusu uyuşmazlıkta, davacı, 3 Ağustos tarihinde ...'ta organize edilen “...” isimli etkinliğin bilet satış prosedürleri için davalı ile anlaşıldığını, maktu sözleşmenin davacı tarafından imzalanarak davalı adına görüşmeleri yürüten ... ile 12.07.2024 tarihinde paylaşıldığını, ... tarafından problem olmadığı ve şirket olmaları sebebiyle imza sürecinin uzun sürebileceği bilgisi paylaşıldığından etkinlikle ilgilenmeye devam edildiğini ve 03.08.2024 tarihine kadar bilet satışlarının davalı şirket tarafından gerçekleştirildiğini, ... isimli etkinliğinde davacı şirket tarafından sorunsuz bir şekilde organize edildiğini, akabinde davalı tarafından satılan biletlerin bedellerine ilişkin ... numaralı ve 979.085,40-TL bedelli fatura kesilerek davalıya gönderildiğini, ancak davalı tarafından ödeme yapılmadığını beyanla işbu davayı açtığı, davalı tarafından ise sözleşmeyi temlik eden üçüncü kişiye ödeme yapıldığının savunulduğu görülmüştür.
Dosyanın mali müşavir bilirkişi, borçlar hukukundan kaynaklanan sözleşmeler konusunda akademisyen bilirkişiden oluşan heyete tevdi ile, davacı ve davalı şirketlerin ticari defter ve belgeleri üzerinde, mesaj içerikleri ve tüm dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, incelenen ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürede yapılıp yapılmadığı, sahibi lehine delil teşkil edip etmediği, taraflar arasında varlığı tartışmalı olan ve davacı tarafından ibraz olunan sözleşme içeriğinin davalı tarafından benimsenip benimsenmediğine dair tarafların ticari kayıtlarına yansıyan bir delil bulunup bulunmadığı, sözleşmenin benimsendiğinin kabulü halinde davacı tarafından ... isimli organizasyonun gerçekleştirildiğine dair bir delil bulunup bulunmadığı, bu durumda davalı tarafından sözleşme uyarınca fatura bedelinin ödenip ödenmediği, faturanın anlaşmaya uygun düzenlenip düzenlenmediği, sözleşmenin davalı tarafından benimsenmediğinin kabulü halinde dava dışı ... Şirketi ile imzalanan sözleşmenin 9-b-son paragraf hükmü uyarınca alacağın temlikinin mümkün olup olmadığı ve mümkün ise alacaklı olan karşı tarafın yazılı rızasının bulunup bulunmadığı, her hal ve koşulda davacının dava tarihi olan █████/2025 günü itibariyle davalıdan alacaklı olup olmadığı ve sair uyuşmazlık konularında bilirkişi raporu alınmasına karar verildiği, tanzim edilen bilirkişi kök ve ek raporları ile, davacı şirketin ticari defterlerinin TTK m.64 ve VUK m.182 kapsamında usulüne uygun şekilde tasdik edildiği ve lehine delil niteliğine haiz olduğu, davalı tarafından ibraz edilen ticari defterlerde davacıya ilişkin herhangi bir borç veya ödeme kaydının bulunmadığı, davalı tarafın ayrıca söz konusu faturaya karşı GİB e-fatura itiraz portalı üzerinden süresi içerisinde itiraz kaydı oluşturduğu, bu nedenle faturanın TTK m.21/2 gereğince kesinleşmediği, ancak faturanın, defter kayıtları ve sözleşmesel belgelerle birlikte değerlendirilmesi gerektiği, davalı tarafça sunulan 22.04.2024 tarihli banka dekontu ile dava dışı temlik eden ...Tic. Ltd. Şti hesabına 1.000.000,00-TL tutarında ödeme yapıldığı, ödemenin “bilet bedeli avansı” açıklamasıyla yapıldığı, fakat bu ödemenin doğrudan davacıya yapılmadığı, dava dışı üçüncü kişiye yöneltildiği, dosyada mevcut temlik sözleşmesi ile etkinliğe dair tüm hakların ve alacakların ...'ten davacıya devredildiği, bu ödemenin davacıya karşı ifa niteliği taşımadığı ve davalı borcunu sona erdirmediği, sunulan belgeler bir bütün olarak dikkate alındığında, davacının davalıdan 979.085,40-TL tutarında alacaklı olduğu, takip tarihi itibarıyla davalının borcunu ödemediği ve bu suretle temerrüde düştüğü görüş ve kanaatinin bildirildiği, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, rapora itibar edilmemesini gerektirir sebep bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Dosya kapsamındaki sözleşmeler, faturalar, ticari defterler, temlik belgeleri ile taraf iddia ve savunmaları bir arada değerlendirildiğinde, etkinliğe ilişkin fatura tarihinin █████/2024 olduğu, davacı ile davalı arasındaki sözleşme tarihinin █████/2024 olduğu, etkinlik tarihinin █████/2024 olduğu, davalı ile üçüncü kişi ...şirketi arasındaki sözleşme tarihinin █████/2024 olduğu, davalı tarafından 1.000.000,00-TL ödeme yapılan tarihin ise █████/2024 günü olduğu, ödemenin davalı tarafından ... şirketine yapıldığı, oysa ödemenin yapıldığı tarih itibariyle davacı ile davalı arasındaki █████/2024 tarihli sözleşme düzenlendiğinden artık yapılan bu ödemenin borcun ifası amacını taşıdığından bahsedilemeyeceği, zira ödeme tarihinde temliğin gerçekleştiği bilindiğinden ve davalı tarafından yeni sözleşme akdedildiğinden artık edimlerin ifasının davacı tarafa yapılması gerektiğinin bilindiği yahut bilinmesi gerektiği, bu durumda davalı tarafından üçüncü kişiye yapılan bu ödemenin davacıya karşı ifa niteliği taşımadığı ve davalının davacıya olan borcunu sona erdirmediği, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacının bilet dağıtım tahsilat hizmet sözleşmesi uyarınca ödenmeyen fatura bedeli olan 979.085,40-TL tutarında davalıdan alacaklı olduğu, bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği değerlendirilmekle bilirkişi raporunda yer alan tespitler de göz önünde bulundurularak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle;
Davanın KABULÜ ile,
1-Bilet dağıtım tahsilat hizmet sözleşmesi uyarınca ödenmeyen fatura bedeli olan 979.085,40-TL'nin dava tarihi olan █████/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi geçmemek üzere reeskont faiziyle birlikte davalı ... Şirketi'nden alınarak davacı ... Şirketi'ne verilmesine,
2-Kabul edilen dava değeri (979.085,40-TL) üzerinden alınması gereken 66.881,32-TL harçtan başlangıçta peşin alınan 615,40-TL peşin harç ile 16.293,40-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 16.908,80-TL harcın mahsubu ile bakiye 49.972,52-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça başlangıçta peşin olarak yatırılan 615,40-TL peşin harç ile 16.293,40-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 16.908,80-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 182,50-TL posta ve tebligat masrafı ile 24.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 24.182,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 152.862,81-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davalıdan alınarak 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, e-duruşma ile katılan davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!