Resen terkin edilen şirketin, hizmet tespiti davası sebebiyle TTK Geçici 7. Madde uyarınca ihyası talebi ve tarafların savunmaları.
Özet: Müvekkilinin şirketle ilgili açtığı hizmet tespiti davası sebebiyle, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun geçici 7. maddesi uyarınca resen sicilden terkin edilmiş olan şirketin, iş mahkemesindeki davanın görülebilmesi için ihyasını talep eden davacıya karşılık; davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü, terkin işleminin yasalara uygun olduğunu, şirketin terkin edildiği tarihte derdest bir dava bulunmadığını ve sonradan açılan davanın ihyayı gerektirmediğini savunarak davanın reddini istemiş, mahkeme ise tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda şirketin ihyası talebini incelemiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : Şirketin İhyası (TTK Geçici 7.maddesi uyarınca)
DAVA TARİHİ : █████/2026
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Müvekkili tarafından Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ve ---- Şirketi aleyhine ---- İş Mahkemesi’nin ----- Esas sayılı dosyası ile “Hizmet Sürelerinin Gerçekliğinin Tespiti ve Yaşlılık Aylığına Hak Kazanıldığının Tespiti” talepli dava ikame edildiğini, söz konusu davada uyuşmazlığın temeli, müvekkilinin ----- bünyesindeki çalışmalarının fiili ve gerçek olup olmadığına dayandığını, ..---- sicil numarasında kayıtlı olan ---- Şirketi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7. maddesi uyarınca 18.02.2015 tarihinde resen (kendiliğinden) sicilden terkin edildiğini, Somut olayda, müvekkilinin hizmet tespiti ve sigortalılık hakları, şirketin terkin edildiği tarihten önceki dönemlere dayandığını, şirketin terkin edilmiş olması, müvekkilinin bu haklarını talep etmesine engel olmaması gerektiğini, Yargıtay’ın yerleşik içtihatları uyarınca, hakkında derdest bir dava bulunan veya bir davanın açılması zorunlu olan şirketin sicilden silinmesi usulsüzdür ve bu durum her zaman ihyayı gerektirdiğini, davanın kabulüne, ...---- sicil numarasında kayıtlı iken 18.02.2015 tarihinde resen terkin edilen----- Şirketinin, ---. İş Mahkemesi’nin ---- Esas sayılı dosyasının görülüp sonuçlandırılması ve infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına, İhya kararının ticaret siciline tescil ve ilanına, Davalı ... yasal hasım olduğundan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin müvekkil üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Ticaret Sicili Müdürlüğü, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün resen terkin işlemi, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi" ve 30.12.2012 tarihli ve ---- sayılı ----- Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. Maddesi” kapsamında olup, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmamakta olduğunu, şirketin davacı ya da davalı sıfatıyla sürmekte olan davasının bulunması halinde, (Müvekkilinin Ticaret Sicili Müdürlüğü’nce bu hususun tespit edilmesi mümkün olmadığından) buna ilişkin yazılı beyanı Ticaret Sicili Müdürlüğüne vermesi gerektiğini, Kaldı ki; taraf teşkilinin sağlanması istenen, yani huzurdaki davanın sebebi olan dava da, saptadıkları üzere, şirket re'sen terk edildikten sonra tarihinde açılmış olup (---. İş Mahkemesinin ---- Esas sayılı dosyası); kabul edilmemekle birlikte, re'sen terkin işlemi sırasında derdest bir dava veya icra takibi bulunmadığından; müvekkili Müdürlük tarafından, derdest davası bulunan şirketlerin silinemeyeceğine ilişkin düzenlemeye aykırı bir işlem yapılmadığını, Nitekim, Yargıtay içtihadı da, re'sen terk sonrası açılan davaların, Geçici 7. madde hükümlerine aykırılık teşkil etmediği ve müvekkili Müdürlük aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine yüklenemeyeceği şeklinde olduğunu, dava konusu şirketin ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması gerektiğini, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava, dava dışı şirketin ---. İş Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyası için ihyası davasıdır.TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrası “...Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak ... şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.”Davaya konu -----. TTK'nun Geçici 7.maddesine göre 18.02.2015 tarihinde terkin edilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın geçici 7. Maddesi (ek 26.06.2012-███████ md) uyarınca 01.07.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen şirketlerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. 24.06.1995 tarihli ve 559 sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince ,sermayelerini anılan KHK ile öngörülen tutarlara çıkarmamış anonim şirketler ile limited şirketler, TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoları genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilirler.
TTK'nın geçici 7. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde ticaret sicil memurluğu tarafından şirketin sicil kaydı terkin edilir. Terkin edilmeden önce, TTK'nın geçici 7(4)-a maddesi uyarınca, kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın ilan edilmek üzere ----- Gazetesi Müdürlüğü'ne aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, 4/c bendine göre terkin sebepleri bulunan şirketlerin faaliyetlerini devam ettirme isteğinde bulunmaları halinde, münfesih olma nedenini verilen süre içinde ortadan kaldırıp ticaret siciline bildirmelerinin ihtar edileceği, aynı maddenin 11. bendi uyarınca, ihtara rağmen süresinde işlem yapmayan şirketin unvanının ticaret sicilden resen silineceği düzenlenmiştir.
Yerleşik Yargıtay uygulamaları dikkate alınarak TTK'nın Geçici 7.maddesine dayılı geçici ihya kararlarında da tasfiye memuru atanmasına gerek olmadığına karar verilmekteydi. Ne var ki emsal Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ---sayılı ve 28.09.2021 tarihli ilamı, emsal Yargıtay --- Hukuk Dairesinin ----- sayılı, 18.09.2023 tarihli ilamı; aynı Dairenin---- sayılı, 25.09.2023 tarihli ilamı, aynı Dairenin ----- sayılı, 25.09.2023 tarihli ilamında belirtilen gerekçelerle TTK Geçici 7. Madde uyarınca şirket ihyasında tasfiye memuru atanmasına karar verilmiştir.Anılan Yargıtay kararlarında belirtildiği üzere; ihya kararının bir davanın görülmesi, mal varlığının tasfiyesi gibi geçici amaçla TTK'nın Geçici 7. maddesine dayalı ihya kararının verildiği durumlarda ihya kararına konu işlemlerin yapılması bakımından tasfiye memurunun atanması gerektiği sonucuna varılmıştır. Zira kanun koyucu 6102 sayılı kanunun geçici 7. maddesinin 15.fıkrasında "ihya" terimini kullanmakla birlikte ayrıntılı düzenlemeye yer vermemiş olup ihya konusunda düzenleme, aynı Kanun'un 547. Maddesinde yapılmıştır. Bu genel düzenlemenin TTK'nın Geçici 7.maddesi uyarınca geçici ihya kararı verildiği durumlar da kıyasen uygulanması gerekir. Yani TTK'nın Geçici 7. Maddesi ihyaya (ek tasfiyeye) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması yönünden bir hüküm içermemekle birlikte aynı Kanun'un 547. maddesinde olduğu gibi, mahkemece sınırlı olarak ihyaya karar verildiği durumlarda aynı zamanda tasfiye memuru da atanmalıdır. Zira geçici 7. maddenin amacı, kapsamına giren ortaklıkların bir an önce ticaret sicilinden silinmesi ve ihtilafların azaltılmasına yöneliktir.6102 sayılı TTK Geçici 7(15) ek cümle 23.05.2024-███████ maddesi uyarınca 'Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmolunamaz.' maddesi eklenmiştir.Somut olayda; dava dışı şirketin dosya içerisine gelen ----- Ticaret sicil kayıtlarının incelenmesi sonucu 6102 Sayılı TTK'nın Geçici 7.maddesine göre 18.02.2025 tarihinde resen terkin edildiği tespit edilmiştir.Yapılan yargılama sonucu; Tüm dosya kapsamı, toplanan ve dosyaya sunulan deliller, ticaret sicil kayıt örneklerine göre; Ticaret Sicil Müdürlüğünce TTK'nun 7. maddesi kapsamında resen terkin edildiği, ---. İş Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyalarının görülmesi için davaya konu terkin edilen şirketin ihyası zorunlu bulunmakla, davanın kabulü ile şirketin ihyasına, davanın ----. İş Mahkemesinin --- Esas sayılı dosyasına yönelik olarak açılması nedeniyle ihyanın işbu dosyaları ile sınırlı tutulmasına ve 6102 sayılı Geçici 7 (15) bendine eklenen 23.05.2024-███████ maddesi uyarınca davalı ... Sicil Müdürlüğünün yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE,
---- Ticaret Sicil Müdürlüğünün ---- sicil numaralı -----. İş Mahkemesinin ---- Esas sayılı dosyası için İHYASINA,
-Tasfiye memuru olarak şirket yetkilisi ----- ATANMASINA,
-Karar kesinleştiğinde bir nüshanın ----- Ticaret Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 732,00-TL karar harcı başlangıçta yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından sarfedilen yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
5-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,İlişkin olarak davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!