İş Mahkemesindeki alacak davası nedeniyle sicil kaydı kapatılmış şirketin taraf ehliyeti kazanarak hukuki sürece devam etmesi için ihya talebine ilişkin Asliye Ticaret Mahkemesi kararı.
Özet: Eski bir çalışanın, ödenmemiş işçilik alacakları için başlattığı davada, iş akdinin haksız feshedildiğini iddia ettiği eski işveren şirketinin sicil kaydı terkin edildiği için, ticari varlığının yeniden canlandırılması (ihya) talebiyle açtığı davada; şirket tasfiye memuru, tasfiyenin yasalara uygun yapıldığını, alacaklılara çağrı ilanlarının yapıldığını, davacının süresinde başvurmadığını, ayrıca davacının iş akdinin zimmet ve güveni kötüye kullanma gibi haklı sebeplerle feshedildiğini ve bu konuda kesinleşmiş ceza mahkumiyetinin bulunduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████DAVA : Şirketin İhyası (TTK 547. Madde Uyarınca)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası (TTK 547. Madde Uyarınca) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Müvekkil ..., ------ Şirketi bünyesinde 03.01.2018 ile 31.1.2020 tarihleri arasında satış temsilcisi olarak çalışıldığını, müvekkilinin çıkışını hukuka aykırı olarak gerçekleştirmesi bir yana maaş hariç hiçbir işçilik alacağını ödenemediğini, buna ilişkin olarak --. İş Mahkemesi'nde ----. Sayılı dosyada işçilik alacakları davası açıldığını, dava süreci içerisinde davalı şirketin sicil kaydının kapalı olduğu tespit edildiğini, buna ilişkin olarak ---- İş Mahkemesi'nde----. Sayılı dosyasının █████/2025 tarihli celsesinin ---- nolu acelsesinin ----nolu ara kararında "Davacı vekiline talebi gibi İhya davası açması için 2 hafta süre verilmesine, ihya davası açıldığı taktirde mahkemesi ve esas numarasının mahkememize bildirilmesine , bildirildiğinde ihya dosyasının celbine, " şeklinde karar verildiğini işbu davanın açılması zaruri hale geldiğini, zira iş mahkemesinde dava devam ederken şirket yetkilisi resen terkin yaparak şirketin tüzel kişilik sona erdirdiğini, terkin edilen şirketin hak ehliyetine ve dolayısıyla taraf ehliyeti sahip olma imkanı kalmadığından davalarına devam edebilmeleri için için hukuki anlamda şirketin ihya edilmesi gerek husumetin ---- Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yöneltilmesi zaruri hale geldiğini, bu sebeplerle davanın kabulüne; ... sicilinde --- no ile kayıtlı, --- mersis nolu, ---- oda sicil nolu son adresi ----olan, son tasfiye memuru ... olan Tasfiye Halinde -----. Şirketi’in tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini yargılama giderlerinin, vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP; Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ----- Şirketi'nin usulüne uygun şekilde tasfiye edildiğini, İhyası istenen dava konu şirketin 09.09.2020 tarihinde tasfiyeye girdiğini, tasfiye kararının 10.09.2020 tarihinde tescil edildiğini, alacaklılara çağrı ilanları 16.09.2020, 24.09.2020, 02.10.2020 tarihli ---Gazetelerinde yayınlandığını, müvekkil şirketin tasfiye memuru olarak görev yaptığını tasfiyeye ilişkin hukuki gereklerin tamamını eksiksiz şekilde yerine getirerek, alacaklılara çağrı ilanlarını gazetede yayınlattırarak şirket terkin edildiğini, buna rağmen alacaklılara çağrıdan itibaren belirtilen süre geçmesine rağmen davacı taraf tasfiye memurluğuna başvurmadığını, yıllar sonra işbu davayı ikame ettiğini, şayet ek tasfiyeyi gerektirir bir durum olduğu kabul edilse dahi müvekkil bundan sorumlu olmadığı, davanın açılmasına sebebiyet vermediği için aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, ----- Şirketi 30.000 TL sermaye ile ----- içerisinde GSM bayisi olarak faaliyette bulunmak üzere kurulduğunu, şirketin henüz dördüncü yılını doldurmadan pandemi sürecinin başlamasıyla ciddi anlamda ticari zarara uğradığını ve tasfiye yoluna gidilmesi zorunlu bir hal aldığını, bu süreçte herhangi bir mal kaçırma kastı olmadığını, tasfiyedeki amacın, şirketin daha da fazla zarara uğramadan ticari faaliyetlerini sonlandırdığını, davacının tasfiye edilen şirketten herhangi bir alacağı olmadığını, davacı ...'in iş akdi, çalıştığı süre boyunca işvereni aldatıcı ve zararına neden olan birçok davranışta bulunması nedeniyle haklı sebeple feshedildiğini, davacı iş yerinde yapmış olduğu hizmetlerin bedellerini kasaya koymayarak zimmetine geçirdiğini, çıkarttığı hazır kartlara değişik tarihlerde yenileme işlemi yaparak hatları, mağazaya gelen ve yurtta kısa süre kalacağını beyan eden yabancı müşterilere sattığını; kullanılan sim kart ücretlerini de kasaya koymadığını, Davacının sim kart yenileme işlemini --- müşterilerine sunduğu işlem olarak işaretleyerek bedelsiz gibi gösterdiğini ancak yapılan işlemlerle şirketin zarara uğradığını, müvekkilinin zararının da karşılanmadığını, tüm bu anılan sebepler hasebiyle davacının iş akdi █████/2020 tarihinde Kod -- Ahlak ve İyi Niyet Kurallarına Uyman Haller koduyla haklı nedenle feshedildiğini, nitekim davacı hakkında açılan---. Asliye Ceza Mahkemesinde görülmüş olan ---- Sayılı dosya bünyesinde yargılandığını ve hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçunu işlediği gerekçesiyle cezalandırıldığını ve kararın kesinleştiğini, dolayısıyla haksız ve Hukuki mesnetten yoksun davanın usulen ve esasen reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, huzurdaki davanın, olağan tasfiye sonucu gerekli prosedürün yerine getirilmesi ve talep üzerine ticaret sicilinden terkin edilen Tasfiye Halinde ------ Şirketi'nin ek tasfiyesine karar verilmesi kapsamında olduğunu, TTK m. 547/2'ye göre, mahkemece istemin yerinde olduğuna kanaat getirilmesi durumunda şirketin ek tasfiye amacıyla ticaret siciline yeniden tescili ile birlikte bu işlemlerin yapılması için son tasfiye memurlarının veya yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanması gerektiğini, zira Kanun'un gerekçesinde de ifade edildiği üzere, önceki tasfiye memurlarının görevi terkin işlemiyle birlikte sona erdiğini, Ticaret Sicili Müdürlüğü, Türk Ticaret Kanunu m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, Tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, Müvekkil Sicil Müdürlüğü’nün tespit etmesinin müvekkilinin Müvekkil davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, dava konusu şirketin ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilebileceği ve tasfiye memuru atanması gerektiğini, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Dava; TTK 547.Madde uyarınca tasfiye haline gelen Tasfiye Halinde ----. Şirketi'nin ---İş Mahkemesinin ---- esas sayılı dosyası için ihyası talebidir.TTK'nın 547. Maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde şirketin yeniden tescilinin istenebileceği düzenlenmiştir.Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına olacaktır.Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp, tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir.Davacının, davaya devam edebilmesi için şirketin ihyası davası açmasında ve tasfiye ve terkinden sonra dava açılması nedeniyle davacı bakımından tasfiyenin usulüne uygun sonlandırıldığının kabul edilemeyeceği ve dava açmakta hukuki yararı olduğu sabittir. Buna göre tasfiye işlemleri eksik yapılmış olup, tasfiye işlemlerinin eksik yapılmasından tasfiye memuru sorumludur.Somut olayda; Dosya içerisine gelen dava dışı şirketin ---- Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarının incelenmesi sonucu şirketin tasfiyesinin sona erdiği 13.04.2021 tarihinde şirket kaydının tasfiyesinin sona erdiğine ilişkin tescil edilmesi nedeniyle sicil kaydının terkin olunduğu, davacı Şirketin ticaret sicilden kaydının silinme tarihi 13.04.2021 olup ----. İş Mahkemesinin ----- esas sayılı dosyası ile dava açılması nedeniyle davacı bakımından tasfiyenin usulüne uygun sonlandırıldığının kabul edilemeyeceği ve dava açmakta hukuki yararı olduğu sabittir. Buna göre tasfiye işlemleri eksik yapılmış olup, tasfiye işlemlerinin eksik yapılmasından tasfiye memuru sorumludur.Tasfiye halinde bulunan şirkete dava dilekçesinin tebliğ edilmemiş olması veya şirket kaydı silindikten sonra tebliğ edilmiş olması sonucu değiştirmeyecektir.Dava konusu dosyada;---- İş Mahkemesinin ---- esas sayılı dosyası için davaya konu terkin edilen şirketin ihyası zorunlu bulunmakla davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar vermek gerekmiştir.Davacı tasfiye memuru tasfiye işlemlerini eksik bıraktığından dava açılmasına sebep olmuştur. Bu nedenle yargılama giderlerinden davacı tasfiye memurunun sorumlu tutulması gerekir. Tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan eldeki davada tasfiye sürecinden sorumlu olan tasfiye memurunun HMK'nun 326. maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olup, yasal hasım konumunda olan davalı sicil müdürlüğünün, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu bulunmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamaz. TTK'nun 547.maddesi uyarınca, tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memuru bu ek işlemler sonuçlanıncaya kadar şirketin ticaret siciline yeniden tescilini isteyebilirler. Olayımızda ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşıldığından, talebin kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir. (Benzer nitelikte ---- BAM ---. HD-----HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Açılan Davanın TTK 547. Maddesi uyarınca KABULÜ İLE,---- Ticaret Sicil Müdürlüğünün ---- sicil numaralı Tasfiye Halinde----Şirketinin ----İş Mahkemesinin ----- esas sayılı dosyasının yürütülmesi ve diğer işlemleri için ihyasına,-Tasfiye memuru olarak davalı ...'ın atanmasına,-Karar kesinleştiğinde ---- Ticaret Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine,-Ayrıntıların gerekçeli kararda gösterilmesine,2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 732,00-TL harçtan başlangıçta yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 116,60-TL'nin davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün kusuru olmadığı ve yasal hasım olduğu anlaşılmakla davalı Tasfiye Memuru ... alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı taraf yararına takdir edilen 45,000,00-TL maktu vekalet ücretinin davanın açılmasında davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün kusuru olmadığı ve yasal hasım olduğu anlaşılmakla davalı Tasfiye Memuru ... alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harç, 615,40 TL başvurma harcı ile yargılama aşamasında müzekkere ve posta gideri olarak sarf edilen 191 TL yargılama gideri ile toplamda 1.421,80 TL yargılama giderinin davanın açılmasında davalı ... Sicil Müdürlüğünün kusuru olmadığı ve yasal hasım olduğu anlaşılmakla davalı Tasfiye Memuru ... alınarak davacıya verilmesine,5- Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,6-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,İlişkin olarak davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.