İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin, trafik kazası sonucu yaralanmada sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı talepli davada KTK 97, maluliyet ve sigorta limitleri konularında istinaf kararı.
Özet: Bu belge, 2012 yılında meydana gelen ve yolcu konumundaki davacının sigortasız bir traktörün karıştığı kazada ağır yaralanması sonucu açılan maddi tazminat davasına ilişkin bir istinaf incelemesini konu almaktadır; ilk derece mahkemesinin davacıya sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri için yaklaşık 226.000 TL tazminat ödenmesine hükmetmesi üzerine, davalı vekili, davanın usulden (KTK.md.97) reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı düzenlendiğini, ceza davasında şikayet olmaması nedeniyle hukuki dava açılamayacağını, geçici iş göremezlik ve kazanç kaybı taleplerinin reddedilmesi gerektiğini, bakıcı giderinin belgelendirilmesi gerektiğini, tazminat hesaplamasında yanlış tablo ve oranların kullanıldığını, askerlik döneminin yanlış dahil edildiğini, zamanaşımı ve teminat limiti aşıldığını, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ileri sürerek karara itiraz etmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A R ESAS NO: █████████ KARAR NO : █████████İNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ: █████/2023NUMARASI : ████████ Esas - ████████ KararDAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan TazminatDAVA TARİHİ: █████/2020KARAR TARİHİ: █████/2026Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25.12.2012 tarihinde ... sevk ve idaresindeki ... traktörün seyir halindeyken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kazada araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, söz konusu kazaya sebebiyet veren aracın kaza tarihinde sigortasının bulunmadığını, Sigortacılık Kanunun 14.maddesi gereğince kaza tarihinde sigortası bulunmayan araçların neden olduğu bedensel zararlardan davalının sorumlu olduğunu belirterek; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik müvekkil ...'ın sürekli iş göremezliği dolayısıyla 100,00-TL, geçici bakıcı gideri dolayısıyla 100,00-TL olmak üzere toplamda 200,00-TL maddi tazminatın davalının temerrüte düştüğü tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı tarafından müşterek ve müteselsil sorumluluk çerçevesinde tazmin edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usul yönünden KTK.md.97'deki başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak da; poliçeden dolayı sorumluluğunun, davacının kusuru oranında olmak üzere, ölüm ve sürekli sakatlık halinde olay tarihi itibariyle kişi başı azami 225.000-TL ile sınırlı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla alınacak maluliyet raporunun karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları A.5 (C) bendindeki şartları taşıması gerektiğini, hesaplanacak tazminat tutarından müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılmasını, müvekkili şirketin dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulü ile; sürekli iş göremezlik yönünden 225.000,00 TL ve bakıcı gideri yönünden 972,13 TL olmak üzere toplam 225.972,13 TL maddi tazminatın █████/2020 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte dvalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı ... Hesabı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;söz konusu davada dosyanın KTK. 97. Maddesindeki başvuru şartı yerine getirilmediğinden reddinin gerektiğini, davacı ...'ın kaza tarihinde 4 yaşında olup, maluliyet raporunun hatalı yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiğini, davacının ceza davasında yaralanmasına sebebiyet veren şahıstan davacı ve şikayetçi olmadığının görüldüğünü, Türk Ceza Kanunun soruşturulması ve komuşturulmasının şikayete bağlı suçlar başlıklı 73. Maddesi gereğince kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verilmiş olmasından ileri gelmiş olup artık hukuk mahkemesinde de dava açamayacağını, bu nedenle de başvurunun reddinin gerektiğini, davacının kaza tarihinde 18 yaşından küçük olup, çalışma hayatı bulunmadığından geçici iş göremezlik, kazanç kaybı taleplerinin reddi gerektiğini, söz konusu bakıma muhtaç olduğu dönem aslında bakıcı gideri sağlık gideri teminatından karşılanması gerektiğini ayrıca bakıcı gideri tazminatının brüt ücret üzerinden hesaplanması için bakıcı tutulduğunun ve SGK priminin yatırıldığının belgelenmesi gerektiğini, Genel Şartların destekten yoksun kalma tazminatı hesaplaması ve sürekli sakatlık tazminatının hesaplamasını düzenleyen maddeleri gereğince hesaplama yapılırken TRH 2010 Tablosu ve iskonto oranı, %1,8 olarak dikkate alınması gerektiğini, bilirkişi hesaplama yaparken askerlik dönemini hesaplamaya dâhil etmesinin hatalı olduğunu, artırılan tutarın, zamanaşımına uğradığını, artırılan miktarın kurumun teminat limitini aştığını, hatır ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından █████/2012 tarihinde sürücü ... idaresindeki ... plakalı traktör ile seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu sonucu meydana gelen trafik kazasında yolcu olan davacının yaralandığı ve bu yaralanması nedeni maddi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır. Dava tarihi itibariyle 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlükte olup, davacılar vekilinin dava tarihinden önce davalı sigorta şirketine başvurduğu ancak eksik belge verildiğinden işlem yapılamadığı, eksik belge ile müracaat yapılmış olsa dahi başvuru koşulunun yerine getirildiğinin kabulü ile karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Mahkemece dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi nedeni ile aynı yöne değinen istinaf itirazı da yerinde görülmemiştir.TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici işgöremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir. Başka bir ifadeyle geçici iş göremezlik zararı bedeni zarar teminatı ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında olup, 6111 sayılı yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendirilemez. Bu nedenle bakıcı giderleri zararlarının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından, geçici ve kalıcı işgöremezlik zararının ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerektiğinden davalı Sigorta Şirketinin bakıcı gideri tazminatı sorumluluğu bulunmadığına, poliçe limitlerinin tükendiğine ilişkin istinaf talebi yerinde değildir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ██████████ E. - ██████████ K. sayılı kararı). Mahkemece geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmediğinden geçici iş göremezlik tazminatına; bakıcı gideri için belge sunulması gerekmediğinden kaza tarihindeki asgari ücretin brüt tutarının esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığından geçici bakıcı gideri tazminat miktarına değinen davalı istinaf talebi de yerinde değildir. Yargıtay 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin █████/2020 tarih, ███████ Esas ve ███████ Karar sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Bu nedenle hükme esas alınan aktüerya raporunda hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre aksi yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████████ E. - █████████ K., ██████████ E. - █████████ K., ██████████ E. - █████████ K. sayılı kararları).Mahkemece hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda askerlik süresinin tazminat hesabına dahil edilmemiş olduğu görülmekle bu yöne ilişkin istinaf yerinde görülmemiştir. Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, █████/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, █████/2008 tarihi ile █████/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, █████/2013 tarihi ile █████/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, █████/2015 tarihi ile █████/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, █████/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████████ E. - █████████ K., ██████████ E. ve █████████ K. sayılı kararları).Dicle Üniversitesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalından alınan maluliyet raporunda davacının trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümlerine göre % 24 meslekte kazanma gücü kaybettiği tespit edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporu, dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre maluliyet raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Cizre Cumhuriyet Başsavcılığının █████████ Soruşturma dosyası kapsamına göre, şüpheli ... hakkında taksirle bir kişinin yarlanmasına neden olmak suçundan müşteki ...'ın babası olması nedeni ile TCK 22/6 maddesi gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacı ... yönünden şikayetten vazgeçme nedeniyle takipsizlik kararı verilmediği görülmekle bu yöne değinen istinaf başvurusu yerinde değildir.Dava, maddi tazminat yönünden HMK'nın 107/1. maddesi hükmüne göre belirsiz alacak davası olarak açılmıştır. Belirsiz alacak davasında zamanaşımı yalnızca dava açılan kısım için değil, tüm dava için kesilir. 6100 sayılı HMK hükümleri gereğince davacının iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın, davanın başında belirtmiş olduğu alacak talebini HMK'nın 107/1. maddesi hükmüne göre bilirkişi raporu ile tam ve kesin olarak belirlendiği anda arttırması mümkündür. HMK'nın 107/2. maddesi gereğince yapılacak bu artırım bir ıslah olmadığı gibi bu artırım nedeniyle zamanaşımının da gerçekleştiğinden söz edilemeyeceğinden davalı vekilinin ıslah zamanaşımına ilişkin istinaf talebi yerinde değildir (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin ██████████ E.ve █████████ K.sayılı kararı).Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin █████████ E. 21.10.2020 tarih █████████ numaralı kararında özetle;"....Yerel mahkemece her ne kadar bozma ilamı doğrultusunda, kazada yaralanan ve ölen sürücü ... kardeşi ... için hükmolunan tazminat yönünden de hatır taşıması indirimi yapılmış ise de;yakın akrabaların taşınması ahlaki bir ödevin ifası kapsamında olup, belirlenen tazminattan hatır taşıması indirimi yapılamaz. Sürücü ile yaralanan kardeşi ... arasındaki bu taşımada hatır taşıması bulunmamasına göre, ... yönünden hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle tazminat belirlenmesi isabetli olmamıştır..." denilmektedir.Somut uyuşmazlıkta savcılık dosyasının incelenmesinde, araç sürücüsünün davacının babası olduğu, yakın akraba arasında hatır taşıması bulunmayacağından hatır indirimi uygulanmamasında isabetsizlik bulunmamaktadır.Davalı vekilinin müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği yönündeki istinaf itirazının incelenmesinde; davacı yolcunun, yolcu taşımaya müsait olmayan traktörde sürücünün yan tarafında yolculuk ederek zararın artmasına etkili olduğu değerlendirildiğinde hesaplanan tazminattan, Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin yerleşmiş içtihatları da göz önüne alınarak %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmaksızın yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.Bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülerek resen yapılan hesaplamaya göre belirlenen tazminatlardan %20 müterafik kusur indirimi yapılarak 180.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 777,70 TL bakıcı gideri olmak üzere 180.777,70 TL tazminat hesaplandığından belirtilen tazminat tutarları üzerinden davanın kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; Müterafik kusur nedeniyle tazminattan indirilen miktar, yasal düzenlemelerden kaynaklanan hakkaniyet indirimi mahiyetinde olduğundan yargılama giderinin hesaplanmasında nazara alınmamış, davalı lehine bu kısım üzerinden vekalet ücretine hükmedilmemiş ve aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :A-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre:1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; sürekli iş göremezlik yönünden 180.000,00 TL ve bakıcı gideri yönünden 777,70 TL olmak üzere toplam 180.777,70 TL maddi tazminatın █████/2020 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte dvalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin kısmın REDDİNE,2-Alınması gereken 12.348,92-TL karar harcından peşin ve tamamlama harcı olarak yatan 3.910,40-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 8.438,52-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davacı tarafından peşin ve tamamlama harcı olarak yatırılan 3.910,40-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,5-Davacının yaptığı ilk masraf 54,40 TL, bilirkişi ücreti 1.800,00 TL, posta gideri 256,50 TL, olmak üzere toplam 2.110,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,10-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 8-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA, B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;1-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 55,50 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 738,00 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026