Ambulans şoförünün ani freni sonucu yaşanan trafik kazasında yaralanan yolcunun sürekli iş göremezlik zararları için zorunlu mali mesuliyet sigortacısından talep ettiği tazminat davası.
Özet: Bu hukuki evrak, bir ambulansın ani fren yapması sonucu yolcu olarak bulunan davacının trafik kazasında yaralanarak %6 maluliyet yaşaması nedeniyle açtığı tazminat davasına ilişkindir; davacı, arabuluculuk sürecinin anlaşmazlıkla sonuçlanması üzerine, ambulansın sigortalısı olan şirketten sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, bakıcı ve tedavi giderleri için uzman marifetiyle hesaplanacak zararlarının kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesini talep ederken, davalı sigorta şirketi ise, usulüne uygun başvuru yapılmadığını, sorumluluğunun poliçe limitleri ve sürücü kusuruyla sınırlı olduğunu belirterek, davacının maluliyetinin Adli Tıp Kurumu tarafından yeniden tespit edilmesi gerektiğini savunmaktadır.

T.C.
İSTANBUL1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24.03.2017 tarihinde sürücü ambulans şoförü sevk idaresindeki ... plaka sayılı araç ile seyir halinde iken sürücünün ani fren yapması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle ... plakalı araçta yolcu olan müvekkili ... yaralandığını, taraflarınca zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, anlaşamadıklarını, ... plaka sayılı araç sürücüsü ambulans şoförü 2918 sayılı K.T.K.‘nın 85. Maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunu, olayda ambulans şoförüne kusur atfedilmediğini, ancak emsal kararlarda da görüleceği üzere meydana gelen bir trafik kazasında sürücü kusursuz dahi olsa yolcuların zarar görmesi durumunda sürücü konumunda bulunan kişiye kusur atfedileceğini, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında ... plaka sayılı araç ... A.Ş'nin sorumluluğunda olduğunu, müvekkili tarafından davalıya başvuru yapıldığını, davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkili ..., söz konusu trafik kazası nedeniyle, ... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi'nden █████/2020 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %6 oranında malul kaldığını, müvekkilinin tedavi gördüğü hastaneleri dilekçede belirttiğini, belirtilen hastanelere müzekkere yazılarak tedaviye ilişkin evrakların ve giderlere ilişkin faturaların istenmesini, tedavi giderlerine ilişkin hastaneden gönderilecek faturaların bilirkişiye tevdi edilerek hesaplamaya dahil edilmesini, ayrıca müvekkilinin ceza dosyası ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma numaralı dosyası olup müzekkere yazılarak bir örneğinin istenmesini, müvekkilinin haksız olarak mağdur edilmeye devam edildiğini, müvekkilinin bu mağduriyetinin ve maluliyet zararının giderilmesi için sigorta şirketinden ... kapsamında alacağı olan maluliyet tazminat miktarının bilirkişi marifeti ile hesaplanarak müvekkiline ödenmesi için dava açma mecburiyeti doğduğunu, izah edilen nedenlerle davanın belirsiz alacak davası olarak kabulü ile, maluliyet oranı dahil olmak üzere fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla, 50 TL Sürekli iş göremezlik, 25 TL Geçici iş görmezlik, 10 TL Sürekli Bakıcı gideri, 15 TL Tedavi gideri tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 100 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkile ödenmesini, yapılacak yargılama nedeniyle oluşacak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özeti; davacı taraflarca müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından dava şartı yerine getirilmediğini, düzenlemeye göre zarar görenlerin doğrudan dava açma hakkı ortadan kaldırıldığını, dava öncesinde sigorta kuruluşuna başvuru zorunluluğu getirildiğini, her ne kadar davacı tarafça müvekkili şirkete söz konusu zararın giderilmesi için başvuru yapıldığı iddia ediliyor olsa da, zararın tespiti açısından gerekli olan ve başvuru sırasında ibrazı zorunlu evrakları müvekkiline iletilmeden yapılan başvuru geçersiz olduğunu, davacı taraf talebinin destekleyen ve onaylayan evrakları sunmadığı sürece müvekkili şirketin sorumluluğu başlamadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile; dava dilekçesinde 24.03.2017 tarihli kazaya karıştığı belirtilen, ... plakalı araç, müvekkil şirkete 23.01.2017- 23.01.2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçede teminat limiti kişi başına 330.000-TL olduğunu, hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili şirketin üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlardan, sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında maddi tazminat ile sorumlu tutulabileceğini, müvekkili şirkete yazı yazılarak söz konusu kaza nedeniyle davacıya veya diğer hak sahiplerine veya kurumlara yapılan ödemelerin sorularak poliçe limitinin belirlenmesi ve ödemelerin poliçe limitinden indirilmesi gerektiğini, bununla birlikte müvekkilinin poliçe ile üstlendiği süre içerisinde başkaca kaza olup olmadığının tespiti de müvekkilinin limitinin belirlenmesi için elzem olduğunu, davacı tarafından dosyaya sunulan tedavi evraklarının, yargılama neticesinde müvekkili şirket aleyhine verilecek olası bir hükme esas teşkil etmesinin hukuken mümkün olmadığını, işbu sebeple, davacının maluliyeti hakkında Adli Tıp Kurumundan maluliyet raporu alınmasını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin, Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. Maddesinde ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta (ZMMS) uyarınca, sigortalısının kusuru ile 3. Şahıslara verdiği zararı poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükellef olduğunu, davaya konu olan kazanın meydana gelmesinde etkili olan tüm unsurların irdelenerek tarafların kusur durumunun belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne tevdii edilmesini, davaya konu kazaya ilişkin tüm tutanaklar iş kazası olarak işlendiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için aksi düşünülür ve dava konusu kaza nedeniyle tazminat hesabı yapılmasına karar verilir ise; tazminat hesabı da uzmanlık gerektirdiğinden, hazine müşteşarlığı tarafından kabul edilen bir aktüer uzmanı seçilerek anılan hesaplamalar yaptırılmalı, bu konuda uzman olmayan hukukçulara bu görev tevzi edilmesini, tüm bu hususlar göz önüne alındığında, davacıya davaya konu kaza nedeni ile bağlı bulunduğu SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasını, davacı tarafından talep edilen geçici iş göremezlik, tedavi ve bakıcı gideri talebi teminat dışı olduğunu, davacı tarafın takılması zorunlu emniyet kemeri takmadığından müterafik kusuru bulunmadığını, zamanaşımı def'i ve usuli itirazlarının dikkate alınarak davanın reddini, ... A.Ş'ye müzekkere yazılarak poliçe süresi içerisinde başkaca kaza olup olmadığının ve davaya konu kaza nedeni ile davacıya veya diğer hak sahiplerine veya kurumlara yapılan ödemelerin sorularak poliçe limitinin belirlenmesini, ...A.Ş.‘ye ait hasar dosyasının celbini, ... Cumhuriyet Başsavcılığı ... Sor. Ve ...karar sayılı dosyasının celbini, aleyhe hüküm kurulması halinde kusur durumunun tespiti için Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden rapor alınmasını, davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden rapor alınmasını, tazminat oranı ve miktarının tespiti için, yukarıdaki hususlar tamamlandığında Hazine Müsteşarlığı Aktüerler Sicili’ne kayıtlı aktüer bilirkişiden rapor alınarak gerçek zararın tespit ettirilmesini, SGK'ya ve davacının işvereni olan (... İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ) Sağlık Bakanlığına müzekkere yazılarak davacıya kaza nedeni ile ödeme yapılıp yapılmadığı ve dava açılıp açılmadığının sorulmasını, talep edilen geçici iş göremezlik, tedavi ve bakıcı gideri talepleri teminat dışı olduğundan reddini, hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydı ile, müterafık kusur indirimi yapılmasını, herhalükarda davanın esastan reddini, davanın ikame edilmesine sebep olunmadığından harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇEDavacının davasının, yaralamalı trafik kazası nedeniyle kalıcı, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi giderinden oluşan maddi tazminat istemine ilişkin olduğu anlaşıldı. Dava konusu uyuşmazlığın, █████/2017 tarihinde meydana gelen yaralamalı trafik kazası nedeniyle davacının davalı sigorta şirketinden kalıcı, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi giderinden oluşan maddi tazminat talep edip edemeyeceği, her bir alacak kalemi yönünden talep edebileceği varsa alacak miktarının ne kadar olduğu hususlarından kaynaklandığı anlaşıldı. Mahkememizin 14.06.2024 tarihli duruşmasının 6 nolu ara kararında; Tedavi belgelerinin ibraz edilmesi halinde dosyanın davacının varsa kalıcı maluliyet oranı, geçici iş göremezlik ve 3. kişinin bakımına muhtaç olacağı sürenin tespitine yönelik rapor tanzim etmek üzere ATK’ya gönderilmesi hususunda ara karar oluşturulmasına karar verildiği anlaşılmakla, 12.12.2024 tarihli ATK raporunda özetle; Vedat kızı 21.07.1998 doğumlu ...’ın 24.03.2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle ... tarih ve ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliğe göre, Kas İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait Yaralanmalarda Özürlülük, Şekil 2.7’ye göre %2, Üst Ekstremite Özürlülük Yüzdesi %2 olduğu, Tablo 2.3’e göre; kişinin tüm vücut engellilik oranının %1 (yüzdebir) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.Mahkememizin 29.04.2025 tarihli ara kararının 1 nolu ara kararında; Kazaya karışan araç sürücülerinin kusur oranlarının tespiti için dosyanın bir trafik bilirkişisine tevdine karar verildiği anlaşılmakla, 12.11.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... plaka sayılı ambulans sürücüsü ...; sürücünün olaya müdahil olan diğer görevlilerle birlikte İş Kazası Tutanağını düzenleyerek imzaladığı anlaşılmakla bunun dışında dava dosyası içerisinde ve hazırlık soruşturma dosyası içerisinde sürücünün ifadesi, sürücü belgesi bilgileri ile kaza sonrası alkol kontrolü yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa sonucuna dair bilgi belgeye rastlanılmadığı, sürücü sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı ambulans aracı ile yerleşim yeri içerisinde, gündüz vakti, iki yönlü taşıt trafiğine açık azami hız sınırı 50 km olarak belirlenmiş Fakülte Sokak yolu üzerinde acil servise hasta nakli için seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde, seyir istikametine çıkmakta olan aracı fark ederek bu araca çarpmamak için trafik gerekliliğinden dolayı fren yaparak yavaşladığı esnada idaresindeki ambulans içerisinde stajyer olarak görevli bulunan davacı ...'ın ambulans içerisinde kolunun üzerine düşerek yaralanması sonucu meydana gelen kazada; kazanın oluşumuna etken kural ihlali olmadığı, davacı ...; davacının kendi ifadesinden anlaşılacağı üzere yaklaşık dört aydır stajyer olarak çalıştığı, olay sırasında ambulans aracı ile ikametinden alınan hastanın acil servise nakli için görevli oldukları anlaşıldığı, davacının kendi ifadesi ile olaya müdahil olan görevlilerce düzenlenen İş Kazası Tutanağı incelendiğinde ambulansla hasta nakli yapılması sırasında davacının hastaya müdahale ettiğine dair bir bilgi belge bulunmadığı, ambulans içerisinde bulunan acil müdahale ekibi görevlilerinin ambulansın çalışma koşullarını, seyir ve manevra durumunu dikkate alarak nakil sırasında kendi güvenliklerini ve nakil ettikleri hastanın güvenliğini sağlamakla yükümlü olduğu, ambulans ekibinde görevli iken hasta nakli yapılan ambulans içerisinde bulunan davacı ... ambulansın diğer araçlara göre daha hızlı hareket etmesi nedeniyle trafik gerekliliğinden dolayı ani manevra veya ani fren yapabileceği ön görüsü ile güvenliğini sağlayabilecek şekilde tedbirli olması gerekirken, aksine hareket ederek, kendi korunma tedbirini almaksızın dikkatsiz ve tedbirsiz bulunduğu esnada ambulans sürücüsünün trafik gerekliliğinden dolayı fren yaparak yavaşlaması sırasında ambulans içerisinde düşerek yaralanmasıyla sonuçlanan kazada: dikkatsiz ve tedbirsiz davranmış olmakla meydana gelen kazanın oluşumunda 2918 Sayılı KTK’nun 47/1-d maddesinde yer alan ‘Karayolundan faydalananlar; Trafik Güvenliği ve düzeniyle ilgili kural ve yasaklara uymak, zorundadırlar’ kuralını ihlali ile kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği, izah edilen hususlar doğrultusunda; ... Plaka Sayılı Ambulans sürücüsü ...'nın; kazanın oluşumuna etken kural ihlali olmadığı, davacı ...'ın; 2918 sayılı KTK'nun 47/1-d maddesini ihlali ile kazanın oluşumunda Asli ve (%100 ) etkisi olduğu, kazanın meydana gelmesiyle ilgili kusur atfedilecek başka bir kişi, kurum ve kuruluşun bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği görülmüştür. 6100 sayılı HMK 150. Maddesi "usulüne uygun şekilde davet edilmiş taraflar gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak 3 ay içinde yenilenmeyen davalar süresinin dolduğu gün itibariyle açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır." hükümlerini ihtiva etmektedir. Dosya kapsamında davacı vekiline 20.02.2026 tarihli celsenin usule uygun şekilde tebliğ edildiği, davacı vekilinin duruşma gün ve saatinden haberdar olduğu; davacının dosyanın işlemden kaldırıldığı 20.02.2026 tarihli duruşmadan itibaren 3 aylık yasal süre içerisinde talebini yenilemediği anlaşılmakla HMK 150 maddesi gereği davanın açılmamış sayılmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;1-HMK'nın 150. maddesi gereği yenilenmeyen davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre tahsili gereken harç 732,00-TL olduğundan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile noksan kalan 304,40-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 100,00-TL'nin maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından posta ve tebligat masrafı olarak yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,5-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasınaDair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır