Hizmet sözleşmesinden kaynaklanan ihlalli geçiş ücreti ve gecikme cezasına ilişkin icra takibine vaki itirazın iptali davasında HGS bakiye sorumluluğu ile usul ve esasa yönelik itirazların değerlendirilmesi.
Özet: Otoyol hizmetleri işleten davacı şirket, davalıya ait araçların yetersiz HGS/OGS bakiyesiyle 2022-2025 yılları arasında yaptığı ihlalli geçişler sonucu doğan ödenmemiş geçiş ücretleri ve kanuni gecikme cezalarının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine, bu itirazın iptalini, alacakların tahsilini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ederken, davalı ise takibin yetkisiz mahkemede açıldığını ve borcun hangi araçlara ait olduğu gibi detayları içermediği için usul ve esastan reddi gerektiğini savunmaktadır.

T.C.
İSTANBUL1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...’nun işletmesinin müvekkili tarafından yürütüldüğünü, davalıya ait ... plakalı araçlar ile 17.09.2022 - 09.03.2025 tarihleri arasında ücret ödenmeksizin ihlalli geçişler yapıldığını, geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerine, 6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun’un 30. maddesinin 7. fıkrası gereğince, ihlalli geçiş tarihinden itibaren on beş günlük süre içerisinde geçiş bedellerini cezasız olarak ödeyebilme imkânı verilmekte ise de, işbu davaya konu ihlalli geçiş ücretlerinin anılan süre içerisinde ödenmediği tespit edildiğini, geçiş ücretlerinin süresi içerisinde ödenmemesi üzerine müvekkilli şirketçe, davalı şirket aleyhine ... 20. İcra Dairesi’nin ... E. sayılı dosyası ile ödenmeyen geçiş ücretleri ve geçiş ücretlerine 6001 Sayılı Kanunun 30/5 maddesi uyarınca tahakkuk ettirilen geçiş ücretinin 10 katı tutarındaki gecikme cezası alacağının tahsili amacıyla 15.09.2025 tarihinde icra takibi başlatıldığını, davalının takibe, yetkiye, borcun tamamına, faize ve ferilerine itiraz ettiğini, ilgili İcra Müdürlüğünce de söz konusu itirazın süresinde olması halinde takibin durdurulduğunu, davalının itirazları zaman kazanma amaca ile haksız ve kötüniyetle yapıldığını, taraflarınca süresi içinde itirazın iptali davasını açıldığını, davalının borcun tamamına yönelik itirazlarının asılsız olduğunu, davalı şirkete ait araçların Otoyol'u kullandığı anlarda HGS hesaplarının müsait olmadığını, takdir edileceği üzere HGS hesabını müsait tutmak ve geçiş ücretini ödemeye yetecek bakiye bulundurmanın davalının sorumluluğunda olduğunu, davalının kendi ihmal ve kusurunun neticesi davalı şirkete yüklenmeye çalışması kabul edilemez olduğunu, ücret ödemeden geçiş yaptığı tespit edilen araç sahiplerine ilişkin tesis edilen işlemler, 6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun’a uygun şekilde yürütüldüğünü, bu kapsamda başvuranın yaptığı ihlalli geçişlerle ilgili ceza uygulanması hukuka uygun olduğunu, müvekkili şirketin bu süreçteki konumu anılan ücret toplama sistemlerinin geçerli olduğu üye işyeri olduğunu, bu kurgu esasen kredi kartı/banka kartı ile işlem yapılabilen mağaza, market, akaryakıt istasyonlarındaki uygulamadan farksız olduğunu, nasıl ki kredi kart/banka kartı ile ödeme yapılmak istendiğinde anılan üye işyerleri ilgili hesabın bakiyesini görememekte ise müvekkili şirketi de HGS/OGS hesabının bakiyesini göremediğini, böyle bir yetkisi olmadığı için işlem sorgusu (provizyon) anında banka ve PTT’den gelen yanıt ile bağlı olduğunu, sorgu sonucunda ret yanıtı alındığı noktada müvekkili şirketin ilave bir işlem yapma olanağı ve yükümlülüğü bulunmamakta ve yukarıda anılan 6001 sayılı Yasa’nın amir hükmü uygulandığını, bu kapsamda müvekkili şirket HGS/OGS bankaları ile müşterileri arasındaki abonelik ilişkisine taraf olmadığından yetersiz bakiyeye ilişkin de herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davalı ile yapılmaya çalışan arabulucuk görüşmesi sonucunda anlaşma sağlanamadığını, açıklanan nedenlerle, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulünü, davalının ... 20. İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyası kapsamında yapılan itirazın iptalini, davalı şirketin İİK.m.67/2.maddesi uyarınca takip konusu alacağın %20' sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Tarafın Savunmalarının Özeti; davacı tarafından ikame olunan işbu dava gerek usul gerekse de esas bakımından hukuka aykırı bulunduğundan reddini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, usulden reddi gerektiğini, itirazın iptali davalarında takip dayanağı belgeler dışında başka belgelere göre alacağın tespit edilmesi mümkün olmadığını, davacı taraf icra dosyası takip talebinde borcun hangi araçların ihlalli geçişin kaynaklı borçlarının olduğunu, nerede ve ne zaman ihlalli geçiş yaptığını ayrıntılı olarak belirtmediği gibi genel beyanlarla dahi hangi araçların ihlalli geçiş yaptığı ve hangi araçtan ne kadar borçlu olunduğunu belirtmeden ve bu hususlara ilişkin bilgi ve belge ekmeden takip başlattığını, müvekkilinin haklı olarak hangi aracın ihlalli geçiş yaptığı ve araçlara ilişkin borçların ne olduğu takipten anlaşılmadığından ödeme emrine itiraz ettiğini, davacı ve müvekkili şirket arasında TTK hükümleri kapsamında ne cari hesap ilişkisi ne de açık hesap ilişkisi olduğunu, bu nedenle birden fazla araca ilişkin ihlalli geçiştin kaynaklı bir borca ilişkin icra takibinin genel ve soyut nitelikte toplam borç kaynağı belirtilerek değil ihlalli geçiş yapan araç plakalarının ve her araca ilişkin ayrı borç miktarları belirtilerek yapılması ve bunlara ilişkin bilgi ve belgelerin takip talebinde belirtilmesi ve eklenmesi gerektiğini, takip talebinde bulunan alacaklı yapmış olduğu takibin içeriğini ve alacağın kaynağını usulüne uygun olarak belirtmediğini, başka bir deyişle alacaklı yapmış olduğu takip talebini kontrol yükümlülüğü altında olduğunu, davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerli olduğunu, bu nedenlerle takip talebinden borcun, müvekkiline ait hangi aracın ihlalli geçişinden ve bir veya birden fazla araç varsa bunlara ait borçların ayrı ayrı ne kadar olduğunu gösterilmemesinden dolayı alacağın kaynağı anlaşılamadığından davanın reddi gerektiğini, işbu dava ve icra takibi ile talep olunan alacak kalemi zamanaşımına uğramış olduğundan davanın reddine karar verilmesini, davacı şirket tarafından herhangi bir bildirim gerçekleştirilmeksizin takip konusu cezalı geçiş ücretlerinin talep olunması açık bir şekilde hukuka aykırı olduğunu, kötü niyet barındırdığını, dava konusu cezalı geçiş bedellerini, gün ve saatlerine ilişkin olarak müvekkili şirkete ait aracın OGS/HGS hesap bakiye kayıtlarının celbi gerektiğini, davacı tarafından talep olunan faiz oranı hatalı olduğunu, oldukça fahiş oranda olduğunu, davacı tarafından talep olunan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesini, zira yukarıda açıklandığı üzere icra takibi, genel ve soyut, müvekkilinin, inceleme-kontrol ve denetim imkanını ortadan kaldırır şekilde başlatıldığını, hangi aracın ihlal yaptığını, aracın müvekkiline ait olup olmadığını, hangi aracın ne kadar borcu olduğunu göstermeyen takip talebi ve ödeme emrine itirazın da haksız olduğu peşinen kabul edilebilir bir durum olmadığını, arabuluculuk son tutanağından salt icra dosyasına yapılan itirazın iptali müzakere edildiğini, müzakere edilmeyen ve tutanakta yazılmayan icra inkar tazminatı talebinin kabulü mümkün olmadığını, izah olunan ve re'sen belirlenen hususlar uyarınca; usul ve yasaya aykırı şekilde ikame olunan davanın reddini, davacı taraf aleyhine takip konusu asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇEDavacının davasının itirazın iptali istemine ilişkindir. Yargılama sırasında taraf vekilleri dosyaya sundukları beyan dilekçeleri ile dava konusu icra takibine dayanak borcun davalı tarafından davacıya ödendiğini beyan etmiştir.Davacı vekili dosya sunduğu 21.05.2026 tarihli beyan dilekçesinde dahi davalıdan yargılama gi ve vekalet ücreti talebinin bulunmadığını beyan etmiştir. Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu icra takibine dayanak borcun davalı tarafından dava tarihinden sonra ödendiği, davacının yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin bulunmadığı anlaşılmakla dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;1-Dava konusuz kaldığından esas hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,2-Davacı lehine ve aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 732,00- TL maktu karar harcının peşin yatırılan 615,40-TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 116,60-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde davacıya iadesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,Dair, taraf vekillerinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır