Danıştay 10. Daire, özel sağlık kuruluşlarında 60 yaşını dolduran hekimlerin çalışma hakkını kısıtlayan, önceki yargı kararlarının uygulanmasına aykırı yönetmelik maddesinin iptali davasını inceliyor.
Özet: Bir tıp birliği, Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikin değişik ek 1. maddesindeki "60 yaşını dolduran tabipler" ibaresinin iptalini talep ederek, bu düzenlemenin, 60 yaş ve üzeri hekimlerin özel sağlık kuruluşlarında kadro şartı aranmaksızın çalışmasına olanak tanımasının, önceki yargı kararlarının gerekçelerine uymadığını, çalışma hakkına kanuni dayanağı olmayan bir sınırlama getirdiğini, yaşa dayalı ayrımcılık teşkil ettiğini ve idarenin yargı kararlarını uygulama yükümlülüğünü ihlal ettiğini ileri sürmektedir.

T.C.
D A N I Ş T A YONUNCU DAİREEsas No : █████████Karar No : █████████ DAVACI : ... Birliği VEKİLİ : Av. ...DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, █████/2008 tarih ve 26788 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin, █████/2021 tarih ve 31561 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile değiştirilen ek 1. maddesinin 4. fıkrasında yer alan "60 yaşını dolduran tabipler" ibaresinin iptali istenilmektedir.DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu Yönetmelik kapsamında açılacak sağlık kuruluşlarında kadroların, Bakanlıkça belirlenen sağlık hizmet bölgelendirmesine göre planlanan hekim sayısı ve hizmet ihtiyacı dikkate alınarak yine Bakanlıkça belirlendiği ve yatırım listesinde ilan edildiği, Yönetmelikte de kalite ve verimliliği artırmak amacıyla Bakanlıkça, planlamadan istisna olarak belirli durumlarda kadro olmasa dahi hekim istihdam edilebilmesi için sağlık kurum ve kuruluşlarına izin verileceğinin belirtildiği, bu hallerden birisinin de "kadrosuzluk nedeniyle emekli olan veya 60 yaşını dolduran tabipler" olarak gösterildiği, bu ibarenin iptali istemiyle daha önce açılan davada verilen iptal kararından sonra davalı idarece ilgili Yönetmelik maddesinde değişiklik yapıldığı, 60 yaşını dolduran tabipler ile engellilik oranı en az yüzde 60 olan tabiplerin özel sağlık kurum ve kuruluşlarında boş kadro şartı aranmaksızın çalışabileceklerinin düzenlendiği, düzenlemenin yargı kararının gerekçesi doğrultusunda ve yargı kararının uygulanması amacıyla yapılması gerektiği, ancak "kadrosuzluk nedeniyle emekli olan" ibaresinin kaldırıldığı, "60 yaşını dolduran tabipler" ibaresinin korunduğu, dava konusu Yönetmeliğin geçici 12. maddesine eklenen yeni fıkra ile de yargı kararından önceki dönemdeki çalışmaların korunacağının belirlendiği, bu sayede yeni düzenlemenin yargı kararına uyum amacı taşıdığının kabul edildiği, dava konusu düzenlemenin yargı kararlarının bağlayıcılığına aykırı olduğu, içeriğinin tabiplerin çalışma haklarına kanun ile belirlenmeyen bir kısıtlama getirdiği, eksik düzenleme içerdiği ve sağlık hizmetlerinin gerekleriyle uyumlu olmadığı, 3359 sayılı Kanun ve 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde davalı idarenin görev ve yetkilerinin belirlendiği, tabiplerin tıp fakültesi diploması ve uzmanlık eğitimleri sonucunda kazandıkları unvanlarının onlara verdiği yetkiler ile tabiplerin çalışma biçimleri ile çalışma hakkına getirilen kısıtlamaların özel olarak 1219 sayılı Kanun ile düzenlendiği, Kanun ile konulan ölçütleri aşan bir sınırlamanın getirilemeyeceği, yargı kararlarında da bu ölçütün vurgulandığı, Danıştay Onuncu Dairesinin E:█████████ sayılı dosyasında, kadro dışı geçici çalışma hakkının 1219 sayılı Kanun'un 12. maddesine uygun olmak koşuluyla her tabip için geçerli olduğu, dava konusu sınırlamaların hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptal kararı verildiği, Özel Hastaneler Yönetmeliğindeki düzenleme için de benzer gerekçeyle iptal kararı verildiği, kadro dışı geçici çalışma hakkına ilişkin yargı kararlarında, tabiplerin eşit biçimde çalışma hakkından yararlanmasını önleyen düzenlemelerin hukuka aykırı olduğunun belirlenmesine karşın, davalı idarenin aynı hukuka aykırılıkta ısrar ettiği, çalışma hakkına gerekçesi açıklanmadan ve kanuni dayanağı olmayan yeni bir kısıtlama getirildiği, dava konusu düzenlemenin yer aldığı Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin ek 1. maddesinin █████/2009 tarihli değişiklik ile yürürlüğe girdiği, devamında pek çok kez değişiklik yapıldığı, bu değişikliklerin büyük ölçüde yargı kararları sonrasında yapıldığı, düzenleme öncesindeki dönemdeki çalışmaların statüsünün korunacağına dair geçici 12. maddenin de yargı kararlarının ardından getirildiği, idarelerin yargı kararının gerekçesiyle uyumlu işlem tesis etme zorunluluğunun, adil yargılanma hakkından kaynaklanan bir yükümlülük olduğu, Anayasanın 36. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinin bir gereği olduğu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine göre, mahkemeye erişim hakkının, bir uyuşmazlığı mahkeme önüne götürme ve aynı zamanda mahkemece verilen kararın uygulanmasını isteme haklarını da kapsadığı, idarenin, iptal kararının ardından benzer veya aynı sonuca yol açacak başka bir işlemi tesis etmesi durumunda, yargı kararıyla alınan sonucun hayata geçmesini önlediği, hukuk devletinin sağladığı güvencelerin ihlal edilmesine yol açtığı, davalı idarece hizmetten kaynaklanan herhangi bir neden olmaksızın yaşa dayalı ayrımcılık yapan bir düzenlemeye gidildiği, Anayasanın 70. maddesinde kamu hizmetine alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayrım gözetilemeyeceği açıkça belirtilmişken, özel sağlık kuruluşlarında hiçbir nesnel neden olmadan bu kuraldan uzaklaşılmasının, yargı kararlarında belirtildiği gibi hekimlerin çalışma haklarına 1219 sayılı Kanun'un 12. maddesi ile getirilen kısıtlama dışında bir kısıtlamaya gidilmesinin, dolayısıyla hekimlere kadro dışı geçici çalışmalar için yaş koşulu getirilmesinin kanuni eşitlik ilkesine ve hukuka aykırı olduğu, dava konusu düzenlemede tabiplerin, "60 yaşını dolduran hekimler" ve "60 yaşını doldurmayanlar" olarak ayrıldığı, ancak bunun nedeninin ortaya koyulmadığı, öncelikle verimliliğin artırılmasını temin edici unsurun açıklığa kavuşturulması gerektiği, özel sağlık kuruluşlarında tabiplerin ancak 60 yaşını doldurmaları halinde bu çalışma biçiminden faydalanmaları ile sağlanması beklenen amacın, sağlık hizmetinin gerekleri ile varılacak kamu yararını nasıl sağlayacağının belirlenemediği, bu koşulun hizmetin gereği ile açıklanabilir bir yanının olmadığı, dava konusu düzenlemenin amaç, konu ve sebep yönlerinden de hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir. DAVALININ_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, insan kaynaklarının dengeli dağılımını sağlayacak şekilde reel bir planlama yapılabilmesi için mevcut hekimlerin hizmet sunduğu esas kadroların belirlenmesinin zaruri olduğu, sağlık kuruluşunun tam zamanlı olarak hekim istihdam ettiği uzmanlık dallarının kuruluşun müktesep hakkı olarak kabul edildiği ve kuruluş kadrosu olarak belirlendiği, planlama çalışmalarında bu kadroların dikkate alındığı, böylece bölgelerin ihtiyaçları doğrultusunda planlama yapılabileceği, gerekli görülen branşlarda ilave hekim istihdamı konusunda özel sağlık kuruluşlarına ilave kadro tahsisi yapılabileceği, bu çerçevede, 1219 sayılı Kanun hükümleri, 3359 sayılı Kanun'un 3. maddesi, 9. maddesinin (c) bendi ve ek 11. maddesine istinaden, kaynak israfı ve atıl kapasiteye yol açmaksızın ülke düzeyinde dengeli, verimli ve kaliteli sağlık hizmeti sunulmasını sağlamak üzere ayakta teşhis ve tedavi yapılan özel sağlık kuruluşlarının yapılandırılmaları, ruhsatlandırma işlemleri, faaliyetleri ve faaliyetlerine son verilmesi, denetimleri ve diğer hususlar ile ilgili usul ve esasları düzenlemek maksadıyla hazırlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin █████/2008 tarih ve 26788 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulduğu, ihtiyaca bağlı olarak yapılan değişiklikleri hayata geçirmek üzere de dava konusu değişikliğin yürürlüğe konulduğu, Özel Hastaneler Yönetmeliğinin ek 5. maddesinin (e) bendinin (3) numaralı alt bendinde de aynı yönde düzenleme yapıldığı, yaş haddinden dolayı emekli olma şartının arandığı önceki düzenlemenin, dava konusu değişiklik ile 60 yaşa düşürüldüğü, yeni düzenleme ile, kadrosuzluk sebebiyle emeklilik dışında hekimlerin emeklilik durumuna ilişkin bir tanzim getirilmediği, sadece 60 yaşın doldurulmasının öngörüldüğü, hükümde kamu veya özel sektörden emeklilik ayrımının bulunmadığı, yaş haddinden de söz edilmediği, üniversite öğretim üyelerinin yaş ortalamasının 55 olduğu dikkate alındığında, yaş sınırının 60'ın altına çekilmesinin istisna hükmünün kapsamını genişleterek planlamayı işlevsiz bırakacağı, aynı zamanda üniversitelerin eğitim kadrolarının boşalmasına sebebiyet verileceği, istisnai hak tanıyan ve yine hekimlerin menfaatine olan düzenlemenin hukuka uygun olduğu, adil yargılanma hakkını ihlal eder bir yönünün bulunmadığı, sağlık hizmetlerinin ulaşılabilir, sürdürülebilir ve çağımız standartlarına uygun olarak sunulmasını sağlayıcı nitelikte olduğu, dava konusu Yönetmeliğin üst hukuk normlarına ve hizmet gereklerine uygun olduğu, hukuka aykırı ve iptalini gerektirici bir yönünün bulunmadığı, haksız olarak açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.DANIŞTAY SAVCISI : ...DÜŞÜNCESİ : Dava, █████/2002 tarih ve 24708 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinin, █████/2021 tarih ve 31561 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile değiştirilen ek 5. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinin (3) numaralı alt bendinde yer alan "60 yaşını dolduran tabipler" ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır.3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 1. maddesinde; Kanun'un amacının, sağlık hizmetleri ile ilgili temel esasları belirlemek olduğu, 2. maddesinde; Milli Savunma Bakanlığı hariç bütün kamu kurum ve kuruluşları ile özel hukuk tüzelkişileri ve gerçek kişileri kapsadığı, 3. maddesinin (a) bendinde; sağlık kurum ve kuruluşlarının yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak plânlanacağı, koordine edileceği, mali yönden destekleneceği ve geliştirileceği, (c) bendinde; bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılmasının esas olduğu, sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesinin bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenleneceği, (e) bendinde; tesis edilecek eğitim, denetim, değerlendirme ve oto kontrol sistemi ile sağlık kuruluşlarının tespit edilen standart ve esaslar içinde hizmet vermesinin sağlanacağı, (i) bendinde; sağlık hizmetlerinin yurt çapında istenilen seviyeye ulaştırılması amacıyla, bakanlıklar seviyesinden en uçtaki hizmet birimine kadar kamu ve özel sağlık kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları arasında koordinasyon ve işbirliği yapılacağı, sağlık kurum ve kuruluşlarının coğrafik ve fonksiyonel hizmet alanlarının, verecekleri hizmetler, yönetim, hizmet ilişki ve bağlantıları gibi konularda tespit edilen esaslara uymak ve verilen görevleri yapmakla yükümlü oldukları belirtilmiştir. 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 2. maddesinde; herkesin bedenî, zihnî ve sosyal bakımdan tam bir iyilik hâli içinde hayatını sürdürmesini sağlamanın Bakanlığın görevi olduğu; bu kapsamda Bakanlığın, a) Halk sağlığının korunması ve geliştirilmesi, hastalık risklerinin azaltılması ve önlenmesi, b) Teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerinin yürütülmesi, c)Uluslararası önemi haiz halk sağlığı risklerinin ülkeye girmesinin önlenmesi, ç) Sağlık eğitimi ve araştırma faaliyetlerinin geliştirilmesi, d) Sağlık hizmetlerinde kullanılan ilaçlar, özel ürünler, ulusal ve uluslararası kontrole tâbi maddeler, ilaç üretiminde kullanılan etken ve yardımcı maddeler, kozmetikler ve tıbbî cihazların güvenli ve kaliteli bir şekilde piyasada bulunması, halka ulaştırılması ve fiyatlarının belirlenmesi, e) İnsan gücünde ve maddî kaynaklarda tasarruf sağlamak ve verimi artırmak, sağlık insan gücünün ülke sathında dengeli dağılımını sağlamak ve bütün paydaşlar arasında işbirliğini gerçekleştirmek suretiyle yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunumunun sağlanması, f)Kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişiler tarafından açılacak sağlık kuruluşlarının ülke sathında planlanması ve yaygınlaştırılması ile ilgili olarak sağlık sistemini yöneteceği ve politikaları belirleyeceği; Bakanlığın bu amaçla; a) Strateji ve hedefleri belirleyeceği, planlama, düzenleme ve koordinasyon yapacağı, b) Uluslararası ve sektörler arası işbirliği yapacağı, c)Rehberlik, izleme, değerlendirme, teşvik, yönlendirme ve denetleme yapacağı, müeyyide uygulayacağı, ç)Acil durum ve afet hallerinde sağlık hizmetlerini planlayacağı ve yürüteceği, d) Bölgesel farklılıkları gidermeye ve herkesin sağlık hizmetine erişimini sağlamaya yönelik tedbirler alacağı, e) İlgili kurum ve kuruluşların insan sağlığını doğrudan ve dolaylı olarak etkileyen faktörler ve sosyal belirleyicilerle ilgili uygulamalarına ve düzenlemelerine yön vereceği, bunu teminen gerekli bildirimleri yapacağı, görüş bildireceği ve müeyyide uygulayacağı, f) Görevin ve hizmetin gerektirdiği her türlü tedbiri alacağı belirtilmiş, 40. maddesinde ise; Bakanlık ve bağlı kuruluşların görev, yetki ve sorumluluk alanına giren ve önceden kanunla düzenlenmiş konularda idarî düzenlemeler yapabilecekleri hükmüne yer verilmiştir.█████/2021 tarih ve 31561 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile █████/2021 tarihli ve 24708 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinin ek 5'inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinin (3) numaralı alt bendi; 60 yaşını dolduran tabipler ile engellilik oranı en az yüzde 60 olan tabipler özel hastanelerde boş kadro aranmaksızın çalışabilir. Bu fıkra kapsamında çalışan hekimler 1219 sayılı Kanunun 12'nci maddesine uygun olmak kaydıyla planlama kapsamındaki iki özel sağlık kuruluşunda daha çalışabilir. Bu kuruluşlardan bir tanesi çalıştığı il dışında planlama kapsamındaki bir özel sağlık kuruluşu da olabilir." şeklinde değiştirilmiştir.Dava konusu Yönetmeliğin 19. maddesinde "Tabip ve tabip dışı personel özel hastane kadrosunda sözleşmeyle ve EK-12'deki Personel Çalışma Belgesi düzenlenerek çalışır." hükmüne yer verilmiştir. Davacı, yapılan düzenleme ile tabiplerin 60 yaşını dolduran hekimler ve 60 yaşını doldurmayanlar olarak ayrıldığı, özel sağlık kuruluşlarında tabiplerin ancak 60 yaşını doldurmaları halinde bu çalışma biçiminden faydalanmaları ile sağlanması beklenen amacının sağlık hizmetinin gerekleri ile varılacak kamu yararının nasıl sağlanacağının belirlenmediğini ileri sürmektedir.Yönetmeliğin 19. maddesi ile tabiplerin özel hastanede çalışabilmelerinin kadrolu çalışma şartına bağlandığı, dava konusu değişiklikle 60 yaşını dolduran tabipler ile engellilik oranı en az yüzde altmış olan tabiplerin kadro şartı aranmaksızın özel hastanelerde çalışabileceği kuralı getirildiği, böylece 60 yaşını dolduran tabipler için kadro ile çalıştırılma sınırının kaldırılarak çalışma hakkı tanındığı anlaşıldığından, düzenlemede hizmet gereklerine ve hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen █████/2025 tarihinde, davacı Türk Tabipler Birliğini temsilen Av. ...'ın geldiği, davalı Sağlık Bakanlığını temsilen Hukuk Müşaviri Av. ...'ın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Dava; █████/2008 tarih ve 26788 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin, █████/2021 tarih ve 31561 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile değiştirilen ek 1. maddesinin 4. fıkrasında yer alan "60 yaşını dolduran tabipler" ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE:ESAS YÖNÜNDEN:İlgili Mevzuat:1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un -dava konusu düzenlemenin yayımlandığı tarihteki haliyle- 12. maddesinde, “Sanatını icra etmek üzere bir mahalde kayıtlı olan herhangi bir tabibin bizzat dükkan ve mağaza açmak suretiyle her türlü ticaret yapması memnudur.(Değişik ikinci fıkra: 21/1/2010-5947/7 md.; Değişik: 2/1/2014-███████ md.) Tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar; 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 28 inci maddesi, 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun ek 27 nci maddesi, 4/███████ tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 36 ncı maddesi ile █████/1983 tarihli ve 2955 sayılı Gülhane Askeri Tıp Akademisi Kanununun 32 nci maddesi saklı kalmak kaydıyla, aşağıdaki sağlık kurum ve kuruluşlarında mesleklerini icra edebilir. a) Kamu kurum ve kuruluşları. b) Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmeli çalışan özel sağlık kurum ve kuruluşları, Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmeli çalışan vakıf üniversiteleri. c) Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmesi bulunmayan özel sağlık kurum ve kuruluşları, Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmesi bulunmayan vakıf üniversiteleri, serbest meslek icrası. Tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar, Sağlık Bakanlığınca yapılan istihdam planlamaları çerçevesinde ve ikinci fıkranın her bir bendi kapsamında olmak kaydıyla birden fazla sağlık kurum ve kuruluşunda çalışabilir. Bu maddenin uygulanması bakımından Sosyal Güvenlik Kurumunca branş bazında sözleşme yapılan özel sağlık kurum ve kuruluşları ile vakıf üniversiteleri yalnızca sözleşme yaptıkları branşlarda (b) bendi kapsamında kabul edilir. Mesleğini serbest olarak icra edenler, hizmet bedeli hasta tarafından karşılanmak ve Sosyal Güvenlik Kurumundan talep edilmemek kaydıyla, (b) bendi kapsamında sayılan sağlık kuruluşlarında da hastalarının teşhis ve tedavisini yapabilir. ..." hükmü yer almaktadır.Öte yandan, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanunun amacının, sağlık hizmetleri ile ilgili temel esasları belirlemek olduğu; 2. maddesinde, Milli Savunma Bakanlığı hariç bütün kamu kurum ve kuruluşları ile özel hukuk tüzelkişileri ve gerçek kişileri kapsadığı; 3. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, sağlık kurum ve kuruluşlarının yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak plânlanacağı, koordine edileceği, mali yönden destekleneceği ve geliştirileceği; (c) bendinde, bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılmasının esas olduğu, sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesinin bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenleneceği; 9. maddesinin (c) bendinde, bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarını belirlemeye, sağlık kurum ve kuruluşlarını sınıflandırmaya ve sınıflarının değiştirilmesine, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarına, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasına, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususların Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle tespit edileceği hükme bağlanmıştır. 663 sayılı -Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin yayımı tarihi olan █████/2008 tarihindeki adıyla- Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin -█████/2018 tarihli mükerrer Resmî Gazete’de yayımlanan 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile mülga- "Düzenleme yetkisi" başlıklı 40. maddesinde, "Bakanlık ve bağlı kuruluşlar görev, yetki ve sorumluluk alanına giren ve önceden kanunla düzenlenmiş konularda idarî düzenlemeler yapabilir." yönünde düzenleme yer almıştır. Yine, █████/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 355. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, her türlü koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini planlamak, teknik düzenleme yapmak, standartları belirlemek ve bu hizmetler ile sunucularını sınıflandırmak, bununla ilgili iş ve işlemleri yaptırmak; (c) bendinde, kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişilere ait sağlık kurum ve kuruluşlarına izin vermek ve ruhsatlandırmak, bu izin ve ruhsatları gerektiğinde süreli veya süresiz iptal etmek; (k) bendinde, sağlık insan gücü planlaması yapmak, sayı ve nitelik olarak ihtiyaca uygun insan gücü yetiştirilmesi için ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmak; (l) bendinde ise, mevcut sağlık insan gücünü, kamu ve özel kurum ve kuruluşlar düzeyinde planlamak ve istihdamın bu plan çerçevesinde yürütülmesini denetlemek Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır. Aynı Kararname'nin 508. maddesi ile de Bakanlıklara görev, yetki ve sorumluluk alanına giren konularda idari düzenlemeler yapabilme yetkisi verilmiştir.Anılan mevzuat hükümlerine dayanılarak Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik hazırlanmış ve █████/2008 tarih ve 26788 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin "Sağlık kurum ve kuruluşlarının planlanması" başlıklı 9. maddesinde, "(1) Bakanlıkça aşağıdaki amaçlar doğrultusunda (Ek ibare:RG-21/3/2014-28948) muayenehaneler hariç, faaliyetine ihtiyaç duyulan sağlık kurum ve kuruluşları ile bunlara ait sağlık insan gücü, tıbbi hizmet birimleri ve nitelikleri ile teknoloji yoğunluklu tıbbi cihaz dağılımı alanlarında kamu ve özel sektörü kapsayacak şekilde planlama yapılır: a) Sağlık hizmetlerinin, demografik yapı ve epidemiyolojik özellikler de göz önünde bulundurulmak suretiyle kaliteli, hakkaniyete uygun ve verimli şekilde sunulması, b) Sağlık kurum ve kuruluşlarının hizmet kapasiteleri, sağlık insan gücü ile çağdaş tıbbi bilgi ve teknolojinin ülke düzeyinde dengeli dağılımının sağlanması, c) Koruyucu sağlık ve acil sağlık hizmetleri gibi işbirliği halinde hizmet sunumunun gerekli olduğu alanlarda uygun kapasitenin oluşturulması, ç) Kaynak israfı ve atıl kapasiteye yol açılmaması...." kuralına yer verilmiş; ek 1. maddesinde, sağlık kuruluşlarının kalite ve verimliliğini artırmak amacıyla planlamadan istisna olarak izin verilebilecek hususlar düzenlenmiştir. Anılan maddenin, █████/2015 tarih ve 29252 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 9. maddesi ile değiştirilen 4. fıkrasında, “Kadrosuzluk nedeniyle emekli olan veya 60 yaşını dolduran tabipler ile engellilik oranı en az yüzde 60 olan tabipler bu maddenin ikinci fıkrasında sayılan kadrolu tabiplerin çalışma şekline uygun olarak kadro dışı geçici olarak çalışabilir.” kuralına yer verilmiştir.Bu düzenlemedeki "Kadrosuzluk nedeniyle emekli olan veya 60 yaşını dolduran tabipler" ibaresinin de iptali istemiyle açılan davada, Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin █████/2018 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararı ile, anılan ibare yönünden davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2019 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararı ile, "kadro dışı geçici çalışmayı kadrolu bir özel sağlık kuruluşunda çalışmaya bağlayan asıl düzenleme olan Yönetmeliğin Ek 1. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesinin, Danıştay Onbeşinci Dairesinin █████/2014 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararı ile anılan maddede, 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'da olmayan bir koşul getirilerek, bir sağlık kuruluşunda kadro dışı geçici çalışabilmenin, bir tıp merkezi veya özel hastanede kadrolu çalışma şartına bağlandığı, tabiplik mesleğinin, tabibe verdiği çalışma hakkının, Kanun'daki sınırlamaları aşar nitelikte engellendiği gerekçesiyle hukuka aykırı bulunduğu ve kararın bu kısmının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2017 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararı ile onandığı dikkate alındığında; bazı emekliler için öngörülen kadro dışı geçici çalışma hakkının, 1219 sayılı Kanun'un 12. maddesine uygun olmak koşuluyla, her tabip için geçerli olduğu; bu nedenle dava konusu düzenlemede yer alan sınırlamanın hukuka aykırı olduğu, bu durumda, dava konusu düzenlemenin, bu haliyle, maddede belirtilen durumlarda olmayan emekli tabiplerin kadro dışı geçici çalışma hakkını engellediği sonucuna varıldığından; düzenlemede hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle kararın dava konusu Yönetmeliğin 9. maddesi ile değiştirilen asıl Yönetmeliğin ek 1. maddesinin 4. fıkrasındaki "Kadrosuzluk nedeniyle emekli olan veya 60 yaşını dolduran tabipler" ibaresi yönünden davanın reddine ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmiş; sonrasında bozulan kısım yönünden yapılan yargılama sonucu Danıştay Onuncu Dairesinin █████/2020 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla bozma kararındaki gerekçeyle anılan ibarenin iptaline karar verilmiştir (Söz konusu karar İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2022 tarih ve E:█████████, K:████████ sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir). Bunun üzerine, █████/2021 tarih ve 31561 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesiyle, ana Yönetmeliğin dava konusu ek 1. maddesinin 4. fıkrası, "60 yaşını dolduran tabipler ile engellilik oranı en az yüzde 60 olan tabipler özel sağlık kuruluşlarında boş kadro şartı aranmaksızın çalışabilir. Bu fıkra kapsamında çalışan hekimler 1219 sayılı Kanunun 12 nci maddesine uygun olmak kaydıyla planlama kapsamındaki iki özel sağlık kuruluşunda daha çalışabilir. Bu kuruluşlardan bir tanesi çalıştığı il dışında planlama kapsamındaki bir özel sağlık kuruluşu da olabilir." şeklinde değiştirilmiştir.Hukuki Değerlendirme:3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 3. maddesi, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 355. maddesi hükümleri gereği Sağlık Bakanlığının, mevcut sağlık insan gücünü, kamu ve özel kurum ve kuruluşlar düzeyinde planlamaya ve istihdamın bu plan çerçevesinde yürütülmesini sağlamaya ve bunu denetlemeye yetkili olduğu hususu yerleşik Danıştay içtihatları ile sabittir. Ayrıca, Sağlık Bakanlığının genel olarak sağlık insan gücünü planlama yetkisine ilişkin anılan mevzuat hükümlerinin yanı sıra, hekimlerin birden fazla yerde çalışabilmelerine ilişkin olarak da, 1219 sayılı Kanun'un 12. maddesinin 3. fıkrasında bu istihdam planlamaların esas alınacağı belirtilmiştir.Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin 9. maddesinde de, sağlık kurum ve kuruluşları ile bunlara ait sağlık insan gücününün Bakanlıkça anılan maddede belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda planlanacağı kurala bağlanmış; Yönetmeliğin ek 1. maddesinde ise, sunulan sağlık hizmetinin kalite ve verimliliğini artırmak amacıyla, Bakanlıkça 9. maddedeki planlamadan istisna olarak, izin verilebilecek hususlar düzenlenmiştir. Yönetmeliğin ek 1. maddesinin 4. fıkrasında da, özel sağlık kuruluşlarında boş kadro şartı aranmaksızın (kadro dışı), çalışabilecek hekimlerin niteliklerine ilişkin belirlemeler yapılmıştır.Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden; kamu ve özel tüm sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık insan gücünün planlanmasında, Sağlık Bakanlığının yetkili kılındığı, sağlık insan gücü planlamasının esas olarak "kadrolu" çalışma modeline dayandığı, ancak sunulan hizmetin kalite ve verimliliğinin artırılması amacıyla, Bakanlıkça belirli nitelikleri haiz hekimlere, kadro şartı aranmaksızın (kadro dışı) özel hastanelerde çalışma hakkı tanınabildiği, kadro dışı çalışma için belirlenen koşulları taşımayan hekimlerin, sağlık kuruluşlarında kadrolu olarak çalışmasına hukuken herhangi bir engel olmadığı, bu bakımdan kadro dışı çalışmanın istisnai bir çalışma olduğu ve bu çalışmanın düzenlenmesi hususunda davalı Bakanlığın takdir yetkisinin bulunduğu anlaşılmaktadır.Davalı idareye tanının bu takdir yetkisi çerçevesinde dava konusu düzenlemeyle, kadrolu çalışmanın istisnası olarak 60 yaşını dolduran tabiplere özel sağlık kuruluşlarında boş kadro şartı aranmaksızın çalışma hakkı tanındığı, anılan tabipler yönünden lehe bir düzenlemeye gidildiği görülmektedir. Planlama kapsamındaki kısıtlı tabip insan gücünün verimli kullanılabilmesi, bu doğrultuda belirli bir yaş ve mesleki tecrübede olan tabiplerin özel sağlık kuruluşlarında çalışmaları kolaylaştırılarak çalışma hayatında kalmalarının sağlanması, böylece hizmette sürdürülebilirliğin temini, atıl kapasitenin önlenmesi, kalite ve verimliliğin artırılması amacıyla getirildiği anlaşılan dava konusu düzenlemenin kamu yararı ve hizmet gerekleri ile dayanağı mevzuat hükümlerine uygun olduğu sonucuna varıldığından, anılan düzenlemede hukuka aykırılık bulunmamaktadır.Ayrıca davacı tarafından, dava konusu düzenlemeyle getirilen yaş kriteriyle tabipler arasında ayrımcılık yapılarak tabiplerin çalışma hakkından eşit olarak yararlanmalarının engellendiği iddia edilmekte ise de; düzenleme ile planlamadan istisna olarak izin verilebilecek hallerden birinin belirlendiği, kuralın aynı durumda olanlara aynı şekilde uygulanacağı ve 60 yaşını dolduran tüm tabiplerin kadro dışı çalışma hakkından faydalanabileceği, bu kapsamda olmayan hekimlerin özel sağlık kuruluşlarında kadrolu olarak çalışmasına hukuken herhangi bir engel olmadığı gözetildiğinde eşitlik ilkesinin ve çalışma hakkının ihlal edildiğinden söz edilemeyeceğinden davacının bu yöndeki iddiasına itibar edilmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;1. DAVANIN REDDİNE,2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,5. Bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, █████/2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. (X)-KARŞI OY :Dava; █████/2008 tarih ve 26788 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin, █████/2021 tarih ve 31561 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile değiştirilen ek 1. maddesinin 4. fıkrasında yer alan "60 yaşını dolduran tabipler" ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır. █████/2021 tarih ve 31561 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesiyle, asıl Yönetmeliğin dava konusu ek 1. maddesinin 4. fıkrası, "60 yaşını dolduran tabipler ile engellilik oranı en az yüzde 60 olan tabipler özel sağlık kuruluşlarında boş kadro şartı aranmaksızın çalışabilir. Bu fıkra kapsamında çalışan hekimler 1219 sayılı Kanunun 12 nci maddesine uygun olmak kaydıyla planlama kapsamındaki iki özel sağlık kuruluşunda daha çalışabilir. Bu kuruluşlardan bir tanesi çalıştığı il dışında planlama kapsamındaki bir özel sağlık kuruluşu da olabilir." şeklinde değiştirilmiştir.Dava konusu düzenlemede, "60 yaşını dolduran tabipler"in özel sağlık kuruluşlarında boş kadro şartı aranmaksızın çalışabileceğinin kurala bağlandığı görülmektedir.Anılan düzenlemede, bazı tabiplere kadro dışı çalışma imkanı tanınırken esas alınan yaş kriterinin kanuni dayanağının bulunmadığı, tabiplik mesleğinin önem ve özelliği gereği verimli olunan döneminde yürütülecek çalışmalara dava konusu düzenleme ile kısıtlama getirildiği, özel sektördeki yetişmiş sağlık insan gücüne olan ihtiyaç dikkate alındığında dava konusu düzenleme ile kamu yararının gözetilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, kanuni dayanağı bulunmayan ve kamu yararına aykırı olan dava konusu düzenlemede hukuka uyarlık bulunmadığından düzenlemenin iptaline karar verilmesi gerektiği oyuyla aksi yöndeki Daire kararına katılmıyorum.