Danıştayda Ağız ve Diş Sağlığı Yönetmeliğinin Radyoloji ve Uzmanlık Standardı Eksiklikleri Nedeniyle İptali İçin Açılan Dava.
Özet: Davacı dernek, Ağız ve Diş Sağlığı Hizmeti Sunulan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikin radyasyon yayan ileri görüntüleme teknikleri cihazlarının kullanımı, denetimi ve ruhsatlandırma süreçlerine dair maddelerinin ve eklerinin, diş hekimlerine kendi hastaları için bu cihazları kurma yetkisi verirken yeterli koruyucu standartları, ağız diş ve çene radyolojisi uzmanı denetimini ve uzmanlık belgesi sunma şartını getirmemesi, ruhsatlandırma komisyonunda ilgili uzmana yer verilmemesi, kamu sağlığını riske atması ve güncel mevzuata, eşitlik ilkesine aykırı eksik düzenlemeler içermesi gerekçesiyle iptalini talep etmektedir.

T.C.
D A N I Ş T A YONUNCU DAİREEsas No : █████████Karar No : █████████ DAVACI : ... DerneğiVEKİLİ : Av. ...DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Huk. Müş. Av. ...DAVANIN KONUSU : █████/2022 tarih ve 31975 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ağız ve Diş Sağlığı Hizmeti Sunulan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin 8., 9., 10. ve 21. maddeleri ile anılan Yönetmeliğin eki Ek-10/a "Ağız ve Diş Sağlığı Hizmeti Sunulan Muayenehane Denetim Sorgu ve İdari Yaptırım Uygulama Formu"nun 27. satırının, Ek-10/b "Ağız ve Diş Sağlığı Hizmeti Sunulan Poliklinik Denetim Sorgu ve İdari Yaptırım Uygulama Formu"nun 30. satırının, Ek-10/c "Ağız ve Diş Sağlığı Hizmeti Sunulan Merkez Denetim Sorgu ve İdari Yaptırım Uygulama Formu"nun 51. satırının, Ek-10/d "Ağız ve Diş Sağlığı Hizmeti Sunulan Hastane Denetim Sorgu ve İdari Yaptırım Uygulama Formu"nun 55. satırının hukuka aykırı olduğu iddia edilerek; 13. maddesinin 3. fıkrasının (a) ve (b) bentleri ile anılan Yönetmeliğin eki Ek-3 "Faaliyet İzin Belgesi Başvurusu İçin Gerekli Belgeler"in, Ek-5 "Sağlık Kuruluşları İçin Asgari Personel Listesi"nin eksik düzenleme nedeniyle iptaline karar verilmesi istenilmektedir.DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, 8., 9., 10. ve 21. maddeler yönünden, diş hekimlerine kendi hastaları için dental radyoloji ünitesini kurma ve kullanma yetkisi verilirken, radyasyon yayan ileri görüntüleme teknikleri cihazları için koruyucu, önleyici bir standart getirilmediği, oysa İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelikte bu hususun düzenlendiği, ağız diş ve çene radyolojisi uzmanları tarafından radyasyon yayan ileri görüntüleme teknikleri cihazlarının kullanımına dair standartların belirlendiği, dava konusu düzenlemelerde ise ağız diş ve çene radyolojisi uzmanı olmayan diş hekimlerinin ve diğer branş uzmanlarının muayenehanelerinde söz konusu cihazların kullanımına izin verildiği ve bu hususta hiçbir fiziki kural ve önleme yer verilmemesinin eksik düzenleme teşkil ettiği, kamu yararı gözetilmeksizin, yürüklükteki mevzuatla çelişir şekilde düzenleme yapıldığı, dava konusu düzenlemelerin dayanağı olan 3153 sayılı Kanun’un çok eski bir kanun olduğu, o dönemde radyoloji alanında uzman doktor bulunmadığı, Kanun’da belirtilen cihazların dental radyoloji birimindeki cihazlar olduğu, Kanun’un yayımlandığı tarihten bu yana geçen 85 yıllık süreçte ağız diş ve çene radyolojisi uzmanlarının yetiştiği, ileri görüntüleme teknikleri cihazlarının üretildiği, bir sağlık kuruluşunun kendi hastası için ağız diş ve çene radyolojisi uzmanı çalıştırma şartı aranmazken, dışarıdan gelen hasta için bu şartının aranmasının kanun önünde eşitlik ilkesine aykırı olduğu, ayrıca, ağız diş ve çene radyolojisi uygulamalarında en düşük doz ile en kaliteli görüntülemeyi sağlayan cihazların periapikal görüntüleme cihazları olduğu, dava konusu Yönetmelikte ise, periapikal veya panoramik cihazlardan birinin bulunmasının dental radyoloji birimi açmak için yeterli olacağının düzenlendiği, ağız ve diş sağlığı hizmeti sunulan özel sağlık kuruluşlarının, periapikal cihaz olmadan, daha çok radyasyon kullanımı ile görüntüleme yapan panoramik görüntüleme cihazlarıyla ruhsatlandırılmasının yolunun açıldığı, oysa pek çok dental tedavi için daha sınırlı bir alanda çekim yapan ve daha az radyasyon yayan periapikal görüntüleme cihazlarının yeterli olduğu; 13. maddenin 3. fıkrasının (a) ve (b) bentleri (eksik düzenleme) yönünden, muayenehane ve poliklinik için ruhsat başvurusunu değerlendirecek ve ruhsat verilip verilmemesine karar verecek olan komisyonda ağız diş ve çene radyolojisi uzmanının yer almadığı, bir sağlık kuruluşunda insan sağlığına zarar verme olasılığı bulunan cihazların nasıl, nerede, ne koşullarda konumlanacağı, bulunduğu iç mekânın güvenlikli olması için hangi ölçütlere dikkat edileceği hususlarının hassasiyetle değerlendirilmesinin gerektiği, söz konusu komisyonda bu alanda ihtisası bulunan ağız diş ve çene radyolojisi uzmanının bulunmasının toplum sağlığı ve kamu yararının bir gereği olduğu; Ek-3 "Faaliyet İzin Belgesi Başvurusu İçin Gerekli Belgeler" ile Ek-5 "Sağlık Kuruluşları İçin Asgari Personel Listesi" (eksik düzenleme) yönünden, Yönetmeliğin Ek-3'ünde dental radyoloji ünitesi ya da birimi bulunduran sağlık kuruluşlarının çalıştırmak zorunda oldukları ağız diş ve çene radyolojisi uzmanlarının, uzmanlığını gösterir belgeleri sunmalarının şart koşulmadığı, bu eksik düzenlemenin toplum sağlığı açısından sakıncalı olduğu, muayenehanelerin de dava konusu Yönetmelik kapsamındaki sağlık kuruluşlarından olduğu ve bünyesinde dental radyoloji birim ya da ünitesi bulunduğu halde, Sağlık Kuruluşları İçin Asgari Personel Listesini içeren EK-5'te muayenehanelere yer verilmediği, oysa muayenehanelerde de radyasyon yayan ileri görüntüleme teknikleri cihazlarının kullanılması halinde ağız diş ve çene radyolojisi uzmanı istihdam edilmesinin gerektiği; Ek-10/a "Ağız ve Diş Sağlığı Hizmeti Sunulan Muayenehane Denetim Sorgu ve İdari Yaptırım Uygulama Formu"nun 27. satırı, Ek-10/b "Ağız ve Diş Sağlığı Hizmeti Sunulan Poliklinik Denetim Sorgu ve İdari Yaptırım Uygulama Formu"nun 30. satırı, Ek-10/c "Ağız ve Diş Sağlığı Hizmeti Sunulan Merkez Denetim Sorgu ve İdari Yaptırım Uygulama Formu"nun 51. satırı, Ek-10/d "Ağız ve Diş Sağlığı Hizmeti Sunulan Hastane Denetim Sorgu ve İdari Yaptırım Uygulama Formu"nun 55. satırı yönünden, bir sağlık kuruluşunda ileri görüntüleme teknikleri cihazlarının kullanımında ağız diş ve çene radyolojisi uzmanlarının bu cihazları kullanmalarının, bu alanda uzmanlığı olmayan diş hekimlerinin radyasyon yayan bu cihazları kullanmamalarının gerektiği, hastanın o sağlık kuruluşunun kendi hastası mı yoksa dışarıdan gelen hasta mı olduğunun, bu cihazlarının kimler tarafından kullanılmasının uygun olduğu hususunda öneminin bulunmadığı, dava konusu düzenlemenin yasal bir dayanağının olmadığı ileri sürülerek dava konusu düzenlemelerin iptali istenilmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, 8., 9., 10. ve 21. maddeler yönünden, dava konusu düzenlemelerle poliklinik ve merkezlerde dental radyoloji birimi bulunması zorunluluğunun getirildiği, buna göre söz konusu sağlık kuruluşlarında periapikal veya panoramik röntgen cihazı bulundurmanın zorunlu tutulduğu, hastaneler için ise dental radyoloji ünitesi bulunması zorunluluğunun getirildiği, böylece periapikal veya panoramik röntgen cihazına ilaveten dental konik ışınlı bilgisayarlı tomografi, ultrasonografi veya manyetik rezonans cihazlarından bir veya birkaçını bulundurmanın zorunlu tutulduğu, ülkemizde ağız ve diş sağlığı hizmeti sunulan özel sağlık kuruluşu sayısının 15.553 olduğu, bu kuruluşlardan 11.280’sinin muayenehane, 4.135’inin poliklinik, 135’inin merkez ve 3’ünün hastane olduğu, buna karşın özel sağlık kuruluşlarında çalışan ağız diş ve çene radyolojisi uzmanı sayısının güncel verilere göre 58 olduğu, anılan sağlık kuruluşlarında verilen ağız ve diş sağlığı hizmeti tanı ve tedavileri sırasında sıklıkla radyolojik görüntülemeye ihtiyaç duyulduğu, bu nedenle, poliklinik ve merkezde periapikal veya panoramik röntgen cihazı, hastanede ise bu cihazlara ilave başka cihaz bulundurma zorunluluğunun getirildiği, ayrıca günümüzde tomografik özellikli panoramik röntgen cihazlarının yaygınlaştığı, bu cihazların panoramik cihaza aparat takılarak elde edildiği, görünüm olarak panoramik röntgen cihazından ayırt edilmesinin güç olduğu, dava konusu Yönetmelikte sağlık kuruluşları sınıflandırılırken, verilecek hizmetin niteliği, hasta ve hekim için gereksinimler, sağlık kuruluşunun kapasite ve büyüklüğünün göz önünde bulundurulduğu, hizmet gereklerine uygun olarak fiziki standartların belirlendiği, ayrıca, 3153 sayılı Kanun hükümlerine göre görüntüleme hizmeti sunmak ve raporlama yapabilmek için radyoloji uzmanı olmanın ve Bakanlıklarından müessese adına radyoloji ruhsatnamesi alınmasının gerektiği, bu hizmetlerin tabip ve diş tabiplerinin muayenehanelerinde tedavileri altında olan hastaların haricinde dışarıdan gelen hastalara da sunulabilmesi için ruhsat alınmasının da zorunlu olduğu, Radyasyon Güvenliği Tüzüğünde de iyonlaştırıcı radyasyon kaynaklarını bulunduran, kullanan, imal, ithal ve ihraç eden, alan, satan, taşıyan ve depolayan, resmi özel kurum ve kuruluşlar ve gerçek kişilerce uyulması gereken kuralların belirlendiği, Yönetmelik hükmü ile de diş hekimleri tarafından hastalarının teşhisinde kullanılacak olan röntgen cihazları için 3153 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı ve Kanun hükümlerine uygun olarak diş hekimlerinin sağlık kuruluşları bünyesinde kendi hastalarına hizmet vermek kaydıyla dental radyoloji birimi veya ünitesi kurabilecekleri, ancak kendi hastaları dışındaki hastalara radyoloji hizmeti verilmek istenmesi durumunda radyoloji uzmanları tarafından bu hizmetler sunulabileceğinden, ağız, diş ve çene radyolojisi uzmanı çalıştırılması ve yine röntgen cihazları için Nükleer Düzenleme Kurumundan anılan Tüzük ve ilgili mevzuata uygun lisans alınması zorunluluğuna ilişkin düzenleme yapıldığı, düzenlemede 3153 sayılı Kanun'a ve Tüzük hükümlerine aykırılık bulunmadığı; 13. maddenin 3. fıkrasının (a) ve (b) bentleri (eksik düzenleme) yönünden, teknik inceleme komisyonunun işlevinin, kapsamdaki sağlık kuruluşunun Yönetmeliğe uygun olup olmadığının yerinde tespitinden ibaret olduğu, en az iki diş hekiminin ekipte zaten bulunduğu, İl Sağlık Müdürlüklerinde diş hekimi istihdamının bu amaçla yapıldığı, iki üyesi zorunlu olarak diş hekimi olan ve sağlık kuruluşu türüne göre üç veya beş kişiyle oluşturulan komisyon ekibinin, teşkil tarzı ve ekibe verilen görevin mahiyeti gözetildiğinde, ağız diş ve çene radyolojisi alanındaki uzman sayısının kısıtlı olduğundan, komisyona dahil edilmeleri halinde görevlendirme aşamasında komisyonun teşkilinde ciddi aksaklıklar yaşanacağı; Ek-3 "Faaliyet İzin Belgesi Başvurusu İçin Gerekli Belgeler" ile Ek-5 "Sağlık Kuruluşları İçin Asgari Personel Listesi" (eksik düzenleme) yönünden, 1219 sayılı Kanun’a göre diş hekimliğinde sekiz dalın uzmanlık alanı olarak belirlendiği, anılan Kanun'un Ek 14. maddesinin 2. fıkrasına göre, tıpta ve diş hekimliğinde uzman unvanını kazanmak ve uzman olmanın, merkezi olarak yapılacak uzmanlık sınavında başarılı olmak ve uzmanlık mevzuatıyla belirlenmiş esas ve usullere göre öngörülen sürede eğitim almak ve eğitim sonunda tez hazırlamak ve bitirme sınavında başarılı olmak kaydıyla mümkün olabildiği, diğer taraftan diş hekimliğinde sekiz dalın ihdas edilmesi sebebiyle oluşan uzman eğitimci ihtiyacını karşılamak maksadıyla 1219 sayılı Kanun'a 6225 sayılı Kanunla eklenen Geçici 8. maddenin 3. fıkrası ile istisnai hükümlerin sevk olunduğu, bu geçiş hükmü ile uzman ve eğitici ihtiyacı karşılanmasından sonra uygulanmaya başlanan diş hekimliğinde uzmanlık sınavları ile uzmanlık eğitiminin verilmeye başlandığı, gelinen noktada diş hekimliği mesleğinde uzman sayısının artması ile sağlık hizmet sunumu açısından daha kapsamlı sağlık kuruluşları olan merkez ve hastanelerde farklı durumlarda müdahale edebilecek uzman diş hekimi istihdamı gerekliliğinin doğduğu, dava konusu düzenlemede kamu yararı ve hizmet gerekleri bakımından hukuka aykırı bir yön bulunmadığı; Ek-10/a "Ağız ve Diş Sağlığı Hizmeti Sunulan Muayenehane Denetim Sorgu ve İdari Yaptırım Uygulama Formu"nun 27. satırı, Ek-10/b "Ağız ve Diş Sağlığı Hizmeti Sunulan Poliklinik Denetim Sorgu ve İdari Yaptırım Uygulama Formu"nun 30. satırı, Ek-10/c "Ağız ve Diş Sağlığı Hizmeti Sunulan Merkez Denetim Sorgu ve İdari Yaptırım Uygulama Formu"nun 51. satırı, Ek-10/d "Ağız ve Diş Sağlığı Hizmeti Sunulan Hastane Denetim Sorgu ve İdari Yaptırım Uygulama Formu"nun 55. satırı yönünden, 3153 sayılı Kanun kapsamındaki zorunluluğa riayet edilip edilmediğine ilişkin düzenleme yapıldığı, hükmün üst hukuk normlarına ve hizmet gereklerine uygun olduğu, sağlık hizmetinin, niteliği gereği sunumunda aksaklık veya eksiklik olması halinde telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurabildiği, Yönetmelikte somut fiilin bire bir karşılığının bulunmaması halinde idare olarak işlem yapılamayan durumlarla karşılaşılabildiği, Bakanlıklarının kamu sağlığının korunmasına yönelik tedbir alma yetkisinin başta Anayasa olmak üzere 1 nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, 3359 sayılı Kanun, 3153 sayılı Kanun ve 1593 sayılı Kanun gibi özel kanunlar ile verildiği, bu yetkinin fiilen uygulanmasına yönelik olarak da Yönetmelikte bahsi geçen düzenlemenin yapıldığı, Yönetmelikle düzenleme zorunluluğu bulunan ve Yönetmeliğe tabi olanların bilmek ve uymakla zorunlu olduğu hususlar ile bunlara uymadıklarında karşılaşacakları idari müeyyidelerin anılan Form ile Yönetmelikte açıkça düzenlendiği, Bakanlıklarının sağlık kuruluşlarına idari müeyyide uygulama yetkisinin Kanunla düzenlendiği, 3359 sayılı Kanun'un Ek 11. maddesinde de hizmet sunum standartlarına aykırı hareket edilmesi halinde uygulanacak idari müeyyidelerin sınırlarının çizildiği, ceza hukuku anlamında suç ve ceza ihdas edilmesinin söz konusu olmadığı, sağlık hizmetlerinin ulaşılabilir, sürdürülebilir ve çağımız standartlarına uygun olarak sunulmasını sağlayıcı nitelikte olduğundan dava konusu düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.DANIŞTAY SAVCISI : ...DÜŞÜNCESİ : Dava; █████/2022 tarihli, 31975 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ağız ve Diş Sağlığı Hizmeti Sunulan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin 8., 9., 10. ve 21. maddeleri ile anılan Yönetmeliğin eki Ek-10/a 'Ağız ve Diş Sağlığı Hizmeti Sunulan Muayenehane Denetim Sorgu ve İdari Yaptırım Uygulama Formu'nun 27. satırının, Ek-10/b "Ağız ve Diş Sağlığı Hizmeti Sunulan Poliklinik Denetim Sorgu ve İdari Yaptırım Uygulama Formu"nun 30. satırının, Ek-10/c "Ağız ve Diş Sağlığı Hizmeti Sunulan Merkez Denetim Sorgu ve İdari Yaptırım Uygulama Formu"nun 51. satırının, Ek-10/d "Ağız ve Diş Sağlığı Hizmeti Sunulan Hastane Denetim Sorgu ve İdari Yaptırım Uygulama Formu"un 55. satırının hukuka aykırı olduğu iddia edilerek, 13. maddesinin 3. fıkrasının (a) ve (b) bentleri ile anılan Yönetmeliğin eki Ek-3 "Faaliyet İzin Belgesi Başvurusu İçin Gerekli Belgeler"in, Ek-5 "Sağlık Kuruluşları İçin Asgari Personel Listesi"nin eksik düzenleme nedeniyle iptali istemiyle açılmıştır.Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 56. maddesinin 1. fıkrasında, herkesin, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu; 3. fıkrasında, Devletin, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenleyeceği; 4. fıkrasında da, Devletin, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getireceği öngörülmüştür.Anayasa'nın 124. maddesine göre de Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler.3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun 3. maddesinin a) fıkrasında, sağlık kurum ve kuruluşlarının yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak plânlanacağı, koordine edileceği, mali yönden destekleneceği ve geliştirileceği, c) fıkrasında, bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılmasının esas olduğu, sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesi bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenleneceği; 9. maddesinin (c) fıkrasındaki, bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel kıstaslarının belirlenmesinin, sağlık kurum ve kuruluşlarının sınıflandırılmasının ve sınıflarının değiştirilmesinin, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarının, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasının, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususların Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği; sağlık hizmeti sunumu ile ilgili tüm iş ve işlemlerin Sağlık Bakanlığınca denetlenmesini düzenleyen Ek 11. maddesindeki kurallara da dayanılarak █████/2022 tarihli, 31975 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ağız ve Diş Sağlığı Hizmeti Sunulan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliği çıkarılmıştır.1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü başlıklı 355. maddesinin 1. fıkrasının, a) bendinde, her türlü koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini planlamak, teknik düzenleme yapmak, standartları belirlemek ve bu hizmetler ile sunucularını sınıflandırmak, bununla ilgili iş ve işlemleri yaptırmak, c) bendinde, kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişilere ait sağlık kurum ve kuruluşlarına izin vermek ve ruhsatlandırmak, bu izin ve ruhsatları gerektiğinde süreli veya süresiz iptal etmek, e) bendinde ise sağlık kurum ve kuruluşlarının mevzuat ile belirlenen politika ve düzenlemelere uyumunu denetlemek, gerekli yaptırımları uygulamak kuralları yer almıştır.3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun'un 7. maddesinde: "Tabipler ve diş tabipleri muayenehanelerinde yalnız tedavileri altında bulunan hastalarda teşhis için kullanılmak üzere röntgen teşhis aletleri veya tedavi için faradizasyon, galvanizasyon, diyatermi ve sair cihazları bulundurabilirler. Bu cihazlar ve bulundukları yerler üçüncü maddeye göre yapılacak yönetmelikteki şartlara uygun olarak her türlü arızalara mani olacak şekilde tertibatı havi olmaları lazımdır.Bu cihazları kullanmak için hususi izin almağa lüzum yoktur. Yalnız böyle cihazlar konulduğu ve kullanıldığı bir hafta içinde o yerin en büyük sıhhat memurluğuna yazı ile bildirilmesi mecburidir.Tabip ve diş tabipleri muayenehanelerinde bulunduracakları ve kendilerinin kullanacakları bu cihaz ve aletleri iyi kullanmağa muktedir olduklarını bir vesika ile isbata veya bir mütehassıs yanında en az üç aylık bir kurs veya staj yapmağa mecburdurlar.Bu maddenin birinci fıkrasına göre muayenehanelerinde cihaz ve alat bulunduracak tabip veya diş tabiplerinin tedavileri altında olan hastalardan başkasının röntgenle teşhis veya elektrikle tedavi için para ile hariçten hasta kabul ettikleri takdirde birinci maddede yazılı şartlara göre izin almağa mecburdurlar." kurala bağlanmıştır.Uyuşmazlığa konu edilen Yönetmeliğin amacı; etkin, verimli ve kaliteli sağlık hizmeti sunulmasını sağlamak üzere, ağız ve diş sağlığı hizmeti verilen özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet ve personel standartlarının tespit edilmesine, bu amaca uygun olarak teşkilatlandırılmasına, açılmalarına, faaliyetlerine, kapanmalarına, denetlenmelerine ve diğer hususlara ilişkin usûl ve esasları düzenlemek olarak gösterilmiştir.Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının b) bendinde, dental radyoloji birimi, periapikal veya panaromik röntgen cihazlarının bulunduğu birimi, c) bendinde, dental radyoloji ünitesi, dental radyoloji bölümüne ek olarak dental konik ışınlı bilgisayarlı tomografi, ultrasonagrafi veya manyetik rezonans cihazlarından bir veya birkaçının bulunduğu ünite; ı) bendinde ise, sağlık kuruluşu, ağız ve diş sağlığı hizmeti sunulan özel muayenehane, poliklinik, merkez ve hastaneyi, ifade edeceği belirtilmiş; muayenehane, poliklinik ve merkez standardı başlıklı 8, 9 ve 10. maddelerinde, taşımak zorunda oldukları şartlar gösterilmiş, polikliniklerde dental radyoloji birimi, merkezlerde de dental radyoloji birimi bulunmasını zorunlu kılınmış; "Radyoloji hizmetleri" başlıklı 21. maddesi ise: "(1) Diş hekimleri tarafından hastalarının teşhisinde kullanılacak olan röntgen cihazları için 19/4/1937 tarihli ve 3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. (2) Röntgen cihazları için Nükleer Düzenleme Kurumundan ilgili mevzuata uygun lisans alınması zorunludur. (3) Sağlık kuruluşları bünyesinde kendi hastalarına hizmet vermek kaydıyla dental radyoloji birimi veya ünitesi kurulabilir. Ancak kendi hastaları dışındaki hastalara radyoloji hizmeti verilmek istenmesi durumunda ağız, diş ve çene radyolojisi uzmanı çalıştırılması zorunludur." şeklinde düzenlenmiştir.█████/2023 tarihli, 32162 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik, sağlık hizmeti sunumu kapsamında iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kullanılarak tetkik, teşhis ve tedavi amaçlı uygulanan radyoloji, nükleer tıp, radyasyon onkolojisi hizmetleri ile ağız, diş ve çene radyolojisi hizmetlerinin sunulduğu binaların vasıflarını, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı nedeni ile ışınlanmalara karşı hastalar ve çalışan güvenliğine ilişkin usul ve esasları ve iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kullanılarak yürütülen faaliyetlerde çalışan personele verilecek sağlık iznini belirlemek amacıyla çıkarılmıştır.█████/2000 tarihli, 23999 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği'nin amacı, iyonlaştırıcı radyasyon ışınlamalarına karşı kişilerin ve çevrenin radyasyon güvenliğini sağlamak olup, radyasyon güvenliğinin sağlanmasını gerektiren her türlü tesis ve radyasyon kaynağının tehlikelerine karşı alınması gereken tedbirleri ve yapılması gereken faaliyetlerle ilgili hususları kapsayan kurallar getirmiştir.Dava dilekçesinde; 8., 9., 10. ve 21. maddelere yönelik olarak, diş hekimlerine kendi hastaları için dental radyoloji ünitesini kurma ve kullanma yetkisi verildiği, radyasyon yayan ileri görüntüleme teknikleri cihazları için koruyucu, önleyici bir standart getirilmediği, İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelikte bu hususun düzenlendiği ve ağız diş ve çene radyolojisi uzmanları tarafından radyasyon yayan ileri görüntüleme teknikleri cihazlarının kullanımına dair standartların belirlendiği, dava konusu kurallarda ise ağız diş ve çene radyolojisi uzmanı olmayan diş hekimlerinin ve diğer branş uzmanlarının muayenehanelerinde söz konusu cihazların kullanımına izin verildiği ve bu hususta hiçbir fiziki kural ve önleme yer verilmemesinin eksik düzenleme teşkil ettiği, kamu yararı gözetilmeksizin, yürüklükteki mevzuatla çelişir şekilde düzenleme yapıldığı, 3153 sayılı Kanun’un çok eski bir kanun olduğu, o dönemde radyoloji alanında uzman doktor bulunmadığı, Kanun’da belirtilen cihazların dental radyoloji birimindeki cihazlar olduğu, Kanun’un yayımlandığı tarihten bu yana geçen 85 yıllık süreçte ağız diş ve çene radyolojisi uzmanlarının yetiştiği, ileri görüntüleme teknikleri cihazlarının üretildiği, bir sağlık kuruluşunun kendi hastası için ağız diş ve çene radyolojisi uzmanı çalıştırma şartı aranmazken, dışarıdan gelen hasta için bu şartının aranmasının kanun önünde eşitlik ilkesine aykırı olduğu, ayrıca, ağız diş ve çene radyolojisi uygulamalarında en düşük doz ile en kaliteli görüntülemeyi sağlayan cihazların periapikal görüntüleme cihazları olduğu, dava konusu Yönetmelikte ise, periapikal veya panoramik cihazlardan birinin bulunmasının dental radyoloji birimi açmak için yeterli olacağının düzenlendiği, ağız ve diş sağlığı hizmeti sunulan özel sağlık kuruluşlarının, periapikal cihaz olmadan, daha çok radyasyon kullanımı ile görüntüleme yapan panoramik görüntüleme cihazlarıyla ruhsatlandırılmasının yolunun açıldığı, oysa pek çok dental tedavi için daha sınırlı bir alanda çekim yapan ve daha az radyasyon yayan periapikal görüntüleme cihazlarının yeterli olduğu ileri sürülmektedir.Anılan maddelere yönelik olarak davalı idare tarafından, sağlık kuruluşlarında verilen ağız ve diş sağlığı hizmeti tanı ve tedavileri sırasında sıklıkla radyolojik görüntülemeye ihtiyaç duyulduğundan poliklinik ve merkezde periapikal veya panoramik röntgen cihazı, hastanede ise bu cihazlara ilave başka cihaz bulundurma zorunluluğunun getirildiği, günümüzde tomografik özellikli panoramik röntgen cihazlarının yaygınlaştığı, bu cihazların panoramik cihaza aparat takılarak elde edildiği, görünüm olarak panoramik röntgen cihazından ayırt edilmesinin güç olduğu, uyuşmazlığa konu Yönetmelik ile sağlık kuruluşları sınıflandırılırken, verilecek hizmetin niteliği, hasta ve hekim için gereksinimler, sağlık kuruluşunun kapasite ve büyüklüğünün göz önünde bulundurulduğu, hizmet gereklerine uygun olarak fiziki standartların belirlendiği, ayrıca, 3153 sayılı Kanun hükümlerine göre görüntüleme hizmeti sunmak ve raporlama yapabilmek için radyoloji uzmanı olmanın ve Bakanlıklarından müessese adına radyoloji ruhsatnamesi alınmasının gerektiği, bu hizmetlerin tabip ve diş tabiplerinin muayenehanelerinde tedavileri altında olan hastaların haricinde dışarıdan gelen hastalara da sunulabilmesi için ruhsat alınmasının da zorunlu olduğu, diş hekimleri tarafından hastalarının teşhisinde kullanılacak olan röntgen cihazları için 3153 sayılı Kanun'un uygulanacağı ve bu Kanuna uygun olarak diş hekimlerinin sağlık kuruluşları bünyesinde kendi hastalarına hizmet vermek kaydıyla dental radyoloji birimi veya ünitesi kurabilecekleri, ancak kendi hastaları dışındaki hastalara radyoloji hizmeti verilmek istenmesi durumunda radyoloji uzmanları tarafından bu hizmetler sunulabileceğinden, ağız, diş ve çene radyolojisi uzmanı çalıştırılması ve yine röntgen cihazları için Nükleer Düzenleme Kurumundan ilgili mevzuata uygun lisans alınması zorunluluğuna ilişkin düzenleme yapıldığı savunma yapıldığı görülmektedir.Yürürlükte bulunan 3153 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 1. fıkrasıyla tabipler ile diş tabiplerine muayenehanelerinde yalnız tedavileri altında bulunan hastalarda teşhis için kullanılmak üzere röntgen teşhis aletleri veya tedavi için faradizasyon, galvanizasyon, diyatermi ve sair cihazları bulundurabilmesi yolunda 3. fıkradaki şartların sağlanması kaydıyla tanınmış olan hakkın uygulanmasına dönük olarak, ağız ve diş sağlığı hizmeti verilen özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet ve personel standartlarının tespit edilmesi amacını taşıyan uyuşmazlığa konu Yönetmeliğin 8, 9 ve 10. maddelerinde muayenehane, poliklinik ve merkezlerin taşımak zorunda oldukları şartlar ile radyoloji hizmetlerinin belirlendiği düzenlemelerde hukuka aykırı bir yön bulunmamakta olup, kanuni düzenlemenin eski tarihli olması uygulanmayacağı anlamına gelmemektedir.3153 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca getirilen kurallarla; iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı nedeni ile ışınlanmalara karşı hastalar ve çalışan güvenliği, radyasyon güvenliğinin sağlanmasını gerektiren her türlü tesis ve radyasyon kaynağının tehlikelerine karşı alınması gereken tedbirleri ve yapılması gereken faaliyetleri içeren radyasyon güvenliği, ağız, diş ve çene radyolojisi hizmetlerinin sunulduğu binaların vasıfları ve benzeri konulardaki düzenlemelere, lisans alınması gibi hususlardaki zorunluluklara uyulması gerekliliğinin devam etmesi ve bunlara atıf yapılması karşısında, ağız diş ve çene radyolojisi uzmanlık alanının, Tıpta Uzmanlık Kurulu Müfredat Oluşturma ve Standart Belirleme Sistemi (TUKMOS) Ağız, Diş ve Çene Radyolojis iUzmanlık Eğitimi Çekirdek Müfredatı programından hareketle münhasır yetkisi bulunduğundan bahisle diş hekimlerinin ve diğer branş uzmanlarının muayenehanelerinde Kanunda belirtilen cihazların kullanımına izin verildiği, fiziki kural ve önlem içermeyerek eksik düzenleme içerdiği yolundaki iddialarının kabulü mümkün olmamıştır.Eksik düzenleme içerdiği ileri sürülen 13. maddenin 3. fıkrasının (a) ve (b) bentleri yönünden;Dava dilekçesinde, İl Sağlık Müdürlüğü tarafından oluşturulacak ruhsatlandırma komisyonunda; muayenehane ve poliklinik için ruhsat başvurusunu değerlendirecek ve ruhsat verilip verilmemesine karar verecek olan komisyonda ağız diş ve çene radyolojisi uzmanının yer almadığı, bu alanda ihtisası bulunan ağız diş ve çene radyolojisi uzmanının komisyonda bulunmasının toplum sağlığı ve kamu yararının bir gereği olduğu ileri sürülmüştür.13. maddenin 3. fıkrası, █████/2024 tarihli, 32753 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik değişikliğiyle yeniden düzenlenerek komisyona "biri meslek odası temsilcisi olmak üzere" asgari iki diş hekiminin bulunması öngörülmüş ise de, davanın mutlak surette ağız diş ve çene radyolojisi uzmanının yer alması gerektiği öne sürülerek açılması karşısında, anılan değişiklik davayı konusuz bırakacak nitelikte olmamakla birlikte, sınırlı sayıdaki ağız diş ve çene radyolojisi uzmanının ruhsatlandırma komisyonunda bulunma zorunluluğu getirmek komisyonun kurulmasını imkansız duruma getirebileceği, aşırı derecede güçleştireceği gibi 3153 sayılı Kanun uyarınca diş tabiplerine tanınan hakların da bulunması nedeniyle söz geçen komisyonda en az iki diş hekiminin bulunması yönüyle getirilen düzenlemenin hukuka aykırılığından söz edilemez.Ek-3 "Faaliyet İzin Belgesi Başvurusu İçin Gerekli Belgeler" ile Ek-5 "Sağlık Kuruluşları İçin Asgari Personel Listesi"nin eksik düzenleme içerdiği iddiası yönünden;Dava dilekçesinde, Yönetmeliğin Ek-3'ünde dental radyoloji ünitesi ya da birimi bulunduran sağlık kuruluşlarının çalıştırmak zorunda oldukları ağız diş ve çene radyolojisi uzmanlarının, uzmanlığını gösterir belgeleri sunmalarının şart koşulmadığı, EK-5 "Sağlık Kuruluşları İçin Asgari Personel Listesi"nde muayenehanelere yer verilmesi gerektiği, muayenehanelerde de radyasyon yayan ileri görüntüleme teknikleri cihazlarının kullanılması halinde ağız diş ve çene radyolojisi uzmanı istihdam edilmesinin gerektiği ileri sürülmektedir.Davalı idarenin cevap dilekçesinde; 1219 sayılı Kanun'a 6225 sayılı Kanunla eklenen Geçici 8. maddenin 3. fıkrası ile istisnai niteikteki geçiş hükmü ile uzman ve eğitici ihtiyacı karşılanmasından sonra uygulanmaya başlanan diş hekimliğinde uzmanlık sınavları ile uzmanlık eğitiminin verilmeye başlandığı, gelinen noktada diş hekimliği mesleğinde uzman sayısının artması ile sağlık hizmet sunumu açısından daha kapsamlı sağlık kuruluşları olan merkez ve hastanelerde farklı durumlarda müdahale edebilecek uzman diş hekimi istihdamı gerekliliğinin doğduğu, buna uygun düzenleme yapıldığı savunulmaktadır.Ağız diş ve çene radyolojisi uzmanı sayısındaki kısıtlılık davalı idare tarafından gözetilmekle birlikte 3153 sayılı Kanun uyarınca diş tabiplerine tanınan haklardan da hareketle dental radyoloji ünitesi ya da birimi bulunduran sağlık kuruluşları ile muayenehanelerde ağız diş ve çene radyolojisi uzmanı istihdam edilmesi zorunluluğunun gelinen aşamada öngörülmemesi yolundaki eksik düzenlemede hukuka aykırılıktan söz edilemez.Ek-10/a "Ağız ve Diş Sağlığı Hizmeti Sunulan Muayenehane Denetim Sorgu ve İdari Yaptırım Uygulama Formu"nun 27. satırı, Ek-10/b "Ağız ve Diş Sağlığı Hizmeti Sunulan Poliklinik Denetim Sorgu ve İdari Yaptırım Uygulama Formu"nun 30. satırı, Ek-10/c "Ağız ve Diş Sağlığı Hizmeti Sunulan Merkez Denetim Sorgu ve İdari Yaptırım Uygulama Formu"nun 51. satırı, Ek-10/d "Ağız ve Diş Sağlığı Hizmeti Sunulan Hastane Denetim Sorgu ve İdari Yaptırım Uygulama Formu"nun 55. satırı yönünden;Yönetmeliğin 21. maddesinin 3. fıkrasında; sağlık kuruluşları bünyesinde kendi hastalarına hizmet vermek kaydıyla dental radyoloji birimi veya ünitesi kurulabilir. Ancak kendi hastaları dışındaki hastalara radyoloji hizmeti verilmek istenmesi durumunda ağız, diş ve çene radyolojisi uzmanı çalıştırılması zorunlu olduğu 3153 sayılı Kanun doğrultusunda getirilmiştir.Yönetmeliğe ekli Ek-10/a'un 27. satırı, Ek-10/b'nin 30. (doğru olan 29.) satırı, Ek-10/c'nin 51. (doğrusu 50.) satırı ve Ek-10/d'nin 55. (doğrusu 53.) satırında; "Yetkisiz Sağlık Hizmet Sunumu Standardı" başlığı altında "Sağlık kuruluşunda; dental radyoloji birimi/ünitesi var ise ve kendi hastaları dışındaki hastalara hizmet veriliyor ise ağız, diş ve çene radyolojisi uzmanı bulunuyor mu? bünyesinde kendi hastaları dışındaki hastalara radyoloji hizmeti veriliyor ise ağız, diş ve çene radyolojisi uzmanı çalıştırılıyor mu (Zorunludur)? (Yönetmeliğin 21'inci maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi)" gösterilmiş ve buna karşılık 1. Tespit üzerine "Yüz bin Türk lirasından az olmamak üzere sağlık tesisinin bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde biri oranında idarî para cezası ve otuz gün süre verilir."; 2. Tespit üzerine "İdari para cezası bir kat artırılarak uygulanır ve on beş gün süre verilir." ve 3. Tespit üzerine "Sağlık tesisinin faaliyeti beş gün süreyle durdurulur." kuralları getirilmiştir.Davalı idare tarafından, Yönetmeliğin dava konusu edilen düzenlemesine yönelik olarak, 3153 sayılı Kanun kapsamındaki zorunluluğa riayet edilip edilmediğine ilişkin düzenleme yapıldığı, kuralların üst hukuk normlarına ve hizmet gereklerine uygun olduğu, sağlık hizmetinin, niteliği gereği sunumunda aksaklık veya eksiklik olması halinde telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurabildiği, Yönetmelikte somut fiilin bire bir karşılığının bulunmaması halinde idare olarak işlem yapılamayan durumlarla karşılaşılabildiği, Bakanlığın kamu sağlığının korunmasına yönelik tedbir alma yetkisinin başta Anayasa olmak üzere 1 nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, 3359 sayılı Kanun, 3153 sayılı Kanun ve 1593 sayılı Kanun gibi özel kanunlar ile verildiği, bu yetkinin fiilen uygulanmasına yönelik olarak da Yönetmelikte bahsi geçen düzenlemenin yapıldığı, Yönetmelikle düzenleme zorunluluğu bulunan ve Yönetmeliğe tabi olanların bilmek ve uymakla zorunlu olduğu hususlar ile bunlara uymadıklarında karşılaşacakları idari müeyyidelerin anılan Form ile Yönetmelikte açıkça düzenlendiği, Bakanlığın sağlık kuruluşlarına idari müeyyide uygulama yetkisinin Kanunla düzenlendiği, 3359 sayılı Kanun'un Ek 11. maddesinde de hizmet sunum standartlarına aykırı hareket edilmesi halinde uygulanacak idari müeyyidelerin sınırlarının çizildiği, ceza hukuku anlamında suç ve ceza ihdas edilmesinin söz konusu olmadığı, sağlık hizmetlerinin ulaşılabilir, sürdürülebilir ve çağımız standartlarına uygun olarak sunulmasını sağlayıcı nitelikte olduğundan dava konusu düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.3359 sayılı sağlık hizmetleriyle ilgili temel esasları düzenleyen Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'na █████/2014 tarihli, 6514 sayılı Kanun'un 46. maddesiyle eklenen Ek-11. maddede: "(Değişik birinci fıkra:21/2/2024-███████ md.) Sağlık hizmeti sunumu ile ilgili tüm iş ve işlemler Sağlık Bakanlığınca denetlenir. Bu hüküm uluslararası sağlık turizmi kapsamındaki her türlü kuruluşun faaliyetlerini de kapsar.(Değişik ikinci fıkra:█████/2024-███████ md.) Olağanüstü durumlarda mesleğini icraya yetkili kişilerce acil sağlık hizmeti ulaşana ve sağlık hizmeti devamlılık arz edene kadar verilecek olan sağlık hizmeti hariç, ruhsatsız veya yetkisiz olarak sağlık hizmeti veren veya verdirenler, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Özel izne tabi hizmet birimlerini ve sağlık kuruluşlarını Sağlık Bakanlığından izin almaksızın açan veya buralarda verilecek hizmetleri sunanlar iki yüz elli bin Türk lirasından az olmamak üzere bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yarısına kadar idari para cezası ile cezalandırılır.(Değişik üçüncü fıkra:█████/2024-███████ md.) Sağlık Bakanlığınca belirlenen kayıtları uygun şekilde tutmayan veya bildirim zorunluluğunu yerine getirmeyen sağlık kurum ve kuruluşları elli bin Türk lirasından az olmamak üzere bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde ikisi kadar idari para cezası ile cezalandırılır.(Değişik dördüncü fıkra:█████/2024-███████ md.) Sağlık Bakanlığınca belirlenen acil hastaya müdahale esaslarına; personel, tıbbi cihaz ve donanım, bina ve hizmet birimleri, malzeme ile ilaç standartlarına uyulmaması hâllerinde yüz bin Türk lirasından az olmamak üzere bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde beşine kadar idari para cezası uygulanır.Bu maddedeki idari para cezasını gerektiren fiillerin bir yıl içinde tekrarı hâlinde idari para cezaları bir kat artırılarak uygulanır; üçüncü defa işlenmesinde ise sağlık kurum ve kuruluşunun ilgili bölümünün veya tamamının faaliyeti on güne kadar durdurulur. Aynı isim ve sahiplikte birden fazla sağlık kurum ve kuruluşu bulunması hâlinde idari yaptırımlar sadece ihlalin yapıldığı sağlık kurum ve kuruluşu ile sınırlı olarak uygulanır.Bu maddede belirtilen idari para cezalarını vermeye valiler, faaliyet durdurma cezasını vermeye Sağlık Bakanlığı yetkilidir. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, üniversite sağlık uygulama ve araştırma merkezleri yönünden Yükseköğretim Kurulunun görüşü alınarak Sağlık Bakanlığınca düzenlenir." kurallarına yer verilmiştir.Yönetmelikle, ilk tespitte "sağlık tesisinin bir önceki aya ait brüt hizmet geliri" üzerinden para cezası ve buna bağlı olarak bir kat arttırma şeklinde faaliyetin belirli süreyle durdurulması yolundaki idari yaptırım kararı için 3153 sayılı Kanun'un 7. maddesinde belirlenen esaslara aykırı işlem yapılması, 10. maddesinde yer alan "Bu kanunda gösterilen salahiyete haiz olmayanlar veya salahiyetli olup da birinci maddeye uyarak izin almamış olanlar tarafından işletilen röntgen ve radiyom ve elektroterapi ve sair fizyoterapi müesseseleri Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletinin salahiyetli makam ve memurları tarafından verilecek müzekkere üzerine o yerin en büyük mülkiye amirinin vereceği emirle hemen kapatılır." kuralı ile anılan Kanuna 5728 sayılı Kanun'un 91. maddesi ile değişik 11. maddesinde yer alan "Mütehassıs olduğu hâlde bu Kanunda yazılı müesseseler için izin almayan kişiye üçbin Türk Lirası; bu müesseseleri açan mütehassıs olmayanlara ise, beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir." kuralı ile 3359 sayılı Kanun'un Ek-11. maddesinin değişik 4. fıkrası dayanak alınarak getirilen dava konusu düzenlemelerde hukuka aykırı bir yön görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen █████/2025 tarihinde, davacı ... Derneğini temsilen vekili Av. ...'nın, davalı Sağlık Bakanlığını temsilen Av. ...'in geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :Ağız ve Diş Sağlığı Hizmeti Sunulan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin █████/2022 tarih ve 31975 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmesi üzerine davacı tarafından bakılmakta olan dava açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE:ESAS YÖNÜNDEN:İlgili Mevzuat:1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un ikinci faslında "Diş Tabipleri" ile ilgili kurallara yer verilmiş olup, anılan Kanun'un 29 ilâ 46. maddelerinde diş tabiplerinin görev, yetki ve sorumluluklarına ilişkin düzenlemeler yapılmıştır. Anılan Kanun'un 29. maddesinde, "Diş tabibi, insan sağlığına ilişkin olarak, dişlerin, diş etlerinin ve bunlarla doğrudan bağlantılı olan ağız ve çene dokularının sağlığının korunması, hastalıklarının ve düzensizliklerinin teşhisi ve tedavisi ve rehabilite edilmesi ile ilgili her türlü mesleki faaliyeti icra etmeye yetkilidir. Diş tabipliğinin herhangi bir dalında münhasıran uzman olmak ve o unvanı ilan edebilmek için diş hekimliği fakültelerinden veya Sağlık Bakanlığına bağlı eğitim kurumlarından alınmış bir uzmanlık belgesine sahip olmak şarttır." hükmü ile 34. maddesinde, "Tabipler diş çekmeğe ve dişler üzerine iptidai tedavi tatbikına ve diş etlerine ait her nevi hastalıkları tedaviye mezun iseler de doğrudan doğruya dişçilik etmek istiyen ve o suretle icrayı sanat ettiğini ilan eden bir tabip behemehal Dişçi Mektebince verilmiş bir ruhsatnameyi hamil olmalıdır. Ruhsatname bir sene müddetle Dişçi Mektebine devam ile tatbikat gördükten sonra bilimtihan ita olunur." hükmü yer almaktadır.3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 9. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, "Bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarını belirlemeye, sağlık kurum ve kuruluşlarını sınıflandırmaya ve sınıflarının değiştirilmesine, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarına, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasına, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususlar Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, çıkarılacak yönetmelikle tespit edilir." hükmü yer almaktadır.1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 355. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, her türlü koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini planlamak, teknik düzenleme yapmak, standartları belirlemek ve bu hizmetler ile sunucularını sınıflandırmak, bununla ilgili iş ve işlemleri yaptırmak; (c) bendinde, kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişilere ait sağlık kurum ve kuruluşlarına izin vermek ve ruhsatlandırmak, bu izin ve ruhsatları gerektiğinde süreli veya süresiz iptal etmek; (e) bendinde, sağlık kurum ve kuruluşlarının mevzuat ile belirlenen politika ve düzenlemelere uyumunu denetlemek, gerekli yaptırımları uygulamak Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. Aynı Kararname'nin 508. maddesi ile de Bakanlıklara görev, yetki ve sorumluluk alanına giren konularda idari düzenlemeler yapabilme yetkisi verilmiştir.Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine dayanılarak, etkin, verimli ve kaliteli sağlık hizmeti sunulmasını sağlamak üzere, ağız ve diş sağlığı hizmeti verilen özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet ve personel standartlarının tespit edilmesine, bu amaca uygun olarak teşkilatlandırılmasına, açılmalarına, faaliyetlerine, kapanmalarına, denetlenmelerine ve diğer hususlara ilişkin usûl ve esasları düzenlemek amacıyla çıkarılan Ağız ve Diş Sağlığı Hizmeti Sunulan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik █████/2022 tarih ve 31975 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.HUKUKİ DEĞERLENDİRME:A) Dava konusu Yönetmeliğin 8., 9., 10. ve 21. maddeleri yönünden yapılan inceleme:Dava konusu Yönetmeliğin "Muayenehane standardı" başlıklı 8. maddesinde, "(1) Muayenehane aşağıdaki şartları taşımak zorundadır: a) En az on iki metrekare büyüklüğünde, hasta mahremiyetinin korunması ve uygun şartlarda muayenenin sağlanması için ses, görüntü ve gürültü açısından gerekli düzenlemelerin yapıldığı, asgari donanım ve lavabonun olduğu muayene odası bulunur. Muayene odasında en fazla bir adet diş üniti bulundurulabilir. b) En az on metrekare büyüklüğünde, hasta bekleme salonu bulunur. Bekleme salonu sekreter hizmet alanı olarak da kullanılabilir. Fazladan oluşturulacak her muayene odası için bekleme salonuna beş metrekare ilave edilir. c) Her bir diş üniti ayrı muayene odasında bulunmak koşuluyla, diş hekimi başına en fazla iki diş üniti bulundurulabilir. ç) El yıkama bölümü olan ve gerekli hijyen şartlarını sağlayan tuvalet bulunur. d) Sedasyon veya genel anestezi altında yapılacak tanı ve tedavi işlemleri muayenehanelerde yapılamaz. (2) Her diş hekimi için bu maddede belirtilen şartlarda ayrı muayene odası bulunması kaydıyla aynı dairede birden fazla diş hekimi müşterek muayenehane faaliyeti gösterebilir. Bu durumda her bir diş hekimi için ayrı ruhsat düzenlenir. (3) Tabipler veya uzman tabipler tabi oldukları mevzuatta belirtilen şartları sağlamaları ve ayrı muayene odası bulunması kaydıyla diş hekimleri ile aynı dairede müşterek muayenehane faaliyeti gösterebilir. Bu durumda her bir tabip için kendi mevzuatına göre ayrı ruhsat düzenlenir."; "Poliklinik standardı" başlıklı 9. maddesinde, "(1) Poliklinik aşağıdaki şartları taşımak zorundadır: a) Bu Yönetmeliğin 8 inci maddesinde belirtilen standartlarda en az iki adet muayene odası bulunur. b) İki diş üniti için en az on beş metrekare büyüklüğünde hasta bekleme salonu bulunur. İki diş ünitinin üzerine ilave edilecek her bir diş üniti için bekleme salonuna beş metrekare ilave edilir. c) Çalışan bütün personel için binanın durumuna ve çalışan sayısına göre yeterli sayıda ve büyüklükte giyinme yerleri ve dinlenme odası bulunur. ç) Poliklinikte hijyen şartları sağlanacak nitelikte hasta ve personel kullanımına yönelik kadın ve erkek için ayrı ayrı olmak üzere en az iki adet tuvalet bulunur. Bu tuvaletlerden en az biri ilgili mevzuatına uygun şekilde engelli tuvaleti olarak düzenlenir. Polikliniğin birden fazla katta kurulmuş olması halinde tuvaletler her iki katta bir olmak üzere düzenlenir. Tuvaletlerin kapısı, dışarı doğru açılacak şekilde veya sürgülü olmalıdır. d) Sedasyon veya genel anestezi altında yapılacak tanı ve tedavi işlemleri polikliniklerde yapılamaz. e) Polikliniklerde dental radyoloji birimi bulunması zorunludur. (2) Polikliniğin giriş katta olmaması veya polikliniğin giriş katında engellilerin kullanımına uygun sağlık hizmeti sunulamaması halinde, hastanın tekerlekli sandalye ile taşınmasını sağlayacak şekilde uygun asansör olması gerekir. Asansör olmaması durumunda merdiven tipi asansör veya kaldırma platformu kullanılabilir. (3) Polikliniğin merdiven, sahanlık, rampa ve kapı genişliklerinin, hastanın tekerlekli sandalye ile taşınmasını sağlayacak nitelikte olması şarttır."; "Merkez standardı" başlıklı 10. maddesinde, " (1) Merkez aşağıdaki şartları taşımak zorundadır: a) 8 inci maddede belirtilen standartlarda en az on adet muayene odası bulunur. b) On diş üniti için toplamda en az elli metrekare büyüklüğünde hasta bekleme salonu bulunur. On diş ünitinin üzerine ilave edilecek her bir diş üniti için bekleme salonuna beş metrekare ilave edilir. Orta koridor bekleme amaçlı kullanılacak ise genişliği en az üç metre olur. c) Merkezlerde, genel anestezi müdahale ünitesi bulunması zorunludur. Bu ünitede; 1) Yarı steril ve steril alanlar oluşturulur. 2) Steril alanda en az bir adet genel anestezi müdahale salonu, hazırlama (preoperatif) ve uyandırma (postoperatif) odası bulunur. Genel anestezi müdahale salonlarının her birinde sadece bir ameliyat masası veya diş üniti bulunur. 3) Steril alanda el yıkama lavabosu bulunur. 4) Steril alanlarda bulunan pencere ve kapılar dış ortama açılmaz ve bu alanlarda tuvalet bulunmaz. 5) Genel anestezi müdahale salonlarında toz ve mikrop barındıracak girinti-çıkıntı olmaz. Genel anestezi müdahale salonlarının kullanım alanı en az otuz metrekare, kısa kenarı en az beş metredir, net kullanım alanı içinde kolon ve benzeri hareket kısıtlılığına sebep verecek yapılaşma ile çalışma ekibinin hareket kısıtlılığına ve sirkülasyonuna engel bir durum olmaması gerekir. 6) Genel anestezi müdahale salonlarının içinde bulunan sabit dolap ve tezgahlar dezenfekte edilebilir malzemeden yapılmış kolay temizlenebilir ve üzerinde toz barındırmayacak nitelikte olmalıdır. 7) Genel anestezi müdahale ünitesinde duvar, tavan ve zemin kaplaması, dezenfeksiyon ve temizlemeye uygun antibakteriyel malzemeler kullanılarak yapılır. 8) Genel anestezi müdahale ünitesinde koridor genişliğinin en az iki metre olması gerekir. 9) Personel giyinme odaları erkek ve kadın için ayrı olmak üzere içlerinde tuvalet-duş mahalleri olan kirli koridordan girip steril koridora açılacak şekilde düzenlenir. Personel giyinme odaları yarı steril alanda bulunur. ç) Merkezlerde; genel anestezi müdahale ünitesiyle bağlantılı bir konumda, hastanın kısa süreli olarak gözlem altına alınarak takip edilebileceği en az iki en fazla beş gözlem yatağı bulunan gözlem ünitesi kurulması zorunludur. Merkezlerde; 1) Gözlem yataklarının, pozisyon alabilen, koruma barları olan ve her yöne hareketli tekerlekli özellikte olması gerekir. 2) Gözlem odasında hasta başı monitörizasyon ve merkezi tıbbî gaz sistemi bulunur. 3) Bir gözlem odasında ikiden fazla hasta yatağı bulunamaz. Gözlem odaları; ıslak zeminler hariç olmak üzere hasta yatağı başına; tek yataklı gözlem odaları en az dokuz metrekare, iki yataklı odalar, hasta yatağı başına en az yedi metrekare alana sahip olmalıdır. 4) Yeterli gün ışığı almayan, ziyaretçilerin ve hastane personelinin yoğun kullandığı, hastanın sıhhat ve istirahatını olumsuz tarzda etkileyecek mekânlarda gözlem yatağı olamaz. 5) Hastalara anında ulaşabilmek ve hasta bakımını sağlamak üzere; gözlem odalarının bulunduğu katlarda, koridor ve hasta odalarına hakim bir konumda lavabosu ve ilaç hazırlama alanı bulunan ve koridorun genişliğini etkilemeyecek şekilde, en az bir hemşire istasyonu kurulması şarttır. Ayrıca hemşire istasyonunda, her hasta odası ile bağlantısı olan hasta çağrı sistemi bulunur. d) Merkezlerde, yeniden kullanım özelliğine sahip olan malzemelerin sterilizasyon ve dezenfeksiyon işlemlerinin yapılması için bir merkezî sterilizasyon ünitesi bulunması veya sterilizasyon hizmetlerinin hizmet satın alma yoluyla karşılanması şarttır. 1) Merkezî sterilizasyon ünitesi; kirli malzeme girişi-yıkama, ön hazırlık-paketleme ile sterilizasyon-steril malzeme çıkış bölümlerinden oluşur. 2) Kirli alanlar ile temiz alanlar arasında sadece malzeme geçişi olması ve bu iki alanın çift yönlü otoklav ile bölünmesi gerekir. Tek yönlü otoklavın kullanıldığı durumlarda cihaz temiz bölümde bulunmak zorundadır. 3) Sterilizasyon hizmetlerinin, hizmet satın alma yoluyla karşılanması halinde merkezde, kirli ve steril malzemenin ayrı ayrı saklanacağı bölümlerin bulunması yeterlidir. e) Çalışan bütün personel için binanın durumuna ve çalışan sayısına göre yeterli sayıda ve büyüklükte giyinme yerleri ve dinlenme odası ile kadın ve erkek ayrı ayrı olmak üzere en az iki adet tuvalet bulunur. f) Merkezlerde hijyen şartları sağlanacak nitelikte hasta kullanımına yönelik kadın ve erkek için ayrı ayrı olmak üzere en az iki adet tuvalet ile bu tuvaletlerden hariç ilgili mevzuatına uygun şekilde düzenlenmiş engelli tuvaleti olması gerekmektedir. Merkezin birden fazla katta kurulmuş olması halinde tuvaletler her iki katta bir olmak üzere düzenlenir. Tuvaletlerin kapısı, dışarı doğru açılacak şekilde veya sürgülü olmalıdır. g) Merkezlerde dental radyoloji birimi bulunması zorunludur. ğ) Merkezlerde hasta ve hasta yakınları ile çalışanlara hizmet vermek üzere kafeterya, kantin gibi birimler işletilebilir veya işlettirilebilir. Bu türden kısımlar, tıbbi hizmet birimlerinin bulunduğu yerlerde ve hizmet sunumunu engelleyecek şekilde kurulamaz. (2) Merkezin giriş katta olmaması ya da birden fazla katta kurulmuş olması halinde, sağlık hizmet sunumunun yapıldığı bütün katlarda hastanın tekerlekli sandalye ile taşınmasını sağlayacak şekilde uygun asansör olması gerekir. Genel anestezi müdahale ünitesi ve gözlem ünitesi giriş katta değil ise bu alanların bulunduğu katlara ulaşımı sağlayacak sedye ile hasta taşımaya elverişli asansör bulunması zorunludur. (3) Merkezin merdiven, sahanlık, rampa ve kapı genişliklerinin, hastanın tekerlekli sandalye ile taşınmasını sağlayacak nitelikte olması şarttır. (4) Genel anestezi müdahale ünitesi ve gözlem odalarının bulunduğu katlarda, rampa ve kapı genişliklerinin sedye ile hasta dolaşımının sağlanabileceği nitelikte olması şarttır. (5) Otomatik olarak devreye giren ve elektrik projesinde hesaplanan kurulu gücün en az %70’i oranında uygun güç ve nitelikte olan bir jeneratör ile genel anestezi müdahale ünitesi için kesintisiz güç kaynağı bulundurulur."; "Radyoloji hizmetleri" başlıklı 21. maddesinde ise, "(1) Diş hekimleri tarafından hastalarının teşhisinde kullanılacak olan röntgen cihazları için 19/4/1937 tarihli ve 3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. (2) Röntgen cihazları için Nükleer Düzenleme Kurumundan ilgili mevzuata uygun lisans alınması zorunludur. (3) Sağlık kuruluşları bünyesinde kendi hastalarına hizmet vermek kaydıyla dental radyoloji birimi veya ünitesi kurulabilir. Ancak kendi hastaları dışındaki hastalara radyoloji hizmeti verilmek istenmesi durumunda ağız, diş ve çene radyolojisi uzmanı çalıştırılması zorunludur." kuralları yer almıştır.Uyuşmazlık konusu Yönetmeliğin 8., 9., 10. ve 21. maddeleriyle, ağız ve diş sağlığı hizmeti sunulan özel sağlık kuruluşlarının türlerine göre dental radyoloji birimi veya ünitesi bulundurma yükümlülüğü getirilmiş, söz konusu birim ve ünitelerde bulundurulacak cihazlara ilişkin asgari çerçeve belirlenmiştir.Davacı tarafından, anılan düzenlemelerle diş hekimlerine dental radyoloji ünitesi kurma ve kullanma yetkisi tanınmasına karşın, radyasyon yayan ileri görüntüleme tekniklerine ilişkin koruyucu ve önleyici fiziki standartların belirlenmediği, bu durumun eksik düzenleme teşkil ettiği, düzenlemelerin yürürlükte bulunan İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik ile çeliştiği, ağız, diş ve çene radyolojisi uzmanı olmayan diş hekimlerinin ve diğer branş uzmanlarının muayenehanelerinde ileri görüntüleme cihazlarının kullanılmasına olanak tanındığı, ayrıca periapikal görüntüleme cihazlarının daha düşük radyasyon dozu ile yeterli teşhis imkânı sunmasına rağmen panoramik cihazların da tek başına yeterli sayılmasının kamu yararı ve hasta güvenliği ile bağdaşmadığı ileri sürülmektedir.3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun’un 3. maddesinde, ''Birinci maddede yazılı müesseselerin bina vasıfları ve hastalarla mütehassısları ve orada çalışan veya bulunan başkalarının elektrik cereyanı ve röntgen şuaı ve radiyom arızalarından korunacak tertiplerle bunlara ait levazımın şartları ve radiyom için bir müessesede bulunması lazımgelen en az miktar ve elektrikle tedaviye mahsus aletlere ait vasıf ve şartlar hakkında Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.'' hükmüne; 7. maddesinde, "Tabipler ve diş tabipleri muayenehanelerinde yalnız tedavileri altında bulunan hastalarda teşhis için kullanılmak üzere röntgen teşhis aletleri veya tedavi için faradizasyon,galvanizasyon, diyatermi ve sair cihazları bulundurabilirler. Bu cihazlar ve bulundukları yerler üçüncü maddeye göre yapılacak yönetmelikteki şartlara uygun olarak her türlü arızalara mani olacak şekilde tertibatı havi olmaları lazımdır.Bu cihazları kullanmak için hususi izin almağa lüzum yoktur.Yalnız böyle cihazlar konulduğu ve kullanıldığı bir hafta içinde o yerin en büyük sıhhat memurluğuna yazı ile bildirilmesi mecburidir.Tabip ve diş tabipleri muayenehanelerinde bulunduracakları ve kendilerinin kullanacakları bu cihaz ve aletleri iyi kullanmağa muktedir olduklarını bir vesika ile isbata veya bir mütehassıs yanında en az üç aylık bir kurs veya staj yapmağa mecburdurlar.Bu maddenin birinci fıkrasına göre muayenehanelerinde cihaz ve alat bulunduracak tabip veya diş tabiplerinin tedavileri altında olan hastalardan başkasının röntgenle teşhis veya elektrikle tedavi için para ile hariçten hasta kabul ettikleri takdirde birinci maddede yazılı şartlara göre izin almağa mecburdurlar." hükmüne yer verilmiştir.Sağlık Bakanlığı tarafından sağlık hizmet sunumu kapsamında tetkik, teşhis ve tedavi amaçlı uygulanan radyoloji hizmetlerinin planlanması, sınıflandırılması ile bu hizmetlerin sunulduğu sağlık kurum ve kuruluşların faaliyetlerine, standartlarına ve denetlenmesine ilişkin usûl ve esasları düzenlemek amacıyla, 3153 sayılı Radyoloji, Radiom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun'un 10., 11., 12., 13. ve Ek 1. maddelerine, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 3., 9., Ek 11. maddelerine, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 355., 506., ve 508. maddelerine dayanılarak hazırlanan "Radyoloji Hizmetleri Yönetmeliği" █████/2022 tarih ve 31821 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş, Yönetmeliğin 21. maddesiyle "Sağlık Hizmetlerinde İyonlaştırıcı Radyasyon Kaynakları ile Çalışan Personelin Radyasyon Doz Limitleri ve Çalışma Esasları Hakkında Yönetmelik" yürürlükten kaldırılmıştır.İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik ise, sağlık hizmeti sunumu kapsamında iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kullanılarak tetkik, teşhis ve tedavi amaçlı uygulanan radyoloji, nükleer tıp, radyasyon onkolojisi hizmetleri ile ağız, diş ve çene radyolojisi hizmetlerinin sunulduğu binaların vasıflarını, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı nedeni ile ışınlanmalara karşı hastalar ve çalışan güvenliğine ilişkin usul ve esasları ve iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kullanılarak yürütülen faaliyetlerde çalışan personele verilecek sağlık iznini belirlemek amacıyla █████/2023 tarih ve 31821 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.Bununla birlikte, █████/2000 tarih ve 23999 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği'nin amacı da, iyonlaştırıcı radyasyon ışınlamalarına karşı kişilerin ve çevrenin radyasyon güvenliğini sağlamak olup, anılan Yönetmelik'te radyasyon güvenliğinin sağlanmasını gerektiren her türlü tesis ve radyasyon kaynağının tehlikelerine karşı alınması gereken tedbirleri ve yapılması gereken faaliyetlerle ilgili hususları kapsayan kurallar getirilmiştir.Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ile sağlık hizmet sunumu kapsamında tetkik, teşhis ve tedavi amaçlı uygulanan radyoloji hizmetleri ile iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kullanılarak tetkik, teşhis ve tedavi amaçlı uygulanan radyoloji, nükleer tıp, radyasyon onkolojisi hizmetleri ve ağız, diş ve çene radyolojisi hizmetlerinin planlanması, sınıflandırılması ile bu hizmetlerin sunulduğu sağlık kurum ve kuruluşların faaliyetlerine, standartlarına, denetlenmesine ve güvenliğine ilişkin usûl ve esasların ayrıntılı olarak belirlendiği anlaşılmaktadır.Dava konusu Yönetmelik hükümleri incelendiğinde ise, ağız ve diş sağlığı hizmeti sunulan özel sağlık kuruluşlarının kuruluş türleri itibarıyla sınıflandırıldığı, bu sınıflandırma yapılırken sağlık kuruluşlarının kapasitesi, sundukları hizmetin kapsamı ve hasta yoğunluğu gibi objektif ölçütlerin esas alındığı, bu çerçevede, poliklinik ve merkezlerde periapikal veya panoramik röntgen cihazı bulundurulmasının zorunlu tutulduğu, hastaneler bakımından ise bu cihazlara ilave olarak başka görüntüleme cihazlarının bulundurulması öngörülmek suretiyle kademeli ve ölçülü bir düzenleme yapıldığı görülmektedir.Söz konusu maddelerle ağız, diş ve çene radyolojisi uzmanı olmayan diş hekimlerine, herhangi bir sınırlama olmaksızın ileri görüntüleme tekniklerini kullanma yetkisi tanındığının söylenemeyeceği, zira yukarıda yer verilen 3153 sayılı Radyoloji, Radyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun ile ikincil mevzuatta, radyoloji hizmeti sunulabilmesi, raporlama yapılabilmesi ve üçüncü kişilere yönelik görüntüleme hizmeti verilmesi bakımından uzmanlık ve ruhsat şartlarının açıkça düzenlendiği, dava konusu Yönetmelik hükümlerinin ise, bu mevzuatı bertaraf eden veya onunla çelişen yeni bir düzenleme getirmeyip, aksine, diş hekimlerinin yalnızca kendi hastalarının tanı ve tedavisine yönelik görüntüleme hizmeti sunabilmelerine imkân tanıdığı anlaşılmaktadır. Öte yandan, radyasyon güvenliğine ilişkin fiziki ve teknik standartların dava konusu Yönetmelikte ayrıntılı olarak düzenlenmemiş olmasının, tek başına eksik düzenleme olarak nitelendirilemeyeceği açık olup, iyonlaştırıcı radyasyon kaynaklarının kullanımı, bulundurulması, kurulumu, işletilmesi ve denetlenmesine ilişkin usul ve esaslar, iyonlaştırıcı radyasyonla çalışmalarda Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği, Radyoloji Hizmetleri Yönetmeliği, İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik ile Nükleer Düzenleme Kurumu tarafından çıkarılan ikincil düzenlemeler kapsamında ayrıntılı ve bağlayıcı kurallara tabi tutulduğundan, anılan düzenlemelere uygunluk sağlanmasının bir zorunluluk olduğu açıktır.Zira anılan mevzuatta, radyasyon kaynaklarının hangi fiziki koşullarda kurulabileceği, zırhlama gereklilikleri, doz limitleri, çalışan ve hasta güvenliğine ilişkin önlemler, lisanslama ve bildirim yükümlülükleri ile denetim usulleri ayrıntılı olarak düzenlenmiş olup, bu kurallara aykırı şekilde radyasyon yayan cihazların kullanılması mümkün değildir. Bu çerçevede, dava konusu Yönetmelik hükümleriyle getirilen dental radyoloji birimi veya ünitesi kurulmasına ilişkin düzenlemelerin, radyasyon güvenliğine ilişkin genel ve özel mevzuat hükümlerinden bağımsız ve onları bertaraf eden bir içerik taşıdığı söylenemeyeceği, nitekim, radyasyon güvenliğine ilişkin kuralların, her bir sağlık hizmeti alanına ilişkin düzenleyici işlemlerde ayrıca ve tekrar suretiyle yer almasının hukuken zorunlu olmadığı ve bu tür teknik ve uzmanlık gerektiren hususların, alan mevzuatı kapsamında düzenlenmesinin normlar hiyerarşisi ve düzenleme yapma tekniği bakımından yerinde olduğu muhakkaktır.Kaldı ki, Danıştayın yerleşik içtihatlarında da, bir düzenleyici işlemin, yürürlükte bulunan ve aynı konuda ayrıntılı düzenleme içeren başka mevzuat hükümlerine açıkça atıf yapmasa dahi, bu mevzuatla birlikte uygulanmasının esas olduğu, bu nedenle tekrar ve ayrıntılandırma yapılmamış olmasının tek başına hukuka aykırılık oluşturmayacağı kabul edilmektedir.Bu itibarla, dava konusu Yönetmelikte radyasyon güvenliğine ilişkin fiziki ve teknik standartların ayrıca ve ayrıntılı olarak düzenlenmemesinin, yürürlükte bulunan radyasyon güvenliği mevzuatı karşısında eksik düzenleme olarak değerlendirilmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.Davacının, periapikal görüntüleme cihazlarının daha düşük radyasyon dozu ile daha güvenli olduğu ve bu nedenle zorunlu tutulması gerektiği yönündeki iddiası yönünden ise, dava konusu düzenlemede, periapikal veya panoramik cihazlardan birinin yeterli görülmesi suretiyle sağlık kuruluşlarına alternatifli bir yükümlülük getirilmiş olup, bu durumun kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırı olduğu somut ve objektif verilerle ortaya konulamamıştır.Bu durumda, dava konusu Yönetmeliğin 8., 9., 10. ve 21. maddelerinde, üst hukuk normlarına, kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.B) Dava konusu Yönetmeliğin 13. maddesinin 3. fıkrasının (a) ve (b) bentleri (eksik düzenleme iddiası) yönünden yapılan inceleme:Dava konusu Yönetmeliğin "Ruhsat başvurusu ve ruhsat verilmesi" başlıklı 13. maddesi -davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan haliyle- "(1) Ruhsat başvurusu, ön izin belgesine uygun şekilde yatırımını tamamlamış sağlık kuruluşu tarafından Ek-2’de yer alan belgeler ile birlikte Müdürlüğe yapılır. (2) Müdürlük tarafından başvuru evraklarında eksiklik ve uygunsuzluk bulunmadığının tespiti halinde, oluşturulacak komisyon tarafından, başvuru tarihinden itibaren en geç on beş iş günü içerisinde Ek-10/a, Ek-10/b, Ek-10/c ve Ek-10/d’de yer alan ilgilisine göre sağlık kuruluşu için düzenlenen denetim, sorgu ve idari yaptırım formuna uygun şekilde yerinde inceleme yapılır. (3) Müdürlük tarafından oluşturulacak komisyon aşağıdaki şartları sağlamalıdır: a) Muayenehane ve poliklinik için en az ikisi diş hekimi olmak üzere en az üç kişiden oluşur. İhtiyaç duyulması halinde, iş sağlığı ve güvenliği uzmanı, mimar, inşaat, makine veya elektrik mühendisi veya diğer teknik personel komisyona dahil edilebilir. b) Merkez ve hastane için en az iki diş hekimi, bir iş sağlığı ve güvenliği uzmanı, bir mimar veya inşaat mühendisi ile bir sağlık meslek mensubu olmak üzere en az beş kişiden oluşur. İhtiyaç duyulması halinde makine veya elektrik mühendisi veya bu alanlardaki diğer teknik personel komisyona dahil edilebilir. c) Komisyon üye sayısının artırıldığı durumlarda toplam üye sayısının tek sayıdan oluşması sağlanır. (4) Yapılan yerinde inceleme sonucunda eksiklik veya uygunsuzluk tespit edilmesi halinde, tespit edilen eksiklik veya uygunsuzluklar başvuru sahibine yazılı olarak bildirilir. Eksikliğin veya uygunsuzluğun giderildiğinin başvuru sahibi tarafından, Müdürlüğe yazılı olarak bildirilmesi üzerine yeniden yerinde inceleme yapılır. (5) Yapılacak incelemeler neticesinde, herhangi bir eksiklik ve uygunsuzluk olmadığının tespiti halinde, merkez ve hastane için Bakanlık tarafından Ek-6/a’da yer alan ruhsat; muayenehane ve poliklinik için Valilik tarafından Ek-6/b’de yer alan ruhsat düzenlenir. Yapılan değerlendirmede, ön izin belgesine ya da ruhsat için aranan şartlara aykırılık olması durumunda ruhsat düzenlenmez." şeklinde düzenlenmiştir.Uyuşmazlık konusu Yönetmeliğin 13. maddesinin 3. fıkrasının (a) ve (b) bentleri ile, muayenehane ve polikliniklerin ruhsat başvurularının değerlendirilmesi amacıyla oluşturulacak teknik inceleme komisyonunun teşkili ve çalışma usulü düzenlenmiştir. Anılan düzenleme uyarınca, komisyonun sağlık kuruluşunun Yönetmelikte öngörülen fiziki ve teknik şartlara uygunluğunu yerinde tespit etmekle görevli olduğu, komisyonun sağlık kuruluşunun türüne göre üç veya beş kişiden oluştuğu ve üyelerinden en az ikisinin diş hekimi olmasının zorunlu olduğu anlaşılmaktadır.Davacı tarafından, ağız ve diş sağlığı hizmeti sunulan sağlık kuruluşlarında radyasyon yayan cihazların kullanılmasının söz konusu olduğu, bu cihazların konumlandırılması, kullanım koşulları ve bulunduğu mekânın güvenliğine ilişkin değerlendirmelerin özel bir uzmanlık gerektirdiği, bu nedenle ruhsat başvurularını değerlendiren komisyonda ağız, diş ve çene radyolojisi uzmanının yer almamasının eksik düzenleme teşkil ettiği ve toplum sağlığı ile kamu yararını zedelediği ileri sürülmektedir.Yönetmeliğin tamamı incelendiğinde, teknik inceleme komisyonunun görev ve yetkisinin, dava konusu Yönetmelikte öngörülen fiziki, teknik ve idari şartların sağlanıp sağlanmadığının yerinde tespiti ile sınırlı olduğu, komisyona tanı ve tedaviye yönelik tıbbi değerlendirme ya da radyolojik uygulamaların bilimsel uygunluğunu denetleme görevi verilmediği görülmektedir. Dolayısıyla, komisyonun işlevi itibarıyla, her bir tıbbi alt uzmanlık alanına özgü uzmanların komisyonda zorunlu olarak yer almasını gerektiren hukuki bir zorunluluk bulunmamaktadır.Öte yandan, ağız ve diş sağlığı hizmeti sunulan sağlık kuruluşlarında kullanılan radyasyon yayan cihazlara ilişkin fiziki koşullar, zırhlama, mesafe, doz limitleri ve güvenlik önlemleri, İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik, Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği, Radyoloji Hizmetleri Yönetmeliği ve Nükleer Düzenleme Kurumu tarafından yürütülen lisanslama ve denetim rejimi kapsamında ayrıca ve özel olarak düzenlenmiş olup, bu hususlara ilişkin uygunluğun ilgili mevzuat kapsamında sağlanmasının zorunlu olduğu, buna ilişkin yapılacak değerlendirmenin yalnızca ruhsat komisyonunun takdirinde olmadığı açıktır. Bu kapsamda, radyasyon güvenliğine ilişkin teknik uygunluk, ilgili mevzuat uyarınca yetkili kurumlarca ayrıca denetlenmekte ve izin/lisans süreçlerine tabi tutulmaktadır.Ayrıca, komisyonun en az iki üyesinin diş hekimi olmasının zorunlu tutulması suretiyle, ağız ve diş sağlığı hizmetlerinin mesleki özelliklerinin değerlendirilmesinde gerekli mesleki bilgi ve deneyimin komisyonda temsili sağlanmıştır. Komisyonun üyeleri belirlenirken, ülke genelinde ağız, diş ve çene radyolojisi uzmanı sayısının sınırlı olması sebebiyle bu uzmanların zorunlu olarak komisyonlara dahil edilmesi hâlinde ruhsatlandırma süreçlerinde ciddi aksaklıklar yaşanabileceği ve hizmetin sürekliliğinin olumsuz etkilenebileceği de muhakkaktır. Bu itibarla, dava konusu Yönetmeliğin 13. maddesinin 3. fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde, ruhsat başvurularını değerlendirecek komisyonda ağız, diş ve çene radyolojisi uzmanının zorunlu olarak yer almasına ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemesinin, yürürlükteki mevzuat ve idarenin takdir yetkisi kapsamında değerlendirildiğinde eksik düzenleme olarak nitelendirilemeyeceği, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.C) Dava konusu Yönetmeliğin Ek-3 "Faaliyet İzin Belgesi Başvurusu İçin Gerekli Belgeler" ile Ek-5 "Sağlık Kuruluşları İçin Asgari Personel Listesi" (eksik düzenleme iddiası) yönünden yapılan inceleme:Uyuşmazlık konusu Yönetmeliğin eki Ek-3 “Faaliyet İzin Belgesi Başvurusu İçin Gerekli Belgeler” ile Ek-5 “Sağlık Kuruluşları İçin Asgari Personel Listesi”nde, ağız ve diş sağlığı hizmeti sunulan özel sağlık kuruluşlarının faaliyet izni başvurularında sunmaları gereken belgeler ile kuruluş türleri itibarıyla asgari personel standartları düzenlenmiştir.Davacı tarafından, dental radyoloji birimi veya ünitesi bulunduran sağlık kuruluşlarının çalıştırmakla yükümlü oldukları ağız, diş ve çene radyolojisi uzmanlarının uzmanlık belgelerinin Ek-3 kapsamında açıkça sayılmadığı, bu durumun toplum sağlığı açısından sakıncalı olduğu, ayrıca muayenehanelerin de Yönetmelik kapsamındaki sağlık kuruluşlarından olmasına rağmen Ek-5’te muayenehanelere yer verilmediği, muayenehanelerde radyasyon yayan ileri görüntüleme teknikleri cihazlarının kullanılması halinde ağız, diş ve çene radyolojisi uzmanı istihdamının zorunlu tutulması gerektiği ileri sürülmektedir.Ağız, diş ve çene radyolojisi uzmanı olarak görev yapılabilmesinin, yürürlükteki mevzuat uyarınca resmi ve bağlayıcı belgelere dayalı olduğu, bu belgelere sahip olunmaksızın uzmanlık unvanının kullanılmasının mümkün olmadığı ortadadır. Bu çerçevede, Ek-3’te faaliyet izni başvurusu sırasında sunulacak belgeler arasında, ağız, diş ve çene radyolojisi uzmanlarının uzmanlık belgelerinin ayrıca ve açıkça sayılmamış olması, ilgili uzmanlık alanına ilişkin mevzuat hükümlerinin uygulanmayacağı veya denetim dışı bırakılacağı anlamına gelmeyecektir.Öte yandan, Ek-5’te muayenehanelere asgari personel listesi kapsamında yer verilmemesine ilişkin davacı iddiası yönünden, muayenehanelerin, poliklinik, merkez ve hastanelerden farklı olarak, ancak hekimler tarafından açılabildiği ve bir hekim tarafından mesleğini serbest olarak icra etmek üzere kurulduğu, buralarda sunulan hizmetin yalnızca emeğe dayalı bir sağlık hizmeti olduğu, başka bir hekim istihdamının söz konusu olmadığı, zira aynı dairede müşterek muayenehane faaliyeti gösterilmesi halinde dahi her bir hekim için kendi mevzuatına göre ayrı ruhsat düzenlenmesi gerektiği, bu nedenle muayenehanelerin özelliği, ölçeği, kapasitesi ve sunduğu hizmetin kapsamı itibarıyla ayrı bir kategori olarak ele alındığı ve asgari personel standartlarının belirlenmesinde de bu ayrımın gözetildiği anlaşıldığından, merkez ve hastaneler için öngörülen uzman diş hekimi istihdamı yükümlülüğüne tabi tutulmamasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.Ayrıca, muayenehanelerde radyasyon yayan ileri görüntüleme teknikleri cihazlarının kullanımı söz konusu olduğunda, bu cihazların kurulumu ve işletilmesi, radyasyon güvenliği mevzuatı ve Nükleer Düzenleme Kurumu tarafından yürütülen lisanslama ve denetim rejimi kapsamında ayrıca izne ve denetime tabi olup, bu alanda yetkili olmayan kişilerin fiilen radyoloji hizmeti sunmasının önüne geçilmektedir. Bu nedenle, Ek-5’te muayenehaneler için ayrıca ağız, diş ve çene radyolojisi uzmanı istihdamı zorunluluğu öngörülmemiş olması da, kamu sağlığını tehlikeye düşüren bir eksiklik olarak değerlendirilemeyecektir. Bu durumda, dava konusu Yönetmeliğin Ek-3 ve Ek-5’inde, ağız, diş ve çene radyolojisi uzmanlarına ilişkin belgelerin ayrıca sayılmamış olması ve muayenehanelerin asgari personel listesi kapsamında yer almaması hususlarının, yürürlükteki üst mevzuat hükümleri, kamu yararı ve hizmet gerekleri birlikte değerlendirildiğinde eksik düzenleme olarak nitelendirilemeyeceği, dava konusu düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.D) Dava konusu Yönetmeliğin Ek-10/a "Ağız ve Diş Sağlığı Hizmeti Sunulan Muayenehane Denetim Sorgu ve İdari Yaptırım Uygulama Formu"nun 27. satırı, Ek-10/b "Ağız ve Diş Sağlığı Hizmeti Sunulan Poliklinik Denetim Sorgu ve İdari Yaptırım Uygulama Formu"nun 30. satırı, Ek-10/c "Ağız ve Diş Sağlığı Hizmeti Sunulan Merkez Denetim Sorgu ve İdari Yaptırım Uygulama Formu"nun 51. satırı, Ek-10/d "Ağız ve Diş Sağlığı Hizmeti Sunulan Hastane Denetim Sorgu ve İdari Yaptırım Uygulama Formu"nun 55. satırı yönünden yapılan inceleme:Uyuşmazlık konusu Yönetmeliğin eki Ek-10/a, Ek-10/b, Ek-10/c ve Ek-10/d’de yer alan ve sırasıyla muayenehane, poliklinik, merkez ve hastanelere ilişkin denetim sorgu ve idari yaptırım uygulama formlarının dava konusu edilen satırları ile ağız ve diş sağlığı hizmeti sunulan sağlık kuruluşlarında radyoloji hizmetlerinin sunumunda 3153 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat hükümlerine uygunluğun denetlenmesine ve aykırılık hâlinde uygulanacak idari yaptırımların belirlenmesine yönelik düzenlemeler yapılmıştır.Dava konusu düzenlemelerin, radyoloji hizmetlerinin sunumuna ilişkin olarak 3153 sayılı Radyoloji, Radyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun başta olmak üzere yürürlükte bulunan üst mevzuatta öngörülen yükümlülüklere uyulup uyulmadığının denetlenmesine yönelik olduğu, anılan Ek’lerde yer verilen sorgu ve yaptırım satırlarının, doğrudan doğruya 3153 sayılı Kanun kapsamındaki zorunlulukların denetim formlarına yansıtılmasından ibaret olduğu anlaşılmaktadır.Nitekim 3153 sayılı Kanun ve ilgili ikincil mevzuat uyarınca, radyoloji hizmeti sunulması, raporlama yapılması ve üçüncü kişilere yönelik görüntüleme hizmeti verilmesi, belirli uzmanlık ve ruhsat şartlarına tabi tutulmuş olup, dava konusu satırların da bu düzenlemelere uygun olarak getirildiği görülmektedir. Düzenlemelerde diş hekimlerinin yalnızca kendi hastalarının tanı ve tedavisine yönelik görüntüleme işlemlerini yapabilmeleri ile, dışarıdan gelen hastalara yönelik radyoloji hizmeti sunulması hâllerinin farklı hukuki rejimlere tabi olduğu, bu ayrımın ise, yürürlükteki mevzuattan kaynaklandığı ve Yönetmelikle ihdas edilmiş yeni bir düzenleme niteliği taşımadığı açıktır.Sağlık hizmetlerine dair temel bir kanun olan 3359 sayılı Kanun, bu hizmete dair bir çok düzenlenmenin bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle yapılmasını öngörerek, tıbbi alandaki ihtiyaçlar ve teknolojik gelişmeler nedeniyle sürekli gelişen ve değişen bir kamu hizmeti alanı olan sağlık hizmetine dair idari politikaların daha etkin bir şekilde uygulanabilmesi için idareye geniş bir yetki alanı tanımıştır.Kanun tarafından tanınan yetki alanlarından biri de “sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi” olarak belirtilmiştir. Sağlık kurum ve kuruluşlarının hizmet standartlarının tespiti ile bu standartlara uyulup uyulmadığının denetimi bütünlük içinde yürütülmesi gereken hizmetlerdir. Kanun'un hizmet standartlarını belirlemeyi ve belirlenecek standartlara uyulup uyulmadığını denetleme görevini idareye vermesinin doğal sonucu da hizmet standartlarına uymayanlara uygulanacak yaptırımları belirlemektir.Bu durumda, anılan yetki çerçevesinde getirildiği anlaşılan ve Yönetmeliğin Ek-10/a, Ek-10/b, Ek-10/c ve Ek-10/d’sinde yer alan dava konusu satırlarda, 3153 sayılı Kanun ve ilgili mevzuata aykırılık bulunmadığı, düzenlemelerin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu sonucuna varılmıştır.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,5. Bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.