Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesince eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasına dair istinaf başvurusunun esastan reddi kararı.
Özet: Bu istinaf kararı, davacı tarafından malzeme temini ve işçilik sözleşmesinden kaynaklanan 1.249.000 TL alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında ilk derece mahkemesince verilen davanın reddi kararına karşı, davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunu incelemektedir. Davacı, davalının ödeme almasına rağmen sözleşmesel edimlerini tam ve eksiksiz yerine getirmediğini, haksız zenginleşme oluştuğunu ve borcun ticari defter kayıtları ile sözleşmeye dayandığını iddia ederken, davalı ise sözleşmedeki işlerin eksiksiz ve tam olarak yerine getirildiğini savunmaktadır.

T.C.ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: ████████-████████ T.C. ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)(Başvurunun Esastan Reddi / HMK m. 353/1-b.1)DOSYA NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2026NUMARASI : ████████ Esas-████████ KararDAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ : █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026 Taraflar arasında yapılan yargılama neticesinde, İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili: Davalı/borçlunun, T.C. Ankara 7. Genel İcra Dairesi'nin ██████████ E. sayılı dosyasında borçlu olarak yer almakta olduğunu, Müvekkili Şirketin, davalıdan 1.249.000,00 TL alacaklı olduğunu, davalı/borçlu, cari hesap muavin defter kayıtlarına göre takibe konu borcunu ödememiş olduğunu, müvekkili Şirket, bu alacağın tahsili için T.C. Ankara 7. Genel İcra Dairesi’nin ██████████ E. sayılı dosyası kapsamında genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatmış olduğunu, borçlunun itirazı üzerine takibin durmuş olduğunu, davalı/borçlu ile Müvekkili Şirket arasında 12.06.2023 tarihinde "Malzeme Temini ve İşçilik Sözleşmesi" kurulmuş olduğunu, işbu sözleşmeye istinaden Müvekkili Şirketin, davalı/borçluya 1.249.000,00 TL cari hesabına ödeme yapmış olduğunu, ancak geçen zamana rağmen davalı/borçlu sözleşmeden kaynaklanan edimlerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmemiş olduğunu, yukarıda bahsedilen tutarda ödemeyi cari hesabına almış ve bu haliyle sebepsiz zenginleşmenin söz konusu olduğunu, şahıs firması olan davalı/borçlunun sözleşmesel edimlerini yerine getirmemesinden dolayı müvekkili şirketin yaptığı ödemelerin iadesini, cari hesabı istemek zorunda kalmış olduğunu, davalı/borçlu bu talebi hiçbir surette dikkate almamış, müvekkili şirketi zarara uğratmış olduğunu, bundan dolayı Müvekkili Şirketin cezai şart ve diğer taleplerini saklı tutmakta olduğunu, takibe konu alacak; sözleşmeye, yazılı ödeme belgelerine ve cari hesap defterine dayandığından, likit nitelikte ticari bir alacak olduğunu, Yargıtay 19. HD █████████ E., █████████ K. sayılı kararında: “Ticari defterler, düzenli tutulmuşsa ve karşı tarafça aksi ispat edilmemişse, alacağın varlığını kanıtlayan yeterli delildir.” Denilmekte olduğunu, somut olayda, müvekkili şirketin ticari defter kayıtları, sözleşme ve ödemelere ilişkin belgeler birlikte değerlendirildiğinde borcun varlığının sabit olduğunu, İİK m. 257 gereği, bir para borcunun zamanında ödenmemesi veya borçlunun ödeme güçlüğüne düşme, mal kaçırma ihtimali gibi hâllerde, ihtiyati haciz talep edilebileceğini, mevcut durumda; alacağın yazılı sözleşmeye dayalı, Borun likit olması, Ticari defter ve belgelerle ispatlı olması, ayrıca davalının bir şahıs firması olması, malvarlığının sınırlı olması ve borcun süresi içinde ödenmemesi nedeniyle müvekkilin alacağının ileride tahsilinin imkânsız hâle gelme riski bulunduğunu, müvekkili şirket'in alacağının güvence altına alınması amacıyla davalı/borçlunun menkul, gayrimenkul ve 3. kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz uygulanmasına, öncelikle ihtiyati haciz talebinin kabulüne, Akabinde Davanın kabulü ile T.C. Ankara 7. Genel İcra Dairesi'nin ██████████ E. sayılı dosyası kapsamında davalı/borçlunun tarafından yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına, Davalı/borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazı dolayısıyla davalı/borçlu aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesine mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili : Müvekkili ile davacı şirket arasında yapılan 12.06.2023 tarihli malzeme temini ve işçilik sözleşmesi ile müvekkilinin, davacı şirket tarafından işyerinde yaptırılacak olan ve sözleşme ekinde belirtilen birim fiyatları, adetleri, özellikleri ve görselleri verilen mobilya işlerine ait malzeme ve işçilik işlerinin yapılması ile her türlü yatay düşey taşımaların yapılması işlerini üstlenmiş olduğunu, davacı şirket tarafından sözleşmede belirtilen işlerin yapılmasını sağlamak açısından "... Hanım" isimli biri danışman olarak müvekkiline yönlendirilmiş ve müvekkili ile işin yapım aşamasında davacı şirket danışmanının kullandığı ... numaralı telefondan sürekli iletişim halinde bulunulmuş ve işin yapım aşamasına ilişkin süreç Whatsapp yolu ile kendilerine paylaşılmış olduğunu, dilekçe ekinde sunulan Whatspp yazışmaları ile görsellerden anlaşılacağı üzere müvekkili tarafından dilekçede belirtilen işlerin eksiksiz ve tam olarak yerine getirilmiş olduğunu, ancak buna rağmen davacı şirketin müvekkilinden sözleşme bedelinin tamamını istemesinin hukuken mümkün olmadığını, diğer yandan davacı taraf, şirket olup Türk Ticaret Kanunu kapsamında basiretli iş adamı gibi davranma yükümlülüğü gereği, gerek ayıp ihbarı gerekse sözleşme feshine ilişkin olarak kanunun öngördüğü emredici kurallara uygun olarak hareket etmek zorunda olduğunu, buna rağmen davacı şirket tarafından yapılmış herhangi bir ayıp ihbarı olmadığı gibi sözleşmenin feshedildiğine dair müvekkile herhangi bir bildirimde de bulunulmamış olduğunu, müvekkil tarafından ayrıca davacı şirkete sözleşme konusu işlerin yapıldığına ilişkin olarak 17.10.2024 tarih, GIB2024000000012 fatura numaralı 1.330.109,50 TL bedelli fatura düzenlenmiş olduğunu, davanın reddine, davacı aleyhinde icra inkar tanzimatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; ticari nitelik taşımayan eser sözleşmesinden kaynaklı bu alacak davasında görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu, mahkemenin görevli bulunmadığı, göreve ilişkin düzenlemelerin, kamu düzenine ilişkin olup, mahkemelerce ve kanun yolu incelemesi aşamasında da re'sen dikkate alınması gerektiği, bu durum karşısında, alacak isteminde mahkemenin görevli olmadığı, asliye hukuk mahkemesinin görevli bulunduğu dikkate alınarak, HMK'nın 1, 114-c, 115 ile TTK'nın 4. ve 5. maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin ticari faaliyet kapsamında mobilya üretimi üzerine ticari işletme işlettiğini, TTK'nın 4. Maddesine göre nispi ticari dava olduğunu, mahallinde keşif yapılması gerektiğini, sözleşme edimlerinin eksiksiz yerine getirildiğini, ayıp ihbarı ve fesih olmadığını, müvekkili lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı yönünden alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı, peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerlerinde bırakılmasına, artan avansların yatıran taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ✍e-imzalıdırÜye ✍e-imzalıdırÜye ✍e-imzalıdırKatip ✍e-imzalıdır