Uygulama kadastrosunda parsel yüzölçümü eksikliği iddiasıyla açılan kadastro davasında, mülkiyeti mahkeme kararıyla kesinleşmiş kadastro sınırlarının uygulama kadastrosu kapsamında düzeltilip düzeltilemeyeceği hususunda bölge adliye mahkemesi kararının temyiz incelemesi.
Özet: Davacı, taşınmazının uygulama kadastrosu sırasında yüzölçümünde eksiklik oluştuğu iddiasıyla dava açmış, ilk derece mahkemesi davayı kabul etmiş; ancak Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmazın tartışmalı kuzey sınırının önceki bir mahkeme hükmüyle kesinleştiğini ve uygulama kadastrosunun mülkiyet ihtilaflarına çözüm getiremeyeceğini gerekçe göstererek ilk derece kararını kaldırıp davayı reddetmiştir. Yargıtay, bölge adliye mahkemesinin esas hakkındaki kararını yerinde bulmakla birlikte, hüküm fıkrasında Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297/2. maddesine aykırı bir usul eksikliği tespit etmiştir.
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Van Kadastro Mahkemesi
SAYISI : ███████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. .. ili .. ilçesi .. Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında; tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 1 14... parsel sayılı 6.368 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1 14... parsel sayılı 6.107,42 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2.Davacı ... vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında davacının hissedar olduğu 1 14... parsel sayılı parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik belirlendiğini ve bu eksikliğin taşınmazın kuzeyinde yer alan yoldan kaynaklandığını ileri sürerek, yüzölçümü eksikliğinin giderilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın usul ve esas yönünden reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, "uygulama kadastro çalışmalarının amacı tesis kadastro sınırlarının güncel teknoloji çerçevesinde zemine doğru şekilde yansıtmaktır. Bu uygulama sırasında tesis kadastrosunda meydana gelmiş mülkiyete ilişkin ihtilafların çözülmesi mümkün değildir. Dava konusu taşınmazın tapusunun .. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen tescil hükmüyle oluştuğu, eldeki davada mahkemece hükme esas alınan 27.03.2023 tarihli bilirkişi raporunda taşınmazın kuzey sınırında tesis kadastrosu ile uygulama kadastrosu sınırlarının birbiriyle uyumlu olduğu ancak yukarıda bahsi geçen tescil hükmüne dayanak krokide kuzey sınırının yanlış tespit edildiği, kadastro müdürlüğü tarafından da tesis kadastrosunda bu yanlış ölçümün esas alınarak tapunun oluşturulduğu anlaşılmaktadır. Buna göre taşınmazın kuzey sınırı bir mahkeme hükmüyle oluşmuş ve temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmiştir. Bu halde mahkemece kabulüne karar verilen kısım, uygulama kadastrosu çalışmaları sırasında hata yapılmayan, mülkiyeti mahkeme kararıyla kesinleşmiş kısımdır. Hal böyleyken uygulama kadastro çalışmalarında değerlendirilme imkanı olmayan bu durum göz önüne alınmaksızın, uygulama kadastro çalışmasının tesis kadastro ile uyumlu olmasından bahisle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kuzey sınırının düzeltilmesi yönünde hüküm kurulması isabetsiz olmuştur." gerekçeleriyle, davalı ... vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp, yeniden hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacının taşınmazı ile yol arasında evinin ve dikili ağaçlarının bulunduğunu, kadimden beri davacı ... ataları tarafından kullanılmakta olup eski tapusu içerisinde kaldığını beyan ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2.Ancak; 6100 sayılı Kanun'un 297/2. maddesinde hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği ifade edilmiş olup Kadastro Hakiminin de doğru, infazı kabil ve sicil oluşturmaya elverişli hüküm kurması gerekir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde, davanın reddine karar verildiği halde taşınmaza ilişkin tescil hükmü kurulmaması isabetsiz olup hükmün bu nedenle bozulması gerekir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinden sonra gelmek üzere " Dava konusu .. ili .. ilçesi .. mahallesi 1 14... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitindeki gibi tapuya kayıt ve tesciline," kelimelerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!