Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin, hizmet sözleşmesinden doğan alacak davasında, asgari ücret desteğinin yüklenici hakedişlerinden davalı idarece kesintisinin hukuka uygunluğunun tartışıldığı gerekçeli karar.
Özet: Bu alacak davasında, davacı şirketler, hizmet sözleşmesiyle yerine getirdikleri personel çalıştırma işinde yasal mevzuat uyarınca hak kazandıkları asgari ücret desteğinin davalı kamu kurumu tarafından hakedişlerinden hukuksuz bir şekilde kesildiğini ileri sürerek, kesilen 87.898,00 TLnin ticari faiziyle birlikte iadesini talep ederken; davalı ise bu kesintinin 5510 sayılı Kanunun geçici 68. maddesinin 8. fıkrası uyarınca, ihale dokümanında personel sayısı belirlenen hizmet alımlarında İşkur tarafından karşılanacak destek tutarlarının idarelerce işverenlerin hakedişinden kesileceği hükmü gereği tamamen yasal ve usule uygun olduğunu savunmaktadır.

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ███████ Esas - ███████

TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ███████ Esas
KARAR NO : ███████
HAKİM ....
KATİP :....
DAVACILAR : 1- ....
2- ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2023
KARAR TARİHİ : █████/2025
YAZIM TARİHİ : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketler ile davalı kuruma bağlı bulunan .... arasında imzalanan .... ihale kayıt numaralı sözleşme kapsamında personel çalıştırılmış ve hizmet alımının üstlenilmiş olduğunu, ... tarafından işverenlerin rekabet gücünün arttırılması ve kayıtlı istihdamın teşviki, asgari ücretle çalışanların yoğunlukta olduğu küçük ve orta ölçekli işletmelerin desteklenmesi amacıyla 27.01.2016 tarih ve 29606 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 6661 Sayılı Yasa’nın 17.maddesi ile 5510 Sayılı Yasaya Geçici 68.madde eklenmiş olduğunu, yapılan iş bu yasal düzenleme ile işverenlerin yasal düzenlemede belirtilen koşulları taşımaları halinde sözleşmenin uygulandığı süre içerisinde işverenlere asgari ücret desteğinin verileceğinin kararlaştırılmış olduğunu, 661 sayılı Yasanın 17.maddesi ile yapılan düzenlemenin daha sonraki yıllarda da farklı kanun numaraları ile aynen uygulanmış olduğunu, söz konusu yasal düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere yapılan yasal düzenlemeler ile işverenlere “asgari ücret desteği” verilmesi kararı ile ek katkı/destek sunulmasının amaçlanmış olduğunu, Yasal mevzuat şartlarını yerine getiren davacının/davacıların kendilerine uygulanan “asgari ücret desteğinden/teşviğinden ... ödemelerinden faydalanırken pirim ödemesinde sağlanan bu imkanın, firma hakedişlerinden kesilmesi yönünde yapılan zorlamaların hukuka aykırılık oluşturmakta ve taraflar arasında imzalanan sözleşmede ödenmesi kararlaştırılan tutardan yapılan kesintilerin varlığının yasal düzenlemelerin amacını ortadan kaldırmakta olduğunu, yine hizmet alımı işini üstlenen firmaların desteklenmesi amacıyla yapılan düzenlemede uygulanan desteğin firmanın hak edişlerinden kesileceği veya işin bedelinden bu tutarların mahsup edileceği yönünde bir düzenlemenin de mevcut olmadığını, davalı kurumun resen yapmış olduğu kesintilerin hukuka aykırı olduğunu, aynı konuda mahkemelerde görülen tüm dava dosyalarında davacıların haklı görülmüş desteğin davacıların hak edişlerinden kesilmesinin yerinde olmadığının hükme bağlanmış olduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, davalarının kabulü ile sözleşme bedelinden eksik ödenen 3.000,00 TL alacaklarının kesinti yapılan tarihlerden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili █████/2024 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; davanın kabulü ile, davalı kurum tarafından sözleşmeye aykırı olarak eksik ödenen 87.898.00 TL alacağımızın ödenmesine karar verilmesini, hükmedilecek alacağımızın kesinti yapılan / eksik ödeme yapılan tarihlerden itibaren işletilecek en yüksek ticari faizi ile birlikte tarafımıza ödenmesine yönelik karar verilmesini, ıslah talebimizi harçlandırdığımızdan ıslah dilekçemizin duruşma günü beklenmeden davalı kuruma tebliğ edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin, müvekkili Teşekküle bağlı bulunan .... bağlı bulunan santrallerde yüklenici olarak hizmet alımı işi yapmış olduğunu, hizmet alım işinin 19.12.2016-18.12.2019 tarihleri arasında .... davacı şirketlerin oluşturduğu iş ortaklığı tarafından yürütülmüş olduğunu, huzurdaki davada, davacı şirketin hak edişlerinden kesilen asgari ücret desteği ile ilgili iade talebi bulunduğunun anlaşılmakta olduğunu, 5510 sayılı kanunun 68. maddesinin 8. fıkrasında “4734 Sayılı kanunun 2 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bentlerinde sayılan idareler tarafından ilgili mevzuat uyarınca yapılan ve sözleşmesinde fiyat farkı ödeneceği öngörülen hizmet alımlarında, ihale dokümanında personel sayısının belirlendiği ve haftalık çalışma saatinin tamamının idarede kullanılmasının öngörüldüğü işçilikler için birinci fıkra uyarınca .... tarafından karşılanacak tutarlar bu idarelerce işverenlerin hak edişinden kesilir hükmü uyarınca, firmanın hak ediş bedellerinden yararlanmış olduğu Asgari Ücret Destek Tutarları olan 87.898,06 TL’nin kesinti konusu yapılmış olduğunu, sonuç olarak, bahse konu iş kapsamında, müvekkili tarafından tesis edilen iş ve işlemlerin kanun ve tebliğlere göre hukuka uygun olarak yerine getirilmiş olduğunu, davacı yanın müvekkilinden herhangi bir alacağının bulunmadığını beyanla haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
-Taraflar arasında imzalanan sözleşme ve ekleriyle, tüm kayıtlar,
-Bilirkişi raporu,
█████/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 5510 Sayılı .... geçici 68. (71,. 75., 80., 85. ve 88.) madde düzenlemeleri ile, özel sektör işverenlerine," sigorta primlerinin ödenmesi kapsamında “asgari ücret desteği” sağlanması amacıyla sigorta primlerinin bir kısmının hazinece karşılanacağı hükmünün getirildiği, bu indirimin işsizliğin azaltılması ve yatırımların istihdam odaklı arttırılması amaçlı teşvik olması nedeniyle “fiyat farkı” olarak nitelendirilemeyeceği, gerek prim ödeme yükümlüsünün işveren olması, gerekse geçici maddeler ile düzenlenmiş indirimin işveren hissesine uygulanması karşısında bu indirimin işverenin prim ödeme yükümlülüğünü hafifletmek için uygulandığı, işverene Hazinece sağlanan ek bir katkı olduğu, teşvik tutarlarının kesinti konusu yapılabileceğinin kabul edilmesinin Hazinece sağlanan teşvikin geri alınması sonucunu doğuracağı, dolayısıyla davacı yükleniciye sağlanan iş bu asgari ücret destek tutarlarının, teşvik priminden yararlanmaya hak kazanmış davacı yüklenici hak edişlerinden kesinti konusu yapılamayacağı, bu nedenle davacı yüklenicilerin iş bu haksız kesinti miktarlarını davalı Teşekkülden iadesi talebinin yerinde olduğunun değerlendirilmiş olduğu, bu doğrultuda yapılan hesaplamalar uyarınca, davacı yüklenicinin hak edişlerinden yapılmış kesinti tutarı toplamı 87.898,06 TL olarak tespit edilmiş olup, iş bu tutarın davacı yüklenicilere iadesi gerekeceği belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:
Dava, hizmet sözleşmesi nedeniyle yararlanılan asgari ücret desteğinin, hakedişlerinden kesildiği iddiasıyla kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
5510 sayılı .... 'nun 81. maddesinin (ı) bendinde "Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerinin, bu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutar Hazinece karşılanır." hükmü ve aynı Kanun'un geçici 68. maddesinin 1. bendinde "Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında haklarında uzun vadeli sigorta kolları hükümleri uygulanan sigortalıları çalıştıran işverenlerce; a) 2015 yılının aynı ayına ilişkin Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde prime esas günlük kazancı 85 TL ve altında bildirilen sigortalıların toplam prim ödeme gün sayısını geçmemek üzere, 2016 yılında cari aya ilişkin verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısının, b) 2016 yılı içinde ilk defa bu Kanun kapsamına alınan işyerlerinden bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısının, 2016 yılı Ocak ila Aralık ayları/dönemleri için günlük 3,33 TL ile çarpımı sonucu bulunacak tutar, bu işverenlerin Kuruma ödeyecekleri sigorta primlerinden mahsup edilir ve bu tutar Hazinece karşılanır." hükmü ile aynı maddenin 8. bendinde ise "4734 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bentlerinde sayılan idareler tarafından ilgili mevzuatı uyarınca yapılan ve sözleşmesinde fiyat farkı ödeneceği öngörülen hizmet alımlarında, ihale dokümanında personel sayısının belirlendiği ve haftalık çalışma saatinin tamamının idarede kullanılmasının öngörüldüğü işçilikler için birinci fıkra uyarınca Hazine tarafından karşılanacak tutarlar bu idarelerce işverenlerin hak edişinden kesilir." hükmü düzenlenmiştir.
Davacı dava dilekçesi ile, yasal mevzuat ile işverenlere verilen "asgari ücret desteği" uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerini yasal süresi içinde vererek çalıştırdığı kişilerin sigorta primine esas kazançlarını tam olarak bildirmesi nedeniyle bu teşvikten faydalanma hakkını kazandığını, buna rağmen dava konusu asgari ücret destek tutarlarının davalı tarafından kesilerek Hazine'ye aktarıldığını ileri sürerek kesintilerin tahsilini talep etmiştir.
Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 14 ve devamı maddeleri ile fiyat farkı verileceğine ilişkin hükümlere yer verildiği, sözleşmenin bu düzenlemelerle yukarıda zikredilen fıkra kapsamında kaldığı, kanun koyucunun iş bu düzenleme ile istihdam üretenin asıl iş veren olan idare olduğunu kabul ettiği, kesintinin açık kanun hükmüne uygun yapıldığı anlaşılmakla davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın REDDİNE,
Bu karar nedeniyle alınması gerekli 615,40 TL harcın peşin alınan 269,85 TL harç ile 1.450,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.719,85 TL harçtan çıkarılarak ile artan 1.104,45 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istemi halinde davacıya iadesine,
HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 3.200,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Davalı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davalı tarafından yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair, Davacı Vekili Av. .... (e-duruşma), Davalı Vekili Av. ....'nin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025
Katip ....
¸e-imzalıdır.
Hakim ....
¸e-imzalıdır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!