Yargıtay, işçinin haksız fesih, kıdem, ihbar ve yıllık izin ücreti alacakları davasında istinaf mahkemesinin işçi lehine verdiği kararı onadı.
Özet: İş sözleşmesinin haksız feshedildiğini iddia eden davacı işçinin kıdem, ihbar ve yıllık izin ücreti alacakları talebiyle açtığı davada, davalı işverenin devamsızlığa dayalı haklı fesih savunması ve ücret itirazları ilk derece mahkemesince reddedilerek işçilik alacaklarına hükmedilmiş; bu karar, istinaf mahkemesince de usul ve esasa uygun bulunarak onanmış, davalı vekilinin bilirkişi raporundaki ücret hesaplamasına ve feshin haklılığına ilişkin temyiz itirazları yüksek mahkemece reddedilerek bölge adliye mahkemesi kararının oy birliğiyle onanmasıyla işçilik alacakları talebi kesinleşmiştir.
9. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 25. İş Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 26.03.2003-31.10.2018 tarihleri arasında muhasebe personeli olarak en son net 3.600,00 TL ücretle çalıştığını, davacının iş sözleşmesinin işveren tarafından 31.10.2018 tarihinde feshedildiğini, davacıya ... Kurumuna bildirilen ücreti olan brüt 2.200,00 TL üzerinden kıdem tazminatı hesaplaması yapıldığını ve 10.649,30 TL kıdem tazminatının kısmi olarak ödendiğini, ayrıca davacının kullanmadığı 25 günlük yıllık izin ücretinin ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücretinin davalıdan tahsilini istedi.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 30.10.2018 tarihinde işten ayrılmasına rağmen 02.11.2018 tarihinde işe dönüp çalışmaya devam ettiğini ve bu çalışması sonucunda iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini, ücret iddiasının gerçek dışı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dinlenen davacı tanıklarının beyanları ile dosya kapsamındaki diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde iş sözleşmesinin feshinin haklı sebebe dayandığının ispat yükümlülüğü kendisinde olan davalı tarafın bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi ve davacıya kıdem tazminatı tahakkuk ettirilmesi nedeniyle davacının iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğinin kabulü gerektiği ayrıca yıllık izin ücreti talebinin de yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ücret yönünden seçenekli olarak yapılan hesaplamada davacı tanıklarının husumetli olması sebebiyle beyanlarının hükme esas alınamayacağını,
2. Davacının iş sözleşmesinin devamsızlığa dayalı olarak haklı sebeple feshedildiğinden müvekkili şirketten herhangi bir işçilik alacağı bulunmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının dava konusu işçilik alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!