İzmir Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, sigorta şirketi ile acentesi arasındaki feshedilen acentelik sözleşmesinden kaynaklanan ödenmeyen prim alacağı, ipoteğin paraya çevrilmesi takibi ve itirazın iptali davasının bozma sonrası alacak davasına dönüşen yargılaması.
Özet: Bir sigorta şirketinin, acentelik sözleşmesinin feshinden kaynaklanan ödenmemiş prim alacakları nedeniyle eski acentesi ve bu borç için ipotek veren aleyhine açtığı, itirazın iptali talebiyle başlayan ancak süreç içinde alacak davasına dönüşen hukuki uyuşmazlıkta, mahkeme kararları Yargıtay tarafından defalarca bozulmuş; bozma gerekçelerinde özellikle zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçesi iptallerinin alacak tutarını etkilemesi nedeniyle bilirkişi incelemesinin eksikliği ve faiz hesaplamalarındaki hatalar vurgulanarak, dosyanın doğru bir şekilde çözüme kavuşturulması için detaylı inceleme gerekliliği belirtilmiştir.

T.C.

İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : █████/2018
KARAR TARİHİ : █████/2018
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, mahkememize verdiği █████/2008 tarihli dilekçesinde: Müvekkili şirket ile davalı ... arasında █████/1997 tarihinde acentelik sözleşmesi imzalandığını, bir süre anılan davalının müvekkili sigorta şirketin acentası olarak çalıştığını, ancak borçlarını zamanında ödemediğini ve bu nedenle acentelik sözleşmesinin feshedildiğini, fesih tarihi itibarı ile müvekkilinin anılan davalıdan 97.037,49-TL alacağı olduğunu, davalı acente ...' in acentelik mukavelesinin 16. maddesi gereğince sigorta poliçeleri sebebi ile tahsil ettiği 51.889,36-TL primi ve yine Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi dışındaki poliçelerden dolayı tahsil ettiği 32.063,48-TL' yi ve tahsil edilen pirimlerden 13.074,65-TL' lik kısmı olmak üzere toplam 97.037,49-TL' lik miktarı müvekkili şirkete intikal ettirmediğini, diğer davalı ...' in acente ...' in borcu nedeni ile müvekkili şirkete 130.000,00-TL' lik ipotek verdiğini ve taşınmazını ipotek ettiğini bunun üzerine davalılar hakkında İzmir ...İcra Müdürlüğü' nün ... E. sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe giriştiklerini davalı borçlu ...' in yasal süre içerisinde girişilen bu icra takibine haksız yere itiraz ederek takibi durdurduğunu belirtmiş icra takibine vaki itirazın iptaline takibin devamına % 40 icra inkar tazminatının hüküm altına alınmasına, masraf ve ücreti vekaletin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, mahkememize verdiği █████/2009 tarihli dilekçesinde: İpoteğin paraya çevrilmesi yolu ile girişilen takipte İİK' nun 149. maddesindeki şartlara riayet edilmediğini, bu şartlara riayet edilmeden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe girişildiğini, ipotek veren ...' e kat ve muacceliyet ihtarı gönderilmediğini, esas yönünden ise davacının itirazın iptali için bu davayı açmaya hakkı olmadığından davanın reddi gerektiğini, zira asıl borçlu sözleşmeyi imzalayan ...' in davacı şirkete hiç bir borcu olmadığını, tahsil ettiği tüm primleri zamanında davacı şirkete ödediğini, sözleşme hükümlerine uygun şekilde hareket ettiğini, bu bakımdan davacı tarafın acentelik sözleşmesini feshetmesinin hiçbir yasal ve haklı dayanağı bulunmadığını belirtmiş davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin █████/2011 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne dair verilen karar Y.....H.D. Bşk.' nın ... E. ... K. Sayılı ilamı ile " ... Davalı tarafın davaya konu bir kısım alacaklarının zorunlu mali mesuliyet sigortasından kaynaklandığını, araç satışları nedeniyle bu poliçelerden bir kısmının iptal edildiğini, alacak tutarının hesaplanmasında bunların nazara alanması gerektiğini savunduğu , hükme esas alınan bilirkişi raporunda da üçüncü kişiler ile yapılan poliçelerin iptal edilip edilmediğinin rejistro kayıtlarında yer aldığı, bu husustaki incelemenin hem acentenin hemde sigorta şirketinin rejistro defterlerinin karşılıklı incelenmesi ile ortaya çıkacağının belirtildiği ancak anılan kayıtlar üzerinde inceleme yapılmadan hüküm kurulmasının doğru olmadığı, öte yandan, kabule göre █████/2011 tarihli ıslah dilekçesi ile talebin alacak davasına dönüştürüldüğü, 97.037,49-TL' nin dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalılardan tahsilinin talep edildiği ancak dava tarihinde yürürlükte olan HUMK' nun 74. ve sonradan yürürlüğe giren HMK' nın 26. maddesine aykırı olarak talebi aşar şekilde takip tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin de doğru görülmediği " gerekçesi ile bozularak gelmiş usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamını uyularak yargılamaya mahkememizce devam olunmuş, bozma sonucu Mahkememizin █████/2015 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile davanın ıslah yolu ile alacak davasına dönüştürülmüş olması da dikkate alınarak davalı ... yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile, 97.004,49 TL' nin dava tarihi olan 03.12.2008 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte anılan davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı ... yönünden fazla istemin reddine, ipotek borçlusu ... hakkında alacağın tahsili istenemeyeceğinden tahsil istemi içerisinde alacağın tespiti isteminin evveliyetle yer aldığı kabul edilerek davacının ipotek borçlusu ...' den 97.004,49 TL alacaklı olduğunun tespitine dair verilen karar Y....H.D. Bşk.' nın ... E. ... K. Sayılı ilamı ile " Dava, davacı ile davalılardan ... arasında akdedilen acentelik sözleşmesinin feshi kaynaklı alacağın davalı acente ... ile ipotek borçlusu ...'den tahsili istemine ilişkindir. Dairemiz bozma ilamında ''.. Ancak; davalı taraf davaya konu bir kısım alacaklarının zorunlu mali mesuliyet sigortasından kaynaklandığını, araç satışları nedeniyle bu poliçelerden bir kısmının iptal edildiğini, alacak tutarının hesaplanmasında bunların nazara alınması gerektiğini savunmuş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da üçüncü kişiler ile yapılan poliçelerin iptal edilip edilmediğinin rejistro kayıtlarında yer aldığı, bu husustaki incelemenin hem acentenin hem de sigorta şirketinin rejistro defterlerinin karşılıklı incelenmesi ile ortaya çıkacağı belirtildiği halde, anılan kayıtlar üzerinde inceleme yapılmadan hüküm kurulması doğru olmamıştır.'' denilerek, iptal edilen poliçelerin tespiti için tarafların rejistro kayıtları üzerinde karşılıklı bir inceleme yapılması gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamı doğrultusunda dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; heyet raporunda, davacı vekilinin rejistro kayıtlarını CD ortamında sunduğunu, davalılar vekilinin ise 28.05.2014 tarihli 3. celsede acente sözleşmesi sonlandırıldıktan sonra müvekkilinin ekranının kapatıldığını, bu sebeple rejistro kayıtlarının bulunmadığını belirttiğini, davalılar vekili tarafından sunulan kredi kartı ile poliçe ödeme formu gibi dokümanların ise rejistro kayıtları sunulmadan münferiden değerlendirilemeyeceğini, Yargıtay bozma ilamına uygun bir değerlendirme yapılamadığını belirtmiştir. Bu rapor üzerine davalılar vekili tarafından ibraz edilen kayıtlar incelenmek üzere dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, heyet ek raporunda davacı vekilinin rejistro kayıtlarını CD ortamında sunduğunu, davalılar vekilinin ise Ocak 2007-Haziran 2007 dönemine ilişkin rejistro kayıtlarını ibraz ettiğini, Temmuz 2007-Aralık 2007 dönemi ile 2008 yılına ilişkin kayıtların ibraz edilmediğini, ilk yarıyıla ait kayıtlar nazara alınarak ihtilaflı dönemde iptal edilen poliçelerin tespitinin mümkün olmadığını, tüm kayıtlar sunulmadan davacı kayıtları ile bir karşılaştırma yapılamayacağını, yine Yargıtay bozma ilamına uygun bir değerlendirme yapılamadığını mütaala etmiştir. Bu rapora davalılar vekili tarafından, yapılan arşiv çalışması neticesinde Ocak 2007- Ekim 2007 dönemine ilişkin rejistro kayıtlarının bulunduğu ve bu kayıtların dosyaya ibraz edildiği, bilirkişi heyeti tarafından kayıtların eksik olduğu yönündeki değerlendirmenin isabetli olmadığı, davacı tarafça da kayıtların CD ortamında değil fiziki olarak sunulması gerektiği, kaldı ki davacı tarafından sunulan CD'de uyuşmazlığın çözümü içim gerekli birtakım bilgilerin de yer almadığı belirtilerek ciddi itirazlarda bulunulmuş olup, yapılan incelemede davalılar vekilinin Ocak 2007-Aralık 2007 dönemine ait rejistro kayıtlarını ibraz ettiği görülmüştür. Bu itibarla mahkemece davacı tarafça CD ortamında sunulan kayıtların fiziki olarak dosyaya ibrazı sağlandıktan sonra, davalılar vekili tarafından sunulan rejistro kayıtları ile karşılaştırılmak suretiyle Dairemiz bozma ilamının gereğinin yerine getirilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuna itibar edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı " gerekçesi ile bozularak gelmiş usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamını uyularak yargılamaya mahkememizce devam olunmuştur.
İlk bozma ilamı öncesinde davalı ...'e ait defter kayıt ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, düzenlenen uzman bilirkişi raporunda sonuç olarak davalının davacıya 95.818,64 TL borcu olduğu belirlenmiştir.
İlk bozma ilamı öncesinde davacı sigorta şirketine ait ticari defterler ile dayanağı belgeler üzerinde yaptırılan inceleme sonucu düzenlenen asıl rapor ile ek raporlar kapsamından davalı ...' in davacıya 97.004,49 TL borcu olduğu anlaşılmış olup, davacı tarafın takipten evvel MK nun 887.maddesi ile İİK nun 149/b maddesine göre asıl borçlu ve ipotek veren mal sahibine muacceliyet ihtarı tebliğ ettirmediği, bu bakımdan girişilen icra takibinin emsal Yargıtay kararlarına uygun olmadığı anlaşılmıştır.
İlk bozma ilamı öncesinde davacı vekili düzenlenen ek rapordan sonra mahkememize vermiş olduğu 09.06.2011 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah ederek alacak davasına dönüştürdüğünü bildirmiş ve ıslah dilekçesi kapsamında dava konusu olan 97.037,49 TL' nin ... için reeskont faizi, ipotek borçlusu ... için ipotek belgesindeki % 120 faizi ile birlikte hüküm altına alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Islah dilekçesi usul hükümleri çerçevesinde usulüne uygun bir şekilde davalılar vekiline tebliğ edilmiş ve buna göre usuli işlemler tamamlanmıştır.
İlk bozma ilamı doğrultusunda önceki bilirkişi kurulundan ek rapor alınması için İstanbul Nöb. Atm' ye talimat yazılmış, alınan bilirkişi kurulu raporunda: Yargıtay bozma ilamında tarafların karşılıklı olarak rejistro defterlerinin incelenmesi gerektiğinin vurgulandığı, davacı sigorta şirketinin CD ortamında rejistro defterleri dökümünü sunduğu, davalı acentenin ise rejistro defterini sunmadığı bu nedenle bozma ilamına uygun inceleme yapılamadığı, bu sebeple kök rapordaki görüş ve kanaatle aynen bağlı bulunduğu belirtilmiştir.
Raporun alınmasından sonra davalı tarafça kayıtlar ibraz edilmiş, davalı tarafça sunulan kayıtlar incelenerek ek rapor düzenlenmesi için dosya yeniden İstanbul Nöb. Atm' ye gönderilmiş alınan █████/2015 tarihli ek bilirkişi kurulu raporunda: Yargıtay bozma ilamında tarafların karşılıklı olarak rejistro defterlerinin incelenmesi gerektiğinin vurgulandığı, davacı sigorta şirketinin CD ortamında rejistro defter dökümünü sunduğu, davalı acentenin ise yalnızca Ocak 2007 - Haziran 2007 yılı rejistro defter dökümlerini sunduğu, bu sebeple bozma ilamına uygun bir inceleme ve karşılaştırma yapılamadığı, yanlar arasında delil sözleşmesi bulunduğu ve bu sözleşmeye itibar edilmesi durumunda davalı acentenin 97.037,49-TL tutarında davacıya borçlu olduğu, bu sebeplerle kök ve █████/2011 tarihli ek rapordaki görüş ve kanaatle aynen bağlı bulunulduğu belirtilmiştir.
İkinci bozma ilamı doğrultusunda davacı tarafa rejistro kayıtlarını fiziki olarak ibraz etmek üzere █████/2018 tarihli celsede bir sonraki celseye kadar kesin süre verilmiş, davacı vekili █████/2018 tarihli celsede müvekkili ile yaptıkları görüşmede yasal zorunluluk olmadığından rejistro defteri tutulmadığını bu sebeple defteri sunamadıklarını, mevcut duruma göre karar verilmesini istediklerini beyan etmiştir.
Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda davacı tarafça davacı şirket ile davalı ... arasında imzalanan acentelik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın ödenmediğinden bahisle alacağın tahsiline yönelik olarak davalılar hakkında İzmir ...İcra Müdürlüğü' nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı , davalıların takibe itiraz ettiği , itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği , davacı tarafça itirazın iptaline yönelik olarak dava açıldığı , davacı tarafça 09.06.2011 tarihli dilekçe ile davanın ıslah edilerek alacak davasına dönüştürüldüğü , davacı sigorta şirketi ile davalılardan ... arasında █████/1997 tarihli " Acentelik Sözleşmesi " nin imza altına alındığı ve sözleşmenin feshedildiği konusunda uyuşmazlık bulunmadığı ,uyuşmazlığın fesihten kaynaklanan alacağın varlığı ve miktarı konusunda toplandığı ,taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliği göz önüne alındığında alacağın varlığı ve miktarını belirlemeye yönelik incelemenin taraf ticari defter kayıt ve belgeleri ile birlikte hem acentenin hem de sigorta şirketinin rejistro defterlerinin karşılıklı incelenmesi suretiyle yapılması gerektiği ve yalnızca ticari defter incelemesi ile sonuca gidilemeyeceği , davacı tarafa rejistro defterinin ibrazı için █████/2018 tarihli celsede bir sonraki celseye kadar kesin süre verildiği, verilen kesin sürede davacı tarafça rejistro defterinin ibraz edilmediği, davacı vekilinin █████/2018 tarihli celsede rejistro defteri tutulmadığı bu sebeple rejistro defterinin sunulamayacağına yönelik beyanda bulunduğu , rejistro defteri sunulmadığından dava konusu edilen alacağın varlığı ve miktarının belirlenemeyeceği , alacağın varlığı ve miktarını ispat külfeti altında bulunan davacının üzerine düşen ispat külfetini yerine getirmediği incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, ispat edilemeyen davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davanın REDDİNE,
2-Peşin alınan ve daha sonra tamamlanan harç fazla olduğundan 5.726,16 TL harcın 4.936,26 TL 'lik bölümünün davalı tarafa , 789,90 TL' lik bölümünün davacı tarafa karar kesinleştiğinde ve istek halinde iadesine,
Mahkememizce çıkartılan █████/2016 tarihli harç tahsil müzekkeresinin işlemsiz iadesinin istenilmesine,
3-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan 10.513,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafça yapılan 6 davetiye bedeli 52,50 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair tebliğden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekili AV. ... ile davalılar vekili AV. ...'ın yüzlerine karşı açıkça okunup anlatıldı. █████/2018
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!