Kurum işleminin iptali talebiyle açılan davada, servis güzergah belgesi için gerçekte çalışmayan damadın sigortalı gösterilerek uygulanan prim cezasının hukuka uygun bulunduğuna dair kararın Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Servis taşımacılığı yapan davacının, güzergah belgesi almak amacıyla ismen bildirdiği fakat fiilen çalıştırmadığı damadı adına uygulanan sigorta primi cezasının iptali talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesince davacının feragatı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; davalı kurumun istinaf başvurusunun bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmesi ve özellikle vekalet ücreti takdir edilmemesinin doğru bulunmasıyla kesinleşen karar, davalı kurum vekilinin vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği gerekçesiyle yaptığı temyiz başvurusu üzerine Yargıtay tarafından usul ve yasaya uygun görülerek onanmıştır.
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. İş Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin servis taşımacılığı işi ile uğraştığını, söz konusu taşımacılığı yapabilmesi için ... Belediyesinden güzergah belgesi alabilmek için en az lise mezunu personel bildirme şartı arandığı için damadı ...'nun ismini bildirdiğini, fakat sigortasız işçi çalıştırma gerekçesi ile müvekkile prim cezası uygulandığını, müvekkilin Kuruma itiraz ettiğini ancak komisyon kararı ile itirazının red edildiğini beyan ederek ... isimli şahsın iş yeri sicil numarası ... olan ... iş yerinde çalışmadığının tespiti ile itirazının reddini içeren komisyon kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın süre yönünden reddi gerektiğini, davacı tarafın beyanlarının, kabulü mümkün olmadığını, 5510 s. kanunun 86. maddesinde hükmü amir kılındığını, davacı, itirazında "servis aracı özel izin formundaki" yazılı kişileri sırf prosedür gereği belgeyi alabilmek için yazdığını ve gerçekte çalışmadıklarını belirtse de söz konusu belge kendileri tarafından beyan esasına dayanarak doldurulduğunu ve resmi makamlara sunulduğu için aksi sabit oluncaya kadar belgeye itibar edilmesi gerektiğini, kişinin kendi gerçeğe aykırı beyanından faydalanması hukuka aykırı olduğunu, ayrıca, davacı iddia ettiği şekilde sadece belge alabilmek için gerçeğe aykırı belge suç teşkil ettiğini, müvekkil Kurum işleminde hukuka aykırı bir durum bulunmadığını, yasaya aykırı olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki yazılara, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere, bu delillerin takdirinde isabetsizlik görülmemesine ve özellikle 7440 sayılı yasa kapsamında vekalet ücreti takdir edilmemesininin isabetli olduğununu anlaşılmasına göre usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılan hükme yönelik davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!