Kargo şirketi aracılığıyla gönderilen ürünlerin teslim edilememesi ve teslimat belgelerinin ibraz edilmemesi nedeniyle oluşan ticari zararların tazmini talepli istinaf davası.
Özet: Davacı şirket, davalı kargo firmasının müşterilerine gönderdiği ürünlerden bazılarının teslim edilmemesi ve teslimatlara dair geçerli belge sunmaması sonucu ticari itibarının zedelendiğini, müşterilerinden ödeme alamayarak finansal zarara uğradığını belirtmiş; bu kayıp kargoların bedeli ile davalı tarafından başlatılan icra takibi sonucunda ihtirazı kayıtla ödediği taşıma bedelinin iadesini talep etmiş, davalı firma ise söz konusu kargoların sorumluluğunun kendisinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: ███████ EsasKARAR NO : █████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İstanbul 18. Asliye Ticaret MahkemesiNUMARASI : ████████ Esas - ████████ KararTARİHİ: █████/2022DAVA: Tazminat (Kargo Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ: █████/2026İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil firma, satmış olduğu ürünlerin bir kısmını alıcılarına davalı firma aracıliğı ile göndermekte olduğunu ancak ...,A,Ş., 2010-2012 yılları arasında müvekkil şirketin davalı firma aracılığıyla gönderdiği bazı kargoları almadığını müvekkil firmaya iletmiştir Müvekkil şirket, davalı firmaya durumu bildirmiş kargoların akıbetini arattırmasını; teslim edilmiş olmaları halinde teslim-tesellüm belgelerinin İbraz edilmesini; teslim edilmemiş ise ürün bedellerinin kendilerine ödenmesini talep ettiğini, müvekkil şirketin tüm sözlü başvurularına rağmen davalı ... Kargo, gönderilerin teslim edildiğine ilişkin olarak müvekkil şirkete, resmi nitelikli bir belge İbraz etmediğini,müvekkil şirket 21.05.2014 tarihinde, Kadıköy 19. Noterliğinin ... yevmiye numarası ile gönderdiği ihtarda; ilgili kargoların teslim belgelerinin kendilerine ibraz edilmemiş olması nedeniyle bu belgelerin, ...ye ibraz edilemediğini; belge eksikliği nedeniyle kestikleri faturaların müşteri firmaca işleme alınmadığını ve ödemelerinin de yapılmadığını; teslim edilmeyen evraklar nedeniyle zarara uğradıklarını ve bu zararın her geçen gün daha da arttığını ve ayrıca müşteri firma karşısında ticari itibarlarının da zedelendiğini belirterek, kayıp kargolara İlişkin teslim belgelerinin kendilerine teslim edilmesini talep ettiğini, davalı ..., ihtarı 23.05.2014 tarihinde tebliğ almasına rağmen müvekkil şirkete herhangi bir teslim belgesi ibraz etmediğini, davalı şirket, müvekkil şirketçe gönderilen ihtara cevap vermediği ve hukuken geçerli nitelikte bir teslim belgesi ibraz etmediği gibi bir de ihtar göndererek müvekkil şirketten, kargo taşıma bedeli olarak 17.949,49 TL talep ettiğini, istenilen kargo bedelinin içinde teslimatı yapılmamış bu kargoların bedellerinin var olduğunu, yani davalı şirketin müvekkili şirketten teslim etmediği kargoların da bedelini talep ettiğini, müvekkilinin 16.06.2014 tarihinde gönderdiği Kadıköy 19. Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarıyla, davalının gönderilen ilk ihtara cevap vermemesi nedeniyle söz konusu kargoların alıcısına teslim edilmediği ve bu kargoların kayıp oldukları sonucuna varıldığını belirtip şirketlerinin sorumluluğu altında iken kaybolan kargoların toplam mal bedelinin 24.629,35 TL. olduğunu; ... Kargonun ihtarında, ...A.Ş.nin 17.94-9,49 TL. borcu olduğunu belirtmesi nedeniyle; bu borcu kabul anlamına gelmemek ve ancak bakiye borcun ödenmesi koşuluyla geçerli olmak üzere; talep edilen 17.949,49 TL. nin, kayıp kargoların mal bedelleri toplamı olan 24,629,55 TL.den düşülmesi neticesinde bakiye kalan 6,679,86 TL.nİn kendilerine ödenmesini, aksi takdirde her türlü talep ve dava haklan ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak; şirketlerinin ... Kargoya 17.949,49 TL, borcu olduğu hususunda mutabık olmayacaklarını ve kargoya konu malların bedelleri olan toplam 24,62935 TL.nin ve uğrandan her türlü zararın tazmini için yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiğini, davalı şirket, müvekkil şirketçe gönderilen bu ihtarı 19.06.2014 tarihinde tebliğ almasına karşın bu ihtara da herhangi bir yanıt vermeyip müvekkil şirket aleyhine, İstanbul 11. icra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile İcra takibi başlatmıştır. Müvekkil davacı, icra tehdidi altında ve her türlü talep ve dava hakkını saklı tutarak, İstanbul 11. icra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına ödeme yapmıştır, işbu dosyaya 08,07,2014 tarihinde ihtirazı kayıtla 20,537,78 TL. ödemiştir. Tüm bu yazışmaların ardından, ... .... A.Ş. ile yapılan görüşmelerde, müvekkil şirket teslim edildiğini sandığı bir kargonun daha ... tarafından teslim alınmamış olduğunu öğrendiğini, Taşıma işlemi için davalı firmaya teslim edilmiş olan bu kargo içerisinde yer alan ürünlerin bedeli ise 4,844,47 TL olduğunu, 4925 Sayılı Karayolu Taşıma Kanunun, "Acente, Taşıma İşleri Komisyonculuğu, Nakliyat Ambarı ve Kargo İşletmeciliği Yapanların Sorumluluğunu" düzenleyen 9, Maddesi, "Nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği yapanlar, eşyayı teslim aldığı andan teslim edinceye kadar, eşyanın tamamı ve kısmen kaybından ve vuku bulacak hasarından, korunması ve taşınmasından, güvenliği ve düzenliliğini sağlamaktan, çevre kirliliğini önleme ve insan sağlığını koruma konusundaki kurallara uymaktan sorumludur." demekte olduğunu, aynı şekilde Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nin "Yetki belgesi sahiplerinin sorumlulukları'nı düzenleyen █████ maddesi "Eşya ve kargo taşımacılığı alanında yetki belgesi sahibi olanlar, eşya ve kargoları teslim aldıkları andan teslim edinceye kadar, eşyanın ve kargonun tamamen veya kısmen kaybından, zayiinden, hasara uğramasından, çalınmasından, güvenliğini sağlamaktan, teslim alman şeklini muhafaza etmekten, korunması ve taşınmasından sorumludurlar" hükmünü içerdeğini, aynı şekilde Türk Ticaret Kanunun "Taşıyıcının Sorumluluğu" nu düzenleyen 875. Maddesi ''Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın ziyamdan, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur.” demekte olduğunu, tüm bu nedenlerle ve Borçlar Kanununun 66. Maddesindeki, "Adam çalıştıran, çalışanın, kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği 2ararı gidermekle yükümlüdür" hükmü de dikkate alınarak; müvekkili şirket, taşıma işlemini gerçekleştirmek üzere teslim ettiği ve toplam değeri 29.473,82 TL olan ürürleri alıcısına teslim etmeyip müvekkile de iade etmeyen; malların tesiim edildiğine dair de resmi nitelikte bir belge ibraz edemeyen davalı şirketten; uğradığı zararlar hariç olmak üzere, ürünlerin toplam bedeli olan 29.473,82 TL alacaklı olduğunu, yukarıda açıklanan ve resen belirlenecek nedenlerle,Önce!ikle davanın, ...ye İhbar edilmesine;Haklı davalarının KABULÜNE,Fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, Davaya konu kargoların mal bedelleri olan 29.473,82 TL'nin, teslim edilmeleri gerekli tarihlerden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Konu taşımalara ilişkin kargoların alıcısına teslim edilip edilmediği konusunda bir bilgileri olmadığından sebeple huzurdaki işbu tazminat davasını İkame etmiş ise de Müvekkil Şirket kayıtlarında yapılan araştırma neticesinde otomasyon sisteminden temin edilen teslim kayıtlarım ekte Mahkemeniz bilgi ve denetimine sunmakta olduklarını, ekte yer alan belgelerin denetimi ile de rahatlıkla görüleceği üzere, anılan kargolar süresinde, tam ve eksiksiz olarak alıcılarına teslim edilmiş olup Müvekkil Şirket taşıma sözleşmesi uyarınca üzerine düşen edim yükümünü eksiksiz olarak ifa ettiğini, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 2. maddesi uyarınca, Yeni Türk Ticaret Kanunumuzun yürürlüğe girdiği 01,07.2012 tarihinden önceki tarihte gerçeklesen taşımalara Eski TTK hükümleri, sonraki tarihte gerçeklesen taşımalara ise 6102 sayılı Yeni TTK hükümleri uygulanması gerektiğini, gerek Eski TTK m. 767 uyarınca gerekse de Yeni TTK 855 uyarınca, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tüm alacaklar 1 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu ve bu süre eşyanın alıcısına teslimi ya da tam zıyaı halinde eşyanın teslimi lazım geldiği tarihten itibaren işlemeye başladığını, dosyada mübrez belgelerin tetkiki ile de rahatlıkla tespit edileceği üzere 08.06.2010-15.10.2012 tarihleri arasında kesilen faturalara konu kargoların alıcısına teslim tarihlerinin üzerinden 1 seneden fazla zaman geçtiğini, en son tarihli fatura dahi nazara alındığında en son dava açma tarihi 16.10.2013 olup 1 yıllık zamanaşımı süresi geçtiğini, üt, her ne kadar dilekçesinde Müvekkil Şirketin üstlenmiş olduğu taşıma işi neticesinde zarara uğramış olduğunu İddia ederek bunun Müvekkil Şirket tarafından tazmin edilmesini talep etmiş ise de, mezkur taşımaya ilişkin olarak Müvekkil Şirketin Davacıya karşı herhangi bir sorumluluğu bulunmamakta olduğunu, yukarıda da belirtildiği ve delil listelerinin ekindeki belgelerin tetkiki ile de tespit edileceği üzere Müvekkil Şirket taşımaya konu kargoları süresinde ve hasarsız olarak alıcısına teslim ettiğini, dolayısıyla taşımaya konu kargolar eksiksiz ve sağlam olarak alıcısına teslim edilmekle Müvekkile düşen edim yükümü ifa ile sona erdiğini, zıya ve hasarın eşyanın taşıyıcıya tevdii İle gönderilene teslimi arasındaki zaman içinde vaki olduğunu ispat etmek; Zararın anlaşılmasını müteakip ve eşyanın kabulünden itibaren nihayet sekiz gün içinde bilirkişi marifetiyle eşyanın tetkik ve muayenelerini talep etmek; Şartıyla taşıyıcı aleyhine dava açmak hakkı mahfuz kaldığını, Zıya veya hasar kendi hilesinden yahut ağır kusurundan doğmuş ise taşıyıcı dava hakkının düştüğünü İddia edemeyecek olduğunu, somut uyuşmazlıkta da açıkça görüldüğü üzere TTK amir hükümlerine uygun kargolar alıcısına teslim edilmiş olup iddia edilen teslim alan tarafından teslim esnasında hasara yönelik olarak herhangi bir İhtirazı kayıt konulmadığını, bu dahi kargoların hasarsız teslim edildiğine karinesi olduğunu, kanunun hükmü açıktır ki eşyayı kabul sırasında bir kısmının ziyamı veya hasarını anlamak mümkün değilse, kabulden sonra zıya ve hasarın eşyanın taşıyıcıya tevdii ile gönderilene teslimi arasındaki zaman içinde meydana geldiğini ispat külfeti alıcıya yüklendiğini, eşya kabul edildiği sırada, bir kısmının ziyamı veya hasarını anlamak mümkün değilse, zararın anlaşılmasını müteakip ve eşyanın kabulünden İtibaren nihayet sekiz gün içinde bilirkişi marifetiyle eşyanın tetkik ve muayenelerini talep etmek11 şartı İle dava açılabileceği hükme alındığını, davacı tarafından taşman eşyanın muayenesine ve hasarın tespitine yönelik herhangi bir bilirkişi incelemesi yapılmasına yönelik bir talep vuku bulmadığını, bu nedenle süresinde muayyene ve bilirkişi incelemesi yapılmadan açılan işbu davanın ön şart eksikliği nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, ayrıca Türk Ticaret Kanunu'nda öngörülen sorumluluk sistemine göre, taşıyıcı eşyanın kendisi tarafından teslim alındığı tarih ile gönderilene teslim ettiği tarih arasında uğramış olduğu hasar ve ziyadan sorumlu olduğunu, taşıyıcının sorumluluğu, taşıma sözleşmesi İle taşıyana yüklenen yükümlülüklerin ihlali hallerinde yani taşıyana yöneltebilir bir kusurun varlığı halinde söz konusu olsuğunu, TTK md. 781 f.2 uyarınca taşıyıcı kusuru bulunmayan nedenlerden ileri gelen zararlardan sorumlu olmadığını, gönderen tarafından Müvekkil Şirkete teslimi anında kargoların içeriği beyan edilmemiş ve kargolara ilişkin olarak herhangi bir değer gösterilmediğini, Taşımaya İlişkin hükümler uyarınca, içeriği doğru beyan edilmeyen kargonun mahiyetinden kaynaklanan zarar göndericiye ait olduğunu, Zira TTK 785 hükmü gereği gönderici gönderdiği kargoya ilişkin tüm bilgileri tam eksiksiz olarak taşıyıcıya bildirmek zorunda olup eksik bildirimden kaynaklan sorumluluk kendisine ait olduğunu, Karayolu Taşıma Kanunu m. 8 de, taşımaya konu kargo içeriğinin taşıyana tam ve doğru beyan edilmesini, eksik bildirimden kaynaklan sorumluluğun gönderenin kendisine ait olacağını açıkça öngörüldüğünü, dava dilekçesindeki beyanlar gerçeği yansıtmamakta olduğunu, ...çıktılarından da rahatlıkla tespit edileceği üzere, taşıyana teslim anında gönderen tarafından kargoların İçeriği ve değeri beyan edilmediğini, İçerik ve değerinin beyan edilmesi halinde kargonun taşıma esnasında uğrayabileceği olası zararlara karşı uygun şekilde sigortalanması söz konusu olabilecek iken bu hususun gereğinin yapılması, salt sigorta İçin ek ücret ödemekten İmtina etmek adına, adeta taşıyandan gizlenmek suretiyle engellendiğini, hiçbir şekilde meydana gelen hasardan Müvekkil Şirketin sorumlu olduğunun kabulü anlamına gelmemekle birlikte, davacının istemiş olduğu maddi tazminat miktarı son derece fahiş olduğunu, öncelikle Müvekkilin mezkur taşımada herhangi bir kusuru olmadığından Müvekkilin tazmin mükellefiyeti de bulunmadığını, bununla birlikte, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte, bir an için Müvekkil Şirketin söz konusu olayda sorumluluğu bulunduğu kabul edilecek olsa dahi teslim anında herhangi bir değer ve içerik beyanında bulunulmamış olduğu ve değerinin ispatı için elverişli herhangi bir belgenin sunulmamış olması karşısında Müvekkilden sadece ve sadece taşıma ücretinin istenebileceği ortada olduğunu, bu nedenle Davacı yanın içeriği dahi beyan edilmeyen bir kargoya ilişkin olarak 29.473,82.'TL maddi tazminat tafebi yersiz ve dayanaksız olduğunu, ... arz ile izah edilen ve yargılama esnasında ortaya çıkacak nedenlerie, öncelikle zamanaşımı itirazlarımızın kabulü ile davanın reddine,talepleri uygun görülmediği takdirde haksız davanın külliyen reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi █████/2022 tarih ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararında;"......Tüm bu tespitler doğrultusunda, 12 adet kargo gönderisine ilişkin her bir faturada belirtilen bedelin fatura tarihi itibari ile emsalleri ile uyumlu ve kadri marufunda olduğu kanaatine varıldığı bilirkişi raporunda ifade edilmiştir.Davacı, Kadıköy 19 Noterliğinin 21.05.2015 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalıya teslim edilen 11 adet kargonun teslim belgelerini talep etmiş, yine Kadıköy 19. Noterliği'nin 16.06.2014 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesiyle taşıtması için davalıya teslim ettiği 11 adet kargo gönderisinin muhataba ulaşmadığını beyan ederek bedellerinin iadesini talep etmiş ihtarname 19.06.2014 tarihinde davalıya tebliğ edilmiş ve ihtarname gereği verilen süre 27.06.2014 tarihinde dolmuş davalı yönünden temerrüt başlamıştır. Dava dilekçesinde ise 11 adet yerine 12 adet kargo gönderisinin yerine ulaşmadığı iddia edilerek toplam 29.473,82 TL bedel talep edilmiştir. İhtarnamelerde belirtilmeyen ve toplam değeri 4.844,47 TL olarak beyan edilen gönderinin ihtarname konusu diğer gönderilerle eş zamanlı olduğu gözetilerek dava öncesi her iki ihtarnamede bu gönderinin talep konusu yapılmamış olması nedeniyle, gönderilerin muhataplara teslim edilmiş olduğunun davacı tarafından zımnen kabul edildiği varsayılarak, davacının bu gönderiye ilişkin talebi yerinde görülmemiştir. Yapılan yargılama sonucu bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ile ihtarname konusu 1.719,85 TL tutarlı 2 nolu, 576,00 TL tutarlı 5 nolu ve 414,00 TL tutarlı 7 nolu olmak üzere toplam bedeli 2.719,85 TL olan 3 gönderinin muhataplara teslim edildiği anlaşılmıştır. İhtarname konusu 24.629,35 TL'den anılan 2.719,85 TL mahsup edildiğinde 8 gönderiye ilişkin 21.919,50 TL bedel yönünden gönderilerin akıbeti konusunda makul ve kabul edilebilir bir bilgi veremeyen ve muhataba teslim ettiğini ispatlayamayan davalının bedellerinden tam olarak sorumlu olduğu kanaatine varıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile, ''1-Davanın kısmen kabulüne, 21.919,50 TL 'nin temerrüt tarihi olan █████/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu gönderilerin alıcılarına teslim edildiğinin imzalı teslim belgeleri ile sabit olduğunu, tazmin edilme sürecinin zamanaşımına uğradığını, bunun dosyada alınan bilirkişi raporları ile tespit edildiğini, yerel mahkemece 1 yıllık zamanaşımının neden reddedildiğinin somut olarak ortaya konulmadığını, Somut olayda; davacı şirket tarafından davalı taşıyıcı şirkete teslim edilen malzemelerin, dava dışı gönderilen şirkete teslim edilmemesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine ilişkin itirazın iptalinin istenildiğini, davalı tarafından cevap süresi içerisinde zamanaşımı itirazında bulunulduğunu, itirazın süresinde olduğunun anlaşıldığını, zamanaşımı itirazının öncelikli olarak incelendiğini, Posta Gönderilerine İlişkin Güvenlik Tedbirlerine Yönelik Usul ve Esaslar 4/2 maddesi kapsamında alıcı bilgilerini içeren teslim nüshalarını 2 yıldan fazla saklama yükümlülükleri bulunmadığını, oysa dava açılış tarihinin Ekim 2014 olduğunu, gönderi tarihlerinin de 2010 - 2012 olduğunu ve saklama yükümlülükleri bulunmamasına rağmen teslim nüshası sunulmadığı gerekçesi ile Posta Gönderilerine İlişkin Güvenlik Tedbirlerine Yönelik Usul Ve Esaslar 4/2 maddesi gözetilmeksizin 8 gönderiden müvekkil şirketin sorumlu tutulmasının hakkaniyetsiz ve hukuka aykırı olduğunu, Yerel mahkemece zamanaşımı itirazlarının hatalı değerlendirildiğini, işbu davanın yeni HMK'dan sonra açıldığı gözetilerek savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesinin ön inceleme duruşmasına kadar yapılacağı hususunun çok net olduğunu, nitekim cevap dilekçesinin ön inceleme duruşmasından çok önce verildiğini ve karşı tarafın muvafakatine muhtaç olmadan cevap dilekçesinde ileri sürüldüğünü, zamanaşımı itirazı ilk itirazlardan olmadığı için cevap dilekçesi ile birlikte sunulma zorunluluğu bulunmadığını, ilk itirazların karşı taraf muvafakat etse bile, esasa cevap süresi geçtikten sonra ileri sürülemeyeceğini, buna karşılık davalının esasa cevap süresini geçirdikten sonra da zaman aşımı def`ini ileri sürebileceğini, Zamanaşımı itirazının ne zaman yapılabileceği konusunda özel bir düzenleme olmadığına göre savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, zamanaşımı itirazının tüm maddi vakıalara ilişkin beyanlarda olduğu gibi, HUMK 202/2 maddesine göre savunmanın değiştirilmesi yasağının başladığı ana kadar yapılabileceğini, ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunmanın genişletilemeyeceğini yahut değiştirilemeyeceğini, ayrıca zamanaşımı itirazlarının ön inceleme duruşmasında ıslah yolu ile ileri sürüldüğünü, Yargıtay'ın ıslah yolu ile zamanaşımı definin ileri sürülmesine cevaz veren birçok kararı bulunduğunu, Gözetilmeyen bir diğer hususun ise ön inceleme duruşmasında zamanaşımı itirazının reddi üzerine, ıslah yolu ile zamanaşımı beyanlarının duruşmada sözlü olarak ifade edilmesinin ve aynı duruşmada karşı tarafça zamanaşımı itirazını ıslah yolu ile yapma beyanlarına karşı çıkılmamasının bu hususun BAM incelemesinde tartışılmamasından kaynaklandığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa re'sen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dairemizin █████/2019 tarih ve █████████ Esas - █████████ Karar sayılı kaldırma kararımızdan sonra mahkemece yapılan yargılama sonucunda istinafa konu karar verilmiştir.Dava,davacı şirket tarafından dava dışı alıcıya satmış olduğu ve davalı kargo şirketi ile gönderdiği ürünlerin alıcısına teslim edilmemesinden kaynaklı tazminat davasıdır.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dairemizin kaldırma kararında da belirtildiği üzere, zamanaşımı definin süresi içerisinde verilen cevap dilekçesi ile ileri sürülmesi gerektiği, davalı tarafça, süresi içerisinde ibraz edilmeyen cevap dilekçesi ile zamanaşımı itirazında bulunduğu, davacı vekili süresinde ibraz edilmeyen cevap dilekçesini kabul etmediğini ve muvafakat etmediğini beyan ettiğinden; mahkemece verilen zamanaşımı nedeniyle davanın reddi kararı dairemizin █████/2019 tarih ve █████████ Esas - █████████ Karar sayılı kararı ile kaldırıldığından davalı vekilinin davanın zamanaşımına uğradığına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Dairemizin kaldırma kararından sonra mahkemece bilirkişi raporu alınıp dosya kapsamına göre istinafa konu karar verilmiştir.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne, yönelik verilen hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, mahkemenin kabul ve gerekçesine yönelik davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç itibariyle, dosya kapsamı, mahkemenin kabul ve gerekçesi ve istinaf sebepleri gözetildiğinde; mahkeme kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesine göre esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.497,32 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 374,33 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.122,99 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.