Davacının sigortasız ve eksik bildirilen çalışma sürelerinin tespiti talepli davada, hak düşürücü süre itirazları ile somut delil eksikliğine ilişkin ilk derece ve istinaf kararlarının Yargıtayca temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının birden fazla davalıya karşı, bildirimleri eksik yapılan veya yapılmayan hizmet sürelerinin tespiti talebiyle açtığı davayı ele almaktadır; davalıların ve feri müdahil kurumun davanın reddini, işverenlik ilişkisi bulunmadığını, ispat eksikliğini ve hak düşürücü sürenin geçtiğini ileri sürmesi üzerine, ilk derece mahkemesi belirli bir dönem için sınırlı bir hizmet tespitine karar vermiş, fazlaya ilişkin talepleri reddederek bu kararı istinaf mahkemesi de onamış, davacı tam kabul, davalılar ise eksik araştırma ve hak düşürücü süre nedeniyle kararın bozulması talebiyle temyiz yoluna gitmiştir.
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 1. İş Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı, davalı ... ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 01.10.2010 tarihinden 01.08.2017 tarihine kadar davalı ... tarafından her türlü işte çalıştırıldığını fakat bildirimlerinin başka yerlerden ve eksik yapıldığını belirterek hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili adına ticari bir unvanın bulunmadığını, bu hususun vergi dairesine ve SGK'ya müzekkere yazıldığı takdirde ortaya çıkacağını, müvekkilin, davacının belirttiği gibi hiçbir zaman işveren konumunda olmadığını, davanın reddi gerektiğini, müvekkilin bu güne dek bir ticari işletmesinin veya ticari faaliyetinin bulunmadığını, müvekkilin, yanında çalışmış gibi göstererek hak düşürücü süre yönünden dava açılışında sıkıntı yaşamamak adına söylemlerde bulunulduğunu, bu hususun da kabul edilebilir yanının bulunmadığını, 5510 s.k. 86/9. maddesi gereğince 2009 yılında ve daha sonraki yıllarda sigortasızlığını fark etmesine rağmen her hangi bir hak arama yoluna gitmeyip, an itibariyle dava açması kötü niyet olup, hak düşürücü süre yönünden davanın reddi gerektiğini, açıklanan nedenlerle hukuksuz ve mesnetsiz işbu davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı ... Organik ... Ltd. Şti. cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın talebinin hak düşürücü süresinin geçmiş olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiği, davacının müvekkil şirket nezdinde olan çalışmalarına ait sigortasının yapıldığı, davacının 07.07.2011-24.12.2012 tarihleri arasındaki çalışmalarına ait sigortasının yapıldığı, bunun dışında davacı ilerleyen süreçte taşeron olarak çalıştığı ve birden fazla iş yerinde çalıştığını, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı hakkında yapılan bildirimler kadar çalışmasının bulunduğunu, daha fazla bildirim olması gerektiğinin soyut iddia düzeyinde kalması nedeniyle davacı adına bir tespit yapılamadığını davacının iddiasını ispat etmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... tarafından imzalı ve kaşeli, davacıya ait bonservis belgesine göre davacının, davalı ...'ın işvereni olduğu iş yerinde 01.02.1991-28.06.1991 tarihleri arasında 148 gün çalıştığı, dava dosyası kapsamında; davacının, davalılar ... ve ... Organik Mim. Tes. Tek. An. Tur. Ot. San. Ltd. Şti.'ye ait iş yerlerinde fazlaya ilişkin çalıştığını gösterir ücret ödeme bordrosu, ücret hesap pusulası, banka kaydı vb. somut hizmet tespitine elverişli belge ve bilgilerin bulunmadığı, dolayısı ile davacının fazlaya ilişkin çalışma iddiaları kabul etmenin mümkün olmadığı görüş ve kanaatine varılarak davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile davacının davalı ...'a ait iş yerinde 01.02.1991-28.06.1991 tarihleri arasında 148 gün sigortalı olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ... ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında istinaf başvurularının esastan reddine dair kararı verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davasının tamamen kabul edilmesi gerektiğini, çalışmasına ilişkin olarak, davacı tarafından alınan akaryakıta ilişkin düzenlenen fişlerde; davacının yukarıda zikredilen çalışmaları karşılığı davalı şirketten alacağı tutardan mahsup edilmek üzere düzenlendiğini, buna göre malzeme sipariş fişlerinin söz konusu döneme rastlamayan tarihlere de tekabül ettiğinin gözden kaçırılmış olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik araştırma ile karar verilmiş olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini, belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin mevcut olduğunu, bu kapsamda eksik araştırma ile yazılı şekilde verilen kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık konusu; hizmet tespiti istemine ilişkindir.
1-Dava, 506 sayılı Kanun'un █████. (5510 sayılı Kanun’un m. 86/9.) maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde Mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların Mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”
2-Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır. Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir. Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir. HMK m. 31 gereğince, hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31... /1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir. Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır.
Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, iş yeri özlük dosyası temin edilip iş yerinin Kanun'un kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi iş yerinde ne iş yapıldığı, iş yerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır. Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça iş yerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o iş yerinde çalışan öteki kişiler ile o iş yerine komşu ve yakın iş yerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
3-İncelenen dosyada; davacı 01.10.2010 tarihinden 01.08.2017 tarihine kadar davalı ... yanında çalıştığının tespitini istemiş İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne davacının 01.02.1991-28.06.1991 tarihleri arasında 148 gün davalı ... yanında çalıştığına dair karar verilmiş ise de verilen karar eksik araştırma ve hatalı değerlendirmeye dayalıdır. Davacının talep tarihleri içerisinde dava dışı iş yerlerinden bildirimleri olduğu anlaşılmakla davacıdan söz konusu dava dışı iş yerlerindeki çalışmaların gerçek olup olmadığı, iptalini isteyip istemediği sorulmalı, iptalini istediği takdirde bu hususun dava dışı işverenlerin hak alanlarını ilgilendirmesi nedeniyle onlar da davaya dahil edilmeli, delilleri sorulup toplanmalı ve davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır. Anılan madde ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililerine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!