Dolmuş şoförünün sigortasız çalışma iddiasıyla açtığı hizmet tespiti davasında, işçi-işveren ilişkisi, çalışma süresi ve ücretin belirlenmesine dair istinaf kararının temyiz incelemesi.
Özet: Davacı, 2015-2018 yılları arasında bir dolmuşta şoför olarak sigortasız çalıştığı iddiasıyla hizmet tespiti davası açmış; davalılardan biri, aracın diğer davalıya kiralandığını ve aralarında işçi-işveren ilişkisi bulunmadığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi, davacının belirli davalının işyerinde belirtilen tarihler arasında asgari ücretle kesintisiz çalıştığına karar vermiş, istinaf mahkemesi de bu kararı, tanık beyanları, sözleşmeler ve trafik kayıtları gibi deliller ışığında uygun bularak istinaf itirazlarını reddetmiş; ancak davalı, temyiz dilekçesinde tanık beyanlarının yetersizliğini ve kira ilişkisi iddialarını yineleyerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 4. İş MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;I. DAVADavacı vekili; müvekkili ...’in, 01.11.2015-27.11.2018 tarihleri arasında, ... Durağında, önce kısa bir müddet ...’a ait olan 61... plaka no.lu araçta daha sonra ... olarak, Almanya’da bulunan ...’dan kiralanan 61... plaka no.lu dolmuş aracının sürücüsü olarak, en son 3.900.00 TL aylık ücretle (150.00 TL yevmiye) çalışmış olmasına rağmen çalışmalarının Kuruma bildirilmemesi nedeniyle mağdur olduğunu belirterek müvekkili ...’in davalı işveren, ..., ...’un yanında 01.11.2015-27.11.2018 tarihleri arası sürekli hizmet akdi ile en son 3.900,00 TL net ücret ile çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı ... vekili; ...’un diğer davalı ... ile yapmış olduğu 10.11.2009 tarihli protokol ile 61... plaka no.lu dolmuşun 1/2 payını her türlü vergi, resim, harç sigorta v.b. her türlü gideri ...'a ait olmak üzere intifa hakkını ...'a aylık sabit bir kira bedeli mukabilinde kiraladığını, dolayısıyla davacının, muhatabının müvekkil ... değil, aralarında iş ilişkisi olan diğer davalı ... olduğunu, davacı ile müvekkil davalı arasında hiçbir zaman işçi-işveren ilişkisi kurulmadığı gibi müvekkil davalının davacıya talimat verme ve çalıştırma gibi bir durumu ve buna karşılık davacının da bizzat müvekkile ödeme yapması gibi bir durumun da söz konusu olmadığını savunarak davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.Fer'i müdahil Kurum vekili; davacının tespit ve tescilini talep ettiği tarih aralığı için davalılara ait herhangi bir tescil kaydına rastlanılamadığını, bunun yanı sıra, yaklaşık 3 yıllık çalışması olduğunu iddia eden davacının veya bir başkasının, müvekkili Kuruma dava konusu sigortasız çalışmalar için herhangi bir ihbarda bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddine;1-)Davalı ... yönünden davanın reddine, 2-)Davacı ...’in davalı ...'un işyerinde 01.11.2015-27.11.2018 tarihleri arasında asgari ücretle, ayda 30 gün olacak şekilde hizmet akdi ile sürekli ve kesintisiz olarak 1.107 gün çalıştığının tespitine,3-)Davacının 14.11.2015-21.12.2015 tarihleri arasında ... sicil numaralı dahili davalı ... adına işlem gören ... sicil numaralı iş yerlerindeki çalışmasının iptaline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı, davalılar ... ve ...’un yanında 01.11.2015-27.11.2018 tarihleri arası sürekli hizmet akdi ile en son 3.900,00 TL net ücret ile çalıştığının tespitini talep etmiş olup dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile özellikle davacının çalışma şekli ve saatleri konusunda bilgi sahibi olan tanıkların beyanları, taraflar arasındaki sözleşme ve protokoller, trafik sicil kayıtları, vergi dairesi kayıtları, dolmuş durağı kayıtları ve kolluk araştırma tutanaklarına göre davacının 61... plakalı ticari dolmuşta 01.11.2015-27.11.2018 tarihleri arasında tam zamanlı olarak çalıştığının ve işverenin ... olduğunun kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı anlaşılmakla istinaf itirazları yerinde görülmemiş, istinaf başvurularının esastan reddine dair karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davalı ... ile diğer davalı ... arasında 61... plaka sayılı araç üzerinde 2003 - 2011 yılları arasında bir ortaklık bulunduğunu, ancak bu ortaklığın davalının 2011 yılında hem aracı hem de araçtaki hissesinin tamamını ...'a satıp devretmesiyle son bulduğunu, bu tarihten sonra davalı ile diğer davalı ... arasındaki ortaklığın son bulduğunu, Mahkeme gerekçeli kararında her ne kadar bir kısım tanıkların davalı ile diğer davalı arasında kira ilişkisi olduğunu belirtmiş olmasını dayanak olarak göstermiş olsa da tanık beyanlarının Mahkeme kararına gerekçe olacak mahiyette olmadığını, davalı ile diğer davalı ... arasında kira ilişkisini ortaya koyacak herhangi bir yazılı delil olmadığı gibi soyut ve çelişkili tanık beyanları haricinde başkaca bir delil de olmadığını, davacı bile kira ilişkisi olup olmadığına dair net bir beyanda bulunmamışken Mahkemenin kira ilişkisini kabul edip davalı yönünden davayı kabul etmesinin açıkça haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacının sicil dosyasının incelenmesinde diğer davalı işverenliklerce verilmiş herhangi bir işe giriş bildirgesine rastlanmadığını, bunun yanı sıra davacının davalılar işyerinde hizmet süresi olduğuna ilişkin herhangi bir tespit yapılamadığı gibi bu hususta Kuruma davacı tarafça veya üçüncü kişilerce yapılmış herhangi bir ihbarın da mevcut olmadığını, 5510 sayılı Kanun'un 4., 5. ve 6. maddelerinde açıkça belirlendiği üzere sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığının zorunluğu olduğunu, fiili ve gerçek bir biçimde çalışmanın varlığı tespit edilmedikçe sigortalılıktan söz edilemeyeceğini, çeşitli Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için çalışma ilişkisinin hizmet akdine dayanması ve işçinin işverene ait işyerinde onun denetim ve gözetimi altında fiilen yerine getirilmesinin zorunlu olduğunu, bunun için çalışma ilişkisinin kesin olarak kanıtlanması gerektiğini, sigortalılığın başlangıcına yönelik her dava sigortalılığın tespiti davasını da içermekte olduğundan işe giriş bildirgesi verilmiş olsa dahi fiilen çalışma olgusunun çalışmanın gerçekleştiğini belirten yazılı delil ya da 5510 sayılı Kanun'a göre verilmesi gereken dönem bordrolarının verilmesi ve primlerinin yatırılması ile kanıtlanması gerektiğini, bu nedenle mahkemece hizmet tespit davalarındaki esaslar dahilinde re'sen araştırma yapılarak çalışma olgusunu ortaya koyabilecek inandırıcı ve yeterli delillerin aranması, sigortalılık şartlarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi gerektiğıni, işyerinde tutulması gereken defterler ile Kuruma verilen belge ve bilgilerden yararlanılması, ücret bordrolarının celp edilmesi, davacı tarafça gösterilecek tanık beyanlarıyla yetinilmeyerek tanıklar bu işyerinde davacı ile birlikte çalışan şef, amir, ustabaşı gibi diğer çalışma arkadaşlarından ve komşu işyeri çalışanlarından re'sen seçilmesi gerektiğini, Mahkemece eksik araştırma ve de inceleme yapılarak hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, hizmet tespiti ve prime esas kazanç tespiti istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.