Uzman çavuşun ruhsal rahatsızlıklar nedeniyle üç ayı aşan istirahat süresi sonrası sözleşme feshine ilişkin iptal davasında Danıştay 12. Daire kararı.
Özet: Uzman çavuşun, toplamda üç ayı aşan istirahat ve hava değişimi süreleri nedeniyle sözleşmesinin feshine ilişkin işlemin iptali ve özlük haklarının ödenmesi talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi ve Bölge İdare Mahkemesi, davacının ruh ve sinir hastalıkları kapsamındaki raporları bulunduğu ve idarenin uzun süreli tedavi ihtiyacını araştırmadan sözleşmeyi feshetmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle fesh işlemini iptal ederek özlük haklarının ödenmesine karar vermiş olup, davalı idare raporların üç ayı aştığını ve hastalığın uzun süreli tedavi gerektiren hastalıklar kapsamında olmadığını savunarak kararların bozulmasını talep ederken, Danıştay Tetkik Hakimi de Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği yönünde görüş belirtmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİREEsas No : ████████Karar No : █████████ TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ...VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ...... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: İzmir ili, 4. Amfibi Deniz Piyade Tabur Komutanlığında uzman çavuş olarak görev yapan davacının, istirahat ve hava değişimi sürelerinin toplamı üç ayı geçtiğinden bahisle █████/2022 tarihi itibariyle sözleşmesinin feshine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının hak ediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacıya █████/2021 tarihinden itibaren F32.9 depresif nöbet tanısıyla 15 gün, █████/2021 tarihinden itibaren F.43 ağır strese reaksiyon ve uyum bozuklukları tanısıyla 15 gün, █████/2021 tarihinden itibaren F.43 ağır strese reaksiyon ve uyum bozuklukları tanısıyla 10 gün, █████/2021 tarihinden itibaren yaygın anksiyete bozuklukları tanısıyla 10 gün, █████/2021 tarihinden itibaren anksiyete bozuklukları tanısıyla 10 gün, █████/2022 tarihinden itibaren anksiyete bozuklukları tanısıyla 2 gün, █████/2022 tarihinden itibaren depresif nöbet tanısıyla 10 gün olarak verilen raporların ruh ve sinir hastalıklarına ilişkin raporlar olduğunun görüldüğü, ruh ve sinir hastalıkları gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığa yakalananların, sağlık kurulları raporlarında gösterilecek lüzum üzerine, toplam olarak ve fiilen üç yılı geçmemek şartıyla tedavi, istirahat veya hava değişimine tabi tutulabileceği ve bu durumda olanların ilişiklerinin kesilemeyeceği açık olup, davacıya verilen raporların 67 günlük kısmının ruh ve sinir hastalıkları kapsamında olduğu; ancak, davalı idarece davacı hakkında bahsedilen rahatsızlıklardan dolayı uzun süreli tedaviye ihtiyaç duyulup duyulmadığı hususunda bir araştırma yapılmadan davacının ilişiği kesildiği görüldüğünden, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların hak ediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı adına düzenlenen sağlık raporlarının üç ayı geçtiğinin sabit olduğu ve görevinden kaynaklanmadığı, davacının rahatsızlığının ilgili mevzuatta belirlenen uzun süreli tedaviyi gerektiren hastalıklar kapsamında olmadığı, dava konusu işlemin mevzuata ve hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Dava konusu raporlarda yer alan tanıların bir kısmının "ağır strese reaksiyon ve uyum bozuklukları", "depresif nöbet", "anksiyete bozukluğu" olduğu, anksiyete bozukluklarının akut olarak değil, geniş bir zamana yayılarak kendini gösteren bir hastalık olduğu ileri sürülerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, işin gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE:MADDİ OLAY : İzmir ili, 4. Amfibi Deniz Piyade Tabur Komutanlığında uzman çavuş olarak görev yapan davacının, istirahat ve hava değişimi sürelerinin toplamı üç ayı geçtiğinden bahisle █████/2022 tarihi itibariyle sözleşmesinin feshine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının hak ediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle, temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT:3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun ''Hizmet süresi'' başlıklı 5. maddesinde; ''Uzman erbaşlar; iki yıldan az, beş yıldan fazla olmamak şartıyla sözleşme yaparak göreve başlar ve Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı ile ilgilendirilirler. (...)'' hükmüne, ''Tedavi'' başlıklı 10. maddesinin birinci fıkrasında; ''Uzman erbaşlar ve bunların bakmakla yükümlü olduğu aile fertlerinin tüm sağlık işlemleri hakkında, 4/1/1961 tarihli ve 211 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu hükümleri uygulanır. Ancak, uzman erbaşların hava değişimi ve istirahat süresinin toplamı, tedavi süresi hariç olmak üzere istirahat ve hava değişiminin başladığı tarihten geriye doğru son bir yıl içerisinde üç ayı geçemez. Sürenin hesaplanmasına en son alınan hava değişimi ve istirahat süresi dahil edilir. Hava değişimi ve istirahat süresi üç ayı geçenlerin Türk Silâhlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir. Bunlardan barışta ve savaşta görev esnasında veya görev dışında görevlerinden dolayı bir saldırıya veya kazaya uğrayan veya bir meslek hastalığına yakalananların, iyileşinceye kadar ilişikleri kesilmez, izinli sayılırlar. Ayrıca, kanser, tüberküloz, kronik böbrek yetmezliği ile ruh ve sinir hastalıkları gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığa yakalananlar, sağlık kurulları raporlarında gösterilecek lüzum üzerine, toplam olarak ve fiilen üç yılı geçmemek şartıyla tedavi, istirahat veya hava değişimine tabi tutulabilir ve bunların da ilişikleri kesilmez. 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilenler hariç olmak üzere, sıhhi arızası devam edenler ve kendisinden istifade edilemeyeceği anlaşılanlar hakkında 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümleri uygulanır.'' hükmüne yer verilmiştir.█████/2005 tarih ve 25942 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Uzman Erbaş Yönetmeliği'nin "Tedavi" başlıklı 17. maddesinin birinci fıkrasında, "Uzman erbaşlar ve bunların bakmakla yükümlü olduğu aile fertlerinin tüm sağlık işlemleri hakkında, 4/1/1961 tarihli ve 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu hükümleri uygulanır. Ancak, uzman erbaşların hava değişimi ve istirahat süresinin toplamı, tedavi süresi hariç olmak üzere istirahat ve hava değişiminin başladığı tarihten geriye doğru son bir yıl içerisinde üç ayı geçemez. Sürenin hesaplanmasına en son alınan hava değişimi ve istirahat süresi dahil edilir. Hava değişimi ve istirahat süresi üç ayı geçenlerin, Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir. Bunlardan barışta ve savaşta görev esnasında veya görev dışında görevlerinden dolayı bir saldırıya veya kazaya uğrayan veya bir meslek hastalığına yakalananlar hakkında kesin işlem kararlı sağlık kurulu raporu onaylanıncaya kadar ilişikleri kesilmez, izinli sayılırlar. Ayrıca, kanser, tüberküloz, kronik böbrek yetmezliği ile ruh ve sinir hastalıkları gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığa yakalananlar, sağlık kurulları raporlarında gösterilecek lüzum üzerine, toplam olarak ve fiilen üç yılı geçmemek şartıyla tedavi, istirahat veya hava değişimine tabi tutulabilir ve bunların da ilişikleri kesilmez. Sıhhî arızası devam edenler ve kendisinden istifade edilemeyeceği anlaşılanlar hakkında, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu hükümleri uygulanır....'' düzenlemesine yer verilmiş olup; Jandarma Genel Komutanlığı Uzman Erbaş Yönergesi'nin 6. Bölüm 6. Kısım (b) bendinde de, 3269 sayılı Kanun'un 10. maddesine uygun düzenlemeler yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda açık metinlerine yer verilen mevzuat hükümleri bir bütün halinde değerlendirildiğinde; uzman erbaşların hava değişimi ve istirahat süresinin toplamının, tedavi süresi hariç olmak üzere istirahat ve hava değişiminin başladığı tarihten geriye doğru son bir yıl içerisinde üç ayı geçemeyeceği kurala bağlanmış olmakla birlikte, aynı düzenlemede bu kurala bir takım istisnalar getirilmiş, bu doğrultuda; kanser, tüberküloz, kronik böbrek yetmezliği ile ruh ve sinir hastalıkları gibi tahdidi olarak sayılan ve uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığa yakalananların, sağlık kurulları raporlarında gösterilecek lüzum üzerine, toplam olarak ve fiilen üç yılı geçmemek şartıyla tedavi, istirahat veya hava değişimine tabi tutulabileceği ve bunların Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiklerinin kesilemeyeceği hükme bağlandığı görülmekle birlikte, Kanun hükmünden de açıkça anlaşılacağı üzere tedavi amacıyla verilecek olan hava değişimi ve istirahat sürelerinin üç aylık süreninin hesabına dahil edilmeyeceği, aksi yöndeki bir kabulün, meslekleri gereği her an yaralanma, hastalanma riski altında görev yapan uzman erbaşları, tedavi amacıyla verilen raporlar neticesinde sözleşmelerinin feshedilmesi durumuyla karşı karşıya bırakacağı açıktır.Bakılan uyuşmazlıkta, dava konusu işleme dayanak teşkil eden raporların incelenmesi neticesinde, davacının, █████/2021 tarihinden itibaren akut tonsillit tanısıyla 5 gün, █████/2021 tarihinden itibaren akut tonsillit tanısıyla 3 gün, █████/2021 tarihinden itibaren akut tonsillit tanısıyla 4 gün, █████/2021 tarihinden itibaren yumuşak doku bozukluğu tanısıyla 3 gün, █████/2021 tarihinden itibaren F32.9 depresif nöbet tanısıyla 15 gün, █████/2021 tarihinden itibaren F.43 ağır strese reaksiyon ve uyum bozuklukları tanısıyla 15 gün, █████/2021 tarihinden itibaren F.43 ağır strese reaksiyon ve uyum bozuklukları tanısıyla 10 gün, █████/2021 tarihinden itibaren yaygın anksiyete bozuklukları tanısıyla 10 gün, █████/2021 tarihinden itibaren anksiyete bozuklukları tanısıyla 10 gün, █████/2021 tarihinden itibaren boyun ağrısı tanısıyla 3 gün, █████/2021 tarihinden itibaren akut nozafaranjit cnezleg tanısıyla 2 gün, █████/2022 tarihinden itibaren apdominal ağrı tanısıyla 1 gün, █████/2022 tarihinden itibaren anksiyete bozuklukları tanısıyla 2 gün, █████/2022 tarihinden itibaren depresif nöbet tanısıyla 10 gün olmak üzere toplamda 93 gün istirahat raporu aldığı, farklı hastaneler tarafından düzenlenen söz konusu raporların hiçbirisinin içeriğinde, davacıya konulan tanının uzun süreli bir tedaviyi gerektirdiğine yönelik herhangi bir ibarenin yer almadığı görülmüştür.Bu durumda, davacı ile ilgili olarak düzenlenen istirahat raporlarının süresinin toplamının, en son aldığı istirahat raporundan başlamak üzere geriye doğru son bir yıl içinde üç ayı geçtiğinin sabit olduğu, raporlara konu rahatsızlığının, ilişiklerin kesileceğini düzenleyen kuralın istisnaları arasında yer verilen, görev sırasında veya görev dışında göreviyle alakalı bir durumdan kaynaklandığına yönelik bir tespit yapılmadığı gibi, rahatsızlığının uzun süreli tedavi gerektiren bir rahatsızlık olduğuna yönelik de sağlık raporlarında herhangi bir tespite yer verilmediği, dolayısıyla; durumunun "kanser, tüberküloz, kronik böbrek yetmezliği ile ruh ve sinir hastalıkları gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığa yakalananlar, sağlık kurulları raporlarında gösterilecek lüzum üzerine, toplam olarak ve fiilen üç yılı geçmemek şartıyla tedavi, istirahat veya hava değişimine tabi tutulabilir ve bunların da ilişikleri kesilmez." düzenlemesi kapsamında değerlendirilecek bir yönünün de bulunmadığı anlaşıldığından, davacının sözleşmesinin feshine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların hak ediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların hak ediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.