İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, 2012 tarihli trafik kazası sonucu ölüm ve cismani zarar nedeniyle sigorta ve diğer davalılardan talep edilen maddi ve manevi tazminat davası.
Özet: 24.10.2012de meydana gelen çoklu trafik kazasında yaralanan davacının, işini kaybetmesi, tedavi masrafları ve kazanç kaybı nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.000 TL maddi tazminatın kaza yapan araçların sahipleri, sürücüleri ve sigorta şirketlerinden; 200.000 TL manevi tazminatın ise sigorta şirketi dışındaki diğer davalılardan yasal faiziyle tahsilini talep ettiği, davalı sigorta şirketinin ise poliçe limitlerini, kusur ispatı gerekliliğini ve "hatır taşıması" indirimi uygulanması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunduğu, ölüm ve cismani zarar kaynaklı bir tazminat davasıdır.

T.C.
İSTANBUL6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ : █████/2014KARAR TARİHİ : █████/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: ...plakalı aracın davalılardan ...Tic. Ltd. Şti adına kayıtlı olduğunu, söz konusu aracın diğer davalı ... sevk ve idaresinde iken 24.10.2012 tarihinde İstanbul istikametinden ... istikametine doğru seyir halindeyken kaza yaptığını, kazanın olduğu an ... plakalı araçta müvekkili, müvekkilinin annesi ..., davalı ... ve davalı ...'ın eşi ...'ın bulunduğunu,... plakalı aracın davalı ... Sigorta AŞ tarafından ... nolu “KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi” ile 12.07.2012 ila 12.07.2013 tarihlerini kapsayacak şekilde sigortalandığını, ayrıca kazaya karışan diğer araçların da ... Sigorta A.Ş. tarafından zorunlu mali sorumluluk poliçesi kapsamında sigortalı olduğunu, polis tarafından tutulan trafik kazası tespit tutanağında ..., ... ve ... plakalı araçların Karayolları Trafik Kanunun 56-c (Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar) kuralını ihlal ettikleri kanaatine varıldığını, müvekkilinin kaza sonrası meydana gelen sağlık sorunları sonrasında geçirmiş olduğu ameliyatları daha önce çalıştığı ... tarafından yaptırılan Koç Allianz şirketine ait sağlık sigortasından karşılandığını, ameliyat sonrası geçmeyen ve dayanılmaz boyutlara varan ağrıları nedeniyle çok sevdiği ve zor şartlarda girdiği işinden 2013/Şubat ayının sonunda ayrıldığını ve yüksek lisansını da yarım bırakmak zorunda kaldığını, geçmeyen ağrıları sonrası 2. kez ameliyat olmak zorunda kaldığını kaldığını ve halende fizik tedavi sürecinin devam ettiğini beyanla haklı davasının kabulü ile 24.10.2012 tarihinde meydana gelen yaralamalı trafik kazası nedeniyle, sigorta şirketi yönünden dava, diğer davalılar yönünden ise olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte; çalışma gücünün azalması ve/veya kaybı ile ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklanan fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00-TL maddi tazminatın tüm davalılardan, tedavi gideri için fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00-TL maddi tazminatın tüm davalılardan, çalışılamayan dönemde mahrum kalınan kazanç kaybı için fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00-TL maddi tazminatın tüm davalılardan, 200.000,00-TL manevi tazminatın ise sigorta şirketi dışındaki diğer tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama harç ve giderleri ile avukatlık ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA /Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; ... adına kayıtlı ve ...'ın kaza esnasında sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde ... poliçe numarası ile 01.08.2012 - 01.08.2013 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi ile teminat altına alındığını, ayrıca kazaya karışan araçlardan, davacının da içerisinde yolcu olarak bulunduğu ... Tic. Ltd. Şti adına kayıtlı ve kaza esnasında ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde ... poliçe numarası ile ... tarihleri arasında geçerli olmak üzere Karayolları Trafik Kanunu Mali Sorumluluk Poliçesi ile teminat altına alındığını, yine kazaya karışan araçlardan ... adına kayıtlı ve kaza esnasında ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde ... poliçe nurnarası ile 18.04.2012 - 18.04.2013 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Karayolları Trafik Kanunu Mali Sorumluluk Poliçesi ile teminat altına alındığını, aynı şekilde kazaya karışan araçlardan Tuncay Unar adına kayıtlı ve kaza esnasında ...'nun sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde ... poliçe numarası ile 09.01.2012 - 09.01.2013 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Karayolları Trafik Kanunu Mali Sorumluluk Poliçesi ile teminat altına alındığını, müvekkil şirketin sorumluluğunun her bir araç için bedeni zararlarda 225.000,00-TL azami poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, teminat limiti bildirmelerinin davayı kabul anlamına gelmediğini, davacı tarafından müvekkil şirket sigortalısı aracın dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunduğunun ispat edilmesi gerektiğini, dava konusu kazanın meydana geldiği esnada davacı müvekkil şirket sigortalısı araçta “hatır taşıması” kapsamında bulunup bulunmadığının da ayrıca sayın Mahkeme tarafından değerlendirilmesi gerektiğini, Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları kapsamında hatır indiriminin uygulanması gerektiğini, davaya konu kazanın meydana gelmesinde etkili olan tüm unsurların irdelenerek tarafların ayrı ayrı kusur durumunun belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesi gerektiğini, davacının dava konusu kaza nedeniyle maluliyeti bulunup bulunmadığı hususunun Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi tarafından incelenmesi gerektiğini, meydana gelen kaza ile davacının maluliyeti arasındaki illiyet bağının mutlak suretle belirlenmesi gerektiğini, dava konusu kaza nedeniyle tazminat hesabı yapılmasına karar verilmesi halinde maluliyet hesabının hazine müsteşarlığı tarafından belirlenen aktüer vasıtası ile yapılması gerektiğini, davacının maluliyetine ilişkin yapılacak tazminat hesabında davacının mesleği, dava konusu kaza öncesi ve sonrasında gelir durumu ve tazminata etki edecek diğer tüm hususların dikkate alınması gerektiğini, müvekkil şirketin sorumluluğu öncelikli olarak Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararların giderilmesine ilişkin olduğunu, davacı tarafın hastane ve tedavi giderlerine ilişkin tazminat taleplerinin 6111 sayılı yasa gereğince müvekkili şirket tarafından temin edilen zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi kapsamından çıkartılarak ...'nın sorumluluğu kapsamına alınması sebebiyle bu taleplerinin reddi gerektiğini, her durumda müvekkili şirketi sorumluluğunun poliçede belirlenen limit ile sınırlı olduğunu, tüm zarar görenler için müvekkil şirketin teminatı tek olduğu için bu hususa dikkat edilmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkil şirket aleyhine tazminata hükmedilmesi halinde dahi müvekkil şirket davacının talep ettiği gibi kaza tarihinden itibaren işleyecek faiz ile değil ancak dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile sorumlu tutulabileceğini beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; maddi ve manevi tazminat talepli açılan işbu davada trafik kazasına karışan araçların kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini, kaza sonrası polisin tuttuğu kaza tespit raporu dışında herhangi bir kusur durumunu gösterir bir tespitin bulunmadığını, trafik polislerince tanzim edilen tutanağın ise gerçek kusur durumunu göstermediğini, müvekkilinin meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığını, davacının da içerisinde olduğu ... plakalı aracın yavaşlayan trafikte hızını alamadığını ve müvekkilinin kullandığı araca arkadan çarptığını, davacının kazada en arkada seyreden ve kendilerince kazaya sebebiyet veren davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araçta olduğunu, davacının meydana gelen kazada araçta hatır taşıması kapsamında bulunduğunu, yakın akrabası olan bu kişilerle anlaşmazlığa düşmüş olması sebebiyle bu kadar zaman sonra kazayla ilgili dava açtığını, kaza sonrası tedavi giderlerinin ...'dan talep edilmesi gerektiğini, kaza nedeniyle ya da tedavi sürecinde yapılan hatalardan kaynaklanan sorunların ayrı ayrı tespiti gerektiğini, bu hususta davacının Adli Tıp Kurumuna sevkinin ve rapor alınması gerektiğini, dava dilekçesinde talep edilen manevi tazminat miktarının çok fahiş olduğunu beyanla müvekkilinin trafik kazasının oluşumunda ve davacının yaralanmasında bir kusuru olmadığından açılan davanın müvekkil yönünden reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Dahili davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; Usule ilişkin olarak, davanın, dava açılmadan önce kuruma müracaat zorunluluğu olduğundan dava şartı noksanlığı nedeni ile reddine, işbu davada kurumları yönünden İş Mahkemelerinin görevli olduğunu ve davanın görev yönünden reddine, Esasa ilişkin olarak; söz konusu kanun, yönetmelik ve genelge hükümleri çerçevesinde, trafik kazası nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedelleri (tedavi, tıbbi malzeme, ilaç, refakatçi ve yol giderleri) Sağlık Uygulama Tebliği (Sut) kapsamında kurumlarınca karşılanmakta olup, iş göremezlik ve bakıcı giderleri gibi kurumlarınca karşılanmayan talepler için sigorta şirketlerinin sorumluluğunun devam ettiğini, müvekkil kurumun ilgili birimi Cibali Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi ile yaptıkları yazışma neticesinde, davacının herhangi bir başvurusunun ve ödeme bilgisine rastlanmadığını, kaza tarihi olan 28.06.2015 tarihi itibari ile davacı ile ilgili olarak, müvekkil kurumca mevzuat çerçevesinde tedavi giderlerinin karşılanmış olduğunu beyanla dava şartı yokluğu nedeni ile davanın reddine, görev itirazlarının kabulü ile davanın görevsizlik nedeni ile reddine, dava dosyasının görevli İstanbul İş Mahkemesi'ne gönderilmesine, haksız ve hukuka aykırı açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar ..., ... Tic. Ltd. Şti., ... ve ...'a yasaya uygun olarak tebligat yapılmış olmasına karşın, davayı takip etmedikleri gibi, yazılı bildirimde de bulunmadıklarından, HMK'nın 128. maddesi hükmü gereğince davayı inkar ettikleri varsayılmıştır.KANITLAR /Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, davacı ve davalılar ..., ..., ..., ...'nun nüfus kayıt örnekleri UYAP üzerinden çıkartılarak dosyamız arasına alınmış, davacı ve davalılar ..., ..., ... ve ... hakkında ... araştırması yapılmış, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosya celbedilmiş, hasar dosyası, ... kayıtları, davacının hastane kayıtları ve tedavi evrakları, ..., ..., ... ve ... plakalı araçların trafik kayıtları celbedilmiş ve dosya üzerinde bilirkişi incelemeleri yaptırılarak bilirkişi raporları ve ATK raporları alınmıştır.Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekili █████/2026 tarihli dilekçesi ile; dava konusu kaza nedeniyle müvekkil şirket tarafından davacı tarafa █████/2015 tarihinde 105.600,54-TL ödeme yapıldığını, davacı yana, dava konusu kaza nedeniyle talep edilmekte olan maddi tazminatın ödenmiş olması sebebiyle huzurdaki davanın reddi gerektiğini, her durumda hesaplanacak tazminat tutarından müvekkil şirket tarafından yapılan ödemenin güncelleme yapılarak indirilmesini talep etmiştir.Mahkememizin █████/2017 duruşmasında dinlenilen tanık ...; "davacı kızımdır, kaza geçirdiği sırada kzım ... bankası ... şubesinde gişe görevlisi olarak çalışıyordu, kızım yükseklisans mezunu, kızım üniversiteyi kıbrıs da okudu, yüksek lisansını ... üniversitesinde yaptı, kaza geçirdiği sırada aylık gelirini tam olarak hatırlamıyorum, kızımın üzerine kayıtlı evi arabası yoktur, kendisi bekardır, benimle birlikte yaşıyor, kendisi kazadan sonra aralıklı dönemlerle çalıştı çünkü sırt ve bel kısmında ameliyet olan yelerinde ağrısı var bu nedenle çalışmakta zorluk yaşıyor, kaza olduğu sırada yanındaydım ben rahatsızdım bu nedenle araçta yatar vaziyetteydim aracı ... kullanıyordu, kızım da yanımda yolcuydu arka yolcu koltuğunda oturuyordu, ben yalnızca şoföre 100 ün üstünde niye gittin diye söylediğini duydum, aracın arka yolcu koltuklarında kemer yoktu kemerde takılı değildi, ön tarafta kemer vardı onların kemerleri takılıydı, hastanede ... ve ... nın baskısıyla kızım ve ben şikayetimizden vazgeçtik, hastanede kızımın belinde kırık olduğunu biz öğrenemedik, doktor sadece başka bir hastaneye götürün dedi, 15 gün süreyle ... nın evinde kaldık bundan sonra kendi evimize geçtik, bundan sonra ... ve ... maddi ve manevi olarak bize hiçbir yardımda bulunmadılar, bende sağlıklı değilim kızımın çayını suyunu yemeğini ben getiriyorum, kızımın psikolojik rahatsızlıkları kazadan sonra başladı daha önce yoktu, ağlama krizi geçiriyor, en son 3 ay önce kriz geçirdi, intihar etmek istiyor ağrılara dayanamıyor, tedavileri ... karşılamıyor, ben oğlumun evinde kalıyorum, kızımın kazandığı ile geçiniyoruz çalışmadığı için kendi tedavisini karşılayamıyor, geçirdiği kaza nedeniyle özel sigortalar bel ve sırt rahatsızlığını sigorta kapsamına almıyor, kızım doktora yapacaktı bu kaza nedeniyle derslere giremedi ,gelirinde eksilme oldu ,metrobüste seyahet etmekte zorlanıyor en son ayakta durunca rahatsızlandı, bu kazadan sonra başkaca düşme vakası olmadı, kırık vakasıda olmadı, ... elektrik işleri yapar, büyük kızım ...evlidir, ... ın kendisine ait arabası ve işyeri var, ekonomik durumu orta seviyededir, hat elektrik firmasıda ... a aittir, davalı eşi ... ya ait evde oturuyor, eşide psikolokdur, benim bildiğim bir çocukları var, diğer davalılar kazadan sonra geçmiş olsun bile demedi maddi ve manevi olarak hiçbir yardımda bulunmadılar tanıklık ücreti istemiyorum dedi." şeklinde, aynı tarihli duruşmada dinlenilen tanık ...; "davacı 3, 4 yıldır komşuyuz , davacının hasta olduğu ambulansla hastaneye götürüldüğünü bilirim, davacı krize giriyor kendini bilmiyor, katılaşıyor, eline koluna kolanya döktüm bu nedenle durumunu gördüm, davacı annesi ... birlikte yaşıyor, oturdukları ev kime ait bilgim yok, kazayı görmedim ,davacının gelirleri konusunda bir bilgim yok, evlerine gittiğimizde çayı kahveyi annesi yapıyor, tanıklık ücreti istemiyorum dedi." şeklinde, aynı tarihli duruşmadan dinlenilen tanık ... ; "davacının evinin üstündeki dairede 3 yıl oturdum , bu sürede görüştük , kaza geçirdikten sonra alt kattaki daireye taşındılar , davacı geldiğinde kötü durumdaydı koltuk değnekleri ile yürüyordu , iyileşme süresince annesinden başka kimse yardımcı olmadı , sinir nöbetleri geçiriyor , 3 yıl süresince hre gece onların bağırmasına alışmıştım , davacının ağlamasını duyuyordum , bazen dayanılmaz ağrıları oluyordu bazen de sinirleri yıprandığı psikolojik nöbet geiriyordu , birkaç defa annesi yardım istedi , kolanya limon götürdük ambulansı aradık , ... uyuşuk bir kız ne zaman evlerine gitsek annesi çayımızı kahvemizi hazırlıyor ... ev işlerini yapamıyor , kazadan sonra vücudu bu işleri yapmaya elverişli değil , kazadan önceki halini bilmiyorum , tanıklık ücreti istmiyorum dedi." şeklinde, aynı tarihli duruşmada dinlenilen tanık ...; "davacı kazadan sonra iş arkadaşım oldu, ... bank ... şubesinde birlikte çalıştık, ben gişe yetkilisiydim, davacıda gişe yetkilisiydi, davacı buradaki işinden 2013 ocak yada şubat ayında ayrıldı, sürekli bel ağrısı yaşıyordu çelik korseyle işe gidip geliyordu , yarım saatde bir yürümesi gerekiyormuş ancak iş yeri yetkilisi buna izin vermiyordu, genel müdürlükte terfisi verilecekti sağlık problemler nedeniyle terfisi ertelendi, ancak gelecekteki iş hayatını engellememek için eğitim nedeniyle ayrıldım demek zorunda kaldı, ayrıldığı sırada aylık 1800 -2000 TL geliri olduğunu hatırlıyorum, davacı benden kıdemliydi, hatırladığım kadarıyla 1,5 2 yıllık memurdu, davacı daha sonra birkaç iş yeri değiştirdi, ağrılarının devam ettiğini ve çalışmakta zorlandığını söyledi, daha çok muhasebe ağırlıklı özel firmalarda çalıştı, halen davacının sürekli çalıştığını biliyorum, iyileşme süresince aralıklı olarak görüştük, geçirdiği ameliyatlar konusunda bir bilgim yok, davacının çalışma sırasında belden kaynaklı çok ağrı yaşadığını biliyorum, davacı kazadan sonra nişanlandı 1 yıl nişanlı kaldı, sağlık problemleri nedeniyle ayrıldı, tanıklık ücreti istemiyorum dedi." şeklinde, yine aynı tarihli duruşmada dinlenilen tanık ... "davacı benim kardeşimdir , kardeşim 1985 doğumludur 32 yaşındadır , kendisi yükseklisan mezunudur , işletme konusunda yüksek lisans yapmıştır, kazadan önce ... bankda çalışıyordu, orda 1 yıldır çalışıyordu, annemle ve benimle birlikte yaşıyordu, kaza sırasında yanlarında değildim, kaza sırasında araçta annem ablam ... eşi ... ve ... vardı, kazadan bir gün sonra yanlarına gittim, kardeşimi hastaneden çıkarmışlardı , davalı ... evindeydi, 10 - 15 gün burada kaldı , hastaneye ben götürdüm o sırada belindeki kırıklar fark edilmemişti daha sonra emar çekildi ve nişantaşında özel bir klinikte özel sigortası kullanılarak ameliyat oldu, 2 defa ameliyet oldu , iyileşme süreci 2 seneyi buldu, kız kardeşim ve annem davalının evinden ayrıldıktan sonra ... da benim aldığım dairede yaşadık , ben arada geliyordum o arada ablamda da kalıyordum, kendisi yataktan kalkamıyordu, işe gidemiyordu, işe gidemediği için terfisini alamadı, bu nedenle işten çıkardılar, korse ve bastonu ne kadar kullandığını tam olarak bilmiyorum, kazadan 2 ay sonra ben evden ayrılıp gemide çalışmaya başladım o dönem içinde yardımcı aletler kullandı, nişanlısından ayılma sebebi sağlık sorunlardandı, davacı belini etkin kullanamıyor, el hareketleri bu nedenle sınırlı ağır kaldıramıyor, ev işlerini hiçbir şekilde yapamıyor, dışardan temizlikçi çağırıyoruz, bankadan ayrıldıktan sonra olan çalışma sürecini tam olarak bilmiyorum, yükseklisansı bir yıl kaza nedeniyle ertelendi, ikinci ameliyatın giderlerini ben karşıladım çünkü işten çıkmıştı , tedavileri devam ediyor, hem fizik hemde psikolijik tedavisi devam ediyor, ... ın elektrik şirketi var Hat elektrik ona ait, davalı Ziya nın bir tane evi ile 4 tane arabası var, davalının eşi psikoloktur, faal olarak çalışıp çalışmadığını bilmiyorum, en son şirkette çalıştığını biliyorum , şirkete ortakdır , diğer davalıları tanımıyorum , kazadan sonra davalıların hiçbiri maddi ve manevi yardımda bulunmadı, tanıklık ücreti istemiyorum ,ben kardeşimin düşme vakası geçirdiğine şahit değilim, ayrıca nişanlısından ayrılma etkenlerinden birisi sağlıkdır ,düşmeye ilişkin duyum aldım bunu bana ablam Fatma anlattı o da sadece duymuş , kazadan önce geçirdiği herhangi bir fiziki ve psikolojik rahatsızlık yoktu , tanıklık ücreti istemiyorum dedi." şeklinde beyanda bulunmuşlardır.Mahkememizin █████/2017 tarihli duruşmasında dinlenilen tanık ...; "kaza sırasında araçta bende vardım, eşim ... İle devam eden plakalı transportur aracı eşim kullanıyordu, İstanbul da otobanda çayıova yakınlarındaydık, bayram trafiği nedenilye bazen 30 40 bazen 60 70 kilometre hızla gidiyorduk, önde yolcu bölümünde ben oturuyordum arkada annem ve kız kardeşim olan davacı oturuyordu ,kız kardeşim işten çıktığı için gece 24 :00 ve 01:00 arasında yola çıktık, davacı kardeşim uyuyacağım dedi bu nedenle kemerini bağlmadı, sol şeritte iki araç durmuştu, arkadandan gelen araç sağa kırıp orta şeritten gitmiş , üçüncü gelen araç iki araca frensiz olarak vurdu, eşim kazayı görünce küçük küçük fren yaptı, daha sonra kurtarmak adına sağa doğru hafif kırdı, sol fardan öndeki aracın sağ arka köşesine vurduk, çok hafif bir vurmaydı, ben 4 buçuk aylık hamileydim, polis geldi tutanak tutuldu, araçta kimse yaralanmamıştı, kardeşim kemerini takmadığı için belinde kayma olmuştu, vurmanın hızıyla koltuktan düştü uyur vaziyette olduğu için, oraan devlet hastanesine gittik sabahı hastaneden çıktık, bayramdan önce bizim evimizde tadilat nedeniyle kalıyorlardı bayramdan sonrada 1 2 ay süreylede kalmaya devam ettiler, devlet hastanesinden kardeşime 15 gün süreyle rapor verdiler, kaza sebebiyle belindek incinmeydi ,sonra bankada çalıştığı için özel sigortası ile özel bir hastaneye götürdük , ameliyat giderlerini sigortası karşıladı hastanede olan minumim giderleri de ben karşıladım, kardeşim kazadan önce bankada çalışıyordu, kazadan sonrada çalışmaya devam etti , benim ve eşimin kemeri takılıydı, annemde uyuyordu onunda kemeri takılmıyordu , bir yıl sonra görüşmeyi kestik , kız kardeşim bu kazadan 1 yıl sonra tatilde düşmüş belinde farklı bir yerde kırık oluşmuş , ondan sonra bizi suçladılar ve bundan sonra görüşmeyi kestik , bu zamana kadar kardeşim çalışmaya devam ediyordu erkek kardeşimin evinde oturuyordu, sağlık giderinide sigortası karşılıyordu evlerine giderken yiyecek 100 TL 200 TL maddi yardımda bulunduk , davalı eşim elektrik üzerine ... şirketi var, kaza sırasında ve halen 5 6 işçi çalıştırıyor, kredi ödediğimiz bir evimiz var, ben uzman psikoloğum çalışmıyorum, şirketin 4 tane ticari aracı vardır ,kız kardeşim yüksek lisans yaptığı için bankadan ayrıldığını akrabalarımdan duydum ,kazadan çok sonra nişanlanmış ayrıldığına dair bizzat görgüm yok , tanıklık ücreti istemiyorum dedi." şeklinde, aynı tarihli duruşmada dinlenilen tanık Nadir İlmaz; ''kaza sırasında ben araçta değildim, kaza yerine gittim, gittiğimde geceydi saati hatırlamıyorum, ben gittiğimde davacı olay yerinde değildi sadece araçlar vardı, bende hastaneye gittim, sabah hastaneden tülin i çıkardılar, hastaneden sonra davacının ... nın evine gittiğini biliyorum , davacı kazadan sonra 1 1 buçuk ay davalı Ziyanın evinde kaldı, davalı elektrik işleri yapar aylık geliri konusunda bilgim yok, şirketin arabası var, ancak niteliği konusunda bilgim yok, ... nın evinden gittikten sonra Tülin in durumu hakkında bilgim yok ,davalı ziya nın kendine ait 1 evi var, tanıklık ücreti istemiyorum dedi." şeklinde, aynı tarihli duruşmada dinlenilen tanık ...; "kaza sırasında araçta değildim kazadan sonra gece 11:00 12:00 sırasında kaza yerine gittim , araçlar kaza malinde duruyordu , biz aracı sağ emniyet şeridine çektik ,ben gittiğimde abim ... aracın başında idi , davacı Tülin ve araçta bulunan diğerleri gitmişti , kazanın nasıl olduğunu görmedim , ben hastaneye gitmedim , hasarlı aracı götürdüm , ... kaza tarihinde herhangi bir işte çalışmıyordu , abimin misafiri idi , abimin kendi iş yeri var , değişen şekilde 3, 2 ,5 işçi çalıştırıyor ,abimin geliri konusunda bilgim yok , kazadan sonra davacı 1 1 buçuk ay abimin misafiri olduğunu gördüm bundan sonra kendisini görmedim , davalı abimin bir transportrı birde suzuki aracı var birde evi var , kaza saaatini tam olarak bilmiyorum ,tanıklık ücereti istemiyorum dedi." şeklinde beyanda bulunmuşlardır.Mahkememizin █████/2017 tarihli duruşmasının (1) numaralı ara kararı ile; ''Davalı tanığı ...'ın dinlenilmesinden vazgeçilmesine'' karar verilmiştir.İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin...tarih ve... sayılı raporu ile; Dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde;a)Davalı sürücü ...'ın kusursuz olduğu,b)Davalı sürücü ...'ın %35 (yüzde otuzbeş)oranında kusurlu olduğu,c)Davalı sürücü ...'nun %30 (yüzde otuz)oranında kusurlu olduğu,d)Davalı sürücü ...'ın %35(yüzde otuzbeş)oranında kusurlu olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir.Adli Tıp 2.Üst Kurulu'nun ... tarih ve ... karar sayılı raporu ile;....(...) hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde;Mevcut belgelere ve İlgili İhtisas Kurulunda yapılan muayenesine göre; A) ... kızı, 1985 doğumlu ...’in 24.10.2012 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu aldığı tıbbî tedavi ile ilgili Adlî Tıp 7. İhtisas Kurulunun...tarihli, ... karar sayılı mütalâasında; “... kızı, 18.04.1985 doğumlu ... (...) adına düzenlenen SONUÇin değerlendirilmesinde; 24.10.2012 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonucu ... Devlet Hastanesi’ne kaldırıldığı, burada çekilen BT’de L4 vertebrada korpusta anteriorda fraktür lehine bulgu saptandığı, daha sonra 30.10.2012 tarihinde ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde de L4 vertebra fraktürü tespit edilen hastada acil ... girişim gerektirir patoloji düşünülmediği, lomber MR tetkiki istendiği, çelik balenli bel korsesi kullanması, istirahat etmesi ve poliklinik kontrol önerildiği, çekien MR’ında L4 vertebrada minimal yükseklik kaybı tespit edildiği, 07.11.2012 tarihinde ... Hastanesi’nde davalı hekim tarafından genel anestezi altında skopi eşliğinde L4 vertebra pedinkülünden girilerek vertebraplasti ameliyatı yapıldığı, komplikasyon gelişmediği, hastanın ağrıları devam etmesi üzerine Emar Med Çapa Tıbbî Görüntüleme Merkezi’nde 21.08.2013 tarihinde lumbosakral vertebra MR’ı çekildiği, D12 vertebra korpusunda ve L1 vertebra korpusunda kronik dönem benign kompresyon fraktürü ile uyumlu bulgular tespit edildiği, 26.08.2013 tarihinde ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde kemik mineral yoğunluğu ölçümü yapıldığı, T skoru L1-L4 vertebralarda -0.9 -1.7 arasında, ortalama 1.1, hafif düşük, osteopeni olduğu tespit edildiği daha sonra hastanın tekrar davalı hekimin özel muayenehanesine 04.09.2013 tarihinde D12, L1 çökme fraktürü nedeniyle başvurduğu, D12 ve L1 çökme kırıklarına vertebroplastisi, 1 seans kayropraktik (elle manipülasyon) + 1 seans epidural enjeksiyon + 5 seans antalgictrak (çekme işlemi) + 3 senas manuel terapi + 1 seans oksipital enjeksiyon + 1 seans laser tedavisi ve sement enjeksiyonu uygulandığı, daha sonra başka hastanelerde algoloji ve fizik tedavi dallarında tedavi gördüğü, 08.10.2018 tarihinde kurulumuzda muayenesinin yapıldığı, Lomber omurga fleksiyon 85 derece, ekstansiyon 15 derece, sol rotasyon 60 derece, sağ rotasyon 60 derece, sağa fleksiyon 30 derece ve sola fleksiyon 30 derece olduğu, her iki avuçlarında ve her iki ayak tabanında parestezi ve ağrı ifadesi dışında nörolojik muayenesinin doğal olduğu tespit edildiği anlaşılmakla; Hastanın 24.10.2012 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonucu oluşan L4 kompresyon kırığına davalı doktor tarafından yapılan vertebroplasti ameliyatının endikasyonunun ve tekniğinin uygun olduğu, daha sonra hafif düzeyde osteopenisi olan, T12, L1 vertebralarında çökme fraktürü tespit edilen hastaya davalı doktor tarafından vertebroplasti ameliyatının yapılması ve sement enjeksiyonu uygulanması endikasyonunun ve tekniğinin uygun olduğu, bu tür operasyonlar sonrasında her türlü dikkat ve özene rağmen ağrı ve hareket kısıtlılığının devam etmesi komplikasyon olarak nitelendirildiği, sonrasında daha önce ameliyat edildiği doktora başvurmadığından takipten çıktığı ve ilgili hekimin komplikasyon yönetimi imkanının kalmadığı, dolayısıyla ...’un uygulamış olduğu teşhis ve tedavilerin tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu, tıbbî kusur atfedilemediği, Adlî Tıp uygulamalarında yapılan işlemlerde herhangi bir ihmal dikkat ve/veya özen eksikliği ya da tıbbî hata tespit edilmediği durumlarda dava konusu olaya bağlı geçici veya kalıcı maluliyet tayini yapılmadığı” belirtildiği cihetle; 03.08.2013 tarih 28727 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ve bu yönetmelikte yer almayan Ek-2, Ek-3 bölümleri için 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyet tayinine mahal olmadığı,B) ... kızı, 1985 doğumlu Tülin Çetiner’in 24.10.2012 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası ile illiyetli;B1-) 11.10.2008-27021 tarih-sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit işlemleri Yönetmeliği” hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan meslekte kazanma gücü kaybı oranının iş göremezlik süresi sonundan itibaren %0 (yüzdesıfır) olduğu,B2-) Geçici iş göremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 9(dokuz) aya kadar uzayabileceği,B3-) Geçici iş göremezlik süresi içerisinde 2(iki) ay süreyle başka birinin yardımına gereksinim duyabileceği,B4-) Kişinin dosya kapsamında bulunan mevcut tıbbî belgeleri, radyolojik inceleme görüntüleri ve İlgili İhtisas Kurulunda yapılan muayenesine göre kişinin ilgili trafik kazasında L4 omurunun kırıldığı, bu omurgaya vertebroplasti yapıldığı, diğer T12 ve L1 omurga kırıklarının olay ile illiyetinin bulunmadığı, L4 omurga kırığında tespit edilen yükseklik kaybının maluliyet gerektirecek düzeyde olmadığının tespit edildiği görüş ve kanaati bildirilmiştir.Mahkememizin █████/2025 tarihli duruşmasının (2) numaralı ara kararı ile; "...Adli Tıp İkinci Üst Kurulunun █████/2025 tarih ve 1235 karar sayılı raporu, ATK Trafik İhtisas Dairesinin █████/2018 tarih ve 3993 sayılı raporu, davalı ... Sigorta A.Ş. Vekilinin █████/2016 tarihli dilekçesi, tarafların bilirkişi heyet raporuna yönelik beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi ve beyan ve itirazlarını karşılayacak mahiyette -son ATK raporunda geçici iş göremezlik süresinin 9 ay olduğu dikkate alınarak- ek rapor tanzimi için dosyanın önceki bilirkişi heyetine tevdiine'' dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda nitelikli hesaplamalar uzmanı ...ve Dr. bilirkişi ... tarafından tanzim edilen █████/2025 tarihli bilirkişi heyeti ek raporu ile; Adli Tıp İkinci Üst Kurulunun ... tarih ve ... karar sayılı raporunda; Tülin Çetiner’in 24.10.2012 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasından dolayı 03.08.2013 tarih 28727 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ve bu yönetmelikte yer almayan Ek-2, Ek-3 bölümleri için 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyet tayinine mahal olmadığı,11.10.2008-27021 tarih-sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit işlemleri Yönetmeliği” hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan meslekte kazanma gücü kaybı oranının iş göremezlik süresi sonundan itibaren %0 (yüzdesıfır) olduğu,Geçici iş göremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 9(dokuz) aya kadar uzayabileceği,Geçici iş göremezlik süresi içerisinde 2 (iki) ay süreyle başka birinin yardımına gereksinim duyabileceğinin belirtildiği,Yukarıdaki rapora göre davacı için geçici iş göremez olduğu 9 aylık süre için hesaplama aşağıdaki gibidir (bakıcı gider hesabı Yargıtay kararları doğrultusunda brüt asgari ücret üzerinden yapılacaktır);Geçici iş göremez olunan dönem hesabı: 24.10.2012-24.07.2013Bakıcı gideri hesap dönemi : 24.10.2012-24.12.2012¸-Davacı adına Adli Tıp İkinci Üst Kurulunun █████/2025 tarih ve 1235 karar sayılı raporu gereğince kusur oranı üzerinden hesaplanan toplam tazminatın (4.231,48 + 3.626,98 + 3.626,98 + 658,35 + 564,30 + 564,30) = 13.272,40 TL olduğu, -Ayrıca kök raporda tespit edilen tedavi giderlerinin toplam 40.521,17-TL olduğu, -Davacının 24.10.2012 tarihli kaza sebebiyle oluşan zararının toplam (13.272,40+40.521,17) = 53.793,57 TL olduğu, -Davalı Sigorta Şirketi tarafından █████/2015 tarihinde 105.600,54-TL ödeme yapıldığı da dikkate alındığında; bu hali ile davacının bakiye zararının kaldığına ilişkin tespitte bulunulamadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir. ATK raporları ve bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun, bilimsel verilere dayalı, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunduğundan Mahkememizce hükme esas alınmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE /Dava, trafik kazası nedeniyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesi kapsamında haksız fiil failine, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85.maddesi kapsamında araç işletenine ve 91 vd. maddeleri ile 97.maddesi kapsamında, zorunlu mali sorumluluk sigortacısına yönelik maddi ve manevi tazminat talepli eda davasıdır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; █████/2012 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının yolcu olarak bulunduğu davalı ...'ın yönetimindeki yine davalı ...Ltd. Şti.'ne ait ... plakalı aracın önünde bulunan ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen kazada davacının yaralanması ile oluşan sürekli çalışma gücü kaybı için 1.000 TL tedavi giderleri için 1000 TL ve çalışamadığı dönemde mahrum kaldığı kazanç için 1000 TL maddi tazminatına kazaya karışan araç işletenleri, araç sürücüleri ve tüm araçların ZMMS sigortacısı olan ... Sigorta'dan yasal faizi ile tahsili istemi konusunda olduğu ayrıca sigorta şirketi dışındaki davalılardan 200.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili istemi konusunda olduğu tespit edilmiştir.6098 Sayılı Kanun'un 49.maddesi uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkalarına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bu sorumluluğun hukuki niteliği kusur sorumluluğu olup haksız fiil failinin sorumluluğu bu madde kapsamında değerlendirilir.2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 maddesinde düzenlenen motorlu araç işleten ile araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğunun hukuki niteliği ise kural olarak tehlike sorumluluğudur. Mezkur Kanunun 85/1 maddesi uyarınca "bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." Yine aynı kanunun 58/son maddesi uyarınca "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." Bu düzenlemeler kapsamında motorlu araç işletenin veya teşebbüs sahibinin, motorlu aracın işletilmesi nedeniyle ortaya çıkan zararlardan sorumluluğu kusur(haksız fiil) sorumluluğu olmadığı gibi, objektif özen yükümlülüğünün ihlaline dayanan olağan sebep sorumluluğu niteliğinde de değildir. Tehlike sorumluluğu niteliğindeki bu sorumluluğun doğması için, motorlu aracın işletilmesine özgü tipik tehlikenin gerçekleşmesi yeterli olup motorlu araç işletenin veya teşebbüs sahibinin kusuru yahut objektif özen yükümlüğünü ihlali aranmaz. Motorlu taşıt işletenin olağan sebep sorumluluğu istisna olup 2918 Sayılı Kanun'un 85/3 fıkrasında düzenlenmiştir. Buna göre işletme haline olmayan bir motorlu aracın sebep olduğu trafik kazasından dolayı işletenin sorumlu tutulabilmesi için, zarar görenin, kazanın oluşumunda işleten veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere ilişkin bir kusurun varlığını veya araçtaki bozukluğun kazaya sebep olduğunu ispat etmesi gerekir. Somut olayda meydana gelen trafik kazası aracın işletilmesi sırasında meydana geldiğinden, işletenin sorumluluğunun tehlike sorumluluğu olduğunda şüphe yoktur. Bu sebeple işleten ancak kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilir. Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesi ile motorlu araç işleten veya teşebbüs sahibine zorunlu mali sorumluluk sigortası yapma mecburiyeti getirilmiştir. Bu düzenleme ile sigortacının, motorlu taşıt işletenin veya teşebbüs sahibinin motorlu taşıtın işletilmesinden doğan sorumluluğunu teminat ile sınırlı olmak üzere karşılaması amaçlanmıştır. Aynı kanunun 92 maddesinde ise zorunlu trafik sigortacısının hangi zararlardan sorumlu olmadığı tahdidi biçimde sayılmıştır. Maddeye göre; aşağıdaki hususlar zorunlu mali sorumluluk sigortacısının sorumluluğu dışındadır:"a) İşletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler, b) İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler,c) İşletenin; bu Kanun uyarınca sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlara ilişkin talepler,d) Bu Kanunun 105 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı altında yapılacak motorlu araç yarışlarındaki veya yarış denemelerindeki kazalardan doğan talepler,e) Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar,f) Manevi tazminata ilişkin talepler. g) Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri,h) İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri,i) Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler."Anılan düzenlemeler, toplanan deliller, tanık beyanları, bilirkişi raporu, ATK raporları ve tüm dosya kapsamı çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; davacının yaralanması ile neticelenen dava konusu olayda davalı sürücü ...'ın kusursuz, davalı sürücü ...'ın %35 oranında kusurlu, davalı sürücü ...'nun %30 oranında kusurlu, davalı sürücü ...'ın %35 oranında kusurlu olduğu, kaza nedeniyle kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzde sıfır) olduğu başka bir deyişle sürekli maluliyetinin bulunmadığı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, davacının iyileşme süreci içinde 9 (dokuz) aylık dönemde 2 (iki) ay başka birisinin yardımına gereksinim duyabileceğinin belirtildiği tespit edilmiştir. Öncelikle davalı ... aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davasının, eldeki davanın kusur sorumluluğuna dayanması ve davalı ...'ın da davaya konu kazanın meydana gelmesinde kusursuz olması başka bir deyişle kusurunun bulunmaması nedenleriyle davalı ... aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davalarının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Diğer davalılar yönünden ise, öncelikle davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebi yönünden, davacının yaralanması ile neticelenen dava konusu olayda sürekli maluliyetinin bulunmadığı tespit edildiğinden işbu talebi yönünden reddine karar verilmiştir. Bununla birlikte davacının yaralanması ile neticelenen dava konusu olayda talep edebileceği geçici iş göremezlik tazminatı tutarının 13.272,40 TL ve tedavi gideri tutarının ise 40.521,17-TL olduğu, davacının 24.10.2012 tarihli kaza sebebiyle oluşan zararının toplam (13.272,40+40.521,17) = 53.793,57 TL olduğu, davalıların işbu zararlardan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesi, 2918 Sayılı Kanun'un 85.maddesi ve 91 vd. maddeleri ile 97.maddesi kapsamında sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır. Bununla birlikte davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin █████/2026 tarihli dilekçesi ile belirttiği üzere, dava konusu kaza nedeniyle davacı tarafa █████/2015 tarihinde -ödeme tarihi de nazara alınarak- 105.600,54-TL ödeme yapıldığından davacının bakiye zararının kalmadığı anlaşılmakla Mahkememizce davalılar ..., ..., ..., ... Sigorta A.Ş. ... Ltd. Şti. aleyhine açılan maddi tazminat davasının reddine karar verilmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin hatır taşıması yönelik itirazına ise, davaya konu trafik kazasının meydana geldiği tarihte aracı kullanan/sürücü ...'ın davacının ablasının eşi olduğu ve taraflar arasındaki hısımlık ilişkileri ile örf-adetler nazara alınarak Mahkememizce itibar edilmemiştir.Tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tanık beyanları, tarafların kazadaki kusur durumları, davacının kaza nedeniyle maruz kaldığı elem ve ıstırap, davanın geçirmiş olduğu safahat, paranın alım gücündeki azalma ve enflasyonist ortam ile manevi tazminatın bir ceza ve zenginleşme aracı olamayacağı ilkeleri de göz önünde bulundurularak, TBK'nun 49 ve 2918 Sayılı Kanunun 85.maddeleri kapsamında Mahkememizce davalılar ..., ..., ... Tic. Ltd. Şti. aleyhine açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 60.000,00-TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan █████/2012 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin ...Esas ve... Karar sayılı ilamı da gözetilerek manevi tazminat taleplerine ilişkin olarak açılan davalarda reddedilen tutara ilişkin karşı vekalet ücretine hükmedilmemiştir.Tüm bu nedenlerle Mahkememizce aşağıda yazılı bulunan hüküm tesis olunmuştur.Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M /1-Davalı ... aleyhine açılan maddi tazminat davasının reddine,2-Davalılar ..., ..., ..., ... Sigorta A.Ş. ... Tic. Ltd. Şti. Aleyhine açılan maddi tazminat davasının reddine,3-Davalı ... aleyhine açılan manevi tazminat davasının reddine,4-Davalılar ..., ..., ... Şti. aleyhine açılan manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ İLE, 60.000,00-TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan █████/2012 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 4.098,60-TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 27,70-TL'nin mahsubu ile bakiye 4.070,90-TL'nin davalılar ..., ..., ... Tic. Ltd. Şti'den tahsili ile hazine irad kaydına,6-Davalı ... kendisini yargılamada bir vekil ile temsil ettirmediğinden kendisi lehine vekalet ücreti hususunda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 7-Davalı ... kendisini yargılamada bir vekil ile temsil ettirmediğinden kendisi lehine vekalet ücreti hususunda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 3.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ..., ..., ... Sigorta A.Ş. Ve ... Tic. Ltd. Şti'ye verilmesine,9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılar ..., ..., ... Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine,10-Davacı tarafından yapılan 25,20-TL başvuru harcı 27,70-TL peşin harç, 5.500,00-TL bilirkişi ücreti, 20.222,60-TL adli tıp faturası ve 3.083,15-TL posta masrafları olmak üzere toplam 28.858,65-TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre (%29) 8.369,00-TL'nin davalılar ..., ..., ... Tic. Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine,11-Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan 50,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine,12-Davalı ... tarafından yapılan 55,00-TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre (%71) 39.05-TL'nin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine,13-Davalı ... tarafından yapılan 100,00-TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre (%71) 71,00-TL'nin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine,14-Dahili davalı ... tarafından yapılan 50,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak adı geçen dahili davalıya verilmesine,15-Davalılar ... ve ... tarafından yapılan bir yargılama gideri ve yatırılan delil avansı bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, 16-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafça yatırılan delil avansından geriye kalan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,Dair, davacı vekili, davalı ... vekili ve dahili davalı ... vekillerinin huzurunda, diğer davalıların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026 Katip ¸ Hakim ¸