T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, kargo şirketinin iki adet 26.745,10 USD bedelli elektronik cihaz kolisi kaybına dair itirazın iptali davasında ilk derece kararının istinafını değerlendiriyor.
Özet: Bir meslek örgütü olan davacının, kargo şirketi aracılığıyla gönderdiği beş koliden ikisinin kaybolması ve içindeki 26.745,10 USD değerindeki cihazın zayi olması üzerine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesi davacının beş koli gönderdiğini ve kayıp kolideki emtianın niteliğini usulüne uygun ispatlayamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş; davacı taraf ise istinaf başvurusunda, davalının sorumluluğunun sabit olduğunu, kaybı ikrar ettiğini, sınırlı sorumluluktan faydalanamayacağını ve zararın tamamını karşılaması gerektiğini iddia ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: █████████ EsasKARAR NO : █████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNUMARASI : ████████ Esas- ████████ KararTARİH: █████/2023DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ: █████/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının özel bir tüzel kişilik olarak meslek örgütü yapılanması içinde ve taşra örgütlenmesinde “Bölge Temsil Kurulu” şeklinde yapılanmış olduğunu, ... Bölge Temsil Kurulu tarafından davalı kargo şirketinin Didim Şubesinden ... gönderi takip numarası ile taşımaya verilen gönderinin davalının Kaş Şubesine ulaştığını, gönderilen kargonun iki (2) adet koli eksik çıktığını ve içinde 26.745,10 USD bedelli “... model, ... ... ... CİHAZ” olduğunu, varış yerine gönderilmek üzere 5 kap gönderildiğini, 3 kap teslim edildiğini, davalının da bunu kabul ettiğini, davalıya 12.11.2018 tarihinde başvurulduğunu, ... numaralı şikayet kaydı oluşturulduğunu, zararın giderileceğinin davalı yanca kabul edildiğini, 26.11.2018 itibarı ile kayıp arama işleminin tamamlandığını, tazmin sürecine geçildiğini, 27.11.2018 tarihli tazmin taleplerinin davalıya iletildiğini, 01.03.2019 tarihli noter ihtarının gönderildiğini, ihtarname davalıya 13.03.2019 tarihinde tebliğ edilmesine karşın cevap verilmediğini, gönderi konusunun Birlik Merkezi ile Bölge Temsil Kurulları arasında iletişimde kullanılan cihazlar olduğunu, 26.745,10 USD bedelli emtianın zayi olduğunu, 23.10.2019 tarihinde arabulucu görüşmesinde de uzlaşma sağlanamadığını beyanla davanın kabulü ile borçlunun takibe, asıl alacağa ve faize ilişkin haksız itirazlarının iptaline, takibin devamına ve ticari faiz işletilmesine, davalı borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının kendisinden taşıma sürecinde beklenen özeni tam ve eksiksiz şekilde yerine getirdiğini, davalının iddia olunan zarardan sorumlu tutulamayacağını, eşyanın niteliği, değeri ve kargo içeriğinin davalı yana bildirilmediğini, davalının içerik denetimi ve ona göre taşıma yükümlülüğünün bulunmadığını, dava konusu emtianın kargo içeriğinde bulunduğuna dair bir delilin mevcut olmadığını, ürünün 2.el, arızalı veya yeni olması hususunun da davacı yanca ispatının gerektiğini, kargonun alıcısına tesliminin gereği gibi yapıldığını, somut olayda tam tazminat şartlarının mevcut olmadığını, ağır kusurdan söz edilemeyeceğini, taşıyıcının sınırlı sorumlu olduğunu, emtianın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre zararın hesaplanması gerektiğini beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; davanın davacıya ait emtianın davalı tarafından taşınması sırasında kaybolduğu iddiası ile bedelinin tahsiline ilişkin açılan icra takibine vaki itirazın iptali davası olduğu, davacı tarafın davalıya 5 adet koli teslim edildiğini iddia ettiği, dava dilekçesi ekinde sunulan kargo taşıma evrakında taşımaya konu edilen ürünün "1 paket 1 adet tv 2. el, 2 paket" olarak bildirildiği, uyuşmazlığa ilişkin bir lojistik ve sigorta uzmanı bilirkişisinden rapor alındığı, davacının tanıklarının dinlendiği, yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirketin Didim şubesine taşınmak üzere 5 adet koli gönderildiğini ispatlayamadığı, davacı tarafından teslim alınan kolilere ilişkin tanzim edilmiş bir tutanak veya teslim belgesine yazılmış bir şerh bulunmadığı, kaybolduğu iddia edilen koli içindeki emtianın nitelik ve cinsinin de usulüne uygun ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. DAVACI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; davalı tarafın itirazlarının hukuki dayanağının olmadığı, davalının eylemlerinin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu, nitekim bu hususta soruşturma dosyasının açıldığı, davalının sorumluluğunun sabit olduğu, zayi olan cihazın piyasa değerinin belirli olduğu, davalının cihazın kaybına ilişkin herhangi bir açıklama sunmaması sebebiyle zararın tamamını karşılaması gerektiği, sınırlı sorumluluktan faydalanamayacağı, kargo içeriğinin müvekkili çalışanı tarafından tutulan tutanak ile sabit olduğu, davalının da cihazı kaybettiğini ikrar ettiği, teslim edilen kargoların telsim bilgisinde eksik veya yanlış bir bilgi olmadığı, davalının bizzat tazmin sürecini yürüttüğü ve durumdan haberdar değilmiş gibi beyanda bulunmasının kabul edilemeyeceği, cihazın kaybolduğunun ancak kurulum aşamasında anlaşılabilir olduğu ve anlaşıldığı anda davalıya bildirim yapıldığı, davalının bildirim yükümlülüğüne uyulmadığına dair iddiasının da mesnetsiz olduğu ve bu sebeplerle kararın kaldırılması gerektiğine ilişkindir.İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, kargo taşıma sözleşmesine konu monitör cihazının taşıma sırasında kaybedildiğinden bahisle oluştuğu iddia olunan zararın tazmini için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Mahkemece taraf delillerinin ibrazı sağlanmış, davacı tanıkları dinlenmiş ve bilirkişi raporu alınarak istinafa konu karar verilmiştir. Davacı tarafça ileri sürülen tüm istinaf sebepleri yargılama aşamasında sunulan dava, cevaba cevap, itiraz ve beyan dilekçeleri ile de ileri sürülmüş, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda bu iddialar değerlendirilmiş, gerekçeli kararda davacının iddiaları hakkında ne şekilde değerlendirme yapıldığı açıklanmıştır.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre; davacı tarafça, davalı kargo şirketinin Didim Şubesi'ne kargo olarak 5 paket teslim edildiği, davalının ise varış adresinde yalnızca 3 paket teslim ettiği, taşınmak üzere davalıya teslim edilen monitör cihazının teslim edilmediği, bu itibarla 26.745,10 USD zararın oluştuğunun iddia edildiği, davalı tarafın ise kargonun alıcısına eksiksiz olarak teslim edildiğini, kargo içeriği konusunda davacının yanlış ve yanıltıcı beyanda bulunduğunu ve sorumluluğun davacıya ait olduğunu savunduğu, TTK'nın 875 ve devamı maddeleri uyarınca davalının taşıyıcı olarak sorumluluğundan bahsedilebilmesi için öncelikle davacı tarafça, eşyanın taşınmak üzere kendisine teslim edildiğinin ispat edilmesi gerektiği, dosya kapsamında mevcut kargo taşıma belgesinden, davalı kargo şirketine taşınmak üzere teslim edilen koli içeriğinin " 1 paket 1 adet 2. el TV 2 paket" olarak belirtildiği, davacının çalışanı tarafından kargoya verilen eşyalara ilişkin tutulan tutanakta davalıya ait kaşe ve davalı çalışanlarının imzasının olmadığı, tek taraflı olarak düzenlenen ve hangi tarihte düzenlendiği anlaşılamayan tutanağın kaybolduğu iddia edilen monitörün taşınmak üzere davalıya teslim edildiğini ispat etmeyeceği, davacı tanıklarının beyanlarından, davalı tarafından 3 paketin varış yerinde alıcısına teslim edildiğinin anlaşıldığı, tanıkların bizzat davalıya teslim işlemini gerçekleştirmedikleri, kendilerine beyan edilen hususlarda tanıklık ettikleri, kargonun teslimi akabinde davacı tarafça tek taraflı veya davalının da imzasını içerir şekilde eksik teslime dair bir tutanak düzenlenmediği, davalıya TTK'nın 889. maddesi kapsamında süresi içerisinde bildirimde bulunulmadığı ve bu şekilde davalı lehine eşyanın sözleşmeye uygun olarak teslim edildiği konusunda karine oluştuğu, bu karinenin aksinin davacı tarafça ispat edilmesi gerektiği, davalı çalışanı hakkında güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinden bahisle açılan ceza davasında beraat kararı verildiği ve kararın kesinleştiği, kovuşturma aşamasında, kaybedildiği iddia edilen monitörün davalıya teslim edildiğine dair bir tespit yapılmadığı, davalının yasal olarak yürütmüş olduğu tazmin sürecinde kargonun kaybedildiğine dair bir ikrarda bulunmadığı, kaldı ki böyle bir ikrarın varlığı halinde HMK'nın 188/3. maddesi kapsamında davalıyı bağlamayacağı, buna göre davacının, davalıya taşınmak üzere teslim edilen kargonun 5 paketten oluştuğunu ve 2 paketin kayıp olduğunu, bu 2 paket içerisinde de monitör bulunduğunu ispat edemediği, Mahkemece verilen kararın isabetli olduğu anlaşılmıştır.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.