2. Ceza Dairesi; suça sürüklenen çocuğun kesinleşmiş mala zarar verme hükmü sonrası yeni karar verilmesini hukuki değerden yoksun sayıp hırsızlık suçunu onarken, sanığın savunma hakkı ihlali nedeniyle hükmü bozmuştur.
Özet: Bu karar, suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan verilen mahkumiyetin önceki kesinleşmiş hüküm nedeniyle incelenmeksizin iadesine karar verirken, aynı çocuğa ait hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen mahkumiyetleri onamıştır; ancak, sanık hakkında hırsızlık, mala zarar verme ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümler ise, daha önceki bozma kararına rağmen sanığın müdafii huzurunda savunmasının alınmaması ve savunma hakkının kısıtlanması eksikliğinin giderilmemesi nedeniyle bozulmuştur.

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, onama, bozma I- Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan 24.05.2016 tarihli ve 2015/5 62... /679 sayılı mahkumiyet kararının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 13.12.2022 tarih ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla reddine karar verilerek kesinleştiği, kararın kesinleşmesinden sonra, aynı eylem hakkında yeniden hüküm kurulduğu nazara alındığında yeni hükmün hukuki değerden yoksun olması nedeniyle incelenecek hüküm bulunmadığı belirlenmekle dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,II- Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü;Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,III- Sanık hakkında hırsızlık, mala zarar verme ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesindeSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dairemizin 13.12.2022 tarih ve ██████████ Esas, ██████████ Karar sayılı ilâm ile sanık hakkında "Müdafii ataması yapılmadan sanığın savunmasının alındığı, sonrasında atanan müdafiinin sanık olmaksızın duruşmaları takip ettiği ve hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla; █████/2014 tarihli 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla müdafii huzurunda savunması alınmadan hüküm kurularak aynı kanunun 188/1. maddesine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması," nedeniyle bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilâmına uyulduğu, ancak bozmaya konu kovuşturma eksikliğinin giderilmediği, sanıkla müdafiinin birlikte oturumlarda bulunmalarına rağmen yasal hakları hatırlatılarak yeniden beyanı alınması gerekirken, yeniden savunması alınmadan hüküm kurularak CMK'nın 188/1. maddesine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenlerle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.