Ticaret Mahkemesinin, Cari Hesaba Dayalı Ticari Alacak Tahsili İçin Başlatılan İcra Takibine Haksız İtirazın İptali Talebiyle Açılan Dava Hakkındaki Karar Gerekçesi.
Özet: Bu hukuki evrak, ticari ilişkiden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali talebini konu almakta; davacının, davalının haksız itirazı sonrası duran takibin devamını ve icra inkar tazminatını istediği, davalının ise süresinde cevap vermeyip borcu reddettiği belirtilerek, davacı ticari defterleri, BA/BS formları ve bilirkişi raporu gibi deliller ışığında, ticari faturalara süresinde itiraz edilmemesinin içeriğin kabul edildiği anlamına gelmesi, usulüne uygun ticari defterlerin delil niteliği ve ispat yükünün alıcıya geçmesi gibi hususları içeren yasal dayanaklar ve Yargıtay içtihatları çerçevesinde değerlendirilen olaya ilişkin mahkemenin ön incelemesini ve gerekçelerini özetlemektedir.

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: █████████ Esas - ████████
T.C....12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : █████████ EsasKARAR NO : ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RDAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında cari hesaba dayalı bir ticari ilişki bulunduğunu, bu ilişkiden kaynaklanan 469.430,34 TL alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine ... 3. Genel İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun borcu olmadığı yönündeki haksız ve mesnetsiz itirazı üzerine takibin durduğunu, alacağın likit ve belirlenebilir nitelikte olduğunu, davalının takibi sürüncemede bırakma amacıyla kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, tarafların ticari defter ve kayıtları incelendiğinde alacağın sabit olduğunun görüleceğini, dava açmadan önce arabuluculuk sürecinin işletildiği ancak █████/2025 tarihli son tutanak ile anlaşma sağlanamadığını belirterek, davalının icra takibine yaptığı itirazın 469.430,34 TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin devamına ve asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.CEVAP : Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış ise de davalı davaya cevap vermemiştir. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ... 3. Genel İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı takip dosyası, davacının ticari defter ve kayıtları, Ostim Vergi Dairesi'nden gelen BA/BS formları, █████/2026 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, ticari satımdan kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Taraflar arasında ticari mal satışından kaynaklanan bir cari hesap ilişkisi bulunduğu, davacı vekilinin bu ilişkiden kaynaklanan 469.430,34 TL alacağın ödenmemesi üzerine ... 3. Genel İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının borca haksız olarak itiraz etmesiyle takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkâr tazminatı talebiyle bu davayı açtığı, davalının ise süresinde cevap dilekçesi sunmadığı ancak icra dosyasına verdiği dilekçe ile borcu olmadığını savunduğu görülmüştür.İİK'nın ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur." ve 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır.6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmünü amirdir. Faturaya süresinde itiraz edilmemesi, faturanın dayandığı temel borç ilişkisinin varlığına karine teşkil eder. Bu durumda ispat yükü, temel borç ilişkisinin bulunmadığını iddia eden ve faturayı alan tarafa geçer.HMK'nın 222. maddesi uyarınca, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtları birbirini doğrulamış olan ticari defterler, sahibi lehine delil teşkil eder. Bir tarafın ticari defterlerinin sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Davalının, mahkemece verilen kesin süreye rağmen ticari defterlerini ibraz etmemesi halinde, davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtlar tek başına davacı lehine delil kabul edilir.Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi veya BA formu ile Vergi Dairesine bildirilmesi, malın teslim alındığına ve fatura içeriğinin kabul edildiğine dair güçlü bir karine oluşturur. Bu durumda malın teslim edilmediğini veya bedelinin ödendiğini ispat yükü, faturayı defterlerine kaydeden veya BA formunda bildiren alıcıya (davalıya) aittir.Mali Müşavir bilirkişi ... .... .... tarafından düzenlenen █████/2026 tarihli raporda, davacı şirketin dosyaya sunduğu ticari defterlerinin e-Defter kapsamında olduğu, defter beratlarının yasal süresi içinde GİB sistemine yüklendiği ve defterlerin TTK ile VUK hükümlerine uygun olarak tutulduğunun tespit edildiği, taraflar arasında cari hesap şeklinde bir ticari ilişki bulunduğunun anlaşıldığı, davacının incelenen ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibarıyla davalıdan 469.430,34 TL alacaklı olduğunun saptandığı, davalının ticari defter ve belgelerini ibraz etmemesi nedeniyle karşılıklı teyit yapılamadığı, ancak vergi dairesinden gelen karşılaştırmalı BA/BS analiz listelerinde tarafların birbirlerine düzenledikleri faturaların uyumlu bir şekilde sistem kayıtlarında yer aldığının görüldüğü belirtilmiştir.Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, ... 3. Genel İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı takip dosyası, davacının ticari defter ve kayıtları, Ostim Vergi Dairesi'nden gelen BA/BS formları, mahkememizce dosyaya uygun ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan █████/2026 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında ticari mal satışından kaynaklanan bir cari hesap ilişkisi bulunduğu, davacının bu ilişki kapsamında davalıya faturalar düzenlediği, davalının bu faturalara TTK'nın 21/2. maddesinde öngörülen sekiz günlük yasal süre içerisinde itiraz etmediği gibi, söz konusu faturaları kendi ticari kayıtlarına alarak BA formları ile vergi dairesine bildirdiği, mahkememizce verilen kesin süreye rağmen davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçındığı, bu durumun HMK'nın 222. maddesi uyarınca davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerinin kendisi lehine delil teşkil etmesi sonucunu doğurduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerine göre takip tarihi itibarıyla davalıdan 469.430,34 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalının borcu ödediğine veya malın teslim edilmediğine dair herhangi bir delil sunamadığı, bu suretle davacının alacağını ispatladığı ve davalının icra takibine yaptığı itirazın haksız olduğu, takibe konu alacağın faturalara ve cari hesap kayıtlarına dayalı, borçlu tarafından hesaplanabilir ve belirlenebilir nitelikte (likit) olduğu anlaşıldığından, İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca davacı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi koşullarının da oluştuğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜ ile,-... 3. Genel İcra Müdürlüğü'nün ██████████ esas sayılı takip dosyasına 469.430,34 TL asıl alacak yönünden davalı borçlu tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE,-Asıl alacağın %20'si oranın hesaplanan 93.886,07 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Kabul edilen 469.430,34 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 32.066,79 TL karar ve ilam harcından 5.409,91 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 26.656,88 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 5.409,91 TL peşin harç, 104,00 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 6.129,31 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacının karşıladığı 90,00 TL tebligat gideri, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.090,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 469.430,34 TL üzerinden takdir edilen 75.108,85 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026 ¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır