Erzurum Bölge Adliye Mahkemesinin, 13.10.2020 tarihli trafik kazası sonucu ağır yaralanan çocuk ve ailesinin maddi manevi tazminat talepli davasında sigorta sulhü sonrası davalı şahsın sorumluluğuna ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, bir trafik kazasında davalı sürücünün tam kusuru nedeniyle ağır yaralanan ve %90-99 engelli hale gelen bir çocuğa ve ailesine açılan maddi-manevi tazminat davasında, yerel mahkemenin uzman raporları ve davalının cezai mahkumiyeti doğrultusunda, davalıyı kazanın tüm sorumlusu sayarak, sigorta şirketiyle yapılan sulh sonrası artırılan toplam 6.547.749,90 TL tazminat talebini kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle kabul etme kararına yönelik istinaf sürecini özetlemektedir.

T.C.
ERZURUMBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2026/7 KARAR NO : ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2025 (Karar)NUMARASI : ████████ Esas, ████████ KararDAVA : Maddi - Manevi TazminatKARAR TARİHİ : █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne dair verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 13.10.2020 tarihinde gerçekleşen kaza sonucu ...'ın hayati tehlike geçirdiğini, kaza sonucu beyin kanaması geçirdiği için bir ay yoğun bakımda entübe edildiğini, yoğun bakımdan çıktıktan sonra konuşamadığını ve yürüyemeyip yemek dahi yiyemeyecek hale geldiğini, ailesinin de bu durumdan etkilendiğini, 27.10.2020 tarihinde düzenlenen trafik bilirkişi raporunda davalı tarafın tam ve asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, yine 19....2021 tarihli Adli tıp kurumunun düzenlemiş olduğu bilirkişi raporunda da davalı tarafın asli derece kusurlu olduğunun saptandığını, davalı aleyhine Erzurum .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 17.06.2021 tarih ile 2020/... Esas ve 2021/... Karar numaralı dosyası üzerinden yargılaması yapıldığını ve davalının ceza aldığını, müvekkilinin engel oranı %90-99 olduğunu, davacı ...'ın kaza tarihinde 6 yaşında ve çocuk olması hasebiyle herhangi bir geliri bulunmadığını, bakıma muhtaç odluğunu, davacı babanın polis memuru, davacı annenin ise ev hanımı olduğunu, ailenin yaşanan süreçte maddi olarak yıprandığını ve yetersiz kaldığını, tüm bu nedenlerle; davacı ... için şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın ve ayrıca ... yönünden 80.000,00 TL, Anne ... yönünden 20.000,00 TL, baba ...yönünden 20.000,00 TL olmak üzere toplamda 120.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işeyen faizi ile ...'den tahsil edilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekilinin █████/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini toplam 6.547.749,90-TL olarak ıslah ettiği anlaşılmıştır.CEVAP:Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ...vekili 01.11.2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin hız sınırını aşmadığını, bu hususun raporlarla tespit edilmesi gerektiğini, ayrıca olayın gerçekleştiği yerde ışık, yaya alt ve üst geçidi olmamasının belediyenin sorumluluğunda olduğunu, ... Belediyesinin de kusurluluk durumunun incelenmesi gerektiğini, somut olayın gerçekleştiği yerin araçların sıklıkla geçtiği işlek bir cadde olduğunu, ... Lisesinde öğretmenlik yapan müvekkilinin her gün işe gidip gelmesi nedeniyle mevcut yolun durumunu iyi bildiğini, müvekkilinin kaldırımda oynayan çocukları görünce hızını yavaşlattığını ve çocukları korna çalarak uyardığını ancak davacı ...'in sağ taraftan ani bir şekilde çıkması sonucu gerçekleşen kaza müvekkilinin manevra yapması halinde karşı şeride geçiş yapacağını, başkaca yayalara çarpma riski oluşacağını, bu nedenle her türlü tedbiri alan müvekkilinin kazada kusursuz olduğunu,, davacı ...'in yaşı itibariyle çevresindeki olayları algılama kabiliyeti olduğunu, seyir halinde araçları fark edebilecek yaşta olduğunu, aracın kendisine çarpabileceğini düşünmesi gerekirken dikkatsiz davranarak yola atladığını, davacı ...'in iyileşme sürecine girdiğini, olay tarihi itibariyle kalıcı bir hasarı olup olmadığının mahkemece tespit edilmesi gerektiğini, tüm bu hususlar dikkate alındığından haksız davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. YEREL MAHKEME KARARI; Mahkemece, "... Somut uyuşmazlıkta da, yargılama devam ederken davacılar vekili ile başta husumetin yöneltildiği sigorta şirketi arasında "İbraname-Makbuz-Feragatname" başlıklı sulh protokolü imzalanmış, davacılar vekili aşamalarda dosyaya sundukları 03.05.2023 tarihli dilekçe ile sigorta şirketi yönünden davanın konusuz kaldığını ve davaya davalı gerçek kişi yönünden devam ettiklerini beyan etmiştir.Bunun üzerine başta husumetin yöneltildiği sigorta şirketi yönünden dosya aşamalarda tefrik edilerek mahkememizin 2025/... E. ve 2025/... K. sayılı dosyası üzerinden uyuşmazlık hükme bağlanmış olmakla yukarıda yer verilen karar başlığında sigorta şirketinin ismine yer verilmeksizin mükerrer bir değerlendirme yapmaktan kaçınılmıştır.Hâl böyle olunca, hükme esas alınan 15.02.2025 günlü aktüerya bilirkişi raporunda sigorta şirketince yargılama sırasında yapılan ödeme miktarının tazminat hesabından mahsup edilmiş olması nazara alınarak raporda belirtilen miktarın tamamından davalı ...sorumlu tutulmuştur.Maddi tazminat için hükmedilen faiz yönüyle; Davalı ...olayın faili olduğundan ve haksız fiil (olay) tarihi itibariyle borç muaccel olup bu tarih itibariyle temerrüde düşmüş olduğundan haksız fiil (kaza) tarihi olan 13.10.2020 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmiştir. Yine, her ne kadar dava "kısmi dava" niteliğinde ise de, davalının sorumluluğunun haksız fiil hukuksal nedenine dayalı olması ve tüm zarar yönüyle zararın doğduğu kaza tarihi itibariyle temerrüde düşülmüş olduğu gözetilerek ıslah edilen miktar bakımından da aynı tarih esas alınmıştırDavadaki manevi tazminat istemi bakımından ise;Davacı çocuk ... ... yönünden; yukarıda değinildiği üzere, 6098 sayılı TBK'nın 56/1. maddesi uyarınca bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarara uğrayanın, failden uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar paranın ödenmesini isteyebilip, bu halde zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verilebileceğinden ve tüm dosya kapsamına göre dava konusu hadisede davacı çocuk ... ...'ın bedensel bütünlüğünün zedelenmiş (yaralanmış) olması karşısında adı geçen davacı yararına 6098 sayılı TBK'nın 56/1. maddesi uyarınca manevi tazminat koşullarının oluştuğu değerlendirilerek somut olayın özellikleri itibariyle tarafların kusur durumu, davacının yaralanmasının ve maluliyetinin oranı itibariyle ortaya çıkan sonuç, kusurun taksir düzeyinde olması, hukuki niteliği itibariyle manevi tazminatın bir ceza olmaması, tarafların sosyal ve ekonomik durumları şeklindeki olgular ile meydana gelen olay sonucunda ortaya çıkan sonucun adı geçen davacıda uyandırdığı acı ve elem hep birlikte değerlendirilmek suretiyle davacı çocuk ... ... yararına talep sonucuna uygun olarak 80.000,00 TL. manevi tazminata hükmedilmiştir (2. hüküm fıkrası).Davacılar ... ve ...yönünden; yukarıda değinildiği üzere, 6098 sayılı TBK'nın 56/2. maddesi uyarınca ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebileceğinden ve tüm dosya kapsamına göre dava konusu hadisede davacı çocuk ... ...'ın yaralanması nedeniyle ağır bedensel zarara uğradığı anlaşılmakla anne ve babası olan davacılar ... ve ...yararına 6098 sayılı TBK'nın 56/2. maddesi uyarınca manevi tazminat koşullarının oluştuğu değerlendirilerek; somut olayın özellikleri itibariyle tarafların kusur durumu, sonuçları ağır olmakla birlikte kusurun taksir düzeyinde olması, hukuki niteliği itibariyle manevi tazminatın bir ceza olmaması, tarafların sosyal ve ekonomik durumları şeklindeki olgular ile meydana gelen olay sonucunda ortaya çıkan sonucun davacılarda uyandırdığı acı ve elem hep birlikte değerlendirilmek suretiyle talep sonuçlarına uygun olarak ayrı ayrı 20.000,00 TL. manevi tazminata hükmedilmiştir (3. ve 4. hüküm fıkraları).Yine, maddi tazminata ilişkin kısımda da açıklandığı üzere, davalı ...olayın faili olup haksız fiil (olay) tarihi itibariyle borç muaccel olduğundan ve bu tarih itibariyle temerrüde düşmüş olduğundan hükmedilen manevi tazminatlar yönünden haksız fiil (kaza) tarihi olan 13.10.2020 tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir.Neticeten;Yukarıda yer verilen açıklamalar, değinilen yasal düzenlemeler ve tartışılan deliller itibariyle mahkememizce yürütülen tahkikat sonucunda davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle "Davanın KABULÜ ile;1-13.10.2020 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle davacı ... ... yararına belirlenen 6.547.749,90 TL. maddi tazminatın (efor/işgücü kaybına yönelik), haksız fiil (kaza) tarihi olan 13.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ...'den alınarak adı geçen davacıya VERİLMESİNE,2-Davacı ... ... yararına takdir edilen 80.000,00 TL. manevi tazminatın, haksız fiil (kaza) tarihi olan 13.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ...'den alınarak adı geçen davacıya VERİLMESİNE,3-Davacı ... yararına takdir edilen 20.000,00 TL. manevi tazminatın, haksız fiil (kaza) tarihi olan 13.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ...'den alınarak adı geçen davacıya VERİLMESİNE,4-Davacı ...yararına takdir edilen 20.000,00 TL. manevi tazminatın, haksız fiil (kaza) tarihi olan 13.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ...'den alınarak adı geçen davacıya VERİLMESİNE," şeklinde karar verilmiş, karara karşı davalı ...ve davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF İTİRAZLARI: Davalı ...vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu olayda kusursuz olduğunu, trafik kazası tespit tutanağı ve ceza dosyaları gerekli inceleme yapılmadan karar ve hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporlarına karşı itirazlarının değerlendirmeye alınmadığını, ceza dava dosyasındaki bilirkişi raporunda kazanın meydana geldiği mahalde yaya geçidi, alt ve üst geçit ile trafik ışıklarının bulunmadığının belirtildiğini, müvekkilinin hız sınırını aşmadığını, tanık beyanlarında da belirtildiği üzere 80 metre geride yavaşlatıcı tümsek olduğunu, bu tümsekten geçen bir aracın yavaşladığı ve sonrasında tümseği geçtiği göz önüne alındığında hız sınırını aşacak kadar hızlanamayacağının açık olduğunu, dava konusu aracın marka ve model bilgileri ışığında 80 metrede ne kadar hızlanabileceği hususunda mahallinde keşif yapılması taleplerinin değerlendirilmeksizin karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, olayın meydana geldiği yerin 200 metre yakınında yaya geçidi, alt ve üst geçit, ATK tarafından verilen oranın mevcut duruma aykırı olduğunu, .... ATK tarafından verilen %61'lik afaki maluliyet oranının kabulünün tıbben ve hukuken mümkün olmadığı gibi objektif veriler ile davacı çocuğun mevcut durumu ile uyumlu olmadığını, bu nedenle bilirkişi heyetince ve üst kurul kararında bahsi geçen muhalefet şerhi ile de belirtildiği üzere yapılması gerekenin kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümleri doğrultusunda ATK ilgili İhtisas Başkanlığından davacının muayenesinin yapılarak maluliyet raporu ve illiyet/ nedensellik bağının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi ve sonucuna göre gerekirse aktüer raporu alınarak nihai kararı verilmesi olduğunu, bilirkişi raporlarındaki çelişkiler giderilmeden karar verildiğini, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Davacılar vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; davalının %75 oranındaki ağır kusuruna ve davacı çocuğun %64 oranındaki kalıcı engelliğine rağmen kararın bazı açılardan eksik ve yetersiz kaldığını, davalı vekilinin kusur, maluliyet ve yargılama usulüne ilişkin itirazlarının yerinde olmadığını, davalı vekilinin iddialarının aksine olayın üzerinden 5 yıl geçmesine rağmen mağdur çocukta kazanın etkisi ile meydana gelen engel durumunun hala devam ettiğini, mahkemece çocuk mağdurun maluliyet oranının belirlenirken davalının iddia ettiği gibi keyfi bir değerlendirme yapılmadığını, aksine mevzuattaki en hassas düzenlemenin esas alındığını, hükümde açıkça belirtildiği üzere maluliyet oranı belirlenirken 20/..../2019 tarihli Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin EK-3 kısmında bulunan ÇÖZGER kriterlerinin dikkate alındığını, mahkemenin çocuk mağdurun durumunu, geliğimini ve özel gereksinimlerini gözeten bir yaklaşımla en güncel ve çocuğa özgü bilimsel kriterlere göre değerlendirdiğini kanıtladığını, davalının bilimsel ve resmi ATK raporuna dayanan bu tespitinin "süresiz iyileşme" iddiasıyla reddetmesinin kabul edilemez olduğunu, davalının raporların çelişkili olduğu iddiasının da yersiz olduğunu, davalı tarafın istinaf itirazlarının tamamının reddinin gerektiğini, bu nedenle katılma yoluyla istinaf dilekçesi sunduklarını, tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun tümden reddine ve kararın bu yönüyle onanmasına karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacılar vekilinin dava dilekçesinde kaza sonucu ...'ın hayati tehlike geçirdiğini, kaza sonucu beyin kanaması geçirdiği için bir ay yoğun bakımda entübe edildiğini, yoğun bakımdan çıktıktan sonra konuşamadığını ve yürüyemeyip yemek dahi yiyemeyecek hale geldiğini, ailesinin de bu durumdan etkilendiğini, trafik bilirkişi raporunda davalı tarafın tam ve asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, Adli tıp kurumunun düzenlemiş olduğu bilirkişi raporunda da davalı tarafın asli derece kusurlu olduğunun saptandığını, davalı aleyhine ceza mahkemesince yargılaması yapıldığını ve davalının ceza aldığını, müvekkilinin engel oranı %90-99 olduğunu, iddia ederek, maddi ve manevi tazminat talep ettiği, davalı vekilinin cevap dilekçesinde davanın reddini talep ettiği, mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.İstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, gerek mahkemece yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu, gerek soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporu gerekse ceza mahkemesince alınan bilirkişi raporlarında davalı sürücünün kusurlu olduğunun bildirildiği, maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu, davalı tarafça istinaf aşamasında dosyaya uzman görüşü ibraz edilmiş ise de dosyada yeniden rapor alınmasını gerektirir herhangi bir eksikliğin bulunmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiştir. Davacılar vekili katılma yoluyla istinaf talebinde bulunmuş ise de katılma yoluyla istinaf talebinde her hangi bir şekilde kaldırma sebebi belirtmediği, sadece davalı vekilinin istinaf itirazlarının reddine karar verilmesini talep ettiği, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı anlaşılmakla davacılar vekilinin katılma yolu istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacılar vekili ve davalı ...vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf aşamasında alınması gereken 455.473,99-TL istinaf karar harcından başlangıçta alınan 114.643,12-TL harcın mahsubu ile bakiye 340.830,87-TL harcın davalı ...'den alınarak hazineye irat kaydına,3-İstinaf başvurusu sırasında davalı ...tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf aşamasında adli yardım kapsamında yapılan ve alınması gerekli 1.683,10-TL istinaf başvuru harcı, 732,00-TL istinaf karar ve ilam harcı toplamı 2.415,10-TL'nin davacılardan alınarak hazineye irad kaydına,5-İstinaf başvurusu sırasında davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,7-Kararın kesinleştirme ve gider avansı ikmali/iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,8-Gerekçeli kararın tebliği ve harç ikmali/iadesi işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere 08....2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.