3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca gerçekleştirilen uygulama kadastrosuyla belirlenen parsel yüzölçümü ve sınırlarının hukuka uygunluğunun temyiz incelemesi.
Özet: Yüzölçümü eksik belirlendiği iddiasıyla açılan kadastro davasında, bölge adliye mahkemesi, 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunda, özellikle değişebilir nitelikteki dere sınırının hatalı değerlendirilmesi sonucu bir parselin yüzölçümünün eksik tescil edildiğini belirlemiş; bu hatayı gidermek amacıyla, tescil harici bırakılan belirli iki alanın söz konusu parsele eklenmesi suretiyle toplam yüzölçümünün düzeltilerek yeniden tesciline hükmetmiş, diğer parsellerle ilgili talepleri reddederken, davalı Hazine vekili karara itiraz etmiştir.
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aksaray Kadastro Mahkemesi
SAYISI : ███████ E., 2023/2 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacılar adına kayıtlı bulunan eski 922 parsel sayılı 71.250,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 6 70... parsel numarasıyla ve 47.824,80 m² yüzölçümlü olarak; Hazine ve ... adına kayıtlı bulunan eski 923 parsel sayılı 95.350,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 6 70... parsel numarasıyla ve 88.397,76 m² yüzölçümlü olarak; ... adına kayıtlı bulunan eski 921 parsel sayılı 66.750,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 6 70... parsel numarasıyla ve 68.922,10 m² yüzölçümlü olarak; özel sicilinde orta malı vasfıyla kayıtlı bulunan eski 920 parsel sayılı 147.906,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise 6 70... parsel numarasıyla ve 143.129,23 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2. Davacılar vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında davacılara ait 6 70... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik belirlendiğini ve bu eksikliğin davalılara ait taşınmazlardan kaynaklandığını ileri sürerek, yüzölçümü eksikliğinin giderilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dosya içeriği ve toplanan delillere göre dava konusu davacılara ait 6 70... parselin komşuları 6 70... , 31... ile olan sınırlarının mahalli bilirkişi gösterimleri ve hava fotoğrafında gözüken sınırlarla uyumlu ve sabit nitelikte olduğu, bu nedenle bu parseller yönünden tapulama sırasında belirlenen sınırlardaki sınırlandırma hatasının 22/2-a maddesi uygulaması ile düzeltildiği, 6 70... parselin doğuda bulunan dere olan sınırının ise değişebilir nitelikte olduğu, bu nedenle bu kısmın geçerli sınır tipinde tapulama sınırlarına döndürülerek (B2) ile gösterilen 3.662,87 m²lik alanın da 6 70... parsele eklenmesi gerekirken 31 parsel ile olan ortak sınırın uzatılması suretiyle doğu sınırının belirlenmesi doğru olmamıştır." gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne, dava konusu eski 922 parsel yeni 6 70... parsel sayılı taşınmazın; 3402 sayılı Kanun'un 22-a maddesi uyarınca yapılan tespitinin iptaline, uygulama kadastrosu sırasında tescil harici alanda bırakılan ve fen bilirkişileri ................ ve .......... tarafından düzenlenen 23.06.2021 tarihli bilirkişi raporu eki ve krokisinde yeşil renkte (A) harfi ile gösterilen 11.871,84 m²lik alanın ve (B2) ile gösterilen 3.662,87 m²lik alanın 6 70... parsel sayılı taşınmaza eklenerek, eski 922 parsel yeni 6 70... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 63.359,51 m² olarak tespit ve tesciline, eski 921 parsel yeni 6 70... parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddi ile taşınmazın uygulama kadastro tespitindeki gibi 68.922,10 m² yüzölçümü ile tapu kütüğüne tesciline, eski 923 parsel yeni 6 70... parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddi ile taşınmazın uygulama kadastro tespitindeki gibi 88.397,76 m² yüzölçümü ile tapu kütüğüne tesciline, eski 920 parsel yeni 6 70... parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddi ile taşınmazın uygulama kadastro tespitindeki gibi 143.129,23 m² yüzölçümü ile tapu kütüğüne tesciline, davalı ... Genel Müdürlüğü yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; yeterince inceleme ve araştırma yapılmadan karar verildiğini, Hazine aleyhine vekalet ücretine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu beyan ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasının talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Ancak; 3402 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca Kadastro Hakimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorundadır.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde, davacı parseline eklenmesine karar verilen ve (B2) ile gösterilen 3.662,87 m²lik alanın 05.12.2022 tarihli bilirkişi raporu eki ve krokisinde gösterilmesine rağmen, hüküm fıkrasında 23.06.2021 tarihli bilirkişi raporu eki ve krokisine atıf yapılmak suretiyle infazı kabil olmayacak şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup hükmün bu nedenle bozulması gerekir.
Ne var ki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370/2 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan (B2) ibaresinin önüne, "05.12.2022 tarihli bilirkişi raporu eki ve krokisinde" ibaresinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!