Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği mahkumiyetini, adil yargılanma hakkına aykırı tanık dinleme ve FETÖ/PDYdeki rol araştırmasının eksikliği nedeniyle bozdu.
Özet: Yargıtay, sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararını, mahkumiyete esas teşkil eden tanık beyanının sanığın doğrudan sorgulama hakkı ihlal edilerek talimatla alınması ve sanığın örgütteki konumu, görevleri ile örgütün bilinen operasyonel eylemleri sonrası örgütsel faaliyetleri hakkında yeterli araştırma yapılmaksızın eksik incelemeyle hüküm kurulması nedenleriyle bozmuş ve dosyayı yeniden değerlendirilmek üzere istinaf mahkemesine iade etmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Siirt 3. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM : 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince verilen beraat kararının kaldırılarak; 5237 sayılı TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onamaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenlerin sıfatları, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Sanık müdafiinin 18.11.2020 günü yüzüne karşı okunan istinaf kararına karşı 22.11.2020 günü süre tutum dilekçesi verdiği, gerekçeli kararın usulüne uygun 10.01.2021 günü tebliğ olunmasından sonra yedi gün içinde sunulması gereken gerekçeli temyiz dilekçesinin yasal süresinden sonra verildiği görülmüş ise de; gerekçeli kararın tebliğine ilişkin belgede CMK'nın 295/1 hükmü uyarınca "gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi günlük yasal süre içerisinde gerekçeli temyiz dilekçesi verilmediği takdirde hükmün temyiz edilmemiş sayılacağına" dair meşruhatın bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin yedi günlük yasal süre geçtikten sonra gerekçeli temyiz dilekçesi vermesinden dolayı temyiz isteminin reddi gerektiğine yönelik tebliğnamedeki bozma talep eden görüşe iştirak edilmemiştir.Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığı görüldü, işin esasına geçildi.Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;1.Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tanığın doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden, .....'nin ifadesinin talimatla alınması ile yetinilerek hüküm kurulması, 2. Sanık ile ilgili UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak silahlı terör örgütü FETÖ/PDY'nin Siirt ilinde örgüt yapılanmasında üst mütevelli heyetinde bulunup bulunmadığı, örgüte eleman ve maddi kaynak temin edip etmediği, il genelinde üst yöneticiler tarafından belirlenmiş spesifik faaliyetlerin gerçekleştirilmesi için yapılan belirleme ve organizasyonlar dışında genel olarak örgüt faaliyetleri hakkında strateji belirleme, alt grup ve diğer örgüt mensuplarını sevk ve idare etme, talimat verme ve denetleme gibi yetkileri olup olmadığın belirlenmesi ve FETÖ/PDY'nin kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonra örgütsel herhangi bir faaliyetinin tespit edilebilmesi açısından şüpheli beyanı bulunup bulunmadığı araştılılarak varsa bu beyan yahut ifadelerle birlikte; duruşmada sanık ve müdafiine okunup CMK 217. maddesi uyarınca diyeceklerinin sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu hususun gözetilmemesi ve eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi; Kanuna aykırı, sanık müdafiinin ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.