Cebri icra ile şirket varlıklarının devri sonucu iş sözleşmesinin feshedilmediği, kıdem ve ihbar tazminatı talebinin reddinin Yargıtay tarafından onanması kararı.
Özet: Bir işçi, çalıştığı şirketin cebri icra yoluyla satılması ve iş sözleşmelerinin toplu feshedildiği iddiasıyla kıdem ve ihbar tazminatı talep etmiş, ancak davalı eski işveren, işçinin aynı işyerinde ve değişmeyen koşullarla yeni işveren altında kesintisiz çalışmaya devam ettiğini savunarak feshin gerçekleşmediğini belirtmiş, ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri, iş ilişkisi sona ermediği için tazminat talebini reddetmiş, Yargıtay da bu değerlendirmeyi yerinde bularak istinaf kararını onamıştır.
9. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 11. İş Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin ... şubesinde çalıştığını, tüm çalışma süresinden asıl işveren olarak davalının sorumlu olduğunu, davalı Şirketin cebri icra ile satıldığından bahisle iş sözleşmelerinin toplu bir şekilde feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının İzmir aktarma merkezinde çalışmasına dava tarihinde ve hâlen devam ettiğini, cebri icra yolu ile yapılan varlık satışı kapsamında 13.09.2021 tarihi itibarıyla davalının "... Kargo" markası, kargo taşımacılık faaliyeti ve taraf olduğu sözleşmelerin ... Kargo ve Lojistik AŞ'ye devredildiğini, devir sonrası davacının asıl işveren ... Kargo Lojistik AŞ ve alt işveren ... Lojistik San. ve Tic. AŞ'de çalışmaya devam ettiğini, davacının işyeri ve iş ilişkisi değişmeksizin işe girişinin yapıldığını, iş ilişkisinin kesintisiz olarak devam ettiğini, kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesini gerektirir bir fesih bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının çalıştığı işyerinin ve yaptığı işin niteliğinin değişmediği, dava tarihi itibarıyla aynı işyerinde çalışmaya devam ettiği ve iş sözleşmesi sona ermediğinden kıdem ve ihbar tazminatı talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının asıl işverenin tüm çalışma süresi boyunca davalı Şirket olduğunu, zira davacının çalıştığı aktarma merkezinin davalı Şirket adına işlem yapmaya devam ettiğini,
2. Mahkemece verilen kararda davalı Şirketin 13.09.2021 tarihine kadar sorumlu tutulması yönündeki gerekçenin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesinin feshedilip feshedilmediği ve buna bağlı olarak kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı ve davalı Şirketin sorumluluğu noktasında toplanmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine ,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!